GÜNDEM - 03 Mayıs 2025 Cumartesi 10:08

Kaynanasının eline doğduğunu kız isteme merasiminde fark etti

A
A
A
Kaynanasının eline doğduğunu kız isteme merasiminde fark etti

Eskişehir’de 40 yıldır ebe olan ve 3 bin doğumda görev alan 62 yaşındaki Nilüfer Doğumsel, kızı ile evlenen damadının 31 yıl önce eline doğduğunu kız isteme merasiminde fark etti.


Eskişehir Şehir Hastanesi’nde görevli 62 yaşındaki ebe Nilüfer Doğumsel, meslekte 40’ıncı yılını çalışıyor. 2023 yılında emekli olmaya karar veren fakat 2 gün sonra hastaneye eşini muayene ettirmek için getirdiğinde bu kararından vazgeçen Doğumsel, meslek hayatı boyunca 3 binden fazla doğumu gerçekleşmesinde önemli rol oynadı.



31 yıl önce annesinin eline doğan adamla evli


Geçen sene Nilüfer Doğumsel kızı, 29 yaşındaki Dilara, erkek arkadaşı 31 yaşındaki Gökhan Güngör’ün kendisini istemeye geleceğini ailesine bildirdi. Kısa süre sonra gerçekleşen kız isteme merasiminde damadın annesi 67 yaşında Seviye Kızılırmak, dünürü Nilüfer Doğumsel’i bir yerden tanıdığını fark etti. Daha sonra Seviye Kızılırmak, Nilüfer Doğumsel’in oğlu Gökhan Güngör’ün doğumunda ebe olarak yer aldığını hatırladı. İlginç tesadüf sonrasında 31 yaşındaki Gökhan Güngör’ün şu anda kaynanası olan Nilüfer Doğumsel’i eline doğduğu anlaşıldı. Dilara Güngör yaklaşık 1 yıldır, 31 yıl önce annesinin eline doğan Gökhan Güngör ile evli.



"Damadımın hem ebe annesiyim"


Nilüfer Doğumsel konuyla alakalı, "Meslekte 40’ıncı yılımı çalışıyorum. Çalışma hayatımda pek çok olay yaşadım, güzel hâtıralarımız var. Bunlardan bir tanesi de şuydu; kızımı bu yaz evlendirdik ve düğününü yaptık. Tabii düğünden önce de bir tanışma faslı oldu dünürlerle. Tanışma sırasında dünür beni hemen hatırladı, dedi ki, ‘Sen damadının hem ebe annesi hem cici annesi oldun’. Nasıl yani dedim, meğer ben dünürümün doğumunu yaptırmışım. Kadıncağız da sağ olsun beni 30 yıldır unutmamış, bu şekilde bana da hatırlatmış oldu. Tabii benim her birini hatırlamam mümkün değil çünkü 3 binden fazla doğuma girdim, ama doğum yapan gebeler ebelerini mutlaka hatırlıyorlar. Bunu öğrenince hem çok sevindik hem de çok şaşırdık, yıllardır düşünemediğin şey başına gelmiş oluyor. Tesadüfün bu kadarı dedik, güzel bir hâtıra olarak kaldı bizim için. Şimdi ben damadımın hem ebe annesiyim hem de cici annesiyim ama o genelde bana ebe anne diyor" dedi.



