ASAYİŞ - 09 Nisan 2026 Perşembe 13:54

Kaymakam Kurt'un yaralandığı kazada vefat eden araç sürücüsü son yolculuğuna uğurlandı

A
A
A
Kaymakam Kurt'un yaralandığı kazada vefat eden araç sürücüsü son yolculuğuna uğurlandı

Eskişehir’de Günyüzü İlçe Kaymakamı Muhammed Raşit Kurt’un içinde bulunduğu araçla çarpışan otomobilin, hayatını kaybeden sürücüsü Mehmet Ali Tümer, kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı.

Günyüzü ilçesi Hamamkarahisar mevkiinde 7 Nisan tarihinde meydana gelen kazada Muhammet K. idaresinde Günyüzü Kaymakamı Muhammed Raşit Kurt’un (33) içinde bulunduğu 26 AA 112 plakalı otomobil, Mehmet Ali Tümer’in (62) kullandığı otomobil ile henüz bilinmeyen sebeple çarpışmıştı. Kazada Kaymakam Kurt ve şoförü yaralanırken, diğer aracın sürücüsü 62 yaşındaki Mehmet Ali Tümer olay yerinde hayatını kaybetmişti.

Hayatını kaybeden Mehmet Ali Tümer’in cenazesi otopsi işlemlerinin ardından Odunpazarı ilçesinde bulunan Ziyapaşa Camii’ne getirildi. Burada öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Tümer, gözyaşları eşliğinde son yolculuğuna uğurlandı. Tümer'in cenazesi defnedilmek üzere Asri Mezarlığa götürüldü.

Bahadır Turgut - Yüksel Gazi Yumlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı İzmir’in Balçova ilçesinde 3 polisin şehit düştüğü silahlı saldırıya ilişkin davanın ilk duruşmasında ara karar açıklandı. Mahkeme heyeti, tutuklu şüphelilerin mevcut hallerinin devamına ve eksikliklerin giderilmesi için duruşmanın ertelenmesine hükmetti. Balçova ilçesinde 8 Eylül 2025 tarihinde şüpheli E.B. (17) pompalı tüfekle polis merkezine ateş açtı. Saldırıda polis memurları Hasan Akın ve Ömer Amilağ ile silah sesleri üzerine bölgeye giden 1. Sınıf Emniyet Müdürü Muhsin Aydemir şehit oldu. Çıkan çatışmada şüpheli şahıs bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi. Olayın ardından hazırlanan 58 sayfalık iddianamenin kabul edilmesiyle sanıklar İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıktı. Duruşmada tutuklu şüpheli E.B., tutuklu babası N.B. ve tutuksuz annesi A.B. ile müşteki avukatları, mağdur aileler ve saldırıda yaralanan polis memuru Murat Dağlı hazır bulundu. İddianamede adı geçen diğer 10 sanığın dosyası ise bu davadan ayrıldı. Şüpheliler hakkında ’anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’, ’kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme’ ve ’öldürmeye teşebbüs’ suçlarından 4’er kez ağırlaştırılmış müebbet ile 261’er yıla kadar hapis cezası talep edildi. Şehit aileleri en ağır cezayı istedi Şehit Hasan Akın’ın babası Ferhat Akın, sanığın polislerin kafir olduğunu söylediğini, oğlunu şehitliği anlatarak yetiştirdiğini ve evladının şehit düştüğünü belirtti. Ferhat Akın, şüpheli E.B.’nin, annesinin ve babasının tutuklanmasını, ayrıca şüpheliye çocuk değil yetişkin muamelesi yapılarak en ağır cezanın verilmesini istediğini kaydetti. Şehit Hasan Akın’ın annesi Fatma Akın ise sadece adalet beklediğini ve devletine güvenmek istediğini ifade etti. Saldırganın yaşına bakılmaksızın cezalandırılması gerektiğini vurgulayan Ömer Amilağ’ın kardeşi Zekiye Amilağ, ağabeyini vuran zanlının 18 yaşından küçük olmasına rağmen en ağır şekilde cezalandırılmasını istediğini belirtti. Ömer Amilağ’ın ağabeyi Fatih Amilağ da zanlı hakkında en ağır cezanın verilmesini talep ettiğini dile getirdi. Yaşadıkları acının büyüklüğünü anlatan Ömer Amilağ’ın annesi Fatma Amilağ, oğlunun kanının yerde kalmamasını beklediklerini söyledi. Fatma Amilağ, kendi ciğerlerinin yandığını ve başka kimsenin ciğerinin yanmamasını dilediğini kaydetti. Ömer Amilağ’ın babası Mahmut Amilağ da ailenin hukuki süreçteki beklentisini yineleyerek adalet istediğini vurguladı. Mahkemeden tutukluluğa devam kararı Savunmalar ve beyanların ardından mütalaa sunan iddia makamı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamı ve tutuksuz sanık A.B.’nin tutuklanması yönünde görüş bildirdi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, şüphelilerin mevcut tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Heyet ayrıca şüpheli E.B. için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor aldırılmasına ve tanıkların dinlenilmesine karar vererek duruşmayı 28 Temmuz’a erteledi.
