EĞİTİM - 28 Kasım 2025 Cuma 11:30

Bir bacağı kısa olan kızını her gün sınıfa kucağında taşıyan anneden ‘asansör’ talebi

A
A
A

Bir bacağı diğerinden kısa olan pev hastası Eskişehirli 7 buçuk yaşındaki Zeynep İkra’yı kucağında her gün sınıfına taşıyan annesi Aynur Albayrak, herkesin bir engelli adayı odluğunu hatırlatarak okula engelli asansörü yapılmasını talep etti.

Odunpazarı ilçesi Emek Mahallesinde ikamet eden 3 çocuk annesi Aynur Albayrak’ın 7 buçuk yaşındaki Zeynep İkra Albayrak doğuştan pev hastası. Sahip olduğu hastalığından dolayı Zeynep İkra Albayrak’ın sağ bacağı diğerine göre daha kısa olması nedeniyle ortopedik bozukluk yaşıyor. İkra, tedavisi için her 2 buçuk yılda bir kemik uzatma ameliyatı oluyor. Ayağındaki sorundan dolayı 7 buçuk yaşındaki Zeynep İkra’yı annesi kucağında eğitim gördüğü Yıldırım Beyazıt İlkokulu’nun 2’inci katındaki sınıfına kucağında taşıyor.

Bir bacağı kısa olan kızını her gün sınıfa kucağında taşıyan anneden ‘asansör’ talebi

Kızını kucağında taşıyarak sınıfına götürüyor

Oldukça zorluk çeken anne Aynur Albayrak, kızına asansörlü bir okul tavsiye edildiğini söylese de mevcut okulun evlerine 100 metre mesafede oluşu, çocuğunun arkadaşları ve öğretmenleriyle olan uyumunu bozmak istemediğinden dolayı, mevcut okula engelli asansörü talebinde bulunuyor. Kızının bazı etkinlik derslerine ve teneffüslere kalmadığının altını çizen, herkesin birer engelli adayı olduğunu hatırlattı.

Bir bacağı kısa olan kızını her gün sınıfa kucağında taşıyan anneden ‘asansör’ talebi

"Kızım okulda çok mutlu"

Zeynep İkra’nın annesi Aynur Albayrak, "Zeynep İkra, doğuştan Pev hastası olup ortopedik engeli bulunmaktadır ve özel gereksinimli bir çocuktur. Yakın zamanda uzatma ameliyatı oldu. Bu ameliyatın süreci 6 ay devam ediyor ve şu an bu sürenin sonuna yaklaşmaktayız. Başlangıçta, asansörlü birkaç okula başvurduk, ancak maalesef ikametgâh nedeniyle kabul edilmedik. Son olarak, evimize çok yakın olduğu için bu okulumuza başvurduk. Zaten uzaktaki bir okul uygun olmazdı, çünkü Zeynep İkra özel gereksinimli bir çocuk olduğu için sürekli onun ihtiyaçları için gidip gelmem gerekiyor. Zeynep İkra, 2 Haziran’daki ameliyatından sonra yaklaşık üç aydır tekerlekli sandalye ile okula devam ediyor. Okulda asansör olmadığı için ilk başta sınıfımız üçüncü kattaydı. Sonradan sınıfımız birinci kata alındı; ancak bu kat, bodrum ve zemin katın üstü olduğu için aslında iki kat merdiven çıkmış oluyorum. Önce Zeynep İkra’yı çıkartıyor, sonra tekerlekli sandalyeyi yukarı taşıyorum. Beden eğitimi derslerinde tekrar Zeynep İkra’yı indiriyorum. Sürekli inip çıkma zorluğu nedeniyle, kızım katılmak istediği halde etkinlik derslerine bile katılamıyor. Bu mağduriyetin giderilmesi için CİMER’e başvurduk ve Millî Eğitim Müdürlüğümüzü aradık. Bize, istersek başka bir okula nakil alabileceğimizi söylediler. Ancak benim kızım öğretmenini, arkadaşlarını ve okulunu çok sevdiği için başka bir okul istemiyoruz. Evde eğitim alma hakkımız varmış, fakat kızım evde eğitim almak istemiyor. O, okulda sosyalleşmek istiyor ve okulda çok mutlu" dedi.