"Eşime ‘Sen git ben kalıyorum, işe geri başladım’ dedim"


Öte yandan meslek aşkından da bahseden Nilüfer Doğumsel, şöyle konuştu:


"2 sene önce evden ve çocuklardan çok baskı oldu ‘Emekli ol’ diye, ben de dilekçeyi verdim, dilekçemin onayı geldi. Ama bu arda evde çok fazla sıkıldım, zamansız bir şekilde dilekçemi verdiğimi düşündüm. Eşim de o dönem fizik tedaviye geliyordu buraya. Gece karar verdim, sabah formamı giyip buraya geldim. Tam da emeklilik için imzamı atmama 1 hafta kadar bir süre vardı. Sabah eşimle geldik, tabii bana hiçbir şey sormadı belli ki işi vardır diye düşünerek. Gidip müdürlerimle konuştum, onlar da çok sevindiler, zaten üstümde formam da vardı öyle olunca ben tekrar başladım. Eşim aradı ‘Hadi gidiyoruz’ diye, ben dedim ki ‘Sen git ben kalıyorum, işe geri başladım’ dedim. O da tabii sinir oldu ama gülmeye başladı, en sonunda dedi ki ‘Ne halin varsa gör, senin hakkından gelinmez’ dedi. Her zaman konforlu bir çalışma hayatım oldu benim. Hiçbir zaman idarecilerle sıkıntı yaşamadım, hastalarla da diyaloğum çok iyiydi. 40’ıncı yılımı çalışıyorum ve kesinlikle bir daha dünyaya gelsem yine ebe olarak çalışırım, mesleğimi o kadar çok seviyorum."



