TEKNOLOJİ - 15 Mart 2024 Cuma 14:48

Bakan Uraloğlu: “Lokomotif sektöründe kendi teknolojisine sahip sayılı ülkelerden biriyiz”

A
A
A
Bakan Uraloğlu: “Lokomotif sektöründe kendi teknolojisine sahip sayılı ülkelerden biriyiz”

Bir dizi program için Eskişehir’e gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Eskişehir Bölge Müdürlüğümüz; lokomotif, boji, elektrik makineleri, motor, vagon, talaşlı imalatlar ve kimyasal işlemler fabrikalarından oluşan yedi fabrika ile bütünleşmiş dev bir üretim merkezimizdir. Bugüne kadar toplam 912 adet çeşitli tipte lokomotif, 11 bin 974 çeşitli tipte vagon üretimi gerçekleştirmiştir" dedi.


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bir dizi program ve ziyaretleri için Eskişehir’e geldi. Yüksek Hızlı Ten ile kente gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ilk olarak Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii AŞ (TÜRASAŞ) Bölge Müdürlüğü’nde düzenlenen TÜRASAŞ-TCDD Taşımacılık (Eskişehir 5000) Elektrikli Anahat Lokomotifi Sözleşmesi İmza Töreni‘ne katıldı. Programa Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanı sıra Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Eskişehir AK Parti Milletvekili Fatih Dönmez, AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, TCDD Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürü Ufuk Yalçın, TÜRASAŞ Genel Müdürü Mustafa Metin Yazar ve birçok önemli isim katıldı.


“Son 22 yılda yerli sanayimizi geliştirerek imal ettiğimiz milli teknoloji ürünleriyle dünya çapında küresel bir üretici ve ihracat ülkesi olduk”


Bakan Uraloğlu, TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğünde 95 adet "Eskişehir 5000 Elektrikli Anahat Lokomotifi"nin üretimine başlayacaklarını belirterek, "Bu yüzyıl ülkemizin dünya tarihine ’Sanayisi güçlü, teknolojisi milli bir Türkiye’ vizyonuyla damga vurduğu bir dönem olacak. Zaten daha şimdiden sayın Cumhurbaşkanımız liderliğindeki son 22 yılda yerli sanayimizi geliştirerek imal ettiğimiz milli teknoloji ürünleriyle dünya çapında küresel bir üretici ve ihracat ülkesi olduk. Ülkemizin savunma sanayisi başta olmak üzere makine, medikal, ulaştırma, elektrik, elektronik gibi orta yüksek ve yüksek teknoloji ürünleri ihracatı 2023’te 100 milyar dolara yaklaştı. Bundan yaklaşık 60 yıl önce TÜRASAŞ’ın Eskişehir tesislerinde üretilen Devrim otomobilini engelleyenlere de Togg ile cevap verdik. Kendi arabamızı üreterek milletimizin bir özlemini bir hayalini daha gerçeğe dönüştürdük. Saatte 160 kilometre hıza sahip ’Yeni Sakarya’ ismini verdiğimiz ilk yerli ve milli elektrikli tren seti projemizde, 2 prototip seti tamamlayarak hizmete sunduk ve seri üretimine başladık. 2030 yılına kadar bu tren setlerinin sayısını 56’ya tamamlamayı planlıyoruz. Saatte 225 kilometre hıza sahip ’Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti Projesi’nde de tasarım çalışmalarında son aşamaya geldik. Bu yıl prototip üretimin tamamlanmasını planlıyoruz. Milli Banliyö Tren Seti Prototip araç üretimi çalışmalarımız da devam ediyor" ifadelerini kullandı.