"Hepimiz birer engelli adayıyız"

Bir bacağı kısa olan kızını her gün sınıfa kucağında taşıyan anneden ‘asansör’ talebi

Kızının okumayı çok sevdiğini ve okulunda daha sosyal olduğuna değinen Albayrak şöyle devam etti;

"Zeynep İkra, çok içe kapanık bir kızdı. On aylıktan beri ameliyat olduğu için psikolojik olarak çökmüş ve içine kapanık bir çocuk olmuştu. Tam kızımı topluma kazandırıp sosyalleştirirken, tekrar aynı şeyleri yaşamasını istemiyorum. Çocuğum gerçekten okulda çok mutlu. Okulumuza bir an önce asansör yapılması gerekiyor. Kızım bir ay sonra tekrar bir ameliyat olacak. İyileşse bile, ameliyatın ağırlığından dolayı bir süre merdiven çıkması yasak olacak. Ağır yük taşıyamayacak. Belki üç dört ay daha onu kucağımda taşıyarak merdivenleri yavaş yavaş çıkmak zorunda kalacağım. Okulumuz çok kalabalık, yaklaşık bin 200 kişilik. Teneffüslerdeki kargaşada kızım tekerlekli sandalye ile inemiyor. Çıkışlarda onu gidip alıyorum. Bu nedenle lütfen asansör istiyoruz. Okulumuza asansör yapılsın ve kızımın mağduriyeti giderilsin. Biz yarın bir gün yürüyecek, iyileşecek olabiliriz. Bu süreç dört yıllık, sonra biz mezun olacağız. Ama hepimiz birer engelli adayıyız. Yarın bir gün bize, öğretmenimize de bir şey olabilir. Okulda asansör olmalı. Bizim tek isteğimiz asansörün yapılması ve kızımın mağduriyetinin giderilmesidir. Benim kızımın eğitim hakkı elinden alınmasın. O okula gitmek, arkadaşlarıyla ve öğretmeniyle mutlu olmak istiyor."

"Okulumu çok seviyorum ve okula gitmek istiyorum"

Konuyla alakalı konuşan Zeynep İkra, "Okulumu çok seviyorum ve okula gitmek istiyorum. Öğretmenimi ve arkadaşlarımdan asla ayrılmak istemiyorum. En sevdiğim ders Türkçe. Esra öğretmenimi de çok seviyorum. Asansör istiyorum çünkü asansörün yapılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

