SAĞLIK - 12 Mayıs 2025 Pazartesi 17:36

"Erken tespit ve önlemlerle birlikte hipertansiyon ömür boyu kontrol altında tutulabilir"

A
A
A
"Erken tespit ve önlemlerle birlikte hipertansiyon ömür boyu kontrol altında tutulabilir"

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Kaplangöray, pek çok hastada hipertansiyona yol açan belirgin bir neden bulunamadığına dikkat çekerek, erken tespit ve önlemlerle birlikte hipertansiyonun ömür boyu kontrol altında tutulabileceğini dile getirdi.


Tedavi edilmeyen hipertansiyonun kalp krizi ve felç gibi hayati durumlara yol açabileceğine dikkat çeken Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Kaplangöray; erken tespit, önlem ve düzgün takiple hipertansiyonun ömür boyu kontrol altında tutulabileceğini belirtti. Kalbin vücuda kan pompalarken damar çeperine uyguladığı basınç olarak tanımlanan tansiyonun, sağlıklı bireylerde 140/90 mmHg’ nin altında seyrettiğini belirten Kaplangöray, tansiyon değerlerinin bu seviyeleri aşması durumunda ise hipertansiyon tanısı konulması gerektiğini söyledi. Kaplangöray, tedavi edilmeyen hipertansiyonun damarlara zarar vererek kalp krizi, felç ve böbrek hastalıkları gibi hayati risklere yol açabileceğini vurguladı.



"Çoğu zaman belirti vermediği için kişiler kendilerinde böyle bir sorun olduğunu fark edemiyor"


Yüksek tansiyonun çok sık görülen bir sorun olduğunu belirten Doç. Dr. Kaplangöray, "Araştırmalar, ülkemizde her 3 yetişkinden birinin yüksek tansiyon sorunu olduğunu gösteriyor. Risk faktörlerinden biri, yaştır. 35-56 yaş arası yetişkinliklerde yüksek tansiyon oranı daha da yükseliyor. Kadınlarda bu oranın erkeklere göre daha yüksek olduğu biliniyor. Çoğu zaman belirti vermediği için kişiler kendilerinde böyle bir sorun olduğunu fark edemiyor. O nedenle periyodik tansiyon ölçümü yapmak, yüksek tansiyon olup olmadığını anlamak için çok önemli" dedi.



Sessiz düşman olarak biliniyor


Hipertansiyonun genellikle belirti vermeden ilerlediği için "sessiz düşman" olarak tanımlanak uygun olacağına işaret eden Doç. Dr. Kaplangöray "Baş ağrısı, çarpıntı, halsizlik, kulak çınlaması, burun kanaması yapabilir. Ama çoğu zaman hiçbir belirti vermez. Yani kişi kendini iyi hisseder ama tansiyonu yüksektir. Dolayısıyla belli aralıklarla tansiyon ölçümü yapılmalıdır. Obezite, düzensiz beslenme, hareketsiz yaşam ve ailede erken yaşta hipertansiyon öyküsü gibi risk faktörleri olan bireylerin düzenli tansiyon ölçümü yapması ve gerekirse doktora başvurması önemlidir" şeklinde konuştu.



"Hastaların yüzde 95’inde neden bilinmiyor"


Hastaların yaklaşık yüzde 95’inde hipertansiyona yol açan belirgin bir neden bulunamadığını dile getiren Doç. Dr. Kaplangöray "Bu durum ‘esansiyel hipertansiyon’ olarak tanımlanır. Bu tip hipertansiyonun gelişiminde genetik yatkınlık, yüksek tuz tüketimi, obezite, sigara ve alkol kullanımı, stres ve düzensiz beslenme önemli rol oynar. Kalan yüzde 5’lik dilimde ise böbrek hastalıkları, tiroid ve böbrek üstü bezi sorunları, doğuştan gelen damar darlıkları ya da bazı ilaçların neden olduğu ‘sekonder hipertansiyon’ söz konusudur. Yüksek tuz tüketimi, obezite, sigara ve alkol kullanımı, stres ve düzensiz beslenme önemli rol oynar" ifadelerine yer verdi.