“Nice başarı ve projeye TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğümüzde imza attık”


Konuşmasına devam eden bakan Uraloğlu, TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğü’nün, üretim verilerine dikkat çekerken, “TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğümüz; lokomotif, boji, elektrik makinaları, motor, vagon, talaşlı imalatlar ve kimyasal işlemler fabrikalarından oluşan 7 fabrika ile bütünleşmiş dev bir üretim merkezimizdir. Bugüne kadar toplam 912 adet çeşitli tipte lokomotif, 11 bin 974 çeşitli tipte vagon üretimi gerçekleştirmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonunda ve liderliğinde geçen son 22 yılda; bin beygir gücünde DH10.000 tipi dizel hidrolik anahat ve manevra lokomotifi üretimi ve ihracı, 2001-2012 yılları arasında; DH7.000 / DH10.000 / DH12.000 tiplerinde toplam 31 adet lokomotif ve lokomotiflere ait yedek parçaların Irak’a ihracı, DH 12.000 tipi lokomotif 2003-2009 yıllarında; 3 bin 300 beygir gücünde DE 33.000 tipi anahat lokomotifinin imalatı, 2009 yılında; 2 adet DH12.000 tipi dizel hidrolik anahat lokomotifinin İran’a ihracı, 2013-2015 yılları arasında; denizcilik sektöründe ve Van Gölü feribotlarında kullanılmak üzere 8 adet dizel jeneratör seti üretimi, TCDD için 72 adet E 68.000 tipi yeni nesil elektrikli lokomotifin üretimi, TSI Sertifikalı yük vagonlarının seri üretimi, yazılımları milli olarak tasarlanan 1 Megavat gücünde ilk milli elektrikli lokomotif E1.000, yerli ve milli tasarımla üretilen DE 10.000 tipi dizel elektrikli lokomotifimiz gibi nice başarı ve projeye TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğümüzde imza attık” dedi.



“Lokomotif sektöründe kendi teknolojisine sahip sayılı ülkelerden biriyiz”


Bakan Uraloğlu, “Bu alandaki ilklerin ve enlerin projesi olarakta kabul ettiğimiz Eskişehir-5000 projemizin öne çıkan birçok özelliği de bulunuyor. Örneğin; Cer motorlarının her biri 1280 kW gücündedir ve bugüne kadar ülkemizde tasarlanan en yüksek güçlü cer motoru özelliğini taşımaktadır. Cer konvertörlerinin her biri 2.5 MW gücünde olup bir raylı sistem aracı için ülkemizde tasarlanan en yüksek güçlü yüksek gerilim cer konvertörüdür. Ayrıca anahat lokomotifler için yerli olarak tasarlanmış ilk araç gövdesi, ilk boji ve ilk Tren Kontrol ve Yönetim Sistemi bu projemizle hayata geçmiştir. Üstelik Eskişehir-5000 lokomotif için geliştirilen tüm ana bileşenler ayrı birer ürün olarak ihraç edilebilir kritik teknolojiye sahip ürünlerdir. Bu ürünler, TCDD taşımacılık bünyesindeki mevcut lokomotiflerde de hem yedek parça hem de modernizasyonları kapsamında kullanılabilecektir. Hayırlı uğurlu olsun. Projemiz kamu, TÜBİTAK; üniversite ve özel sektör kuruluşlarının birlikte çalışması için de iyi bir örnek oldu. Ayrıca lokomotifimizi üretirken 115 yerli tedarikçiyle çalışarak ekonomiye ve cari açığın azaltılmasına büyük katkı sağladık. Proje kapsamında geliştirdiğimiz tüm çıktılar, katma değeri yüksek ve daha önce Türkiye’de tasarımı yapılmamış ürünlerdi. Elde edilen bilgi birikimi ve tecrübe ile ülkemizin ihtiyacı olan raylı taşıtlardaki yerlilik oranını arttırdık. Lokomotifimizin yerlilik oranı şu an için yaklaşık yüzde 65 ama seri üretimde bu rakamı yüzde 80’e çıkarmayı planlıyoruz. Buradan gururla belirtmek istiyorum ki; artık lokomotif sektöründe kendi teknolojisine sahip sayılı ülkelerden biriyiz” diye konuştu.



