KÜLTÜR SANAT - 23 Ocak 2026 Cuma 09:59

Anne hayal etti, oğlu gerçeğe dönüştürdü

A
A
A

Eskişehirli Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Kültürel Miras Elçisi Ömer Ulutaş, son dönemde gençlerin bağlamaya olan ilgisinin arttığını belirterek, geçmişte anne ve babaların öğrenemediği bu enstrümanın, şimdi çocuklarının ellerinde hayat bulduğunu, öğrencisi Miraç’ın annesinin çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürdüğünü anlatarak birlikte yaptıkları düetlerden bahsetti.

Geleneksel Türk müziğinin en önemli enstrümanlarından biri olan bağlama, yeni neslin ellerinde geleceğe taşınıyor. Eskişehir’de bağlama eğitimi alan gençlerin sayısı her geçen gün artarken, bu ilginin arkasında hem kültürel miras bilinci hem de ailelerin yarım kalan hayalleri yatıyor.

"Bağlama özgüven kazandırıyor"

Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Kültürel Miras Elçisi Ömer Ulutaş, gençlerin enstrüman tercihlerine değinerek, bağlamanın erkek çocuklar arasında "demirbaş" olduğunu vurguladı. Ulutaş, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

Anne hayal etti, oğlu gerçeğe dönüştürdü

"Gençlerimizin son zamanlarda en çok tercih ettiği enstrümanların başında, özellikle bayanların tercih ettiği enstrümanlarda elektrogitar, kalimba ve ukulele geliyor. Erkeklerde ise kültürümüzün vazgeçilmez demirbaş enstrümanı olan bağlama ve son zamanlarda da kabak kemane tercih edilmektedir. Özellikle 7-20 yaş arası gençlerimizin ilk tercihi bağlama oluyor. Bunun nedeni, geçmişte annelerimizin, babalarımızın o günkü şartlarda öğrenemediği bu enstrümanı çocuklarının çalmasını istemeleridir. Gençlerimizin bağlamaya eğilimi çok fazla ve çok da başarılılar. En güzel özelliği ise kendilerini ifade edebilmeleri. Bağlama çalan bir çocuk, utangaçlık duygusunu yenerek kendini çok daha iyi ifade edebiliyor."

Anne hayal etti, oğlu gerçeğe dönüştürdü

"Annem için hayalini gerçekleştirdim"

Annesinin bağlama çalma isteğini yerine getirmek için sazın başına geçen Miraç Savaş, enstrümanı kısa sürede öğrenerek çevresindekilerin takdirini topladı. Bir yıldır eğitim aldığını belirten Savaş, "Annem saz çalmak istiyordu ama kendisi beceremediği için bana söylediler. Ben de gitar yerine bağlamayı tercih ettim. İlk zamanlarda acemiyken Cemalettin hocam bana birçok şeyi öğretti. Öğrendikçe hevesim daha da arttı, kurs günlerimi iple çekiyorum. Şimdi annemle düet yapıyoruz; ben çalıyorum, annem söylüyor. Çevremdekiler bizi gördüğünde ’Yeni düet ne zaman’ diye soruyorlar" diyerek duygularını ifade etti.

Anne hayal etti, oğlu gerçeğe dönüştürdü

"Oğlum saz çalacağını söylediğinde çok heyecanlandım"

Çocukluk hayalini oğlunda gören anne Rabia Savaş ise yaşadığı gururu dile getirdi. Kendi denemelerinin sonuçsuz kaldığını ancak oğlunun başarısıyla mutlu olduğunu belirten anne, şunları söyledi: "Bağlama hevesi aslında çocukluğumdan beri bende vardı ama ben bir türlü beceremedim. Oğlumun ’Anne, ben saz çalacağım’ dediği gün ondan daha çok heyecanlıydım. Aradan bir yıl geçti ve şimdi çok güzel çalıyor. Onunla birlikte müzik yapmak benim için çok değerli."

