GÜNDEM - 06 Kasım 2025 Perşembe 10:31

Eskişehir’de açılan ’stres evi’ne girenler eşyaları kırıp rahatlıyor

A
A
A

Eskişehir'de açılan stres evine giren vatandaşlar, yarım saatlik seansta işletme içindeki eşyaları gönüllerince kırarak stres atıyor. İşletme sahibi Erhan Çalık, "Genellikle ilişkilerinde problem yaşayan hanımefendiler geliyor. Geçen gelen bir hanımefendi, nişanlısıyla tartışmış; ‘Onun kafasını kırmamak için buradaki eşyaları kırmak istiyorum' dedi" diye konuştu.

 Eskişehir'de yaşayan esnaf Erhan Çalık, ilginç fakat son zamanlarda oldukça popüler olan bir işletme açtı. Tepebaşı ilçesinde açılan 'Stres Evi' isimli işletmeye gelen vatandaşlar, bin TL ödeyip içerdeki ev eşyalarını gönüllerince kırıp döküyor. 30 dakika süresi olan müşteriler kırıp dökmeden önce ise koruyucu elbise ve ekipmanları giyip, belli şartları kapsayan sözleşmeye imza atıyor. Daha sonra içeri alınan vatandaşlar balta, beyzbol sopası ve süpürge gibi materyallerle eşyalara vurmaya başlıyor. Hurdadan alınan beyaz eşyalar, kırıldıktan sonra ise yine eskiciye satılıyor.

Eskişehir’de açılan ’stres evi’ne girenler eşyaları kırıp rahatlıyor

Sevgiliyle kavga edenler ortalığı dağıtıp stres atıyor

İşletme sahibi Çalık, daha çok eşi ya da sevgilisiyle kavga eden kadınların geldiği ve içeride her şeyi kırdıklarını, bazen içeri girdiklerinde ortamın tanınamayacak kadar dağıtıldığını aktardı.

Eskişehir’de açılan ’stres evi’ne girenler eşyaları kırıp rahatlıyor

"Kırdıkları eşyalar genellikle rahat parçalanıp dağılabilecek türden"

İlgiden memnun olduğunu söyleyen Çalık, "Daha çok ilişkisinde problem yaşayan arkadaşlarımız geliyor. Bizim amacımız şu: İnsanların anlık öfkeyle yanlış kararlar vermesini istemiyoruz. Ayrıca kendi eşyalarına zarar vermelerini de istemiyoruz; bunu doğru bulmuyoruz. Burada kırıp dökebilecekleri kullanılmayan birçok eşya var. Hem ilişkiler bozulmasın hem de insanlar stres atsın diye böyle bir girişimde bulunduk. Tabii ki öfke kontrolsüzlüğünü tasvip etmiyoruz; kontrollü öfke ve stres atmak için doğru bir alan oldu. Koruma konusunda hassasiyet gösteriyoruz: Tulumlar, kasklar ve siperlikler, eldivenler sağlıyoruz. Yapılması ve yapılmaması gerekenleri oyun öncesinde dikkatlice belirtiyoruz; katılımcılar da bu hassasiyeti gösteriyor. Güvenlik bizim için öncelikli konumuz; anbean her anı izliyoruz. İsterlerse görüntülerini de onlarla paylaşabiliyoruz. Süreyi yarım saatte sınırlandırıyoruz; yarım saat bile fazla geliyor aslında. 20-25 dakika içinde deşarj olabiliyorlar. 30 dakika ama istediklerinde ekstra süre tanıyabiliyoruz. Beyzbol sopalarımız, çekicimiz, baltamız ve mini balyozumuz var. Kırdıkları eşyalar genellikle rahat parçalanıp dağılabilecek türden, televizyonlar ve benzeri eşyalar var. Ayrıca klavyeler çok rağbet görüyor çünkü hızlı ve rahat dağılabiliyorlar. Eski tip radyolar, hoparlörler, kullanılmayan beyaz eşyalar, elektrik süpürgeleri gibi eşyalar da var. Hurdadan geri dönüşüme katkıda bulunuyoruz; aslında onları parçalama kısmından kurtarıyoruz" diye konuştu.

