SAĞLIK - 28 Nisan 2025 Pazartesi 09:29

Aort atardamarı iki kez yırtıldı, Eskişehir Şehir Hastanesinde hayata yeniden döndü

A
A
A
Aort atardamarı iki kez yırtıldı, Eskişehir Şehir Hastanesinde hayata yeniden döndü

Eskişehir Şehir Hastanesine aort damarı yırtığı şikâyetiyle gelen ve adeta ölümle burun buruna kalan İhsan Arıkan, alanında uzman doktorların hızlı ve başarılı müdahalesiyle sağlığına ve yeni hayatına kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor.


Eskişehir Şehir Hastanesinde eşine az rastlanacak bir durum yaşandı. 50 yaşındaki İhsan Arıkan, sabah işe gitmeden önce hissettiği rahatsızlık nedeniyle hastaneye başvurdu. Tetkikler sonucunda kendisinin apandisit olarak düşündüğü hastalığın aort atardamar yırtılması olduğu ortaya çıktı. Öte yandan Arıkan’ın iç kanama geçirdiğinin tespit edilmesiyle birlikte adeta zamanla yarış başladı. Uzman doktorlar tarafından yapılan değerlendirmeyle birlikte hastaya hızlıca müdahale edildi. Eskişehir Şehir Hastanesi’nde gerekli tedavileri gören İhsan Arıkan, yüksek riskli bir ameliyat geçirmesine rağmen yapılan başarılı müdahale ve tedaviyle birlikte sağlığına kavuşurken, başından geçen zorlu süreci basın mensuplarıyla paylaştı.



"Masada kalma ihtimalimden bahsettiler, ‘Olsun, ben size güveniyorum’ dedim"


Aort atardamarının yırtılmasıyla birlikte acil müdahaleye alınan İhsan Arıkan, Şehir Hastanesi’ndeki uzman kalp ve damar cerrahisi ekinin başarılı tedavileri sonucunda süreci geride bırakarak sağlığına kavuşup yeniden hayata döndü. Arıkan başından geçen zorlu süreci, "Sabah 6-6 buçuk gibi işe gitmek için kalktığımda rahatsızlandım. En başta kasığıma ağrı girdi, sonra bütün bacağım uyuştu. Ben ilk önce apandisit zannederek hastaneye gittim. Sonra bana ‘Bu apandisit değil, senin aort atardamarında yırtılma var’ dediler. Bir de iç kanamam varmış. ‘Seni yarım saat bir saat içinde ameliyat masasına yatırmazsak yapabileceğimiz hiçbir şey kalmayacak’ dediler" şeklinde anlattı. Ameliyat öncesindeki bütün risklerin farkında olduğunu ve buna rağmen inancını hiç kaybetmediğini belirten Arıkan, "Ben her şeyi göze almıştım. Hocam durumu anlattı, büyük bir risk ve hayati tehlikem olduğunu söyledi. Yine de kabul ettim, ‘Ne olacaksa olsun’ dedim. Masada kalma ihtimalimden bahsettiler, ‘Olsun, ben size güveniyorum’ dedim. Eğer vadem geldiyse ölürüm, gelmediyse yaşarım. Önce Allah’a sonra doktorlarımıza güvendim. Sağ olsunlar, şükür bugünleri gördüm" ifadelerini kullandı.



"Ameliyat ne kadar zorsa ameliyat sonrası da bir o kadar riskli, çünkü aortun ikinci defa yırtılma ihtimali var"


Şehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi ekibinde yer alan Op. Dr. İbrahim Çağrı Kaya, aort atardamar yırtığının yüksek ölüm riski taşıyan bir rahatsızlık olduğuna değinerek, tedaviyle ilgili detayları aktardı. İhsan Arıkan’ın operasyonunu başarılı bir şekilde tamamlayan Op. Dr. Kaya, aort yırtıklarında karşılaşılabilecek hayati riskleri, "Hastamızın kalpten çıkan ana aort damarında ciddi bir yırtık olduğu tanısı konmuştu. Sağ olsun kendisi bize güvendi ve ameliyatı da gayet başarılı geçti. Aort damarı yırtılması aslında kalp damar cerrahisinin en tehlikeli acil durumu sayılıyor. Bizim için ameliyat ne kadar zorluysa ameliyat sonrası da bir o kadar riskli. Çünkü aortun ikinci defa yırtılma ihtimali var" şeklinde açıkladı.



