EĞİTİM - 11 Şubat 2026 Çarşamba 10:28

Eskişehir’de mülteci eğitimiyle ilgili önemli adım

A
A
A
Eskişehir’de mülteci eğitimiyle ilgili önemli adım

Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi’nin yürütücüsü olduğu ’Sosyal Adalet İçin Bir Adım: Mülteci Eğitiminde Öğretmenlerin Güçlendirilmesi Projesi’nin açılış töreni gerçekleştirildi.


Proje, Anadolu Üniversitesi yürütücülüğünde Eskişehir Odunpazarı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve İbrahim Karaoğlanoğlu İlkokulu iş birliğiyle hayata geçirildi. Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen Erasmus+ KA220 Okul Eğitimi Alanında İş Birliği Ortaklıkları Programı kapsamındaki ’Step for Social Justice: Strengthening Teacher in Refugee Education Project’ adlı projenin açılış töreninde Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu konuşma yaptı. Toplumsal uyumun insani boyutundan ve kültürel zenginlikten bahseden Kaymakam Ulu, "Bu programın en temel amacı, mültecilerin de bizler gibi duyguları, hayalleri ve idealleri olan birer insan olduğunu kendi insanımıza öğretebilmektir; zira bu bilinci özellikle eğitimin kilit taşı olan öğretmenlerimize aşılayabilirsek toplumsal uyumun önündeki en büyük engeli aşmış oluruz. Sosyal adaletin doğru yönetilmesi ve farklı kültürlerin bir zenginlik olarak görülmesi gerektiğine inanıyorum; nitekim Eskişehir’in Boşnak, Arnavut ve Çerkez gibi farklı gruplarla oluşturduğu hoşgörü ortamı, bu çeşitliliğin medeniyetimizi nasıl güçlendirdiğinin en güzel örneğidir. Farklı ülkelerden insanların bir araya gelmesi aradaki mesafeleri kısaltarak gelecekteki çatışmaları azaltacaktır; bu doğrultuda Eskişehir’i projeler konusunda Türkiye’nin öncü illerinden biri haline getiren tüm çalışma arkadaşlarıma ve destek veren üniversitemize şükranlarımı sunuyorum" dedi.



"Atatürk’ün dediği gibi; eğitimde feda edilecek tek bir fert yoktur"


Akademik tanımlardan, dezavantajlı gruplardan ve okulların kritik rolünden bahseden Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Diken, "Sayın Kaymakamım, değerli müdürlerim ve kıymetli misafirler, uzmanlık alanım olan dezavantajlı gruplar ve özellikle mülteci çocukların eğitimi üzerine yürütülen bu anlamlı projede sizlerle bir arada olmaktan mutluluk duyuyorum. En temel tanımıyla mülteci; can güvenliği ve zulüm gibi ciddi nedenlerle ülkesinden ayrılmak zorunda kalan, uluslararası koruma arayan kişidir. Bu bireyler; farklı dil, din ve kültürden gelerek yabancı oldukları bir ortama uyum sağlamaya çalışan, eğitim dahil her alanda özel desteğe ihtiyaç duyan bir gruptur. Başöğretmen Atatürk’ün "Eğitimde feda edilecek tek bir fert yoktur" sözünden hareketle, mülteci çocukların topluma entegre olmasında ve iyi birer vatandaş olarak yetişmesinde okullar en kritik noktadır. Bu süreçteki en önemli güç ise öğretmenlerimizdir. Öğretmenler, çocukların hem akademik hem de sosyal becerilerini geliştiren, adeta bir "katalizör" görevi üstlenen, zorlu değişkenlerle baş eden gizli kahramanlardır. Ulusal Ajans’ın desteğiyle hayata geçen bu projenin en değerli yanı, binlerce çalışma arasından sıyrılıp somut çıktılarla insana dokunmasıdır. Mesleki gelişim programları sayesinde öğretmenlerimizi strateji ve bilgiyle donatarak onları daha güçlü kılmayı hedefliyoruz. Emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyor, projenin daha kapsayıcı bir toplumun inşasına vesile olmasını temenni ediyorum" ifadeleri kullandı.