“Cari açığın azaltılmasına büyük katkı sağladık”


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu sözlerini ise şöyle tamamladı:


"Ayrıca lokomotifimizi üretirken 115 yerli tedarikçiyle çalışarak ekonomiye ve cari açığın azaltılmasına büyük katkı sağladık. Proje kapsamında geliştirdiğimiz tüm çıktılar, katma değeri yüksek ve daha önce Türkiye’de tasarımı yapılmamış ürünlerdi. Elde edilen bilgi birikimi ve tecrübe ile ülkemizin ihtiyacı olan raylı taşıtlardaki yerlilik oranını artırdık. Lokomotifimizin yerlilik oranı şu an için yaklaşık yüzde 65 ama seri üretimle bu arakamı yüzde 80’e çıkarmayı planlıyoruz. Buradan gururla belirtmek istiyorum ki artık lokomotif sektöründe kendi teknolojisine sahip sayılı ülkelerden biriyiz. Elde ettiğimiz tecrübe ve bilgi birikimi sayesinde, yurtdışına bağımlılığımız kalkmış durumdadır. Tekrardan hayırlı uğurlu olsun."



“62 yıl önceki aynı milli ruhun milli başarının bir eseridir”


Törende, konuşan Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, “Ülkemizin ilk buharlı lokomotifi Eskişehir’de üretilmiştir. İlk elektrikli lokomotifini de Eskişehir inşallah üretecektir. Eskişehir bir demir yolu şehridir. Bundan 130 yıl önce şehirden geçen demir yolu hem Eskişehir’in hem de milletimizin geleceğini belirlemiştir. Şehri değiştiren, yıllar boyu Eskişehir sanayisinin lokomotifi olan demir yolları sektörü, sürekli bir üretim üssü olmuştur. Seferberlik ruhuyla güç şartlarda hep daha iyinin, peşinde koşan atölyesi ülke gözde kurumlarından biri haline gelmiştir. 1958 yılında, Eskişehir Demir Yolu Fabrikası adıyla yeni ve büyük hedefler için organize edilmiştir. Bu hedef ilk yerli lokomotifi imal etmektir ve 1961 yılında Türk İşçi ve Mühendisleri ülkemizde bir ilke imza atmıştır. 62 yıl önce Eskişehir ülkemizin ilk buharlı lokomotifi Karakurt’u üretmiştir. Yerli ve milli imkanlarla ilklere imza atan üretim anlayışı şimdi de ilk elektrikli lokomotif ile şehrimize bu büyük gururu yaşatmaktadır. Geçen yüzyılımızın ilk lokomotifini de Türkiye Yüzyılı’mızın ilk lokomotifini de üretmek Eskişehir’e nasip olmuştur. Eskişehir 5000 elektrikli ana hat lokomotifi, çağımızın teknolojisini yansıtmaktadır. Raylı sistemler karbonsuzlaştırma politikaları çerçevesinde yeni bir boyut kazanmıştır. Bu kapsamda şimdiye dek üretilen en güçlü elektrik motorunun tasarımında ve üretiminde Türk mühendis, teknisyen ve işçilerin alın ve akıl teri bulunmaktadır. Yerli ve milli tedarikçilerin yazılım ve ekipmanları üretilen bu etkileyici lokomotif 62 yıl önceki aynı milli ruhun milli başarının bir eseridir. Hem yolcu hem yük taşıyabilen bu lokomotif Ulaştırma Bakanlığı’mızın ve Sanayi Bakanlığı’yla birlikte geliştirdiği bir projedir” dedi.


Törende, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, TCDD Taşımacılık AŞ Genel Müdürü Ufuk Yalçın, TÜRASAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Metin Yazar, TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal ve AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu imzalanan sözleşmenin ve gelişmeler hakkında konuştu.


Son olarak TÜRASAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Metin Yazar ile TCDD Taşımacılık Genel Müdürü Ufuk Yalçın, 95 adetlik Elektrikli Anahat Lokomotifi Sözleşmesi’ne imza atarken, protokol Eskişehir 5000’ni inceledi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve beraberindekiler buradan Eskişehir Valiliğini ziyaret etti.