Kaynanasının eline doğduğunu kız isteme merasiminde fark etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Hak-İş Konfederasyonu Başkan Yardımcısı Kayabaş: "İşçi arkadaşlarımız için mutlak iş güvencesini sağlayan sisteme geçilmesini öneriyoruz" Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaş, "İş güvencesiyle alakalı iş kanununda yer alan düzenlemelerin kapsamının genişletilmesini ve işçi arkadaşlarımıza tıpkı memurlarda olduğu gibi mutlak iş güvencesini sağlayan sisteme geçilmesini öneriyoruz" dedi. Hak-İş Konfederasyonu’nca 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü programları dolayısıyla Elazığ’da Cumhuriyet Meydanında gerçekleştirilen etkinlikte, Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaş açıklamalarda bulundu. Elazığ’ın sanayisiyle üreten, ticaretiyle büyüyen, tarım ve hayvancılığıyla bereketi çoğaltan müstesna bir şehir olduğunu dile getiren Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaş, "Eski ismiyle Mamüratül-Aziz yani izzetli, onurlu ve ihya edilmiş bir şehirden bugün tüm Türkiye’ye hep birlikte sesleneceğiz. Malumunuz 4857 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 2004 yılında iş güvencesiyle alakalı gelmiş olan yeni düzenlemeler ilk defa mevzuatımıza girdiği için çok iddialı görünmüyordu. 2004 yılından bugüne kadar geçmiş olan 22 yıllık dönem içerisinde Türk çalışma hayatı çok ciddi anlamda değişiklikler gösterdi. 4857 kanunu ile getirilmiş olan iş güvencesi yükümleri, maalesef 30’dan fazla çalışmış olan iş yerlerinde 6 aydan fazla çalışmış kıdemi olan işçi kardeşlerimizi sadece kendi kapsamına alıyor. Bu kapsamda bulunan iş yerleri yüzde 10 bile değil diyebiliriz. Dolayısıyla iş güvencesiyle alakalı iş kanununda yer alan düzenlemelerin kapsamının genişletilmesini ve işçi arkadaşlarımıza tıpkı memurlarda olduğu gibi mutlak iş güvencesini sağlayan sisteme geçilmesini öneriyoruz. Sendikaların 3 tane temel vazifesi var. Birincisi, işçinin iş güvencesini sağlamak. İkincisi işçinin ücret güvencesini sağlamak. Üçüncüsü ise işçinin iş yerinde uygulayacağı işiyle alakalı karşı karşıya kalacağı riskleri ortadan kaldırarak iş sağlığıyla ilgili tedbirler almaktır" diye konuştu. Kayabaş, "İş güvencesinden kastımız, iş yerinde haklı ve haksız geçerli bir neden olmadan feshedilen işçi arkadaşlarımızın geri işine kavuşması için sendikalarımızın temel vazifelerinin bu olduğunu ifade ediyoruz. Bunun yanında ücretle alakalı ülkede gerçekleşmiş olan enflasyona karşı, işçinin ücrete bağlı mali ve sosyal haklarının toplu iş sözleşmeleriyle güvence altına alınmasını kapsıyor. Dolayısıyla iş güvencesiyle alakalı iş kanununda yer almış olan düzenlemelerin kapsamının arttırılmasını talep ediyoruz. Bunun yanında, bizim usulü bir önerimiz var. Maalesef parlamentoda kanun koyucu bir mevzuat değişikliğine gittiğinde henüz Resmi Gazete de yayınlanırken çıkmış olan bir düzenleme bir değişikliğe muhtaç bir şekilde çıkıyor. Çünkü teorik ile pratik arasında uyumu sağlayacak bir düzen söz konusu değil. İşçi kesimini ilgilendirmiş olan mevzuat değişikliklerinin çalışma komisyonu tarafından parlamentoya sunulmasını talep ediyoruz. İşçi kesimi olarak bizler, yaşadığımız sorunları dile getirelim. İşverenler de gelsin, bu konuda yaşayacakları sorunları dile getirsinler. Ancak çıkmış olan teorik mevzuatın pratikte arkadaşların yaşadığı sorunlara ilaç olması lazım. Dolayısıyla bizim şu an çıkmış işçilerle ilgili yasaların tamamı plan ve bütçe komisyonundan çıkıyor. Dolayısıyla bu anlamda uzmanlık gerektiren işlerle alakalı bizim talebimiz, çalışma ve aile komisyonu tarafından mevzuat değişikliklerinin yapılması yönündedir" cümlelerini kullandı. Sendika olarak bütün mağdur ve mazlumlara karşı sorumluluklarının olduğunu da aktaran Kayabaş, "Filistin halkının yanında durmaya ve insani yardım faaliyetlerimizi de kesintisiz şekilde devam ettirmeye çalışıyoruz. Bu anlamda, bugüne kadar Cenab-ı Hakkın sabrı ismi şerifine hepimiz şahit olduk. Bundan sonra niyazımız o dur ki, Kahhar, Cebbar ve Müntekim ismi şeriflerinin