"Kanada 30 bin mülteci için hazırlık yaparken, bizim ülkemizde 3 milyon mülteci bulunuyordu"


Ülkeler arası hazırlık farkına ve yerel ihtiyaçlara değinen Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürü Aydın, şunları söyledi:


"Dünyadaki 120 milyon mülteci gerçeği karşısında devletlerin alması gereken tedbirlerin önemini vurgulamak istiyorum. 2017 yılında Kanada’da bulunduğum sırada, oradaki kamuoyunun 30 bin mülteci için yaptığı titiz hazırlıkları ve çocuklarda merhamet duygusunu uyandırmak adına yürüttükleri sosyal projeleri bizzat gözlemledim; o dönemde bizim ülkemizde ise halihazırda 3 milyon mülteci bulunuyordu. Coğrafyamızın bir gereği olarak ağırladığımız bu mültecilerin entegrasyonu ve eğitimi konusunda kat edecek çok yolumuz olduğuna inanıyorum. Özellikle Eskişehir ölçeğinde eğitim gören 6 bin 500 mülteci öğrencimizin uyum süreci için öğretmenlerimizin kişisel ve mesleki gelişimine büyük katkı sunacak olan bu projeyi son derece kıymetli buluyorum. Ulusal Ajans’ın attığı bu doğru adıma destek veren üniversitemize, çalışma arkadaşlarıma ve bizleri yalnız bırakmayan Sayın Kaymakamımıza şükranlarımı sunuyorum."



"Mülteci sayısının yüzde 80 artması, eğitime adil erişimi hayati bir öncelik haline getirmiştir"


Projenin teknik geçmişinden, uluslararası ortaklarından ve somut hedeflerinden bahseden proje koordinatörü Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersoy ise, "Bugün burada mülteci eğitimi konusunu projemiz noktasında ele almak amacıyla toplanmış bulunmaktayız. Bu çalışma, daha önce Eskişehir’de Odunpazarı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, İbrahim Karaoğlanoğlu İlkokulu ve Yunanistan, Malta, İtalya’dan ortaklarımızla yürüttüğümüz projenin bir devamı niteliğindedir; önceki çalışmamızda öğretmenlerimizin sosyal adalet konusunda eğitim ihtiyaçları olduğunu belirlememiz bizi bu yeni adıma yöneltmiştir. Avrupa Birliği tarafından desteklenen projemiz; Anadolu Üniversitesi koordinatörlüğünde Macerata, Malta ve Selanik Aristoteles Üniversiteleri ile yerel ve uluslararası okulların yer aldığı oldukça geniş bir ortaklık yapısıyla yürütülmektedir. Proje koordinatörü olarak şahsım ve değerli meslektaşlarım Doç. Dr. Bülent Alan ile Dr. Öğr. Üyesi Mediha Güner Özer’in yer aldığı ekibimizle; mülteci eğitiminde sosyal adalet uygulamalarını analiz etmeyi, öğretmenler için mesleki gelişim programı tasarlamayı, kapsayıcı bir eylem planı oluşturmayı ve yapay zekâ destekli açık erişim bir dijital öğrenme platformu geliştirmeyi hedefliyoruz. Dünyada yerinden edilen insan sayısının son beş yılda 70 milyondan yaklaşık 120 milyona çıkarak %80 oranında artması, mülteci çocukların eğitime adil erişimini hayati bir öncelik haline getirmiştir. Araştırmalar, bu öğrencilerin uyum ve dışlanma gibi sorunlar yaşadığını, öğretmenlerimizin ise bu süreçte daha sistematik bir pedagojik desteğe ihtiyaç duyduğunu göstermektedir. Bizler de bu projeyle, öğretmenlerimizin sosyal adalet yeterliliklerini güçlendirerek bu birikimi sınıf içi uygulamalara dönüştürmeyi amaçlıyoruz" diye belirtti.


Tören, Anadolu Üniversitesi Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Halk Dansları Topluluğu’nun zeybek gösterisi ve İbrahim Karaoğlanoğlu ilkokulu öğrencilerinin gösterileriyle sona erdi.


Programa; Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürü Sinan Aydın, Eskişehir İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Muammer Demirkan, Odunpazarı İlçe Millî Eğitim Müdürü Murat Sertsöz ve çok sayıda kişi katıldı.