Eskişehir’de açılan ’stres evi’ne girenler eşyaları kırıp rahatlıyor

"Onun kafasını kırmamak için buradaki eşyaları kırmak istiyorum"

Genellikle trafikte sorun yaşayan vatandaşların ve eşiyle tartışan kadınların dükkânda stres attığına değinen Çalık, "Katılımcılar genellikle trafik kavgası yaşayanlar değil; ilişkide problem yaşayanlar tercih ediyor ve özellikle hanımefendiler daha çok geliyor. Muhtemelen evdeki bardak, tabak kırmak yerine buradaki şeyleri kırmayı tercih ediyorlar. Bir hatıramız da şu: Geçenlerde bir hanımefendi geldi, nişanlısıyla tartışmış; "Onun kafasını kırmamak için buradaki eşyaları kırmak istiyorum" dedi. Güzel bir hatıraydı; iyi de parçaladı bu arada. Biz de şaşırdık. Çıktığında "tüy gibi oldum, çok teşekkür ederim" dedi. Memnun kalıyorlar" dedi.

Bahadır Turgut - Yüksel Gazi Yumlu - Eren Berk Yıldız

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Seyh’ül Kurra Hafız Yılmaz, Vali Makas’ı ağırladı Düzce Valisi Mehmet Makas, Seyh’ül kurra, Kur’an-ı Kerim’i yedi kıraat ve on rivayet üzere ezberleyip, bu alanda icazet almış hafızların, kıraat ilmi konusunda en üst düzey yetkinliğe sahip olan, en bilgili ve en kıdemli öğretici hayırsever Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Son Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Düzce’ye atanan Mehmet Makas, Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Mehmet Makas, "Kıymetlilerimizden Kurra Hafızımız Fahri Yılmaz Hocamıza iadeyi ziyarette bulunarak duasına talip olduk. Rabbim ilim ve kurana hizmet yolunda uzun sağlıklı ömürler versin" dileğinde bulundu. Yılmaz’da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti. Ziyarette Fahri Yılmaz’ın oğlu İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Damadı Cihan Karadayı’da hazır bulundu. Vali Mehmet Makas, Yılmaz’ın kütüphanesini inceledi bilgiler aldı. Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz Kimdir? 1946 yılında Düzce Merkez Beçiyörükler Köyü’nde doğan Fahri Yılmaz, küçük yaşlarda Kur’an-ı Kerim eğitimine başladı. Konuralp Merkez Camii’nde aldığı derslerin ardından Düzce Merkez Kur’an Kursu’nda hafızlığını tamamladı ve 1962 yılında diplomasını aldı. İmam hatip eğitimini bitirdikten sonra çeşitli camilerde görev yaptı. 1980 yılında İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun oldu. Düzce Cedidiye Camii’nde uzun yıllar imam hatiplik yapan Yılmaz, İstanbul Haseki’de ilmi kıraat eğitimi alarak 1986’da icazetname aldı. Yaklaşık 25 yıl ders veren Yılmaz, çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Köy camisinin yeniden inşasına öncülük ederek 2014 yılında ibadete açılmasını sağladı. Halen ilmi ve hayır çalışmalarını sürdürüyor.
Ankara TFMD ‘Yılın Basın Fotoğrafları’ yarışmasında İHA’ya 4 ödül Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD) tarafından 41 yıldır düzenlenen "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının sonuçları açıklandı. Yılın basın fotoğrafı ödülü İHA’ya verilirken, İHA foto muhabirleri Ahmet Faruk Sarıkoç ve İsmail Coşkun toplamda 4 ödüle layık görüldü. Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) düzenlediği "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının 2026 sonuçları açıklandı. Yarışmanın 41. yılında, ödüller çevre sorunları ve iklim değişikliğine dikkat çeken karelere verildi. Yarışmada, İHA foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç’un Arnavutköy’de çektiği fotoğraf "Yılın Basın Fotoğrafı" seçilirken, aynı kare çevre kategorisinde de birincilik ödülüne layık görüldü. İHA foto muhabiri İsmail Coşkun da iki ödüle layık görüldü. Coşkun, İstanbul’da çektiği fotoğraflarla TFMD Özel Ödülü ile Deprem Şehitleri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. 5 binin üzerinde fotoğrafın arasından seçildi 2025 yılında meydana gelen olaylardan 5 binin üzerinde fotoğrafın değerlendirildiği Yılın Basın Fotoğrafları’nda 6 farklı kategoride 23 fotoğraf ve 3 fotoğraf serisi ödüle layık görüldü. TFMD’nin her yıl bir isme verdiği Yaşam Boyu Onur Ödülü’ne bu sene 75 yaşındaki tecrübeli foto muhabiri Kadir Can layık görüldü. Organizasyona 343 foto muhabiri ve fotoğrafçının yanı sıra 47 öğrenci olmak üzere toplam 390 kişi katıldı. Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, ASKA Lara Resort, AJet, SGDD-ASAM ve Vakıflar Genel Müdürlüğü desteği ile düzenlenen yarışmada verilen toplam para ödülü ise 335 bin lira olarak açıklandı. Yılın basın fotoğrafının hikayesi İhlas Haber Ajansı foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç, ödül alan fotoğrafının hikayesini şu sözlerle aktardı: "İstanbul’un kuzeyinde, Arnavutköy ilçesine bağlı Hacımaşlı Mahallesi üzerinde drone ile yaptığım bir çekim sırasında bu kareyi yakaladım. Gökyüzünden baktığınızda İstanbul’un nasıl büyüdüğünü, hatta nasıl yön değiştirdiğini çıplak gözle görmek mümkün oluyor. Bir tarafta henüz yeşilliğini koruyan tarım arazileri, diğer tarafta hızla yükselen yüzlerce konut Ortada ise İstanbul’un su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı. Bu üç unsur aynı kadrajda buluştuğunda, aslında tek bir fotoğraf değil; İstanbul’un dönüşüm hikâyesi ortaya çıkıyor. Dronu yüzlerce metre yükselttiğimde karşıma çıkan manzara çarpıcıydı: Bir zamanlar tarlaların ve boş arazilerin bulunduğu bölgede dev bir şantiye yükseliyordu. İnşaatların oluşturduğu beton dokusu, hemen yanındaki canlı yeşil tarlalarla keskin bir tezat oluşturuyordu. Bu fotoğrafı çekerken amacım sadece bir manzara kaydetmek değildi. İstanbul’un büyümesini, şehirleşmenin doğayla olan sınırını ve geleceğe bırakacağımız manzarayı tek karede anlatabilmekti. Çünkü yukarıdan bakınca şehir, sadece binalardan ibaret değil; kararlarımızın ve tercihlerimizin de bir haritası gibi görünüyor. ‘Büyüyen İstanbul’ adlı bu kare, bir metropolün genişleme hızını ve doğayla kurduğu hassas dengeyi anlatan sessiz bir belge niteliğinde." Yılın Basın Fotoğrafları Genel Jüri Başkanlığını Foto Muhabiri Coşkun Aral, Türkiye Güzellikleri Jüri Başkanlığını ise Fotoğraf Sanatçısı İzzet Keribar üstlenirken, yarışmanın jüri üyeleri arasında Depo Photos Yayın Yönetmeni Tolga Adanalı, Medya İş Genel Başkan Yardımcısı Zihni Oğuz Akın, AFP Foto Muhabiri Adem Altan, İhlas Haber Ajansı Genel Yayın Koordinatörü İrfan Altıkardeş, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Seçil Deren Van Het Hof, TFMD Başkanı Rıza Özel, Foto Muhabiri Sebati Karakurt, Fotoğraf Sanatçısı Sefa Yamak bulunuyordu. Özel jüri olarak ise Vakıflar Genel Müdürlüğü Temsilcisi Gül Aşık, Gençlik ve Spor Bakanlığı Temsilcisi İlhan Demir, ASKA Otels Temsilcisi Cengiz Kesici, SGDD-ASAM Başkanı Cumhur Özen, AJET Temsilcisi Saffet Yiğit yer aldı.