SAĞLIK - 23 Ocak 2026 Cuma 10:05

Doğum kontrol yöntemlerinin kişiye özel belirlenmesi gerekiyor

A
A
A
Doğum kontrol yöntemlerinin kişiye özel belirlenmesi gerekiyor

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Sevgi Selen, doğum kontrol yöntemlerinin kişiye özel belirlenmesi gerektiğini vurguladı.


Doğum kontrol yöntemlerinin tek tip olmadığını belirten Dr. Selen, "Bu yöntemler genel olarak hormonal yöntemler, rahim içi araçlar, bariyer yöntemler ve kalıcı yöntemler olmak üzere dört ana grupta toplanır. Hekim önerisi olmadan hormonal yöntemlere başlanmasını önermeyiz. Doğum kontrol hapları, aylık ya da 3 aylık iğneler ve cilt altı implantları gibi hormonal yöntemler etkili olmakla birlikte, her kadına uygun değildir" dedi.



"Spiral seçiminde rahim yapısı önemli"


Toplumda spiraller olarak bilinen rahim içi doğum kontrol araçlarının bakırlı ve hormonlu olarak iki gruba ayrıldığını belirten Dr. Selen, "Bakırlı spirallerin farklı boyut ve şekilleri vardır. Rahmin yapısında doğuştan bir farklılık varsa, adet kanamaları çok uzun ve yoğunsa ya da sık vajinal enfeksiyon geçiriliyorsa bu yöntem her zaman uygun olmayabilir. Hormonlu spiral adet kanamasını azaltıcı etkisi nedeniyle bazı kadınlar için avantajlıdır. Ancak hormon içermesi nedeniyle yine kişinin sağlık durumu mutlaka hekim tarafından değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı.



"Kondom, cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlar"


Prezervatif ya da diğer adıyla kondomun ulaşım kolaylığı nedeniyle çok sık tercih edildiğini söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Sevgi Selen, şöyle devam etti:


"Kondomun en önemli avantajı, cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı da koruma sağlamasıdır. Ancak doğru ve düzenli kullanımı koruyuculuk açısından çok önemlidir. Bazı kişilerde lateks gibi materyallere bağlı alerji veya tahriş de görülebilir."



"Kadınlar için tüp bağlatma, erkekler için vazektomi"


Kalıcı doğum kontrol yöntemlerinin halk arasında ‘tüplerin bağlanması’ olarak bilinen cerrahi işlemler ve erkekler için vazektomi olduğunu belirten Dr. Selen, "Bunlar cerrahi işlemler olduğu için anestezi ve ameliyata bağlı riskler taşır. Ayrıca geri dönüşü olmayan yöntemlerdir. Bu nedenle genellikle diğer yöntemler uygun değilse ya da çocuk isteği kesin olarak sona ermişse tercih edilir" diye konuştu.



"Yöntem kişiye göre değişir"


Her kadın için en iyi doğum kontrol yönteminin farklı olabileceğini vurgulayan Dr. Selen, son olarak şunları söyledi:


