ASAYİŞ - 16 Ocak 2026 Cuma 10:00

Kuyumcuya yakalanınca sahte altınları teklif etti: "Bunlar sende kalsın"

A
A
A

Eskişehir’e şehir dışından gelerek, piyasa değeri yaklaşık 343 bin TL olan 58.09 gram sahte bilezikleri verip 24 ayar altın almak isteyen zanlı, kuyumcunun dikkati sayesinde yakalandı. Zanlının, işlem yaptırmaya çalıştığı ve yakalandıktan sonra, "Allah rızası için bunlar sende kalsın, lütfen polise haber vermeyin" dediği anlar saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı.

Dün sabah saatlerinde İstanbul’dan Eskişehir’e gelen Özgen Ç. isimli şahıs, Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi İnci Sokak’ta bulunan bir kuyumcuya girdi. Zanlı, elindeki 58.09 gram sahte bilezikleri verip, 24 ayar altın almak istediğini kuyumcu çalışanlarına bildirdi. Kuyumcudaki yetkililer bahse konu altınların toplam piyasa değerinin yaklaşık 343 bin TL olduğunu hesaplayıp Özgen Ç.’ye bilgi verdi. Daha sonra kuyumcudaki tezgâhtarlar, incelemelerinde altınların sahte olduğunu fark etti.

Kuyumcuya yakalanınca sahte altınları teklif etti:

"Lütfen polise haber vermeyin, bu altınlar yeğenimin"

Şüphelinin tavırları ve altının sahte oluşunun anlaşılması kuyumcu dükkânının güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Çalışanlar tarafından şüpheli için polis ekiplerine ihbarda bulunuldu. Bu sırada şüpheli, çalışanlara, "Bunlar sende kalsın. Yeğenimi arayayım senle konuşsun, o gelsin buraya. Bunlar yeğenimin ürünü. Lütfen polise haber vermeyin" diyerek bahaneler öne sürdü. Kuyumcu çalışmaları şüpheli şahsı polise teslim etti. Polis ekipleri tarafından kelepçelenen şahıs karakoldaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Özgen Ç.’nin kısa süre önce cezaevinden çıktığı öğrenildi.

"Bilezikleri verip 24 ayar altın almak istediğini söyledi"

Kuyumcuya yakalanınca sahte altınları teklif etti:

10 yıldır kuyumculuk yapan 38 yaşındaki Mehmet Akmeşe, olay hakkında şöyle konuştu:

"45-50 yaşlarında bir beyefendi mağazaya altın bozdurmak için. Yani bozdurmak için değil de altın değiştirmek için geldi. Biz de altınları hesapladıktan sonra kontrol etmek amaçlı kestik. Altın olmadığını anladık. Ondan sonra polis memurlarına, polis arkadaşlara haber verdik. Onlar da gelip gerekli işlemleri yaptılar. Bileziğin sertliğinden, renginden. Patent aslında çok kaliteli yapılmıştı. Yani yeni başlayan, bu işe yeni başlayan bir arkadaş bu bilezikleri gerçekten altın zannedip alabilirdi. Ama işte Allah yardımcı oldu herhalde o sırada, biz de bu şeye takılmamış olduk. Değeri yaklaşık 350 bin civarı. Bilezikleri verip 24 ayar altın almak istediğini söyledi aslında."

Kuyumcuya yakalanınca sahte altınları teklif etti:

"İstanbul’dan buraya gelmişler, tek kişi olmaz, birkaç kişi gelmişlerdir"

Sahte altınları nasıl tespit ettiğini anlatan Akmeşe, "Altınların sahte olduğunu anladığında ’Lütfen polise haber vermeyin,’ ’İşte bu yeğenimin,’ vs. bu tarz şeylerle kendini acındırmaya çalıştı. Ama biz polis memurlarına haber verdik. Ama sonradan polis arkadaşlardan öğrendiğimiz üzere İstanbul’da ikamet ettiği belli oldu. İstanbul’dan buraya gelmişler. Büyük ihtimal yani tek kişi olmaz, birkaç kişi gelmişlerdir. Hani inşallah kimseyi zor durumda bırakmamışlardır. Yani altının gramı şu an ortalama 6 bin 485 6 bin 500 lira. Yani dolandırıcı arkadaşlar en ufak bir gram dahi bozdursalar 6 bin 500 lira. Yani büyük bir meblağ. O yüzden kuyumcu arkadaşlar bu konuda çok dikkatli davranmalı ve çok hassas olmalılar. Yani emin olmadığı ürünleri bence almamaları lazım, mutlaka da ayar kontrolü yapmaları lazım" dedi.

