GÜNDEM - 10 Ocak 2025 Cuma 09:15

Dedesinden babasına, ondan da kendine miras kalan mesleği 15 yıldır devam ettiriyor

A
A
A
Dedesinden babasına, ondan da kendine miras kalan mesleği 15 yıldır devam ettiriyor

Eskişehir’de dededen miras kalan meslek olan canlı hayvan ticaretini yapan Kemal Avcı, işinin incelikleri hakkında bilgi verdi.


Tepebaşı ilçesi Keskin Mahallesi’nde yaşayan ve halk dilinde ’cambaz’ olarak adlandırılan canlı küçükbaş hayvan ticareti yapan Kemal Avcı, uzun yıllardır bu mesleği yapıyor. Dedesinden babasına, ondan da kendine miras kalan mesleği devam ettiren Avcı, 15 yıldır bu işi yaptığını aktardı. Kendisinin de besicilik yaptığını belirten Kemal Avcı, ithal havyaların etlerinin piyasaya yeni yılda sürüleceğini ve bunun da fiyatların düşüreceğini bildirdi. Avcı, Eskişehir’in kuzusunun Türkiye’nin en kaliteli kuzularından olduğuna değindi. Cambazlıkta alınan hayvanların sağlıklı olması gerektiğinin altını çizen Avcı, şap, veba ve brucella gibi rahatsızlıkların sürekli olan hastalıklar oluğuna ve bunlara yakalanmış hayvanların sürüyü de hasta edeceğinden bahsetti.



“İthal hayvanlar kesilince fiyatları düşürecek”


İşinden bahseden cambaz Kemal Avcı, “Hayvancılık yapıyorum. Aynı zamanda kendi hayvanlarım da var. Halk arasında ’cambazlık’ diyorlar. Yani eskiler öyle söylüyor da, yeniler ’canlı hayvan ticareti’ diyor. Yaklaşık 15 yıldır bu işi yapıyorum. Daha öncesinde babam ve dedem de bu işi yapıyordu. Dededen ve babadan miras kalan bir meslek, bana onlardan devroldu. Zor iş çünkü yıllın belli zamanlarında fiyat düşüyor ya da artıyor. Hükümet dışarıdan ithalat yapıyor. Mesela iç piyasada kırmızı et pahalandığı zaman özellikle Uruguay tarafından büyükbaş getiriyorlar. Bu hem kuzuyu hem de danayı etkiliyor. Bildiğim kadarıyla, yaklaşık olarak 6 milyon hayvan geldi ve iç piyasaya dağıldı. Onlar da yılbaşından sonra kesilecek. Bu da fiyatları düşürecek. Fiyatlar şu anda kesim olarak kuzu 220-230 lira civarındayken, danalar ise 350 lira. Çalıştığımız kişiler önemli” dedi.



“Eskişehir kuzusu, Türkiye’nin kaliteli kuzularındandır”


Hayvan alırken dikkat ettiği unsurlar hakkında da bilgi veren ve Eskişehir’de yetişen kuzuların Türkiye’nin kaliteli kuzularından olduğunu söyleyen Avcı şöyle devam etti:


“Hayvan alırken dikkat etmemiz gereken unsurlar var. Hasta hayvan denk geliyor, eve götürüp de besiye attığımız hayvanların içerisinden verdiğimiz telefler oluyor. Bunları dikkate almamız gerekiyor. Şap, veba ve brucella sürekli olan hastalıklar. Hem sığırlarda hem de küçükbaşta oluyor. Vebalı hayvan alırsan ve tedavisini geciktirirsen yarı yarıya öldürürsün. Mesela 20 hayvan alırsan 10 tanesi kesin ölür. Eskişehir’de kuzu genelde ayak fiyatıyla satılır. Biz buradan kuzuyu alırız, kendi besihanelerimize götürürüz. Oradan sonra da kuzu genellikle Balıkesir ve Bursa’daki büyük et firmalarına gider. Bu arkadaşlarımız kombinalarında hayvanı keser, nerede kuzu lazımsa oralara dağıtırlar. Eskişehir kuzusu, Türkiye’nin kaliteli kuzularındandır ve ince kuyruktur. Eskiden buralarda da diğer cinsler varmış ama şimdi genelde hep Yalova merinos cins oldu. Kalite arttı, insanlar çalışmalarını artık bilinçli bir şekilde yapıyor. Kuzu genellikle Ankara, Eskişehir, Balıkesir ve Bursa koridorunda yetişir. Afyonkarahisar’ın Emirdağ bölgesi ise bu işin can damarıdır. Hayvanın üreticiden tüketiciye naklolduğu yerdir.”