Yağızalp Yatıcı - Eren Berk Yıldız 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Muş’ta yapay zeka destekli MR cihazı hizmete girdi Muş Devlet Hastanesinde kurulan yapay zeka destekli ikinci MR cihazıyla birlikte görüntüleme kapasitesi artarken, bekleme sürelerinin azalması hedefleniyor. Muş’ta yapay zeka destekli manyetik rezonans (MR) cihazı hizmete sunuldu. Muş Devlet Hastanesinde kurulan ikinci MR cihazıyla hasta kabulü de başladı. Hastaneyi ziyaret eden Muş Valisi Avni Çakır, cihaz hakkında İl Sağlık Müdürü Dr. Erol Emre Ömür ve Hastane Başhekimi Uzman Dr. Yalçın Güzelel’den bilgi aldı. Vali Çakır, Muş Devlet Hastanesinde ikinci MR cihazının hizmete alındığını belirterek, bunun kentte sağlık hizmetlerinin kalitesini artırma yolunda önemli bir adım olduğunu ifade etti. Vali Çakır, "Bugün Muş Devlet Hastanesinde ikinci MR cihazımızı da devreye almanın mutluluğu içerisindeyiz. Şu an içinde bulunduğumuz ünitede devreye almış olduğumuz MR cihazımız yapay zeka destekli ve teknolojik anlamda da son sürümlerden diyebiliriz. Bunun da Türkiye’de oldukça az bulunan modelini ilimize kazandırmanın da mutluluğu içerisindeyiz" dedi. Hastanedeki hasta yoğunluğuna dikkat çeken Çakır, özellikle MR çekimlerinde daha önce bir ayı aşan bekleme süreleriyle karşılaşılabildiğini hatırlatarak, "Muş Devlet Hastanemizde vatandaşlarımızın her türlü ihtiyaçlarını en seri, en süratli ve en kaliteli şekilde karşılamanın arayışı içerisindeyiz. Bu kapsamda da malumunuz hasta yoğunluğumuzda oldukça yüksekti. MR cihazımız da ayı aşan beklemelerle karşılaşabiliyorduk ama 2. MR cihazımızın da devreye girmesi, hem de sahip olduğu ekstra özelliklerle bu anlamda bölge sevklerimizin de önüne geçmiş olacağız ve vatandaşlarımızın da bu konuda bekleme sürelerini de oldukça aşağıya indirmiş olacağız" ifadelerini kullandı. Yeni nesil ünitenin doktorların tanı ve teşhis süreçlerine de önemli katkı sağlayacağını dile getiren Çakır, bu sayede hastaların daha hızlı şekilde sağlık hizmetine ulaşarak şifa bulma süreçlerinin de hızlanacağını ifade ederek, "Tabii ki bu şekildeki son sistem ünitelerin devreye alınmasıyla beraber doktorlarımızın da tanı ve teşhislerinde ve vatandaşlarımızın da inşallah şifa bulmalarında çok seri, çok hızlı bir şekilde hareket etmiş olacak. Gerçekten ihtiyacımız ve uzun zamanlardır da bekleyişimizdi. Bu nihayete ermiş oldu. İnşallah kademe kademe yine hastanemizin de devreye alınmasıyla beraber Muş’ta sağlık anlamında vatandaşlarımıza çok daha iyi şartlarda hizmet vermeye hep beraber devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Antalya ATSO Başkanı Hacısüleyman: "Antalya’da hem kendimiz hem de misafir ettiğimiz insanların güvenle uyuması gerekiyor" Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, yangın yönetmeliğiyle ilgili tartışmalara ilişkin, "Biz insan hayatının en büyük değer olduğunun bilincindeyiz. Kapı değişmesi gerekiyorsa kapı değişmeli. Antalya’da hem kendimiz hem de misafir ettiğimiz insanların güven içinde uyuyabilmesini sağlamamız gerektiğini biliyoruz" dedi. ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda 2025 yılının ekonomik, ticari ve sektörel gelişmelerini değerlendirerek, 2026 yılına ilişkin tahminlerini açıkladı. Pandemi sonrası küresel ekonomik yapıda önemli değişimler yaşandığını ifade eden Hacısüleyman, pandemiyle birlikte yaşanan kayıpların ardından hızlı bir toparlanma sürecine girildiğini ve bu sürecin zaman içinde yeni kırılganlıkları da beraberinde getirdiğini söyledi. Hacısüleyman, büyüme sürecini şu sözlerle anlattı: "2020’den sonra hızlı bir büyümeyle tekrar harekete geçtik. Çünkü önceki kayıplar bizi neredeyse sıfıra yakın hale getirmişti. 2021’de bir büyüme yaşadık, 2022 ve 2023 iyi yıllardı. 