TEKNOLOJİ - 13 Ağustos 2024 Salı 12:53

Eskişehir ekibi Bursa Gökyüzü Gözlem Etkinliğine katıldı

A
A
A
Eskişehir ekibi Bursa Gökyüzü Gözlem Etkinliğine katıldı

Eskişehir Bilim ve Sanat Merkezi’nden bir grup yönetici, öğretmen ve öğrenci, Bursa/Uludağ’da düzenlenen TÜBİTAK Gökyüzü Gözlem Etkinliği ’ne katıldı.


Türkiye’nin dört bir yanından gökbilim meraklılarını buluşturan ve her yıl Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen etkinliğe, Eskişehir’den başvurusu kabul edilen Emine Emir Şahbaz Bilsem ve TOBB BİLSEM den toplamda 16 öğrenci, onlara refakat eden 4 BİLSEM öğretmeni ve 1 BİLSEM yöneticisi katıldı. Katılımcı grup, gökyüzü ve uzay konularında ilgisi olan öğrencilerden ve bu alanda geçmişte de farklı çalışmalarda bulunmuş öğretmenlerden oluştu. Öğrenci ve öğretmenler çadır, mat uyku tulumu gibi ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla temin ettiler. Öğrenciler, etkinlik boyunca; bilim insanlarının sunumlarıyla öte gezegenler, uydu teknolojileri ve asteroitler gibi konularda bilgi sahibi oldular. Ayrıca, astronotlar Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever, uzay deneyimlerini gökyüzü meraklılarıyla paylaştı.


Öğrenciler etkinlik boyunca bilim insanlarıyla etkileşime geçtiler. Uzman astronomlar eşliğinde gerçekleşen gökyüzü gözlemleri ile gecenin ve uzayın karanlığını heyecanla birlikte aydınlattılar. Farklı atölye çalışmalarına, sanal gerçeklik ile ISS deneyimine, teleskop yapımı gibi etkinliklere dâhil olan öğrenciler birbirinden değerli kazanımlar elde ettiler.


Eskişehir BİLSEM Ekibi, Bursa Gökyüzü Gözlem Etkinliğini unutulmaz hatıralar, bilim ve teknolojinin ışığında edinilen birbirinden değerli bilgilerle tamamladılar. Öğrenciler ve bu alanda çalışmaları olan öğretmenlerimize, Eskişehir’de yapacakları çalışmalar için katıldıkları bu etkinliğin olumlu katkı sunmasının beklendiği belirtildi.



Eskişehir ekibi Bursa Gökyüzü Gözlem Etkinliğine katıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dilovası’ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi. "Patlamalar peş peşe oldu" Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay’ın yandığını gördüm. Hürol’un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail’i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi. "İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi" Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş’u tehlike konusunda uyardığımda bana ‘Biz önlemlerimizi aldık’ dedi" diye konuştu. "Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım" Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı. "Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı" Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi. "Bir işçi ‘İçimde kötü bir his var’ dedi" Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva’da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, ‘İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var’ dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı. "Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar" Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112’yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş’u aradım, ‘Yangın var, hemen gel’ dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken ‘Karıştırıcıda kıvılcım çıktı’ dedi. Ataşehir’deki merkez ofiste Kurtuluş’un çocukları kalıyordu. Ayten’e olay günü, ‘Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı?’ diye sorduğumda bana, ‘İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti’ dedi" ifadelerini kullandı. "Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz" Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.