Bakan Uraloğlu: “Lokomotif sektöründe kendi teknolojisine sahip sayılı ülkelerden biriyiz”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Muş’ta meyve fidanları satışa çıkarıldı Baharın gelmesiyle birlikte Muş’ta dikime hazır yaklaşık 30 çeşit meyve fidanı, 250 ile bin 500 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunuldu. Muş’ta bahar mevsiminin gelmesi ve havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte dikime hazır meyve fidanları satışa çıkarıldı. Bitlis Caddesi üzerinde satışa sunulan erik, elma, armut, kiraz, dut, kayısı, vişne ve ceviz gibi yaklaşık 30 farklı türdeki fidanlar, vatandaşlardan ilgi görüyor. Üreticiler, fidanların sağlıklı gelişimi için doğru zamanda dikim yapılmasının önemine dikkat çekerken, satışa sunulan fidanların fiyatlarının 250 ile bin 500 TL arasında değiştiği belirtildi. İlk meyve bahçesini kuracağı için mutlu olduğunu söyleyen Mehmet Salih Kaya, "3 dönüm tarlama çit çektim, meyve fidanı aldım. Götürüp dikeceğim inşallah. Bir faydasını göreceğiz inşallah. 65 yaşındayım, ilk defa bir meyve bahçem olacak. Çok mutluyum" ifadelerini kullandı. Fidan satışı yapan Mustafa Mete ise meyve bahçesi kurmak isteyen vatandaşların fidan alırken kök ve dal yapısına dikkat etmeleri gerektiğini vurgulayarak, kaliteli fidan seçiminin verim açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Mete, "25 senedir bu işi yapıyorum. Burada fidan satışları yapıyorum. Fidanları zamanında getirmeye gayret gösteriyoruz. Mart ayının sonunda fidanlarımızı getiriyoruz. Şu an burada bütün meyve fidanı çeşitlerimiz var. Elma, armut, kiraz, vişne, ceviz, kayısı. Fiyatlar 250 ile bin 500 TL arasında değişiyor. Vatandaşlarımız fidan alırken mutlaka köklerine ve uçlarına bakarak alsınlar" dedi.
Zonguldak BEUN Fen Fakültesinden Büyük Başarı: Üç Program FEDEK Akreditasyonu ile Kalitesini Tescilledi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), eğitimde kalite odaklı yaklaşımını ulusal ve uluslararası düzeyde tescillemeye devam ediyor. BEUN Fen Fakültesi; bünyesinde yer alan Fizik, Kimya ile Moleküler Biyoloji ve Genetik lisans programları, "Fen, Edebiyat, Fen-Edebiyat, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakülteleri Öğretim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği" (FEDEK) tarafından akredite edilerek önemli bir başarıya imza attı. Gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme süreçleri sonucunda; BEUN Fen Fakültesi Fizik Bölümü 22 Mart 2026 - 30 Eylül 2031 tarihleri arasında beş yıl süreyle, Kimya Bölümü 26 Mart 2026 - 30 Eylül 2029 tarihleri arasında üç yıl süreyle ve Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü ise 26 Mart 2026 - 30 Eylül 2027 tarihleri arasında bir yıl süreyle FEDEK akreditasyon sertifikası almaya hak kazandı. Elde edilen bu akreditasyonlar, BEUN’un eğitim-öğretim süreçlerinde kalite güvencesini esas alan yaklaşımının ve sürekli iyileştirme vizyonunun güçlü bir göstergesi olarak öne çıktı. Söz konusu başarı, üniversitenin öğrenci odaklı, çağın gerekliliklerine uygun ve uluslararası standartlarda eğitim sunma konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Akredite edilen programlar, sahip oldukları nitelikli akademik kadro, güçlü altyapı, araştırma imkânları ve çağdaş eğitim anlayışıyla öğrencilerine yüksek standartlarda bir öğrenim ortamı sunarken; mezunların ulusal ve uluslararası düzeyde rekabet edebilirliğini de artırıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, üniversitenin akademik başarı grafiğinin her geçen gün yükseldiğini vurgulayarak şu ifadeleri dile getirdi: "Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak, eğitim-öğretim