EKONOMİ - 10 Ocak 2026 Cumartesi 12:48

Eskişehir’in vergi karnesi belli oldu

A
A
A
Eskişehir’in vergi karnesi belli oldu

Eskişehir Defterdarlığı 2025 yılı faaliyet verilerini paylaştı; kentte vergi tahsilatı bir önceki yıla oranla yüzde 57,15 artarken, aktif mükellef sayısı 95 bin 435’e yükseldi.


Eskişehir Valiliği, Defterdarlık tarafından yürütülen 2025 yılı vergilendirme, tahsilat ve denetim faaliyetlerine ilişkin tüm verileri kamuoyuyla paylaştı. Raporda, kentteki vergi gelirlerinin ve mükellef uyumunun geçtiğimiz yıla göre artış gerçekleştiği görüldü. 2024 yılında 29 milyar 178 milyon 211 bin 537 TL olan vergi tahakkuku, 2025 yılında yüzde 53,25’lik bir artışla 44 milyar 716 milyon 842 bin 650 TL’ye yükselirken; vergi tahsilatı ise yüzde 57,15 oranında bir artışla 37 milyar 266 milyon 14 bin 71 TL olarak gerçekleşti. 2025 yılı itibarıyla kentte tahakkuk eden vergilerin yüzde 83,34’ünün tahsil edildiği bildirildi.



Matrah beyanında yüzde 107’lik artış gerçekleşti


Gelir Vergisi kaleminde paylaşılan verilerde, 2025 yılında mükellefler tarafından 71 bin 998 beyanname verildiği ve toplam 13 milyar 610 milyon 814 bin 385 TL matrah beyan edildiği kaydedildi. Bir önceki yılla kıyaslandığında beyanname sayısında yüzde 12’lik bir artış yaşanırken, beyan edilen matrah tutarındaki yüzde 107’lik artış gerçekleştiği görüldü.



Aktif mükellef dağılımı ve artış oranları açıklandı


Kentteki faal mükellef sayısı 2024 yılında 89 bin 522 iken, 2025 yılında yüzde 6,6 oranında artışla toplam 95 bin 435’e ulaştı. Kentte 50 bin 616 Gayrimenkul Sermaye İradı (GMSİ), 43 bin 987 Gelir Stopaj Vergisi, 39 bin 419 Katma Değer Vergisi (KDV), 31 bin 252 Gelir Vergisi, 9 bin 298 Kurumlar Vergisi ve 4 bin 269 Basit Usul mükellefi kayıtlara geçti. Vergi türleri bazında en yüksek artış oranı yüzde 20 ile GMSİ kategorisinde yaşanırken, toplamda Gelir Vergisi mükellef sayısında yüzde 5, Kurumlar Vergisi mükellef sayısında ise yüzde 4 oranında artış sağlandı.