Bahadır Turgut - Yüksel Gazi Yumlu   

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir 5 kuşaklık Kızıklı mirası yok olmak üzere Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde dünyaca ünlü "Kızıklı işi" bıçak ustalığı, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 5 kuşaktır dededen toruna aktarılan bu kadim zanaatın son temsilcisi Tanju Pulat, ateş ve örs başında zamana direniyor. Yarım asırlık bileme görmeden hala kullanılan satırları ve el işçiliği işlemeli dualı bıçaklarıyla tanınan Pulat, "Çırak bulamıyoruz, bu ateş sönmek üzere" diyerek sitem etti. Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı Kızıklı Mahallesi’nde, beş asırdır yankılanan çekiç sesleriyle yapılan bıçaklar artık son kalan atölyede yapılıyor. Babasından devraldığı mesleği 5. kuşak olarak omuzlayan Tanju Pulat, fabrikasyon üretime inat, çeliği geleneksel yöntemlerle çekiçle şekillendiriyor. 52 yıllık satır, hiç bilenmeden hala kesiyor Usta Tanju Pulat’ın atölyesindeki en dikkat çekici parça, babasının 1974 yılında çeliğini elleriyle dövdüğü kurban satırı. Yarım asrı devirmesine rağmen keskinliğinden hiçbir şey kaybetmeyen satırın özelliğini açıklayan Pulat, "Bu satır yapıldığı günden bu yana birçok kurban kesip parçaladı. Hala ilk gün ki gibi bir kez bile bileme yüzü görmedi. Eski ustaların çeliğe su verme ve dövme tekniği böyle belli oluyor. Biz hala bu satırı bilemedik. İlk günkü gibi kullanıyoruz" dedi. Bıçaklara işleme yapıyor Kızıklı işi bıçaklarını diğerlerinden ayıran en büyük özellik, üzerindeki sanatsal derinlik ve sağlam dayanıklı olması diyen Pulat, Bıçakların işlemeleri hakkında bilgiler veriyor. "Günümüzde bıçak çeliği üzerine el işçiliğiyle yazı ve motif işleyen belki 5 kişi kalmadık" şeklinde konuşan Pulat, bu geleneği şu sözlerle anlatıyor: "Babam kurban bıçaklarının üzerine kurban figürleri yapar, kurban duasını ayrıca kurbanın nasıl kesileceğini anlatan resim, figür ve yazılar işlerdi. Bu konuda daha sanatkârdı. Ben de bu geleneği yaşatan son kişilerden biriyim. Bu bıçaklar sadece birer araç değil, her biri birer sanat eseri" dedi. "Çırak bulamıyoruz, bu sanatın sonu geliyor" Beş kuşaktır aile mirası olarak sürdürülen zanaatın geleceği ise karanlık. Ağır işçilik ve sabır gerektiren mesleğe gençlerin ilgi göstermediğini vurgulayan son usta Pulat, bu konu hakkında dert yandı. "Bu meslek bize babalarımızın dedelerinden kaldı, biz beşinci kuşağız. Birileri zahmet edip 5 kuşaktır bu mesleği birilerine öğretmiş. Ama bende tıkandı. Son ustayım, meslek benle birlikte ölecek. Bu işi öğrenmek isteyen kimse çıkmıyor. Çırak bulamıyoruz. Ben bu kapıyı kilitlediğimde, Kızıklı’nın asırlık bıçak kültürü de tarih olacak. Ya öbür tarafta dedelerim, babam bana hesap sorarsa, niye bu mesleği öğretmedin derse" diyerek sitem etti. Burhaniye’de ki mütevazı atölyesinde, kor ateşin başında ter dökmeye devam eden Tanju Pulat, bir taraftan mesleğini yaparken diğer taraftan da mirasını devredecek bir el arıyor.
Ankara Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalardaki yükselişi sürüyor Türkiye’den toplam 11 üniversite, Quacquarelli Symonds’un (QS) 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında ilk 500’de yer aldı. Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS, 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması sonuçlarını açıkladı. 100 ülkeden bin 900’ü aşkın yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği sıralamada, Türkiye’den toplam 11 üniversite farklı alanlarda dünyada ilk 500’e girmeyi başardı. Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), İstanbul Üniversitesi (İÜ), Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Sabancı Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), farklı alanlarda ilk 500’de yer alan Türk üniversiteleri oldu. Sıralamada ‘Beşeri Bilimler ve Sanat’, ‘Mühendislik ve Teknoloji’, ‘Fen Bilimleri ve Tıp’, ‘Doğa Bilimleri’ ve ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ olmak üzere 5 ana alan ve 55 alt bölüm değerlendirildi. Değerlendirme, ‘akademik itibar’, ‘işveren itibarı’, ‘makale başına araştırma atıf sayısı’, ‘H indeksi’ ve ‘uluslararası araştırma ağı’ olmak üzere beş gösterge baz alınarak yapıldı. Sanat ve Beşeri Bilimler alanında 9 Türk üniversitesinden derece QS Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında, ‘Sanat ve Beşeri Bilimler’ alanında ilk 500’de 9 Türk üniversitesinin sıralamaya girdiği belirtilirken, ODTÜ 242, İÜ 279, İTÜ 284, Hacettepe Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi 305, Koç Üniversitesi 383, Ankara Üniversitesi 391’inci olarak listeye girdiği açıklandı. Bilkent Üniversitesi 401-450, Gazi Üniversitesi ise 451-500 bandında yer aldı. Mühendislik ve Teknoloji alanında İTÜ 91’inci oldu ‘Mühendislik ve Teknoloji’ alanında İTÜ 91’inci olarak dünyada ilk 100’e girme başarısı gösterirken, ODTÜ 103, Boğaziçi Üniversitesi 236, Koç Üniversitesi 243, Sabancı Üniversitesi 266, YTÜ 273, Bilkent Üniversitesi 290’ıncı olarak ilk 300’de yer aldı. Hacettepe Üniversitesi de 364’üncü sırada yer alarak, bu alanda ilk 500’e giren 8’inci Türk üniversitesi oldu. Sosyal Bilimler ve İşletme alanında ODTÜ 173’üncü oldu ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ alanında ODTÜ 173, Boğaziçi Üniversitesi 217, Koç Üniversitesi 252, Bilkent Üniversitesi 278, İstanbul Üniversitesi 346, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi 353’üncü oldu. Hacettepe Üniversitesi 401-450, Ankara Üniversitesi 451-500 bandında yer aldığı açıklanırken, böylece bu alanda toplam 9 Türk üniversitesi ilk 500’e girdi. Fen Bilimleri ve Tıp alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada ‘Fen Bilimleri ve Tıp’ alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada yer alırken, onu 390’ıncı sırada Ankara Üniversitesi takip etti. İÜ de 451-500 bandında yer alarak bu alanda ilk 500’e girmeyi başaran 3 Türk üniversitesinden biri olduğu belirtildi. Ayrıca ‘Doğa Bilimleri’ alanında da İTÜ 251, ODTÜ 300’üncü olarak ilk 300’e girmeyi başarırken, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi 451-500 bandında kendilerine yer bularak bu alanda ilk 500’e giren 4 Türk üniversitesi arasında yer aldığı ifade edildi. "Türk yükseköğretimi, küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir" Türk üniversitelerinin uluslararası alandaki başarılarının artarak sürmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Türk yükseköğretimi küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir. Hep birlikte daha büyük hedeflere ulaşmak için planlı ve kararlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sıralamalarda yer alan tüm üniversitelerimizi kutluyorum" ifadelerine yer verdi.