Eskişehir’de mülteci eğitimiyle ilgili önemli adım

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Nazilli’de Emniyet Teşkilatı’ndan Kızılay’a kan desteği Aydın’ın Nazilli ilçesinde İlçe Emniyet Müdürlüğü çalışanları Kızılay’ın çağrısına kayıtsız kalmadı ve kan bağışında bulundu. Nazilli İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen kan bağışı kampanyası yoğun ilgi gördü. Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan ve Cumhuriyet Başsavcısı Murat Dilsiz, İlçe Emniyet Müdürü Erdal Esen’in ev sahipliğinde düzenlenen kan bağışı kampanyasına katkıda bulunan emniyet mensuplarına teşekkür etti. Kan bağışının önemine dikkat çeken Kaymakam Kan ve Başsavcı Dilsiz, geçtiğimiz ay Nazilli Adliyesi çalışanlarının da kan bağışında bulunduklarını ifade etti. Aydın Kızılay Kan Bağışı Merkezi Kan Bağışçısı Kazanım Uzmanı Ali Yalçınkaya ve ekibinin Nazilli İlçe Emniyet Müdürlüğü ile birlikte organize ettiği kampanyada emniyet teşkilatı çalışanlarından 100’e yakın kan bağışında bulunuldu. Nazilli İlçe Emniyet Müdürü Erdal Esen başta olmak üzere birim amirleri ve tüm personel bağış için sıraya girerek birbirleri ile yarıştı. Aydın Kızılay Kan Bağışı Merkezi Kan Bağışçısı Kazanım Uzmanı Ali Yalçınkaya, desteklerinden dolayı emniyet teşkilatına plaket takdim etti. "İnşallah toplumumuza da bu örnek teşkil eder" Duyarlı davranışlarından dolayı personeline teşekkür eden Nazilli İlçe Emniyet Müdürü Erdal Esen, "Bugünkü Kızılayın kan bağışı destek kampanyasına emniyet teşkilatımız çok büyük bir ilgi gösterdi. Bu ilgilerinden dolayı kendilerine çok teşekkür ediyorum. Bu kampanyaya 100’ün üzerinde bir katılım olduğunu düşünüyorum. İnşallah toplumumuza da bu örnek teşkil eder" dedi. "Hayata dokunabilecek en güzel çalışma" Geçtiğimiz aylarda kendilerinin de kan bağışında bulunduklarını ifade eden Nazilli Cumhuriyet Başsavcısı Murat Dilsiz, "Biz de Adalet Teşkilatı olarak genel itibariyle Kızılayımıza destek amaçlı hemen hemen 3 ayda bir kan bağışı kampanyası düzenleyip elimizden geldiğince destek vermeye çalışıyoruz. Sosyal sorumluluk projesi ve hayata dokunabilecek en güzel çalışmalardan bir tanesi kan bağışında bulunmak. Dokunmadığımız, görmediğimiz insanların hayatına bir katkı sağlamak açısından en büyük fırsatı tüm vatandaşlarımızın da kaçırmamasını ve bu konuda destek vermelerini tüm vatandaşlarımızdan bilhassa istiyoruz" dedi. "Polislerimizin verdiği bu kanlar şifa olacak" Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan, "Bugün İlçe Emniyet Müdürlüğümüz, burada Kızılay kan bağışı alan arkadaşlarımızı misafir ediyorlar. Emniyet teşkilatımız, polislerimiz kan bağışı yapıyorlar. Bu ince ve nazik düşüncelerinden dolayı Emniyet Müdürlüğümüze ve tüm görev yapan polislerimize teşekkürlerimizi sunuyorum. Çünkü onlar hem vatandaşlarımızın gece gündüz 24 saat mal ve can güvenliklerini sağlıyorlar, koruyorlar hem de hastanede kan ihtiyacı olan ameliyat olan vatandaşlarımızın sağlıkları için bugün kan bağışı yaptılar. Bu ince ve nazik düşünceleri için ben hem ilçe emniyet müdürlüğümüze hem de bu kampanyaya katılarak kan bağışı yapan tüm polislerimize canı gönülden teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum. Ve aynı zamanda ben bu kanı kullanacak olan vatandaşlarız adına onlara çok çok teşekkür ediyorum. Çünkü kan çok büyük bir ihtiyaç. Hastanelerde ameliyatlar sonrası ya da herhangi bir şekilde hastalık sonrası kan ihtiyacı olan vatandaşlarımız var. Bir kan bağışından üç vatandaşımız faydalanıyor. Bir kan bağışı bir vatandaşımızı değil üç vatandaşımızı sağlıklı hayata kavuşturuyor. Bu çok çok değerli ve çok kıymetli. Hastanelerimiz yoğun bir şekilde çalışıyorlar. Nazilli Devlet Hastanesi’nde günlük hasta giriş sayımız beş bini geçiyor. Sadece acile giriş sayımız bini geçiyor. Bunların içinde mutlaka kana ihtiyacı olan vatandaşlarımız oluyor. Bu kan bağışları vatandaşlarımız için o sıkıntılı o zor durumlarında anında bir şifa oluyor. Ve polislerimizin verdiği bu kanlar şifa olacak. Hepsine ben ayrı ayrı canı gönülden teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum" dedi.