hürmetine katil İsrail devletini helak etsin inşallah. Malumunuz yanı başımızda, Bir Ukrayna-Rusya, güney bölgemizde ise Amerika-İsrail ve İran arasında devam eden bir savaş var. Maalesef devam eden savaşın olumsuz etkilerinin tamamının orta göbeğindeyiz. Şükürler olsun ki cumhurbaşkanımızın liderliğinde milli güvenlik ile alakalı tedbirlerin devletimiz tarafından alınmış olduğunu görmekte bizleri ziyadesiyle memnun ediyor. Bu savaşın da bir an önce, sabit ücretliler olarak savaştan en çok olumsuz etkilenecek olan kesimi bizleriz. Savaşın da bir an önce son bulmasını diliyoruz. İsrail ve Amerika tarafından yapılmış olan saldırıları ve soykırımları en sert biçimle kınıyoruz. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumu derhal kararlı ve somut adımlar atmaya çağırıyoruz. Bu coğrafyanın tekrar bir barış, huzur ve istikrar adası olması için Türkiye yüzyılının inşacıları olarak emek ve alın terimizi daha çok dökmeye hazır olduğumuzu da belirtiyoruz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Türk Telekom ve İSO’dan sanayinin dijital dönüşümünde 5G’de iş birliği Türk Telekom ile Türkiye sanayisinin çatı kuruluşu İstanbul Sanayi Odası (İSO), sanayinin dijitalleşme sürecine yön verecek stratejik bir iş birliğine imza attı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ve Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin’in katılımıyla düzenlenen imza töreniyle hayata geçirilen iş birliği kapsamında; Türk Telekom fiber altyapısı ve 5G vizyonuyla sanayinin dijital dönüşümüne katkı sunarken, İSO ise üyelerinin bu sürece uyum sağlamasına rehberlik edecek. Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük edenlerden Türk Telekom ile İstanbul Sanayi Odası (İSO), sanayide dijital dönüşümü ileri taşıyacak bir iş birliği protokolüne imza attı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ve Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin’in katılımıyla, İSO’nun Beyoğlu’ndaki merkez binasında gerçekleştirilen törende imzalanan protokol kapsamında; 5G teknolojisinin sanayideki kullanım alanlarının gerçek uygulama senaryoları üzerinden gösterilmesi ve işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlanması hedefleniyor. İmza töreninin ardından, Türk Telekom’un güçlü altyapısı ve ileri teknoloji çözümleriyle desteklenen ve İSO’da kurulan ‘5G Deneyim Alanı’ndaki uygulama örnekleri ziyaret edildi. Bu alanda sanayicilere, yeni nesil teknolojileri doğrudan deneyimleyebilecekleri bir ortam sunuldu. Söz konusu iş birliği, İSO ile Türk Telekom’un ortak vizyonu doğrultusunda, sanayide dijital dönüşümün hızlanmasına katkı sağlayacak önemli bir adım olarak konumlanıyor. 5G’nin sanayi için önemine vurgu yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "5G artık lüks bir teknoloji değil, sanayimizin geleceğidir. Tam da bu nedenle, Türk Telekom ile İstanbul Sanayi Odası arasında imzaladığımız iş birliği protokolü büyük stratejik önem taşımaktadır. Bu protokol kapsamında Türk Telekom, güçlü teknoloji altyapısı, yenilikçi dijital çözümleri ve mühendislik birikimiyle İstanbul Sanayi Odası üyelerimizin dijital dönüşümünü hızlandıracak, verimlilik, rekabetçilik ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkılar sağlayacaktır. Bu iş birliği, Bakanlığımız ile Türk Telekom’un sanayimize sunduğu en somut dijital desteklerden biri olacaktır" dedi. Bakan Uraloğlu, "5G Deneyimleme Merkezi’nde de sanayicilerimiz; forklift simülasyonlarından robotik kol uygulamalarına, görüntü işleme sistemlerinden kestirimci bakım çözümlerine, otonom temizlik robotlarına kadar 5G’nin sanayideki gerçek zamanlı uygulamalarını bizzat deneyimleyebileceklerdir. Demo günleri, eğitimler, pilot projeler ve stratejik yol haritaları ile 5G’yi fabrikalarımızın kalbine yerleştireceğiz. Bu imza, sadece iki kurum arasında atılmış bir imza değil; Türkiye sanayisinin dijital çağdaki büyük sıçramasının, yüksek teknolojili üretimde yeni bir çağın resmen başladığının ilanıdır" dedi. İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, "5G