Dedesinden babasına, ondan da kendine miras kalan mesleği 15 yıldır devam ettiriyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla MTK’de yapay zeka ve dijital ebeveynlik paneli yoğun ilgi gördü Muğla Teknoloji Koleji ev sahipliğinde düzenlenen "Yapay Zeka Çağında Eski Köye Yeni Adet" panelinde yapay zekanın eğitime etkileri, dijital ebeveynlik ve oyunla öğrenme süreçleri uzman isimlerin katılımıyla ele alındı. Muğla Teknoloji Koleji (MTK) ev sahipliğinde düzenlenen panelde, yapay zeka, dijital ebeveynlik ve oyunla öğrenme süreçleri masaya yatırıldı. Uzman isimlerin katıldığı etkinlikte, teknolojinin eğitime entegrasyonu ve ailelerin değişen rolü ele alındı. Muğla Teknoloji Koleji, eğitim dünyasındaki dijital dönüşümü ve çocukların bu süreçteki gelişimini konu alan dev bir organizasyona imza attı. MUTSO Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Yapay Zeka Çağında Eski Köye Yeni Adet" başlıklı panel, öğretmenler, veliler ve öğrenciler tarafından yoğun ilgiyle karşılandı. Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Bilal Duman üstlenirken; eğitim dünyasının yakından tanıdığı Doç. Dr. Özgür Bolat ve Prof. Dr. Yavuz Samur konuşmacı olarak yer aldı. Uzmanlar, "Bilgiyi bilince nasıl dönüştürürüz?" sorusuna odaklanarak yapay zekânın eğitimdeki etkilerini, dijital ebeveynliğin sınırlarını ve çocukların dijital dünyayla kurduğu sağlıklı ilişkiyi farklı perspektiflerden değerlendirdi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan MTK Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özden Gürbüz, kurum olarak teknolojiyi sadece bir araç değil, eğitimin dönüştürücü bir gücü olarak gördüklerini vurguladı. Gürbüz; "Bugün bilgiye ulaşmak artık çok kolay; ancak asıl mesele o bilgiyi anlamlandırmak ve bilince dönüştürebilmektir. ’Eski köye yeni adet’ diyerek, köklerimizi ve insani bağlarımızı koruyarak yeni dünyanın gerekliliklerine uyum sağlamayı hedefliyoruz. Yapay zeka çağında çocuk yetiştirmek, sadece teknolojiyi bilen değil; düşünen, sorgulayan ve etik değerleri güçlü bireyler yetiştirmek demektir" dedi. Dijital ebeveynlik ve oyun dostu yaklaşım Hiçbir teknolojinin bir öğretmenin dokunuşunun veya ebeveyn rehberliğinin yerini tutamayacağını belirten Ali Özden Gürbüz, Muğla Teknoloji Koleji’nin vizyonuna dair "Biz sadece kendi çatımız altındaki öğrencilere değil, Muğla’nın tüm eğitim paydaşlarına hitap eden bir kurumuz. Şehrimizin eğitim seviyesini yukarı taşımak adına iş birliklerimizi artırarak sürdürmeye kararlıyız" ifadelerini kullandı. Etkinlik boyunca katılımcılar, dijital çağda çocukların gelişimi için nasıl bir yol haritası izlenmesi gerektiği konusunda önemli ipuçları aldı. Uzman konuşmacılar, yapay zekânın sunduğu fırsatların yanı sıra dijital dünyada bilinçli var olabilmenin yöntemlerini örneklerle paylaştı.
Ankara ‘Barış Anneleri’ heyeti Adalet Bakanlığına Öcalan’la görüşmek için dilekçe sundu ’Barış Anneleri’ ve DEM Partili milletvekillerinden oluşan heyet, Adalet Bakanlığına terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşme talebini içeren dilekçeyi sundu. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ve beraberindeki ‘Barış Anneleri’ heyeti, Anneler Günü dolayısıyla Adalet Bakanlığı önünde bir araya geldi. Heyet, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşme talebini içeren dilekçeyi Bakanlığa sundu. Dilekçenin teslim edilmesinin ardından Doğan, sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. DEM Parti olarak ’Barış Annelerine’ yalnızca eşlik ettiklerini aktaran Doğan, "Bu süreçte kolaylaştırıcı olmaya ve sözlerini taşıyabilecekleri zemini oluşturmaya çalıştık. Müzeyyen anne, buradaki üç anne adına başvurdukları siyasi partilerden olumlu geri dönüş aldıklarını ve kendileriyle diyalog kurmaktan memnuniyet duydukları ifade etti. Binlerce anne adına buradalar, artık hiçbir annenin ağlamaması ve bu sürecin başarıya ulaşması için isteklerini taleplerini ilettiler. Bu sürecin asıl muhataplarından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Abdullah Öcalan’ın da sürece katkılarının daha etkine hale gelebilmesi için gerekenlerin yapılmasını ifade ettiklerini söylediler. Umutlarının tazelendiğini ve bu sürece dair de kararlılıklarının devam edeceğini ifade ettiler" dedi.