26 binden fazla mükellefe denetim gerçekleştirildi


Eskişehir Defterdarlığı, 2025 yılında 87 personelin katılımıyla yıl içerisinde 26 bin 282 mükellef nezdinde denetim gerçekleştirilerek, 2024 yılına göre denetim sayısında yüzde 65’lik bir artış sağlandı. Yapılan incelemeler sonucunda 64 yeni mükellefiyet tesis edilirken, 139 milyon 122 bin 626 TL vergi cezası uygulandı. Ayrıca bin 596 mükellefte toplam 282 bin 741 bandrollü ürün denetimi gerçekleştirildi. VİMER ve CİMER üzerinden alınan bin 185 başvurunun yanı sıra, iletilen 2 bin 185 ihbarın bin 668’i değerlendirildi. 2025 yılı içinde incelemeye alınan 97 mükellef hakkında düzenlenen 182 rapor sonucunda ise 162 milyon 760 bin 332 TL matrah farkı tespit edilerek 57 milyon 999 bin 78 TL ceza önerisi sunuldu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Yarım asırdır zamana ince ayar veriyor Gaziantep’te yarım asırdır 8 metrekarelik dükkanında saat tamirciliği yapan 68 yaşındaki Nurettin Büyükkörükçü, bir zamanların gözde mesleği olan saatçilik mesleğini gençlerin beğenmediği için çırak bulamadığını söyledi. Şahinbey ilçesinde yaşayan Nurettin Büyükkörükçü, 1976 yılında dayısının yanında saatçilik mesleğine çırak olarak başladı. Dayısından kısa süre içerisinde mesleğin tüm inceliklerini öğrenen ve mesleğinde kendini geliştiren Nurettin Büyükkörükçü, askere gidene kadar dayısının yanında çırak ve kalfa olarak çalıştı. 8 metrekarelik dükkanında yarım asırdır zamana ince ayar veriyor Henüz ilkokul öğrencisiyken ilk adımını attığı mesleğinde ustalaşan Büyükkörükçü, çıraklık ve kalfalık döneminin ardından askere gidip geldikten sonra kendi iş yerini açtı. Daha çok antika saatleri tamir eden ve yarım asırdır saat tamiri yapan Büyükkörükçü, 8 metrekarelik dükkanında mesleğini severek sürdürüyor. Yarım asırdır akreple yelkovanın kovalamacasına tanıklık eden Büyükkörükçü, yıllardır severek yaptığı mesleğini ayakta tutmaya çalışıyor. Büyükkörükçü, son yıllarda gelişen teknolojiyle birlikte mesleğinin arka planda kalmasından ve mesleğini öğreteceği eleman bulamamaktan yakındı. "Saatçilik mesleğine ilkokulu bitirdiğimde dayımın yanında çırak olarak başladım" Mesleğe, çırak olarak dayısının yanında başladığını belirten Büyükkörükçü, çocukluk dönemlerinde saatlere çok merakı olduğu için tamir işine girdiğini belirtti. Saat tamircisi olan dayısından öğrendiği mesleğini severek yaptığını belirten Büyükkörükçü, "Saatçilik mesleğine ilkokulu bitirdiğimde dayımın yanında çırak olarak başladım. 1976’da bu mesleğe başladık. Ondan önce de tatillerde, ara tatillerde gider çalışırdım. İlkokulu bitirdikten sonra da bu işe girdik. 1976’dan beri yapıyoruz. 1984 yılına kadar kalfalık, çıraklık dönemi geçirdik. 1985 yılında askerden döndükten sonra kendi dükkanımızı açtık. Kendi işimizi yapmaya başladık" dedi. "Eski dönemlerde saatçilik çok güzel bir meslekti" Büyükkörükçü, "Tik tak" sesleri ve akreple yelkovanın yarışını izleyerek geçen yarım asırda mesleğine duyduğu saygıyı hiçbir zaman kaybetmediğini belirterek, "Eski dönemlerde saatçilik çok güzel bir meslekti. Telefonların çıkmasından dolayı gittikçe cazibesini kaybetti. Mesleğimiz önce çok iyi bir meslekti. Tamir işlerimiz bayağı vardı. Günbegün biraz düşüş yaptı.1990’lı yıllarda işlerimiz iyiydi. 2000 yılından sonra işlerimizde tabi düşme olmaya başladı. Mesleğimiz çok iyiydi. Herkes bu işe giremezdi. Şimdiki gençler maalesef bu işlere fazla kafa yormuyor. Onun için meslek cazibesini yitiriyor" şeklinde konuştu. "Bu meslek son demlerini yaşıyor" Saat tamirciliğinin bir zamanların gözde mesleklerinden olduğunu ancak günümüzde çok az sayıdaki ustanın bu mesleği sürdürmenin gayreti içinde olduğunu ifade eden Büyükkörükçü, "Bu meslek sayesinde evlendik, çocuklarımız oldu ve evlendirdik. Ama şimdiki gençler mesleğe heves etmiyor. Onun için biz de mesleğimizi sürdürme peşindeyiz. Biz de herhalde son dönemlerini yaşıyoruz. Şu an yapabildiğimiz kadar saat tamiri yapıyoruz. Sevgisi olmayan bu işi yapamaz. Bu iş gayet sabır ve emek isteyen bir iş. Gayet sabırlı olmak lazım. Sabırlı olmazsan çok nazik ve ince bir iş olduğu için her insan bu mesleğe tahammül edemez" diye konuştu.
