SAĞLIK - 01 Eylül 2025 Pazartesi 14:21

Beslenme uzmanından geleneksel mutfak uyarıları:

A
A
A
Beslenme uzmanından geleneksel mutfak uyarıları:

Geleneksel beslenme alışkanlıklarımızın, sağlıklı gıdalar ve doğru pişirme teknikleriyle adeta "koruyucu hekimlik" yaptığına dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Ekin Sayer, "Turşu gibi fermente gıdalar bağışıklık sistemini güçlendirir. Tarçın kan şekerini düzenler, kekik antibakteriyel, sumak ise güçlü antioksidandır" dedi.


Türk mutfağının, yüzyıllardır sadece damak tadımıza değil sağlığımıza da hizmet eden zengin bir miras olduğuna işaret eden Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ekin Sayer "Sofralarımızda yer alan pek çok geleneksel yiyecek, günümüz bilimsel araştırmalarıyla birlikte sağlık açısından değerini yeniden kanıtlamaktadır. Doğru kullanıldığında bu kültürel miras, hastalıkları önlemede güçlü bir kalkan haline gelir" dedi. Akdeniz mutfağının en önemli parçası olan zeytinyağlı yemeklerin, sadece hafifliğiyle değil içerdiği tekli doymamış yağ asitleri ve polifenoller sayesinde kalp-damar sağlığını koruduğunu vurgulayan Diyetisyen Sayer "Yapılan çalışmalar, düzenli zeytinyağı tüketiminin kötü kolesterolü (LDL) düşürmeye, iyi kolesterolü (HDL) ise yükseltmeye destek olduğunu göstermektedir. Enginardan taze fasulyeye, yaprak sarmadan taze sebze yemeklerine kadar uzanan zeytinyağlı kültürü, sofralarımızda bir şifa kaynağıdır" diye konuştu.



"Bağırsak sağlığının anahtarı fermente gıdalar"


Türk mutfağındaki yoğurt, ayran, tarhana, turşu gibi fermente gıdaların, probiyotik içerikleri sayesinde bağırsak florasını desteklediğini belirten Diyetisyen Sayer güçlü bir bağırsak florasının bağışıklık sisteminin temelini oluşturduğunu; bilimsel çalışmaların, probiyotiklerin sindirim sorunlarını azalttığını, bağışıklığı güçlendirdiğini ve hatta ruh halini olumlu yönde etkileyebildiğini ortaya koyduğunu söyledi.



"Bakliyatlar ve tahıllar kanserden korumaya yardım eder"


Mercimek çorbası, nohut yemeği, kuru fasulye pilav gibi yemeklere atıfta bulunan Diyetisyen Sayer geleneksel mutfağımızda sıkça yer bulan baklagillerin bitkisel protein, lif, folat ve magnezyum açısından oldukça zengin olduğunu vurguladı. Düzenli tüketilmelerinin hem kan şekerini dengelemeye hem kolesterolü düşürmeye hem de bağırsak sağlığını destekleyerek kolon kanserinden korunmaya yardımcı olduğunu sözlerine ekledi. Bulgur gibi işlenmemiş tahılların da glisemik indeksi düşük, doyurucu ve sağlıklı bir alternatif oluşturduğunu dile getirdi.



"Kekik antibakteriyel, sumak ise antioksidan"


Baharatların ve bitkilerin iyileştirici gücüne değinen Diyetisyen Sayer özellikle nane, kekik, sumak, kimyon ve tarçın gibi baharatların sadece lezzet değil, aynı zamanda antioksidan gücü yüksek olduğunu ve sofrada bulundurulması gerektiğini ifade etti. Örneğin tarçın kan şekerini düzenleyici etkiye sahipken, kekiğin antibakteriyel sumağın ise güçlü antioksidan özelliğiyle bilindiğini anlattı.



"Geleneksel yemekler ‘koruyucu hekimlik’ sunuyor"


Türk mutfağının sadece yemeklerden ibaret olmadığını; paylaşmak, birlikte yemek yemek ve sofrada çeşitlilik oluşturmanın da kültürümüzün bir parçası olduğuna değinen Diyetisyen Sayer "Soframıza oturduğumuzda mevsiminde sebzeler, doğal fermente ürünler, sağlıklı yağlar ve baharatlarla zenginleşmiş yemekler aslında bize ‘koruyucu hekimlik’ sunar. Modern yaşamla birlikte hazır ve işlenmiş gıdalara yönelmek, bu güçlü kültürel mirası gölgede bırakabiliyor. Oysa kendi mutfağımızın sunduğu geleneksel yiyecekler, sağlığımızı korumanın en doğal ve en lezzetli yoludur. Soframızı yeniden doğallığa çevirmek; hem bedenimize hem de kültürümüze sahip çıkmak anlamına gelir" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir’de sağlık tesisleri güneş enerjisiyle güçleniyor Eskişehir’de sağlık altyapısı güçlendirilirken, çevre dostu ve sürdürülebilir yaklaşım ön plana çıkarılıyor. İl Sağlık Müdürlüğü, yeni yapılacak sağlık tesislerinde doğa dostu tasarımı örnek alıyor. Bu yaklaşımın referansı olarak 2018 yılında tamamlanıp hizmete giren Eskişehir Şehir Hastanesi, modern sağlık hizmetleriyle kentte örnek teşkil ediyor. Yeni projeler, Şehir Hastanesi’nin yüksek standartlarını ve güçlü altyapısını korurken enerji verimliliği ve çevreci sistemleri de entegre ediyor. Güneş enerjisiyle sürdürülebilir sağlık hizmeti Yakın zamanda yapımına başlanacak Şairfuzuli, Şahintepesi ve projesi tamamlanan Çifteler’deki sağlık tesislerinde, binaların çatısına kurulacak güneş panelleri, elektrik ihtiyacının en az yüzde 10’unu karşılayacak. SHM (Sağlıklı Hayat Merkezi) ve ASHİ (Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu) , hastanelerin ek hizmet bina ve birimleri, modern sağlık hizmetlerini doğa dostu ve enerji verimli bir anlayışla sunacak şekilde tasarlanıyor. İl genelinde kapsamlı yatırımlar Şairfuzuli ve Şahintepe’de yapımı süren projelerin yanı sıra, Projesi tamamlanan Çifteler Diyaliz ek binası, hazırlıkları süren Zümrütevler ve Mihalıççık’ta yeni sağlık tesislerinin inşa edilmesi planlanıyor. Odunpazarı Şahintepe, Şair Fuzili gibi yeni yapılacak hizmet birimlerinden oluşan kompleks, birinci basamak, koruyucu ve acil sağlık hizmetlerini tek çatı altında sunacak. Mihalıççık’ta ve Zümrütevlerde yapılacak yeni ilçe hastanesi de ilçeye modern ve sürdürülebilir sağlık hizmeti kazandıracak. Enerji verimli ve çevre dostu tesisler İl Sağlık Müdürlüğü, güneş enerji sistemleriyle donatılan sağlık tesisleri sayesinde enerji maliyetlerini düşürürken, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir hizmet sunmayı hedefliyor. Hastane ek binalarımız, SHM’ler koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendiriyor, ASHİ’ler acil sağlık hizmetlerinin etkinliğini artırıyor. Böylece Eskişehir’de sağlık hizmetleri hem modern, hem de doğa dostu bir anlayışla kesintisiz şekilde vatandaşlara ulaşıyor.