GÜNDEM - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 10:40

Kadın girişimci, doğal taş bileklik yapımını epoksi sanatıyla birleştirerek sanata dönüştürdü

A
A
A
Kadın girişimci, doğal taş bileklik yapımını epoksi sanatıyla birleştirerek sanata dönüştürdü

Eskişehir’de yaşayan ev hanımı Sevil Tuluk, hobi olarak başladığı doğal taş bileklik yapımını bu yıl epoksi sanatıyla birleştirerek sanata dönüştürdü. Hazırladığı ürünlerin yoğun ilgi gördüğünü belirten Tuluk, "Her kesime hitap eden, doğal ve estetik tasarımlar yapıyoruz" dedi.


Eskişehir’de ev ekonomisine katkı sağlamak isteyen kadın girişimciler, el emeği ürünlerini görücüye çıkarmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıl doğal taş bileklik yaparak sektöre adım atan Sevil Tuluk, bu yıl çalışmalarına epoksiyi de ekleyerek geniş bir ürün yelpazesi oluşturdu.



"Doğal taşlarla epoksiyi birleştirdik"


Sanat yolculuğunu anlatan Sevil Tuluk, "Geçen sene sadece doğal taş bileklikler üzerine çalışıyordum. Bu yıl kendimi geliştirerek epoksiyi de denemek istedim. Şu an epoksi ile doğal taşları bir araya getirerek; anahtarlık, kalemlik, mumluk, kül tablası ve bardak altlığı gibi pek çok ürün hazırlıyorum" ifadelerini kullandı.



Fiyatlar 100 liradan başlıyor


Ürettiği eserlerin fiyat aralığı hakkında bilgi veren Tuluk, "Fiyatlarımız anahtarlıklarımızda 100 liradan başlıyor, ürünün detayına ve emeğine göre 700 liraya kadar çıkabiliyor. Şu an en çok ilgiyi anahtarlıklar ve kül tablaları görüyor" dedi.



"4 aylık emek sanata dönüştü"


Epoksi üzerine yaklaşık 4 aydır yoğun bir çalışma yürüttüğünü kaydeden Sevil Tuluk, "İşin yapılışını öğrendikten sonra çeşitli kalıplar ve iri doğal taşlarla denemeler yaptım. Özellikle ametist taşı kullandığım ağır ve şık modellerimiz çok ilgi çekiyor. Bazı taşları da kırarak altın görünümü veriyoruz, ortaya çok estetik sonuçlar çıkıyor" diyerek sözlerini noktaladı.