Zonguldak Alaplı Belediyespor Play-Off mücadelelerine hazırlanıyor Zonguldak Süper Amatör Lig’i üçüncü sırada tamamlayan Alaplı Belediyespor, Bölgesel Amatör Lig’e (BAL) yükselme hedefi doğrultusunda play-off karşılaşmalarına odaklandı. Zonguldak Süper Amatör Lig’de sezonu üçüncü sırada tamamlayarak play-off oynama hakkı elde eden Alaplı Belediyespor, Bölgesel Amatör Lig’e yükselme mücadelesi kapsamında hazırlıklarını sürdürüyor. Alaplı temsilcisi, play-off sürecindeki ilk karşılaşmasını Pazar günü Kozlu Şehir Stadı’nda Kilimli Belediyespor ile oynayacaktır. Takımın, play-off etabında ayrıca Ortacıspor ve Çaycumaspor ile de karşı karşıya gelmesi bekleniyor. Alaplı Belediyespor Teknik Direktörü Emrah Toraman, yürütülen çalışmalar ve sezon performansına ilişkin yaptığı değerlendirmede, takımın sınırlı imkanlara rağmen önemli bir başarı elde ettiğini ifade etti. Toraman açıklamasında, "Zonguldak Süper Amatör Lig’i üçüncü sırada tamamlayarak play-off oynama hakkı kazandık. Kadromuzu ağırlıklı olarak Alaplı ve Kdz. Ereğli bölgesinden yetişen oyunculardan oluşturduk. Kısıtlı imkanlarla mücadele ettiğimiz sezonda elde edilen bu başarı bizim için önemlidir. Play-off sürecine odaklanmış durumdayız. Bu aşamada oynayacağımız karşılaşmalarda en iyi sonucu alarak Bölgesel Amatör Lig’e yükselmeyi hedefliyoruz" ifadelerine yer verdi. Yetkililer, play-off sürecinde oynanacak karşılaşmalar için taraftar desteğinin önemine dikkat çekerken, müsabakaların centilmenlik çerçevesinde geçmesi temennisinde bulundu.