"En doğru doğum kontrol yöntemi; kişinin sağlık durumuna uygun, korunmadan beklentisini karşılayan ve günlük yaşamında rahatlıkla uygulayabileceği yöntemdir. Bu nedenle doğum kontrol yöntemi seçerken mutlaka bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına danışılmalıdır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Aydemir’den Kayseri’ye çağrı: "Vatandaşımız Tıkyemek’e sahip çıkmalı" Kayseri Lokantacılar ve Pastacılar Odası Başkanı Altan Aydemir, yeniden başkan seçilmesinin ardından ilk projelerinin imalathane kurmak olacağını söyledi. Kayserili vatandaşlara da çağrıda bulunan Aydemir, "Vatandaşımızın kendini düşünerek, Tıkyemek’e sahip çıkması lazım" dedi. Kayseri Lokantacılar ve Pastacılar Odası Başkanı Altan Aydemir, gündeme dair açıklamalarda bulundu. Yeniden başkan seçilmesinin ardından yapacakları ilk projenin 16 bin metrekarelik alana imalathane kurmak olacağını dile getiren Aydemir; "Yeni dönemde göreve geldikten sonra yapacağımız ilk projemiz, imalathane kurmak olacak. Çalışmalarımızda da sonra yaklaştık. Şu anda 16 bin metrekare arsamızı temin ettik. Milli Emlak’tan bu arsanın satışını istedik. Önümüzdeki hafta içerisinde görüşmelerimizi yapıp, Ankara’dan satışını almaya gideceğiz. 16 bin metrekare alanımıza 50 tane dükkan sığıyor. Toplu sanayi sitesine benzer şekilde bizde de toplu imalathane olacak. Yufka, lokum, pasta ve yemek üreten kişilerin imalathanelerini bu yapacağımız alana taşımak istiyoruz. Şimdi bina altlarında üretim için ruhsat verilmiyor. Daha önceden ruhsatını alan vatandaşlarda yeni devir yaptığında alan kişi oraya tekrar ruhsat alamıyor. Biz şehrin hemen 6-7 kilometre dışında kuracağımız imalathaneyi İl Tarım Müdürlüğü’müzün kriterlerine göre yapacağız. Denetimlere gelindiğinde ‘burasının böyle olması gerekiyor’ demesine kalmaksızın projemizi yapacağız. Teknolojiye uyumlu, akıllı bir imalathane olacak. Burada iş yapacak üyelerimiz de kira öder gibi mülk sahibi olacaklar. Alan aldığı kadar yer yapacağız ve fazla kişiyi kaydetmeyeceğiz. Buraya başvuru yapacak üyemizin, imalat ruhsatı olması lazım. Devletimiz yapının yüzde 70’ini ödeyerek, yapılacak imalathaneyi teslim edecek. Burayı alacak üyemizde yüzde 30’unu ödedikten sonra devletimiz karşıladığı yüzde 70’lik kısmı ilk 2 yılı ödemesiz, 11 yıla yayıyor. Buradaki kullanabileceğimiz alan kısıtlı ama talep ulursa bir başka yerde yine proje yaparız. Projemiz Türkiye’de ilk olan bir proje olacak" ifadelerini kullandı. "Tıkyemek’e sahip çıkalım" Vatandaşların kendilerini de düşünerek, Tıkyemek projesine sahip çıkması gerektiğini ifade eden Aydemir; "Tıkyemek projemizde üyelerimizi tamamladık. 2 kurye firmasıyla görüştük. Birisi Kayseri’de diğeri de Ankara’dan geldi. Hatta önümüzdeki hafta içerinde görüşmelerimiz olacak. Tıkyemek hem esnafın kazandığı hem de vatandaşın kazandığı bir proje. Esnafımız bu projeye çok sahip çıktı. Çevre illerden de takip ediliyor. Oralarda da talep var ve çalışmalar yapılıyor. Tıkyemek’te bin 500 esnafımız var. Bu projemize marketleri de dahil etmek istiyoruz. Projemiz öncelikle Kayseri için. Aracı firma bizim üzerimizden rant elde ediyor. Türkiye genelindeki esnaflarımız bu durumdan çok muzdarip. Biz bu yüzden böyle bir proje geliştirdik. Tıkyemek artık hayatımıza girdi. Vatandaşımızın kendini düşünerek, Tıkyemek’e sahip çıkması lazım. Düşük fiyata aynı ürünü yemiş olacak" dedi. "Devletimizin büyük imkanları var" Çıraklık okulunda eğitim görüp, işletmelerde çalışan öğrencilerin sigortalarının devlet tarafından yapıldığını ve bunun esnaf için çok değerli olduğunu belirten Aydemir; "Çıraklıktan çıkıp, bizim işletmelerimizde iş öğrenen arkadaşlarımızın sigortasını devletimiz yapıyor. Bu önemli genç arkadaşımız merdivenden düşebilir. Belki başka bir kaza geçirebilir. Bu da işletmeye çok büyük külfet getirir. Devletimiz bunların önüne geçmek için çıraklık yapmak için yanımıza gelen arkadaşları sigortalı yapıyor. Bunun bile bizim için çok büyük artısı var. Devletimizin gerçekten çok büyük imkanları var. Önceden Bağ-Kur borcu olanlar hizmet alamıyorlardı. Şimdi Bağ-Kur’a borcu da olsa yıl sonuna kadar hastanelerde hizmet alabilirler. Benim ‘Bağ-Kur’a borcum var’ deyip, gitmemezlik etmesinler" şeklinde konuştu.