"Tanı konulması için düzenli ölçüm gerekir"


Hipertansiyon tanısının en basit ve etkili yolunun doğru yöntemle yapılan tansiyon ölçümü olduğunu aktaran Doç. Dr. Kaplangöray, tansiyonun ölçümünde oskültatuvar ve osilometrik tekniklerin kullanıldığını ifade etti. Oskültatuvar yöntemin, steteskop ve tansiyon aletiyle sağlık personeli tarafından uygulanan klasik ve güvenilir bir yöntem olduğunu; osilometrik yöntemin ise evde kullanıma uygun otomatik cihazlar ile yapıldığını söyledi. Ancak kalpte ritim bozukluğu gibi durumlarda manuel yöntemlerin daha doğru sonuçlar vereceğini de ekledi. Ölçümlerin farklı ortam ve cihazlarla yapılabileceğine değinen Doç. Dr. Kaplangöray doğru sonuç alınması için kişinin ölçümden önce en az beş dakika dinlenmiş olması, son yarım saatte sigara veya kahve tüketmemesi, ölçüm sırasında ayakların yere basması ve kolun kalp hizasında olması gerektiğini anlattı.


‘Beyaz önlük’ hipertansiyonu olarak bilinen durumun doktor muayenesinde ya da hastanede yapılan ölçümlerde yüksek değerlerin çıkması şeklinde geliştiğinden bahseden Doç. Dr. Kaplangöray, bu durumun gerçek hipertansiyondan ayırt edilmesi için evde düzenli ölçüm ya da 24 saatlik tansiyon holteri ile değerlendirme yapılması gerektiğini aktardı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Talas, geleceğini ortak akılla şekillendiriyor Talas Belediyesi, ilçenin geleceğini bilimsel veriler ve ortak akıl çerçevesinde şekillendirmek amacıyla önemli bir organizasyona daha imza atıyor. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün destekleriyle düzenlenen ‘Türkiye Yüzyılında Talas’ın Vizyonu’ çalıştayı, 24-25 Nisan 2026 tarihlerinde Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) 15 Temmuz Yerleşkesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Talas’ın geçmişini, bugününü ve geleceğini bütüncül bir bakış açısıyla ele almayı hedefleyen çalıştayda kentin kültürel, sosyal ve mekânsal gelişimi çok yönlü olarak değerlendirilecek. Alanında uzman akademisyenler, yerel yöneticiler ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla düzenlenecek programda, Talas’ın vizyonuna yön verecek önemli başlıklar masaya yatırılacak. Çalıştayın açılışında, mesleğinde 42 yılı geride bırakan deneyimli gazeteci Doğan Koca’nın Talas’ın önemli yapılarından ilham alarak hazırladığı "Tarihi Kapılar" fotoğraf sergisi sanatseverlerle buluşacak. İlçenin kültürel hafızasını yansıtan sergi, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurarak çalıştaya anlam katacak. İki gün sürecek çalıştayın ilk gününde ’Dün’ teması ele alınırken, ikinci gün ’Bugün’ ve ’Yarın’ başlıklarıyla devam edecek oturumlarda Talas’ın gelişim süreci kapsamlı şekilde analiz edilecek. Programın sonunda ise hazırlanacak sonuç beyannamesi ile ortaya çıkan fikirler somut bir yol haritasına dönüştürülecek. Başkan Yalçın: "Talas’ı sadece yönetmiyor, geleceğe hazırlıyoruz" Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, çalıştayın önemine dikkat çekerek; "Biz belediyeciliği yalnızca bugünü yönetmek olarak görmüyoruz. Talas’ı geçmişinden aldığı güçle geleceğe taşıyan bir vizyon ortaya koyuyoruz. Bu çalıştay, ortak aklın ve istişarenin en güzel örneklerinden biri olacak. Şehrimizin kültürel, sosyal ve mekânsal gelişimini bilimsel veriler ışığında ele alarak, daha yaşanabilir bir Talas için güçlü adımlar atacağız" dedi. Başkan Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye Yüzyılı vizyonu istikametinde Talas’ımızı daha ileriye taşımak için tüm paydaşlarımızla birlikte hareket ediyoruz. Bu çalıştaydan çıkacak sonuçlar, geleceğimizi şekillendiren önemli bir rehber olacak." Talas Belediyesi’nin vizyoner projeleri arasında yer alan çalıştay, yalnızca bir fikir alışverişi platformu olmanın ötesinde, ilçenin sürdürülebilir gelişimine katkı sağlayacak stratejik kararların alınmasına zemin hazırlayacak.