"Sadece bu ameliyatların yapıldığı merkezlerde bile tekrar ikinci bir ameliyat yapılamıyor"


Op. Dr. İbrahim Çağrı Kaya’nın bahsettiği şekilde gelişen süreçle birlikte İhsan Arıkan’da ikinci kez aort atardamar yırtılması meydana geldi. Oldukça riskli bir durumla karşı karşıya kaldıklarını belirten Kaya, Arıkan’ın kendisini kararlı bir şekilde doktorların eline teslim ettiğini dile getirerek, şu ifadelere yer verdi:


"İlk başta takipleri gayet iyi giderken sonraki kontrolde aort damarından beynini ve kollarını besleyen ve tam da hayati dalların çıktığı kısımdan ciddi bir yeni yırtık geliştiğini tespit ettik. Bu durum zaten başlı başına zorken bir de henüz yeni kalp ameliyatı geçirmiş olması riski daha da artırıyordu. Sadece bu ameliyatların yapıldığı merkezlerde bile tekrar ikinci bir ameliyat yapılamıyor. Kendisine bu durumu anlattık; o da sağ olsun bu riske rağmen bana, ekibime ve hastanemize güvendi. Bu ameliyatı belki kafamızda onlarca defa yaptık İhsan için. Bütün hamleleri tekrar tekrar planlayıp çok ciddi bir hazırlıkla girdik operasyona. 8-8 buçuk saat süren bir ameliyat oldu. Kendisi şu an gayet sağlıklı, takiplerini yapıyoruz. ,İnşallah birkaç gün içerisinde de taburcu etmeyi planlıyoruz."



Aort atardamarı iki kez yırtıldı, Eskişehir Şehir Hastanesinde hayata yeniden döndü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Terzilerde ‘fiyat’ ve ‘çırak’ çıkmazı: "Tadilat parası fazla çıktığı için ‘Tadilat yaptıracağıma yenisini alırım’ diyorlar" Bolu’da 20 yıldır terzilik yapan Kıymet Dinç, hazır giyimdeki fiyat dengesizlikleri ve maliyet artışlarının mesleği zorladığını söyledi. Müşterilerin tadilat ücreti ürünün fiyatını geçtiğinde tepki gösterdiğini belirten Dinç, "İnce işçilik yapmamıza rağmen emeğimizin karşılığını almakta zorlanıyoruz. ’Eski kıyafetimi tamir ettirdim, niye bu kadar tuttu?’ sorusuyla sıkça karşılaşıyoruz" dedi. Bolu’da yaşayan ve 20 yıldır terzi dükkanı işleten 48 yaşındaki Kıymet Dinç, unutulmaya yüz tutan meslekler arasına giren terzilikte yaşanan zorlukları anlattı. Son yıllarda vatandaşların tadilat ve özel dikim kıyafet için terzilere olan ilgisinin azaldığını belirten Dinç, özellikle tadilat ücretlerinin bazen kıyafetin sıfır fiyatını geçmesi nedeniyle müşterilerle karşı karşıya geldiklerini ifade etti. Dinç, kadın bir esnaf olarak yaşadığı zorluklara ve sektördeki "çırak" krizine de dikkat çekti. "Değişik tavırlar sergileyebiliyorlar" Erkeklerin kadın terzilere karşı değişik tavırlar sergilediğini aktaran Kıymet Dinç, "Bazen erkekler terziye tavırlarıyla, hareketleriyle tepki gösterebiliyorlar. Değişik tavırlar sergileyebiliyorlar. Mesela içeride, kabinde soyunmak yerine dışarıda soyunanlar oluyor. Tepkimiz sonradan büyük oluyor ama yine de anlayışla karşılamaya çalışıyoruz" dedi. "Çırağın eğitimi dört yıl sürüyor" Meslekte fazla çırak bulamadıklarını ve bir çırağın yetiştirilebilmesi için dört yıl gerektiğini aktaran Dinç, "Şu an bu meslekte fazla çırak yetişmiyor. Çırağın eğitimi dört yıl sürüyor; çıraklık, kalfalık, ustalık. Ancak bu meslekte de yavaş yavaş bazı şeyler düşmeye başladı. Bu mesleği fazla seçen öğrencimiz yok. Bazen bu mesleği geçim kaynağı olarak da görmüyorlar" şeklinde konuştu. Mağazalardan yeni kıyafet almayıp ürünü tadilat ettirenlerin bazen de o tadilat parasının ürünün normal fiyatını geçtiğini söylediğini belirten Dinç, "Tabii ki almak yerine ‘Ürünümü tadilat ettireyim’ diyenler oluyor. Ancak bazen tadilat parası ürünün parasını geçiyor. Müşteri de o zaman bize tepki gösterebiliyor. ‘Ben eski kıyafetimi tamir ettirdim, niye bu kadar fiyat?’ diyor. Bazen biz müşteriye çok ince işçilik yapmamıza rağmen istediğimiz fiyatı alamıyoruz. Müşteriyle bir tatsızlık yaşanabiliyor. Tadilat parası fazla çıktığı için ‘Tadilat yaptıracağıma yenisini alırım’ diyorlar" diye konuştu. Özel dikim abiyelerde daha fazla yoğunluk olduğunu ifade eden Dinç, "Hem özel dikim hem de tadilat yapıyoruz ama özel dikim abiyelerde biraz daha yoğunluk oluyor" dedi.