faaliyetlerimizde kaliteyi esas alan, sürdürülebilir gelişimi önceleyen bir anlayışla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Fen Fakültemiz bünyesinde yer alan Fizik, Kimya ile Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümlerimizin FEDEK tarafından akredite edilmesi, üniversitemizin akademik yetkinliğinin ve eğitim kalitesinin güçlü bir göstergesidir. Bu akreditasyonlar yalnızca birer belge değil; aynı zamanda öğrencilerimize sunduğumuz eğitimin ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğunun, şeffaflığının ve sürekli iyileştirme esasına dayandığının da somut bir ifadesidir. Mezunlarımızın diplomalarının saygınlığını artıran bu süreçler, onların kariyer yolculuklarında önemli avantajlar sağlamaktadır. Yükseköğretim sistemimizin gelişimine yön veren Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’a ve değerli YÖK ailesine; kalite güvencesi çalışmalarına sundukları katkılar dolayısıyla Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) Başkanımız Prof. Dr. Ümit Kocabıçak ve YÖKAK ailesine şükranlarımı sunuyorum. Bununla birlikte Üniversitemizde kalite kültürünün kurumsal bir yapıya kavuşmasında emeği geçen tüm akademik ve idari personelimize, sürece katkı sunan kıymetli öğrencilerimize ve değerlendirme süreçlerini titizlikle yürüten FEDEK yetkililerine teşekkür ediyorum. Bu başarıların artarak devam edeceğine yürekten inanıyor; üniversitemizi daha ileriye taşıyacak yeni akademik kazanımlar için çalışmalarımızı aynı azim ve kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."
Zonguldak Geleceğin Hava Ölçüm Teknolojisi Projesine TÜBİTAK’tan Destek Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), bilimsel araştırma ve uluslararası iş birliklerindeki başarılarına bir yenisini daha ekledi. BEUN Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü akademisyenlerinden Doç. Dr. Gülhan Ustabaş Kaya’nın yürütücülüğünü üstlendiği proje, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından 2515-COST Bilim ve Teknolojide Avrupa İşbirliği Programı kapsamında desteklenmeye layık görüldü. Avrupa çapında bilimsel iş birliklerini güçlendirmeyi amaçlayan COST Aksiyonu "International network for harmonization of atmospheric aerosol retrievals from ground based photometers (HARMONIA)-CA21119" çerçevesinde kabul edilen 125E938 numaralı proje, "Ortam Havasındaki Aerosollerin İnterferometrik Yöntemle Gerçek Zamanlı Saptanması için Prototip Cihaz Geliştirilmesi" başlığını taşıyor. Proje kapsamında, daha önce laboratuvar ortamında Ar-Ge çalışmaları tamamlanarak patenti alınmış olan Yanal Kesme Sayısal Holografi Mikroskopi sisteminin taşınabilir bir yapıya dönüştürülmesi hedefleniyor. Geliştirilecek bu prototip cihaz sayesinde, dış atmosfer koşullarında aerosol konsantrasyonu, havada kalma süresi ve aerosol optik derinlik (AOD) değişimleri gerçek zamanlı olarak analiz edilebilecek. Önerilen sistem, mevcut fotometrik ölçüm tekniklerine alternatif sunarak gece ve gündüz kesintisiz ölçüm imkânı sağlayacak. Aynı zamanda sanayi, çevre ve tıp alanlarında kullanılabilecek taşınabilir ve yüksek hassasiyetli bir cihazın literatüre kazandırılması hedefleniyor. Disiplinler Arası Önemli Bir Çalışma Projede Doç. Dr. Gülhan Ustabaş Kaya’ya; Harita Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Biyomedikal Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Rahime Seda Tığlı Aydın, Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Hakan Kaya, Tıp Fakültesi İmmünoloji Ana Bilim Dalından Doç. Dr. İshak Özel Tekin ve Çevre Mühendisliği Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Sefa Kocabaş