teknolojisiyle sanayide dijital dönüşüm artık bir tercih değil, var olma meselesidir. Bugün Türk Telekom ile imzaladığımız protokol kapsamında duyurulan 5G teknolojisi, bizim için yalnızca bir iletişim hızı anlamına gelmiyor; üretimden lojistiğe, enerjiden operasyonel verimliliğe kadar uzanan bir ekosistemin anahtarı konumunda. Yüksek kapasitesi ve düşük gecikme hızıyla 5G; akıllı fabrikaların, otonom robotların ve gerçek zamanlı veri analizinin olmazsa olmazı olacaktır. Bu teknolojiyle beraber sanayicilerimiz; üretim hatlarında hatasız otomasyon sağlayacak, maliyetleri düşürerek küresel pazarda rekabet gücünü artıracak, ‘Dijital İkiz’ ve uzaktan bakım gibi yenilikçi çözümlerle zamanın çok ötesine geçecektir. Bugün imzalanan İSO-Türk Telekom iş birliği protokolü, bu vizyonun en somut adımıdır. Türk Telekom’un ‘Herkes için 5G’ mottosuyla geliştirmiş olduğu yerli ve milli teknolojik çözümleri, sanayicilerimizin üretim tecrübesiyle buluşturuyoruz. Bu iş birliğiyle, sanayide her alanda dijital bir sıçrama olmasını hedefliyoruz" dedi. "5G ile sanayimizin dijital dönüşümüne liderlik etme yolunda kararlılıkla ilerliyoruz" Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik etme vizyonumuz doğrultusunda, sanayimizin teknoloji ile güçlenmesini önceliklendiriyoruz. İstanbul Sanayi Odası ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği ile 5G’nin sunduğu yüksek hız ve düşük gecikme avantajlarını sanayicilerimizle buluşturuyor, üretimde verimlilik ve rekabetçiliği artıracak çözümleri hayata geçiriyoruz. Bu iş birliğiyle aynı zamanda sanayi işletmelerinin dijital olgunluk seviyelerinin artırılmasını, verimlilik ve rekabetçiliklerinin güçlendirilmesini ve sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşmasını hedefliyoruz. İSO’nun sanayi ekosistemindeki güçlü rolü ile Türk Telekom’un ileri teknoloji altyapısı ve mühendislik gücünü bir araya getirerek, Türkiye sanayisinin dijital dönüşüm yolculuğuna liderlik etmeyi amaçlıyoruz" dedi. Yeni nesil teknolojiler sanayiyle buluşuyor Yapılan açıklamaya göre, İSO üyelerine özel avantajlı mobil iletişim paketlerini de içeren protokolle, sanayi işletmelerinin dijital olgunluk seviyelerinin artırılmasına yönelik analiz ve yönlendirme çalışmaları yürütülmesi, 5G, Endüstri 4.0, yapay zekâ, nesnelerin interneti (IoT), büyük veri, bulut bilişim ve siber güvenlik alanlarında farkındalık ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi, pilot uygulamalar, demonstrasyon projeleri ve iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılması ile sanayinin dijital dönüşümüne katkı sağlayacak ortak proje ve platformların geliştirilmesi hedefleniyor. Şirket; haberleşme altyapısı, kurumsal bilişim teknolojileri, bulut hizmetleri, veri merkezi, siber güvenlik ve dijital platform çözümleriyle protokol kapsamındaki çalışmalara katkı sunarken; 5G, Endüstriyel IoT, yapay zekâ, büyük veri ve sektörel dijital çözümler kapsamında sanayi işletmelerine teknik danışmanlık, pilot uygulamalar ve örnek projeler geliştirecek. Ayrıca KOBİ’lerin dijital dönüşümünü desteklemek amacıyla dijital pazarlama, çevrim içi görünürlük ve teknolojik farkındalık faaliyetleri de yürütülecek. Uygulamalı teknoloji deneyimi sunulacak Açıklamaya göre, gerçekleştirilen imza töreninin ardından Türk Telekom tarafından İSO’da kurulan ve 5G’nin yüksek hız, çoklu cihaz bağlantısı, yüksek veri taşıma kapasitesi, düşük gecikme süresi faydalarının endüstriyel dönüşümdeki rolüne dikkat çeken deneyim alanı ziyaret edildi. Alanda sanayicilerin 5G teknolojisini gerçek uygulama senaryoları üzerinden deneyimlemesi sağlandı. Sergilenen uygulamalarla 5G’nin üretimden operasyonel süreçlere kadar geniş bir yelpazede sağladığı katkılar somut örneklerle aktarılırken; robotik kol çözümü ile nesne tespiti ve otonom toplama, üretimde anomali tespiti sağlayan görüntü işleme sistemleri, motor titreşimlerinden arıza öngörüsü sunan kestirimci bakım çözümleri ve fabrika ortamına uygun otonom temizlik robotları gibi ileri teknoloji kullanım senaryoları gösterildi.