Ankara Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar’dan ‘Hürmüz’ mesajı: "Farklı altyapı projelerini hayata geçirmemiz lazım" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hürmüz Boğazında yaşanan krize atıfta bulunarak "Yeni enerji mimarisine ihtiyaç olduğu bu krizle birlikte oraya çıktı. Dünyanın ve bu bölgenin yapması gereken en önemli şey, enerji mimarisinde çeşitlendirmedir. Farklı altyapı projelerini hayata geçirmemiz lazım" dedi. Bakan Bayraktar, yabancı bir basın kuruluşunun gündeme ilişkin sorularını cevapladı. "Umudumuz kalıcı barış" Hürmüz Boğazı’nda gerilimi değerlendiren Bakan Bayraktar, dünyanın büyük bir krizle karşı karşıya olduğuna dikkati çekti. Dünyada her gün 103 milyon varil petrole ihtiyaç olduğunu ama şu anda onu sunacak imkanlarının kısıtlı olduğunu belirten Bakan Bayraktar, "Çünkü dünyanın en önemli petrol tedarik lokasyonu Hürmüz Boğazında geçişler kapalı. 20 milyon varil eksik var. Dolayısıyla buna bir çözüm bulmaya çalışılan bir dünyada yaşıyoruz. Bugün başlayan ateşkesle durumun değişeceği umudumuz arttı. Petrol fiyatlarında düşüş var ve geçişler başladığında bu daha da iyi bir yere gelecektir. Umudumuz kalıcı barışa ulaşmaktır" diye konuştu. Krizin yaşandığı bölgede biri Suudi Arabistan’ın petrolünü doğudan batıya taşıyan, diğeri de Birleşik Arap Emirlikleri’nde Fujairah Limanı’na 1.8 milyon varil getiren boru hattı olmak üzere iki önemli boru hattı olduğuna dikkati çeken Bayraktar, "Bir de bu boru hatlarının olmadığını düşünün. Bunları şunun için söylüyorum: Çeşitlendirme her zamankinden daha önemli hale geldi. Bunlar olmasa çok daha yıkıcı krizle dünya karşı karşıya kalabilirdi. Burada çıkartacağımız önemli ders, kriz bizi yeni bir enerji mimarisine doğru zorluyor" ifadelerini kullandı. "Fiyat tarafı herkesi etkilemiş durumda" Krizin etkilerinin dünyanın doğusunda ve batısında farklı şekilde görüldüğünü aktaran Bayraktar, "Batıda şu anda yaşanan bir fiyat etkisi var. Doğusunda ise arzda, yani tedarikte ayrıca fiyatla ilgili problem var. Krizin ekonomik etkisini şu anda hissetmeye başladı dünya. Batıda da arzla ilgili şu anda bir problem gözükmüyor. Ama fiyat tarafı herkesi etkilemiş durumda. Yani sonuçta bugün fiziki teslim edilecek bir kargo almaya kalkarsanız 140 dolar ödemeniz lazım varil fiyatı olarak. Bu fiyat daha yukarılara da gidebilir, 200 doları da bulabilir. Tabii böyle bir senaryo en istenmeyen senaryo. Böyle bir durumda dünya ekonomisinin tekrar küresel çapta bir resesyona girebilir. Hem ekonomiler küçülür hem de yüksek enflasyonla yaşarız. Bu işin sonu yıkıcı bir sonuç olabilir maalesef bütün dünya için. Dolayısıyla herkes bir an önce bu iş bitsin istiyor. Umarız ateşkes, kalıcı bir barışa döner" değerlendirmesinde bulundu. "Bölgede önemli bir merkez ülke konumuna gelmiş durumdayız" Türkiye olarak çok uzun yıllardır muazzam bir altyapı yatırımı yaptıklarını anlatan Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti: "Yani, Türkiye’de boru hatları, depolama tesisleri, çeşitlendirme stratejisiyle beraber çok büyük yatırımlar yaptık. Tabii bizim temel bir amacımız var: Ülkemizin enerji güvenliğini sağlama almak. Ülkemizde 86 milyon nüfus var, 34 milyon araç var, herkese 7 gün 24 saat elektrik lazım. Bütün yatırımlarımızı öncelikle bu ihtiyaçları karşılamak için yapıyoruz. Ama gerek coğrafi konumumuz gerek dünya petrol, doğal gaz rezervlerinin bölgemizde bulunması, bu altyapı yatırımlarımızla ve coğrafi konumumuzla aynı zamanda bölgede önemli bir merkez ülke konumuna gelmiş durumdayız. Haritamıza bakın, iki tane ana boru hattımız