Kadın girişimci, doğal taş bileklik yapımını epoksi sanatıyla birleştirerek sanata dönüştürdü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Gediz’de otizmli çocuklar için anlamlı farkındalık Kütahya’nın Gediz ilçesinde otizmli bireyler ve ailelerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek amacıyla kapsamlı bir farkındalık çalışması gerçekleştirildi. Sosyal hayatta karşılaşılan engellerin ve çevre duyarsızlığının masaya yatırıldığı çalışmada, otizmli çocuk annelerinin feryadı yürek burktu. Gediz’de gerçekleştirilen farkındalık etkinliği kapsamında, hem ilçe sakinlerine otizm hakkında sorular yöneltildi hem de otizmli bireylerin aileleriyle bir araya gelindi. Yapılan görüşmelerde, ailelerin sosyal yaşamda karşılaştıkları en büyük engelin fiziksel eksikliklerden ziyade, çevredeki bireylerin sergilediği "duyarsızlık" ve "tahammülsüzlük" olduğu bir kez daha gün yüzüne çıktı. "Kendi evimize bile sığdırılmıyoruz" Çalışma kapsamında söz alan 11 yaşındaki otizmli Bartu Çeliköz’ün annesi Sema Çeliköz, yaşadıkları zorlukları çarpıcı bir dille anlattı. Toplumun her alanında dışlanma korkusuyla yaşadıklarını belirten acılı anne; "Biz hiçbir yere sığamıyoruz. Sadece sokaklara, parklara değil; huzur bulmamız gereken kendi evimize, dört duvarımıza bile sığdırılmıyoruz," dedi. Mülkiyeti kendilerine ait olan apartman dairesinde bile her an bir şikayet gelmesi korkusuyla yaşadıklarını ifade eden Çeliköz, gece gündüz demeden çocukları huzursuzlandığında komşular rahatsız olmasın diye sokağa çıktıklarını belirtti. Duyarlı davranan komşularına teşekkür etti. Vicdan ve hukuk arasındaki ince çizgi Yeni taşınan bir komşusunun "Bu çocuğu bir odada tutun, sizi apartmandan attıracağım, polis çağıracağım" şeklindeki tehditlerine maruz kaldığını dile getiren Çeliköz, tepkisini şu sözlerle sürdürdü: "Biz bu evi aldığımızda oğlum henüz dünyada bile değildi. Hayatın bize getirdiği bu zorlu sınavda, bir de insanların vicdansızlığıyla sınanmak zorunda mıyız? Oğlumun sesleri bir rahatsızlık değil, onun dünyayla kurduğu farklı bir iletişim biçimidir. Onu bir odaya hapsedemeyiz." "Buradayız, gitmiyoruz!" Tüm zorluklara rağmen hayata tutunmaya devam edeceklerini vurgulayan otizmli çocuk anneleri, yetkililerden seslerini duyurmalarını ve "özel" çocuklar için ilçede özel alanlar oluşturulmasını talep etti. "Otizm bir tercih değil, yaşamın bir parçasıdır" diyen aileler, toplumun her kesimini empati kurmaya ve daha duyarlı olmaya davet etti. Gediz’deki bu çalışma, otizmli bireylerin sadece ailelerinin değil, tüm toplumun bir parçası olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlatırken; ailelerin kararlı duruşu "Sessiz kalmaya zorlanan ama en güçlü sesi olan anneleriz" mesajıyla ilçede yankı uyandırdı.
Muğla Akıllı şehirler için tüm paydaşlar bir araya geldi Muğla Büyükşehir Belediyesi "Akıllı Şehir Stratejisi ile Muğla’da Yeşil ve Dijital Dönüşüm Projesi" paydaş toplantısı Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın katılımı ile Cengiz Bektaş Kent Belleğinde yapıldı. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin akıllı şehircilik alanındaki kurumsal kapasitesini güçlendirmeyi ve kent genelinde veri temelli yönetim anlayışını yaygınlaştırmayı hedeflediği ve Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) tarafından desteklenen "Akıllı Şehir Stratejisi ile Muğla’da Yeşil ve Dijital Dönüşüm Projesi" ilk toplantısı Cengiz Bektaş Kent Belleğinde yapıldı. Muğla Büyükşehir Belediyesi Akıllı Şehir ve Kent Bilgi Sistemleri Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan proje ile belediyenin tüm daire başkanlıkları, iştirakleri ve ilgili paydaş kurumları kapsayan bütüncül bir dönüşüm sürecinin yürütülmesi hedefleniyor. GEKA tarafından sağlanacak 400 bin TL tutarındaki teknik destek finansmanı ile yürütülecek proje kapsamında; yeşil dönüşüm, dijitalleşme, veri yönetimi ve akıllı şehir uygulamalarına yönelik eğitim programları ile paydaş toplantıları başladı. Bu proje ile aynı zamanda Çalışma, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Yerel Kalkınma Hamlesi yaklaşımı doğrultusunda yerelde veri temelli yönetim kapasitesinin güçlendirilmesini ve dijital dönüşüm altyapısının kurumsallaştırılması da hedefleniyor. İlk toplantıya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ev sahipliğinde GEKA yöneticileri, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, yerel yönetimler, odalar ve sivil toplum kuruluşları yetkilileri katıldı. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras şehirlerin iyi yönetilebilmesi için doğru ve güvenilir verilere ihtiyaç duyulduğunu söyledi ve bu verilerin oluşması için tüm kurum, kuruluşların iş birliği içinde olması gerektiğini belirtti. Başkan Aras; "Ülkemizin yetiştirdiği çok önemli değerlerden biri olan Cengiz Bektaş’ın kentimize kazandırdığı bu güzel merkezde birlikteyiz. Burası hem kent müzesi haline gelecek hem de kenti bir araya getiren, aktif kullanılan bir merkez olacak. Bu vesile ile Cengiz Bektaş’ı saygı ile anıyorum. Akıllı Şehirler felsefesi sadece teknolojiden ibaret değil. Düzenli depolanmış, güvenilir veriler ve bu verilere ihtiyaç olduğunda ulaşabilmek. Daha sonra o verileri işleyerek projelere ve karar mekanizmalarına dönüştürmek. Plan yapmadan yola çıkmak doğru değil. Muğla Planlama Ajansı’mızı kurmamızın sebebi de buydu. Bugün akıllı şehirlerle ilgili yaptığımız çalışma yeni bir filiz. Kentin bütün paydaşları bir araya gelecek, fikirlerini ortaya koyacak ve beraber bir strateji oluşturacağız. Dünya’da Barselona örneğinde olduğu gibi her şey planlı, düzenli olunca ortaya huzurlu bir kent çıkıyor. Bir kent iyi yönetiliyorsa bilgi vardır, veri vardır. Örneğin vatandaşların sosyal durumları, ulaşım hareketlerindeki veriler, su sarfiyatı, kayıp kaçak, afetlere karşı hazırlık. Tüm bunlarla ilgili GEKA desteği ile başlattığımız proje ile verileri toplayacağız. Bu süreçte tüm kurumlarımızla iş birliği içinde olacağız. Çünkü herkesin söyleyecek sözü, tecrübesi var" dedi.