Bahadır Turgut - Yağızalp Yatıcı 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Yozgat’ta bu yıl çiğdemler baharı erkenden müjdeledi Yozgat’ta baharın habercisi olarak bilinen çiğdemler çiçek açtı. Özellikle Emirhan köyü civarında açan çiğdemler, doğaya ayrı bir güzellik katarken vatandaşları da kırsal alanlara çekti. Havaların ılıman seyretmesiyle birlikte toprak yüzüne çıkan çiğdemler, hem görsel şölen oluşturdu hem de yöre halkı için eski bir geleneği yeniden hatırlattı. Arazide çiğdem toplayan vatandaşlar, bu çiçeğin kültürümüzdeki yerinin ayrı olduğunu ifade etti. Türk kültüründe baharın simgesi olan çiğdem, yüzyıllardır hem türkülere hem de manilere konu oldu. Anadolu’da çocukların kapı kapı dolaşarak söylediği ‘çiğdem gezme’ geleneği, paylaşmanın ve dayanışmanın sembolü olarak biliniyor. Toplanan çiğdemler pilav yapımında kullanılırken, soba üzerinde közlenerek de tüketiliyor. Emirhan Köyü civarında çiğdem toplayan Haşim Korkuteli, çiğdemlerin bu yıl biraz erken çıktığını belirterek şunları söyledi: "Çiğdemler biraz erken çıkmaya başladı. Bizde elimizden geldiği kadar toplamaya çalışıyoruz. Çiğdemin pilavı ve soba üzerinde közlemesi güzel olur. Bir, bir buçuk ay devam eder sonra biter. Bundan sonra Öksüz oğlağı diye bir çiçek o çıkar, bittikten sonra da mantarlar çıkar. Mantar toplamaya çıkarız." Vatandaşlardan Erol Akyol ise çocukluk yıllarındaki geleneği çiğdem manisini de okuyarak şu sözlerle anlattı: "Çiğdem çiğdem çiçecik, ebem oğlu göçecik, yağ verenin oğlu olsun, bulgur verenin kızı olsun. Eskiden bu manilerle toplardık pilav yapar yerdik." Yaklaşık bir ila bir buçuk ay boyunca doğada görülebilen baharın müjdecisi çiğdemleri toplayan vatandaşlara eski günleri de hatırlatıyor.
Elazığ Uzman Dr. Cihangiroğlu uyardı: "Kronik hastalığı bulunanlar, oruç kararını mutlaka doktorunuzla birlikte verin" Ramazan ayına sayılı günler kala önemli açıklamalarda bulunan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Cihangiroğlu, kronik hastalığı bulunan vatandaşların oruç kararını mutlaka hekim kontrolünde vermesi gerektiğine dikkat çekti. Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte Mediline Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Cihangiroğlu, özellikle kronik hastalığı bulunan vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Ramazan ayının manevi huzurunun herkese şifa olmasını temenni eden Uzm. Dr. Cihangiroğlu, tansiyon, diyabet, kalp yetmezliği ve böbrek yetmezliği gibi kronik rahatsızlıkları bulunan hastaların oruç tutma kararını mutlaka doktorlarıyla birlikte vermeleri gerektiğini vurguladı. Uzun süren açlığın kan şekerinde düşüklüklere ve tansiyon dengesizliklerine yol açabileceğini belirten Cihangiroğlu, kronik ilaç kullanan hastalarda Ramazan ayında doz ve ilaç alım saatlerinin değişebileceğine dikkat çekti. "Hastalarımızın oruç tutma kararını mutlaka doktorlarıyla birlikte vermeleri çok önemlidir" Oruç kararının mutlaka doktorla birlikte verilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Cihangiroğlu, " Ramazan ayının manevi huzuru hepimize şifa olsun. Özellikle tansiyon, şeker ,kalp yetmezliği , böbrek yetmezliği gibi kronik bir hastalığınız varsa, oruç kararını doktorunuzla birlikte vermeniz çok önemli. Uzun süren açlık, kan şekerinde düşüşlere veya tansiyonda dengesizliklere yol açabilir. İlaçlarınızın kullanım saatleri değişeceği için, doz ayarlaması gerekebilir. Özellikle insülin kullanan şeker hastaları ve sıvı kaybı yaşaması riskli olan ileri derecede kalp ya da böbrek hastaları için oruç tutmak ciddi riskler doğurabilir" dedi. "İftarı, hafif gıdalarla açmak daha sağlıklıdır" Sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çeken Cihangiroğlu, " Eğer doktorunuz ’oruç tutabilirsin’ dediyse, sahurda mutlaka protein ve lif açısından zengin, tok tutacak besinler tüketin ve gün boyu susamamak için aşırı tuzlu ve baharatlı yiyeceklerden uzak durun. İftarda ise hızlı ve ağır yemeklerle değil, yavaş yavaş ve küçük porsiyonlarla orucunuzu açın. Unutmayın, sağlık her şeyin başıdır. İbadetlerimizi sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmek en büyük dileğimiz" şeklinde konuştu.