var, Rusya’dan Mavi Akım ve Türk Akım boru hatlarıyla doğal gaz alıyoruz. Onun dışında Azerbaycan’dan iki noktadan Türkiye’ye giriş var, İran’dan giriş var. Dolayısıyla Türkiye, doğal gaz boru hatlarıyla doğal gaz tedarikini yapıyor. Bunların yanı sıra birçok yerde doğal gaz depolama alanları inşa ettik. Avrupa’yla olan bağlantılarımızın kapasitelerimizi artırdık. Suriye’ye çok kısa bir zaman önce Kilis üzerinden gaz vermeye başladık. Entegre bağlantılarımızla komşularımızla hem elektrikte hem doğal gazda hem petrolde muazzam bir altyapı yatırımı yaptık. Bu kadar altyapıyla Türkiye’ye bugün yaklaşık 80 milyar metreküp doğal gaz getirebilirsiniz. Gemiyle getirebiliriz, boru hatlarıyla getirebiliriz. Bizim tüketimimizden daha fazla bir kapasitemiz var. Bu aradaki farkı komşularımıza; Bulgaristan, Yunanistan üzerinden bütün Avrupa’ya satma imkânımız var. Bu bölgenin de gaza ihtiyacı var. Otomatik olarak bu durum bizi enerji mimarisinde merkezi bir konuma getiriyor." "Farklı altyapı projelerini hayata geçirmemiz lazım" Bakan Bayraktar, "Bu krizle beraber biz bölgeye şunu söylüyoruz: Yeni enerji mimarisine ihtiyaç olduğu bu krizle birlikte oraya çıktı. Siyasi karar verildiğinde teknik olarak yapılabilecek, ticari olarak yapılması gereken yeni hatlar olması gerekiyor. 3 önerimiz var: Birincisi, yıllardır konuştuğumuz bir konu, Türkmen gazının Hazar üzerinden Türkiye’ye ve Avrupa’ya gidişini hayata geçirmek gerekiyor. Yüzde yüz olması gereken bir proje. İkincisi, Irak-Türkiye boru hattının Basra’ya kadar uzaması çok çok ehemmiyetli bir şey. Bir de bu sadece Türkiye ve Irak için değil, bu petrol boru hattının yapılması dünya küresel piyasalar için de önemli bir şey. Üçüncüsü, Katar’dan Türkiye’ye doğal gaz boru hattı kesinlikle yapılması gereken bir proje. Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye’ye ulaşacak büyük bir proje olur. Teknik olarak ve ticari olarak yapılabilir bir projedir. Yani dünyanın ve bu bölgenin yapması gereken en önemli şey enerji mimarisinde çeşitlendirmedir. Farklı altyapı projelerini hayata geçirmemiz lazım. Bu teklifler, dünyadaki şu anda yaşadığımız enerji krizini azaltacak önemli projelerdir" açıklamasında bulundu. "Bir dolarlık artışın bize maliyeti yaklaşık 400 milyon dolar " Krizin Türkiye ekonomisine maliyetini de değerlendiren Bakan Bayraktar, "Petrolün varil fiyatında bir dolarlık artışın bize maliyeti yaklaşık 400 milyon dolar. Yani, finansal yükü çok büyük. Ciddi bir tüketimi olan büyük bir ülkeyiz. Mali açıdan baktığınız zaman, yani eğer bu yıl ortalama 100 dolarlar civarında bir petrol fiyatı olursa, petrol ve akaryakıt tarafında bize yaklaşık ilave maliyeti en az 13-14 milyar dolar gibi olacak gözüküyor. Doğal gaz tarafında maliyeti de 7-10 milyar doları bulabilir. Türkiye’ye ilave bir yükü olacak bir konudan bahsediyoruz. Şu andaki gözüken tabloda kısa ve orta vadede bir risk görmüyoruz. Ama bu ne kadar sürecek, daha farklı şeyler olur mu, daha farklı arz kısıntıları olur mu onu bilmiyoruz. Şu anda gerçekleşen ateşkes kalıcı barışa dönüşür ve fiyatlar makul seviyeye gelirse oluşacak etkinin sınırlı olacağını düşünüyoruz" ifadelerine yer verdi. Doğal gazda depoların yüzde 72 oranında dolu olduğunu da kaydeden Bakan Bayraktar, "Bu oran Avrupa’da yüzde 28 doluluk. Depolarımızı doldurmaya şu anda devam ediyoruz. Burada hem arz güvenliğini dikkate alıyoruz hem de fiyatlamasını, yani bunun ekonomik etkisi hesap ediyoruz. Ham petrol tanklarımızın yüzde 50’sinden fazlası dolu. Petrol ihtiyacımızın yüzde 10’u Hürmüz Boğazından geliyor, bu da yönetilebilir bir oran" dedi.