ASAYİŞ - 26 Şubat 2026 Perşembe 09:41

Eskişehir’de ilginç kaza; belediye ekipleri yaşlı çiftin evini adeta başına yıktı

A
A
A
Eskişehir’de ilginç kaza; belediye ekipleri yaşlı çiftin evini adeta başına yıktı

Eskişehir’de cadde genişletme işlemi yapan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, 73 yaşındaki Emine ve 78 yaşındaki Seyfi Aydoğan çiftinin yaşadığı müstakil evin duvarını yıkıp şebeke suyu hattını patlattı. Olay sonrası konutta büyük hasar oluşurken, yaşlı çift bodruma dolan suyu ve molozları temizledi.


Olay, Tepebaşı ilçesi Yeşiltepe Mahallesi Bilgeç Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre cadde üzerinde cadde genişletme çalışmaları kapsamında çalışma yapan belediye ekipleri ekskavatörle, Seyitali sokak ve cadde kesişimindeki 73 yaşındaki Emine ve 78 yaşındaki Seyfi Aydoğan’ın yaşadığı müstakil evin duvarını kırıp, şebeke suyu hattını patlattı. Yine ekskavatörün darbesi ile yaşlı çiftinin bahçe duvarı da hasar alırken, yıkılma ihtimali bulunan bahçedeki duvarın geriye kalan kısımları korkuttu. Patlayan şebeke suyu sonrası evin bodrum katına su dolarken, duvarı yıkılan salondan içeri ise moloz yığınları döküldü. Durum karşında şok olan ve o esnada evde bulunan 73 yaşındaki Emine Aydoğan, ne yapacağını bilemediğini anlattı.


Bodrumdaki suyu süngerle temizlediler


Yaşlı çift, içerideki moloz yığınlarını temizlerken bodrum kattaki suyu ise sünger ve kovalarla tahliye etti. Belediye ekiplerince hasar tespit edilirken duvarın kırılan bölümü tuğla ile örülerek kapatıldı. Öte yandan çalışmaları yakından takip eden 78 yaşındaki Seyfi Aydoğan isimli yaşlı adam ekipleri evine hasar vermemesi konusunda uyardığını iddia etti.


"Borumdan bir ton su çıkardım"


Konuyla alakalı 73 yaşındaki Emine Aydoğan, "O esnada Seyfi amcan dışardaydı. Bizim burada kiremitler vardı, kiremitlere ekskavatör darbe vurunca o taraf böyle yıkıldı. Ben o sırada evdeydim. Bu arkamda olan kısım bahçe duvarıydı, ama bahçe boştu. Korkmaz olur muyum? Tabii ki duvar yıkılınca biraz korktum. Bodrumumu su bastı, borumdan bir ton su çıkardım" dedi.


"Şimdi zarar gelecek diye gözetliyorum"