Kayseri Talas Belediyesi’nden üniversitelilere sıfır atık yarışması Talas Belediyesi ile Kayseri Üniversitesi iş birliğinde, çevre bilincini mutfak kültürüyle buluşturan örnek bir organizasyon daha hayata geçiriliyor. Üniversite öğrencilerine yönelik olarak düzenlenen Ulusal Sıfır Atık Yemek Yarışması, gençlerin gastronomi alanındaki yeteneklerini sergilerken, sürdürülebilir yaşam anlayışını mutfaktan başlayarak yaygınlaştırmayı hedefliyor. ’Mutfakta Dönüşüm Var - Lezzetlerin Sıfırıncı Noktası’ sloganıyla gerçekleştirilecek yarışma gıda israfının önlenmesi, atıkların kaynağında ayrıştırılması ve çevre dostu üretim anlayışının yaygınlaştırılmasını amaçlıyor. Sıfır Atık Projesi kapsamında düzenlenen organizasyon, üniversiteli gençleri çevreye duyarlı üretimin aktif bir parçası hâline getirmeyi hedefliyor. Yarışmaya katılmak isteyen üniversite öğrencileri, 30 Ocak’a kadar başvurularını https://ulakbel.talas.bel.tr/WebBasvuru/sifir-atik-yemek-yarismasi#/ adresinden yapabilecek. Başvuruların ardından jüri değerlendirmesiyle 24 Şubat’ta ön eleme gerçekleştirilecek. Ön elemeden geçmeye hak kazanan yarışmacılar ise 30 Mart Sıfır Atık Günü’nde düzenlenecek uygulamalı final yarışmasında hünerlerini sergileyecek. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, yarışmaya ilişkin yaptığı açıklamada Talas Belediyesinin sıfır atık konusundaki kararlı ve sürdürülebilir çalışmalarına dikkat çekti. Başkan Yalçın, sıfır atığın Talas’ta bir proje değil, bir yaşam kültürü hâline geldiğini vurgulayarak şunları söyledi; "Biz sıfır atığı yalnızca çevreyle ilgili bir başlık olarak değil, gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Talas Belediyesi olarak okullarda, kamu alanlarında ve günlük yaşamın içinde sıfır atık bilincini yaygınlaştıran çok sayıda uygulamayı hayata geçirdik. ‘Mutfakta Dönüşüm Var’ başlığıyla yürüttüğümüz farkındalık çalışmalarıyla özellikle evlerde ve mutfaklarda israfın önlenmesine dikkat çektik, atıkların kaynağında ayrıştırılması konusunda önemli bir bilinç oluşturduk." Başkan Yalçın, bu çalışmaların ulusal düzeyde de takdir gördüğünü belirterek, "Cumhurbaşkanımızın kıymetli eşi Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Projesi kapsamında, Talas Belediyesi olarak Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız tarafından ödüle layık görülmek, doğru yolda olduğumuzun en somut göstergesidir. Bu anlayışı gençlerimizle ve üniversitelerimizle birlikte daha da güçlendirmeye devam edeceğiz" dedi. Gençlerin bu sürecin en önemli paydaşı olduğuna dikkat çeken Başkan Yalçın, "Gençlerimizin mutfakta ortaya koyacağı her bilinçli dokunuş, aslında geleceğe bırakılan temiz bir mirastır. Bu yarışmayı da bu vizyonun önemli bir parçası olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı. Uygulamalı final yarışması, Kayseri Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü ev sahipliğinde yapılacak. Final programı, üniversitenin Mevlana Mahallesi 15 Temmuz Yerleşkesinde gerçekleştirilecek. Yarışma sonunda dereceye giren öğrenciler önemli ödüllerin sahibi olacak. Birinci 30 bin TL, ikinci 25 bin TL, üçüncü ise 20 bin TL ödül kazanacak. Ayrıca yarışmaya katılan tüm öğrencilere katılım sertifikası verilecek.