Kayseri KESOB ve ORAN iş birliği ile mesleki eğitim ve istihdama yönelik güçlü adım Kayseri Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin (KESOB), 2024 yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında destek almaya hak kazandığı ‘Yeşil Gelecek İçin Hibrit/Elektrikli Araç Tamir, Eğitim ve Bakım Merkezi Projesi’nde son aşamaya geldi. Toplam bütçesi 13 milyon TL olan ve elektrikli/hibrit araçların tamir, eğitim ile bakım süreçlerine yönelik mesleki eğitime odaklanan proje; kalifiye personel temininde güçlük çekilen bu stratejik alanda yeni istihdam fırsatları oluşturuyor. SOGEP desteği ile kurulan merkez, bölgede hem profesyonel eğitim hem de teknik servis hizmeti verecek şekilde kapsamlı bir yapıda tasarlandı. Çeşitli küresel elektrikli araç markalarıyla şimdiden temaslar kurularak, mesleki eğitim ve istihdam odaklı stratejik iş birliklerinin temelleri atıldı. Proje, sosyal kapsayıcı yönüyle dezavantajlı kesimler için fırsatlar barındırıyor Projenin uygulama aşamalarını yerinde incelemek amacıyla ORAN tarafından sahaya bir teknik ziyaret gerçekleştirildi. KESOB Başkanı Şeyhi Odakır ve Ajans Genel Sekreteri Yunus Emre Şeker’in katılımıyla düzenlenen değerlendirme toplantısında, projenin bölge ekonomisine katacağı değer masaya yatırıldı. Modern sınıfları, gelişmiş atölyeleri ve teknik donanımıyla merkez; özellikle ne eğitimde ne de istihdamda yer alan (NEET) genç işsizler ve kadınlara yönelik özel kurs programları düzenleyecek. Uygulamalı eğitimler ve staj imkanlarıyla kursiyerlerin iş gücü piyasasına doğrudan geçişi sağlanacak. Elektrikli/Hibrit Araçlarla Bire Bir Uyumlu Eğitim İmkanı Proje kapsamında envantere dahil edilen uygulama araçları sayesinde kursiyerler, doğrudan hibrit ve elektrikli araç teknolojileri üzerinde çalışma fırsatı bulacak. Bu sayede teorik bilgiyi pratikle birleştiren katılımcılar, kısa sürede sektörün ihtiyaç duyduğu yüksek donanım ve bilgi birikimine kavuşabilecekler. İlerleyen dönemde sanayi temsilcileriyle imzalanan protokoller neticesinde, merkezde eğitim alan ve stajını tamamlayan gençlerin doğrudan istihdam edilmesine yönelik somut ve sürdürülebilir adımlar şimdiden planlanmış durumda. KESOB Başkanı Odakır: "Türkiye’de öncü bir uygulama olacak" Projenin önemine dikkat çeken KESOB Başkanı Şeyhi Odakır; "Proje, Türkiye’de son dönemde sayıları hızla artan hibrit ve elektrikli araçların bakım ve tamiri alanında doğacak olan teknik personel ihtiyacını karşılamak üzere tasarlandı. Teorik ve pratik bilgiyi modern bir altyapıda buluşturan bu merkez, ülkemizde bir ilk olma özelliği taşımanın yanı sıra; Kayseri’miz, çevre illerimiz ve ülkemiz için kritik bir hizmet noktası haline gelecektir. Kayseri Valimiz Sn. Gökmen Çiçek başkanlığında gerçekleştirdiğimiz çok sayıda toplantıda da mesleki eğitimin öneminin altı her zaman çizildi ve projemizin yanında oldu. Bu vizyonla hareket ederek projemize ilk günden itibaren yanımızda olan ve aynı zamanda Kayserili hemşehrimiz olan Kalkınma Ajansları Genel Müdürümüz Ahmet Şimşek’e, Orta Anadolu Kalkınma Ajansımıza ve teknik personeline, ve emeği geçen tüm ekibimize teşekkürlerimi sunuyorum" ifadelerini kullandı. Proje sadece yeni nesil araçların tamiriyle sınırlı kalmayıp, Kayseri’de iş arayan gençler ve kadınlar için doğrudan bir imkân oluşturacak. ORAN ve KESOB’un el ele vererek hayata geçirdiği merkez, teorik eğitimi sahadaki uygulama ile birleştirerek kursiyerlerini daha mezun olmadan sektörün aranan isimleri haline getirmeyi hedefliyor. Güncel teknolojiyi iş gücüyle buluşturan bu adım, hem bölge esnafının dönüşümüne destek olacak hem de kalifiye eleman sorununa kalıcı ve insana dokunan bir çözüm sunması hedefleniyor.