Ankara Bakan Göktaş: "Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok. Ancak bazı çevrelerin bilinçli şekilde kamuoyunda yanlış bir algı oluşturmaya çalıştığını görüyoruz. Bu dezenformasyona teslim olmayacağız" dedi. 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü kapsamında TÜBİTAK Başkanlık Feza Gürsey Salonu’nda Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı (GCIP) 2025 Türkiye Hızlandırıcısı Ödül Töreni düzenlendi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TÜBİTAK Başkanı Orhan Aydın ve UNIDO Türkiye Başkanı Süleyman Yılmaz’ın da katıldığı törende girişimcilere toplam 2,4 milyon lirayı aşan ödül verildi. "Bin 864 kız mühendislik öğrencisini destekleyerek, bu alanda güçlü bir ekosistem oluşturduk" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu iradenin bugün kadın politikalarını Türkiye’nin kalkınma gündeminin merkezine yerleştirmiş durumda olduğunu söyleyen Bakan Göktaş, "Nitekim ’Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı’, kadınlara ihtiyaç duyduğu imkanlara erişimi sistemli hale getiren bir zemindir. Diğer yandan geçtiğimiz yıl 8 Mart’ta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’yle ’Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulları’ oluşturarak yeni bir dönemi başlattık. Bu genelgeyle kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki gücünü artıracak politikaları, kurumlar arası koordinasyonla her ilde daha etkin biçimde uygulamaya koyuyoruz. Kurulumuz ile kadının güçlenmesine yönelik çalışmaları daha derinlikli ve sonuç odaklı ilerletmek için 5 tematik başlıkta alt komiteler kurduk. ’STEM Alanlarında Kız Çocukları ve Kadınların Güçlenmesi’ bu alt komitelerden biridir. Bu kapsamda ’STEM elçilerinin belirlenmesi’ ile ’bilim merkezlerine kız öğrencilerin katılımının teşviki’ alanlarında uygulama önerileri geliştirdik. Bu çalışmalarla hedefimiz, kız çocuklarımızın ve kadınların bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında fırsatlara eşit biçimde erişmesini sağlamak. Bu vizyonumuzun somut örneklerinden biri de Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi’dir. 2016 yılından beri yürüttüğümüz bu projeyle mühendislik fakültelerinde okuyan başarılı kız öğrencilerimize özel sektör iş birliğiyle burs ve staj imkanı sunuyoruz. Bugüne kadar bin 864 kız mühendislik öğrencisini destekleyerek, bu alanda güçlü bir ekosistem oluşturduk" şeklinde konuştu. "Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok" Sosyal medyanın yalnızca bir iletişim aracı değil, çocukların psikososyal gelişimini doğrudan etkileyen güçlü bir ekosistem haline geldiğini vurgulayan Göktaş, "Bugün birçok ülke, çocukları dijital ortamda karşılaşabilecekleri risklerden korumak için ciddi ve kapsamlı tedbirler alıyor. Biz de ülkemize özgü, dengeli ve uygulanabilir bir model geliştirmek amacıyla 1 yılı aşkın süredir yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Bu kapsamda küresel örnekleri, özellikle İngiltere ve Avustralya’daki gelişmiş düzenlemeleri detaylı şekilde inceledik. Sivil toplum kuruluşlarıyla ve sosyal medya platformlarının temsilcileriyle düzenli istişareler gerçekleştirdik. Yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde 15 yaş altına yönelik bir sosyal medya düzenlemesinin gerekli ve elzem olduğu kanaatine vardık. Nitekim benzer şekilde pek çok ülke de bu alanda somut adımlar atmaya başlamış durumda. Fakat gençler son zamanlarda şu soruyu soruyor; ’oyunları yasaklayacak mısınız?’ Buradan genç kardeşlerime bunu açık ve net şekilde söyleyeyim, hayır. Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok. Ancak bazı çevrelerin bilinçli şekilde kamuoyunda yanlış bir algı oluşturmaya çalıştığını görüyoruz. Bu dezenformasyona teslim olmayacağız. Türkiye’de faaliyet gösteren yurt dışı kaynaklı oyun platformlarında, ulaşılabilir bir yasal temsilciyle kullanıcı haklarını koruyan bir sisteme geçmek istiyoruz. Bunun yanında oyunların hangi yaş grubuna uygun olduğunun önceden derecelendirilerek sunulmasını da önemsiyoruz. Bir sorunla karşılaşıldığında muhatabı belli, süreci hızlı ve sonuç alıcı bir düzen kurulmasını istiyoruz. Bazı çevrelerin bu hassas konuyu ’yasak geliyor’ diye sunmasını doğru bulmuyoruz. Gençlerin kaygıları üzerinden algı oluşturulmasına da izin vermeyeceğiz" diye konuştu. "İşini dijitalde büyütmek isteyen yaklaşık 10 bin kadına eğitim verdik" Bakan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "’Yükselen Kadınlar Programı’ kapsamında yedi bölgede buluşmalar gerçekleştirerek, yerelden ulusala, hatta uluslararasına uzanan güçlü bir girişimcilik ağı oluşturuyoruz. Diğer yandan bu programın önemli bir ayağı olan ’Girişimcilik Eğitim Tırımız’ ile Karadeniz Bölgesi’nden başlayarak 9 ilimizde bine yakın kadına ulaştık. Bunun yanı sıra kurulmasına destek olduğumuz bin 319 kadın kooperatifiyle yerel üretimi markalaştırıyor, kadın emeğini pazara daha güçlü biçimde taşıyoruz. Ayrıca ’kadingirisimci.gov.tr’ platformuyla tüm destek ve teşvikleri bir araya getirdik. E-ticarete adım atmak, işini dijitalde büyütmek isteyen yaklaşık 10 bin kadına eğitim verdik. Kadınlara Yönelik Yapay Zeka ve Veri Bilimi Geliştirme Programı’yla yaklaşık 800 kadının STEM alanında eğitim almasını sağladık. Enerji sektöründe kadın istihdamını artırmak ve temsiliyetini güçlendirmek için ’Kadınlar için Enerji Okulu’nu hayata geçirdik. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, kadınların her alanda güçlenmeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." 7 şehirden doğan yeşil inovasyon Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) ve Küresel Çevre Fonu (GEF) desteğiyle yürütülen programda, 2025 Hızlandırıcısı için Ankara, Antalya, İstanbul, İzmir, Samsun, Konya ve Gaziantep illerinde düzenlenen ön hızlandırıcı eğitimlerinin ardından 96 başvuru alındı. Yapılan teknik değerlendirmeler sonucunda 39 takım, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, atık zenginleştirme, ileri malzemeler, yeşil binalar, ulaşım ve su verimliliği alanlarındaki iş planlarıyla finale yükseldi. Bu yılki ödül töreni, aynı zamanda kadınların bilimsel girişimcilikteki öncü rolünü de kutluyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TÜBİTAK iş birliğinde hazırlanan özel kategorilerde ’Toplumsal Etkide Öncü’, ’Yenilikçi’, ’En İyi Gelişim Gösteren’ ve ’Genç Kadın Girişimci’ destekleri sahiplerini buldu. Bu kapsamda kadın girişimcilere toplam 1 milyon 100 bin lira tutarında teşvik sağlandı. Türkiye’nin yeşil dönüşüm vizyonuna destek TÜBİTAK tarafından verilen GCIP ödülleri kapsamında birinciye 600 bin lira, ikinciye 450 bin lira ve üçüncüye 300 bin lira ödül verildi. 2022-2027 yıllarını kapsayan stratejik yol haritası dahilinde dereceye giren takımlar, aynı zamanda teknoloji doğrulama ve yatırıma hazırlık bileşenleri ile Viyana’da düzenlenecek küresel platformlarda Türkiye’yi temsil etme şansı bulabilecek.