araştırmacı olarak eşlik ediyor. Ayrıca Arş. Gör. Duygu Demircan ve doktora öğrencisi Fatemeh Ghasempour bursiyer olarak projede yer alıyor. Mühendislik ve tıp bilimlerini bir araya getiren bu güçlü kadro, projeyi disiplinler arası bir bakış açısıyla yürüterek bilim dünyasına yenilikçi bir katkı sunmayı hedefliyor. BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri dile getirdi: "Üniversitemiz akademisyenlerinin bilimsel üretim ve uluslararası projelerde elde ettiği kıymetli başarılar, yükseköğretimde nitelikli araştırma vizyonumuzun somut bir tezahürüdür. Doç. Dr. Gülhan Ustabaş Kaya Hocamızın yürütücülüğünü üstlendiği bu proje, yalnızca üniversitemiz adına değil, ülkemizin bilimsel gelişimi ve teknolojik ilerleyişi açısından da son derece önemli bir kazanımdır. Atmosferik aerosollerin gerçek zamanlı ve yüksek hassasiyetle ölçümünü mümkün kılacak bu yenilikçi sistemin geliştirilmesi; çevre, sağlık ve mühendislik alanlarında çok yönlü katkılar sağlayacak, ülkemizin bilimsel rekabet gücünü daha da ileriye taşıyacaktır. Disiplinler arası güçlü akademik kadromuzun yer aldığı bu proje, üniversitemizin araştırma kapasitesini ve bilimsel yetkinliğini uluslararası ölçekte bir kez daha ortaya koymaktadır. Bu duygu ve düşüncelerle yükseköğretim sistemimizin vizyoner gelişimine liderlik eden Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve Yükseköğretim Kurulu ailesine; yenilikçi bilimsel araştırmaları teşvik ederek bizleri her daim destekleyen TÜBİTAK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Orhan Aydın’a ve TÜBİTAK ailesine şükranlarımı sunuyorum. Projenin yürütücüsü Doç. Dr. Gülhan Ustabaş Kaya Hocamızı, projede emeği geçen tüm akademisyenlerimizi ve değerli doktora öğrencimizi canıgönülden tebrik ediyor, çalışmalarında üstün başarılar diliyorum."
İstanbul 34. Ahmet Cömert Boğaziçi Uluslararası Boks Turnuvası sona erdi İstanbul’un ev sahipliğinde düzenlenen 34. Ahmet Cömert Boğaziçi Uluslararası Boks Turnuvası, final müsabakalarıyla tamamlandı. İstanbul’un ev sahipliğinde 30 Mart - 5 Nisan tarihleri arasında dünyanın dört bir yanından gelen boksörlerin ringe çıktığı 34. Ahmet Cömert Boğaziçi Uluslararası Boks Turnuvası’nda Türkiye; 3 altın, 6 gümüş ve 14 bronz olmak üzere toplam 23 madalya kazanarak genel klasmanda üçüncü oldu. 14 ülkeden 186 sporcunun mücadele ettiği turnuvada ilk sırayı Özbekistan alırken, ikinciliği Ukrayna elde etti. Turnuvada madalya kazanan milli boksörler şöyle: Erkekler Altın madalya Salih Samet Oruç (50 kg) Semih Gümüş (55 kg) Vedat Kaçar (75 kg) Gümüş madalya Ulaş Yalçınkaya (50 kg) Bronz madalya Nurullah Oyan (50 kg) Nihat Adıyan (55 kg) Alperen Yılmaz (75 kg) Berke Sadettin Sahip (75 kg) Emre Parlak (80 kg) Mert Aybuğa (80 kg) Muhammet Yağız Tunç (90 kg) Kadınlar Gümüş madalya Zeynep Önen (48 kg) Eda Nur Kılıççı (51 kg) Esmanur Lok (60 kg) Zeynep Gedikli (75 kg) Yaren Düztaş (80 kg) Bronz madalya Emine Kılınç (51 kg) Erivan Barut (57 kg) Güler Deniz Topuz (57 kg) Berfin Polat (60 kg) Yonca Gül Yılmaz (65 kg) Nilay Koçyiğit (75 kg) Sinem Karakaş (80 kg) Türkiye Boks Federasyonu Başkanı Suat Hekimoğlu, turnuvaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Bu yıl 34.’sünü düzenlediğimiz Ahmet Cömert Boğaziçi Turnuvası, muhteşem anlara ve kıyasıya mücadelelere sahne oldu. İstanbul’un ev sahipliğinde; Avustralya’dan İrlanda’ya, Özbekistan’dan Kazakistan’a kadar geniş bir coğrafyadan 186 sporcuyu profesyonel standartlarda ağırlamanın gururunu yaşadık. Ringdeki rekabet kadar, organizasyonun işleyişi ve misafirperverliğimiz de katılımcı ülkeler tarafından takdirle karşılandı" şeklinde konuştu.