Konya KTO’da Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkan Yardımcısı Kutluhan Taşkın, Konya Ticaret Odası’nda (KTO) meclis üyeleriyle bir araya geldi. KTO Başkanı Selçuk Öztürk, "Reel sektörün sahadan gelen geri bildirimlerinin dikkate alınmasını, kamu ile özel sektör arasındaki istişare kültürünün güçlenmesini son derece kıymetli buluyoruz" dedi. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkan Yardımcısı Kutluhan Taşkın, Konya Ticaret Odası’nda Meclis Üyeleriyle bir araya geldi. Konya Ticaret Odası Şubat Ayı Meclis Toplantısı öncesinde gerçekleşen buluşmada, Türkiye’nin ekonomi politikalarının mevcut yönü ve bu politikaların reel sektör üzerindeki yansımaları kapsamlı şekilde ele alındı. Toplantıda, meclis üyeleri tarafından reel sektörün talep ve beklentileri dile getirilirken, Başkan Yardımcısı Taşkın yöneltilen soruları yanıtladı. Görüşmenin ardından Konya Ticaret Odası Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkan Yardımcısı Kutluhan Taşkın’ı Oda Meclislerinde ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, "Meclis üyelerimizle bir araya gelerek ekonomik gelişmeler ve reel sektörün beklentilerini paylaştığımız hemşehrimiz başkan yardımcımıza katılımları ve değerli katkıları için teşekkür ediyorum. Ekonomi politikalarının tasarımında reel sektörün sahadan gelen geri bildirimlerinin dikkate alınmasını son derece kıymetli buluyor; kamu ile özel sektör arasındaki istişare kültürünün daha da güçleneceğine inanıyoruz" dedi "Uygulanan politikalar ekonominin geleceğine olan inancımızı artırıyor" Konuşmasında küresel ve ulusal ekonomik gelişmelere de değinen Başkan Öztürk, son yıllarda yaşanan belirsizliklerin Türkiye ekonomisi açısından önemli bir sınama süreci oluşturduğunu ifade etti. Öztürk, "Pandemi sonrası oluşan kırılgan dengeler, artan jeopolitik riskler ve küresel finansal sıkılaşma süreci, ülkemizi de etkilemiştir. Bu dönemde özellikle 2023 sonrası uygulanan ekonomi politikalarının daha öngörülebilir, kural temelli ve dezenflasyonu merkeze alan bir çerçeveye oturtulmuş olması önemli bir kazanımdır" diye konuştu. Enflasyonla kararlı mücadelenin sürdürülmesi, mali disiplinin güçlendirilmesi ve para politikasında sadeleşme adımlarının orta vadede makroekonomik istikrar açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Öztürk, "Bugün gelinen noktada beklentilerin daha rasyonel bir zemine oturduğunu, finansal göstergelerde kademeli bir dengelenme sürecinin başladığını ve ekonomi yönetiminin piyasa mekanizmasını önceleyen bir yaklaşım sergilediğini görmekteyiz. Bu sürecin, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güçlü bir koordinasyon ve uzun vadeli bir perspektifle yürütülmesi, reel sektör olarak ekonomimizin geleceğine olan inancımızı artırmaktadır" ifadelerini kullandı. Başkan Öztürk, reel sektörün temel beklentisinin; enflasyonla mücadeleden taviz verilmeden, üretim kapasitesini, istihdamı ve ihracat potansiyelini koruyacak seçici ve hedefli desteklerin sürdürülmesi olduğunu belirterek, "Güçlü bir makroekonomik denge ancak güçlü ve sürdürülebilir bir reel sektör yapısıyla mümkündür" dedi. Ekonomik değerlendirmelerin ardından Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, oda ve iştiraklerinin Şubat ayı faaliyetlerine ilişkin bilgilendirme sunumunu meclis üyeleriyle paylaştı.