Ekipleri uyardığını söyleyen ve ona rağmen evinin yıkıldığını ifade eden Seyfi Aydoğan, "Kepçe çalışırken bizim duvarı da göçürdü. Aslında bahçede bir alan vardı orayı yıktı. Tabii kepçeci bilemedi herhalde. Benim kiremitleri de görünce oradan kiremitlere kepçeyi indirdi. Benim bahçe duvarı çöktü. Salonumun duvarı da göçtü. Tabii kasıt yok. Bize çalışma yaparken haber vermediler. Bahçede bir sürü malzemem vardı. Motosikletim vardı, çamaşır makinesi vardı, eski yedekte duruyordu. Onun üstüne şimdi tahtalar düştü. Eşyalarım tahtaların altında şimdi bilemiyoruz durumlarını. Sonra burada belediye suyu kesmemiş. Benim bodrumuma su doldu. Hanım sabahtan beri kovayla su taşıdı. Yani kasıt yok, ama suyu bari kesebilirlerdi. Hanımda 75-74 yaşında. Soğuktan etkilenmedik. Buradan bakıyorum yani başka yerden zarar gelecek diye gözetliyorum. Şimdi yapıyorlar, Allah razı olsun. Yani mağduriyetimizi gideriyorlar. Tabii hiç olmasaydı onlara da işçilik olmazdı, bizim için de zarar olmazdı" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Beyaz örtü yerini yeşil örtüye bıraktı Şanlıurfa’da geçtiğimiz ay yağan karın ardından 1 aydır aralıklarla devam eden yağmurlar, kuraklıktan bunalan toprağa adeta can suyu oldu. Beyaz örtünün ardından her yer yeşile dönerken şubat ayında ahırlarda olması gereken hayvanlar ise doğada otluyor. Şanlıurfa’da bu kış etkili olan yağış, çiftçi ve hayvan besicilerinin yüzünü güldürdü. Son 2 yıldır susuzlukla mücadele eden üretici, bu yıl gökyüzünden gelen rahmetle yeniden umutlandı. Beyaz örtünün ardından tarlalar yeşile bürünürken, meralar ise adeta yeniden hayat buldu. Kuruyan dereler uzun zaman sonra yeniden akarken küçük göletler de suyla doldu. Havyanlar bir ay erken doğaya çıktı Daha önceki yıllarda mart sonu ve nisan başında arazilerde otlar yeşerirken bu sene yağan kar ve yağmur nedeniyle doğa erkenden yeşile büründü. Şubat ayında ahırlarda saman ve kuru otlarla beslenen hayvanlar doğaya erken çıkarıldı. Çiftçiler çok mutlu Kuraklığın en ağır hissedildiği dönemlerde büyük sıkıntılar yaşadıklarını belirten Abdulkerim Sert, "Burada tarım ve hayvancılıkla uğraşıyoruz. İki sene önce yağmur yoktu, kuraktı. Biz çiftçiler ve bölge olarak etkileniyorduk. Zorluk da çekiyorduk. Hem hayvancılıkta hem tarımda sıkıntı çektik. Şükür bu sene kar ve ardından gelen yağmurlar şubat ayında olmamıza rağmen her yer yemyeşil oldu. Şimdi hayvanlarımız içerde olması gerekirken tarlada, merada otlatıyoruz" diye konuştu.
İstanbul Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez ve eşinden Gazze’ye destek Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez ve emekli eşinden, zulüm altında olan Gazze’ye anlamlı bir destek geldi. Başkan Çerkez ve eşi, maaşlarını Gazze’deki savaş mağdurları için iftar sofrası kurulması amacıyla Türk Kızılayı’na bağışladı. Tüm İslam âleminin birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını en güçlü şekilde yaşadığı bu mübarek günlerde Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez, bir aylık belediye başkanlığı maaşını; eşi Hatice Çerkez ise bir emekli maaşını bağışlayarak Gazze’nin Deir El Balah bölgesinde üç gün boyunca iftar sofralarının kurulmasına katkı sağladı. Söz konusu bağış, Türk Kızılayı aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Ramazan ayının dayanışma ve paylaşma ruhunu yaşatmak amacıyla gerçekleştirilen yardım kapsamında, Gazze’de zor şartlar altında hayatını sürdüren insanlar için üç gün boyunca iftar organizasyonu düzenlendi. Kurulan iftar sofralarında çok sayıda savaş mağduru, oruçlarını birlikte açma imkânı buldu. Bağış süreci Türk Kızılayı üzerinden gerçekleşirken, organizasyona Türk Kızılayı Çekmeköy Şube Başkanı Abdüsselam Zurel aracılık etti. Yapılan destekle Deir El-Balah bölgesindeki ailelere Ramazan ayında sıcak yemek ulaştırılarak örnek bir çalışmaya imza atıldı. Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez, "Gazze’de masum sivillerin, özellikle çocukların ve ailelerin çok zor şartlar altında yaşam mücadelesi verdiğini büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz. Ramazan ayının rahmet, merhamet ve paylaşma ikliminde, oradaki kardeşlerimizin sofralarına bir nebze de olsa katkı sunabilmek amacıyla eşimle birlikte maaşlarımızı bağışlama kararı aldık. Dayanışmanın sınırları aşan bir değer olduğuna inanıyor, zor günlerden geçen Gazze halkının yanında olduğumuzu ifade etmek istiyoruz" dedi. Gerçekleştirilen bağış ile Gazze halkına manevi destek sunulması ve Ramazan bereketinin paylaşılması hedeflendi.