2024’ten itibaren ise enflasyonla boğuştuğumuz daha zorlu bir sürece girdik." Geçen yıl ekonominin yüzde 3,7 oranında büyümeyle kapatıldığını hatırlatan Hacısüleyman, gayrisafi yurt içi hasılanın 1,6 trilyon dolara ulaştığını, kişi başına düşen yıllık gelirin ise yaklaşık 18 bin dolar seviyesinde gerçekleştiğini ifade etti. Hacısüleyman, bu büyümenin ağırlıklı olarak iç tüketim kaynaklı olduğuna da dikkat çekti. "Üretimde sıkıntılar yaşamaya başladık" İç tüketimin büyümenin lokomotifi haline geldiğini belirten Hacısüleyman, alınan önlemlerin üretim tarafında beklenen sonucu vermediğini söyledi. Döviz kurlarının düşük seyretmesi nedeniyle tüketim malı ithalatının arttığını kaydeden Hacısüleyman, bunun üretimi olumsuz etkilediğini dile getirdi. Hacısüleyman, "Tüketimi azaltmaya yönelik önlemler alınmışken, tüketim malı ithalatı zirveye çıktı. Sonuçta üretim bundan zarar gördü. Fabrikalarımızda, üretim merkezlerimizde ve imalathanelerimizde üretimde sıkıntılar yaşamaya başladık" şeklinde konuştu. Dengeleme sürecinde nakit akışlarında da sorunlar yaşandığını aktaran Hacısüleyman, enflasyondaki gerilemenin beklentilerin gerisinde kaldığını, kredi ve finansman kaynaklarının kısılmasının reel sektörü zorladığını sözlerine ekledi. Antalya Türkiye’nin 6’ncı büyük ekonomisi Antalya ekonomisine ilişkin güncel verileri de paylaşan Hacısüleyman, kentin Türkiye’nin 6’ncı büyük ekonomisi konumunda olduğunu vurguladı. Antalya’nın 2024 yılında Türkiye’nin büyümesine en fazla katkı sağlayan iller arasında 8’inci sırada yer aldığını aktaran Hacısüleyman, ihracatta en fazla ürün gönderilen ülkenin Almanya olduğunu dile getirdi. Konut satışlarına da değinen Hacısüleyman, Antalya’nın Türkiye genelinde 4’üncü sırada yer aldığını, 2024 yılında yabancılara 7 bin 118 konut satıldığını ve konut metrekare fiyatlarının yüzde 26 arttığını söyledi. Antalya’nın en fazla göç alan illerden biri olduğunu dile getiren Hacısüleyman, 2025 yılının ilk 11 ayında kentte 4 bin 122 şirket kurulduğunu açıkladı. Kapanan şirket sayısında Türkiye genelinde yüzde 9, Antalya’da ise yüzde 11 artış yaşandığını belirten Hacısüleyman, konaklama vergisinin en az yüzde 50’sinin yerel yönetimlerde kalması gerektiğini savunduklarını kaydetti. Yangın yönetmeliğinde 2007 detayı Yangın güvenliği konusuna özel önem verdiklerini vurgulayan Hacısüleyman, 2025 yılına damga vuran başlıklardan birinin yangın yönetmeliği olduğunu söyledi. Kartalkaya’daki yangının ardından yönetmeliklerin daha titiz uygulanmaya başlandığını ifade eden Hacısüleyman, Antalya’daki asıl sorunun kapıların yangına dayanıklılığıyla ilgili olduğunu belirtti. Bu sorunun temelinde 2007 yılında çıkarılan yönetmeliğin yer aldığını dile getiren Hacısüleyman, söz konusu düzenlemenin yıllar içinde yeterince uygulanmadığını söyledi. Otel kapılarının geçmişte yapıldığını ancak 2007’de yürürlüğe giren yönetmelikte yer alan yangına dayanıklılık şartının yeterince dikkate alınmadığını ifade eden Hacısüleyman, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: "2007 yılında çıkarılmış olan yönetmelikte bu kapı maddesi vardı ama tabiri yerindeyse yeterince önemsenmedi. Kapı değişmesi gerekiyorsa kapı değişmeli. Antalya’da hem kendimiz hem de misafir ettiğimiz insanların güven içinde uyuyabilmesini sağlamamız gerektiğini biliyoruz. Keşke 2007’de değiştirilmiş olsaydı da böyle bir acı faciadan sonra bununla karşı karşıya kalmasaydık." Kaleiçi’nde kapı sorunu çözüldü Yangın güvenliğinin yalnızca kapılarla sınırlı olmadığını vurgulayan Hacısüleyman, Antalya’daki konaklama tesislerinde yangın alarm sistemleri, sulama sistemleri, toplanma alanları ve diğer önlemlerin bulunduğunu söyledi. Kaleiçi bölgesinde tarihi yapılar nedeniyle yönetmeliklerle koruma kurulları arasında çelişkiler yaşandığını aktaran Hacısüleyman, yapılan toplantıların ardından kapı sorununun çözüldüğünü ifade etti. İtfaiye ekiplerinin denetimleri titizlikle yürüttüğünü belirten Hacısüleyman, güvenliğin yüzde 100 sağlanması için hareket edildiğini kaydetti. Turizme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Hacısüleyman, kente gelen her turistin önemli olduğunu belirterek, okulların aynı tarihlerde açılıp kapanmasının ekonomik hareketliliği sınırladığını, tatil dönemlerinin bölgesel olarak planlanması gerektiğini söyledi.