GÜNDEM - 23 Haziran 2025 Pazartesi 12:33

Marulun ekmeğini aracılar yiyor, çiftçi vatandaş mağdur

A
A
A
Marulun ekmeğini aracılar yiyor, çiftçi vatandaş mağdur

Eskişehir Yeşil Sakarya Üreticiler Birliği Başkanı Süleyman Buluşan, tarlada 3 liraya satılan marulun fiyatının tezgahlarda 30 liraları bulduğunu ifade ederek, "Biz kasasını 60 liraya verirken, vatandaş 2 marula aynı fiyatı ödüyor. Bu duruma biran önce el atılmalıdır" dedi.


Yeşil Sakarya Üreticiler Birliği Başkanı Süleyman Buluşan, Türkiye genelinde tarım üreticililerinin kendi yetiştirdiği mahsullerden haklarını alamadığını belirtti. Üreticilerin 3-10 lira arasında sattıklarını ürünlerin pazaryerlerinde 25-30 liraya satıldığını ifade eden Buluşan, bu 3 kat fiyat artışının kendilerine yansımadığını söyledi. Son olarak oluşan bu ticarette bir problem olduğunu aktaran Buluşan, durumun düzelmesi için yetkilerden yardım istedi.



"Fiyatların ancak yüzde yirmisi üreticiye yansıyor"


Eskişehir’de sebze üretimi yapan Süleyman Buluşan, kendi yetiştirdikleri mahsullerden haklarını alamadıklarını şu kelimeler ile ifade etti:


"Ülkemizde, Türkiye genelinde sebze ve meyve sektöründe ciddi bir pazarlama ve üretim sorunu var. Bu sorun, en çok üreticiye yansıyor, aynı zamanda halk da bu dengesizliğin olumsuz etkilerini hissediyor. Ürün bol olduğunda üretici zarar ediyor; halk, evet, biraz daha ucuza alıyor, ama bu durum bir dengesizlik oluşturuyor. Örneğin, kirazın az olması nedeniyle fiyatlar yüksek, ancak bu artış üreticiye tam anlamıyla yansımıyor. Yüzde 20-30’luk bir kısmı üreticiye ulaşıyor. Mesela, 50 liraya satması gereken ürünü 200 liraya satıyor, ama piyasada 500 liralık rakamlar konuşuluyor."



"Üreticilerimiz dengesiz bir üretimle karşı karşıya"


Plansız ve aşırı üretimden dolayı sıkıntı yaşadıklarını aktaran Buluşan, "Yaş sebzede, örneğin marul, maydanoz gibi ürünlerde, Sakintepe bölgemiz, yani Eskişehir’in Tepebaşı bölgesi, yaz aylarında adeta bir sebze ambarı. Yeşillik üretiminde neredeyse tek. Burada üreticilerimiz, benim bahçemde olduğu gibi, 50 gün içinde mahsullerini yetiştiriyor. Ancak, ürün bolluğu ve plansız üretim nedeniyle üreticilerimiz dengesiz bir üretimle karşı karşıya. Bölgemizde aşırı derecede maydanoz ve dereotu üretimi var. Bunun sebebi, dışarıdan gelen ve üretim yapan kişilerin aşırı üretim yapması" şeklinde konuştu.



"Bir ürün 3 liraya satılıyorsa, bu üreticinin iflası demek"


Ürettikleri malların çok ucuza satılmasından dolayı üreticilerin iflasa sürüklenmesi hakkında konuşan Buluşan, "Tabii ki en büyük sorunumuz, ürettiğimiz ürünü pazarlamak. Herkes üretim yapabilir, bu bir rekabet. Ama asıl mesele, ürünümüzü satabilmek. Türkiye’nin gözde pazarlarından İstanbul’a, özellikle Bayrampaşa Hali’ne ürün gönderiyoruz. Bir kasa maliyetimiz 60-70 lira civarında. Bu maliyeti karşılayabilmek için ürünümüzü İstanbul’a satılmak üzere yolluyoruz. Ürün künyesinden takip ediyoruz: Maydanozumuz 3 lira, marulumuz 6 lira, diğer marul çeşitlerimiz 8-10 lira civarında satılıyor. Ancak marketlerde ya da diğer alıcıların elinde bu ürünler 25-30 liraya satılıyor. Neden? Üretici olmazsa, üretim olmazsa bu ürünleri bulamazsınız. 3 liraya almak ne demek? Komisyoncular bu dengeyi neden kuramıyor? Bugün bir ürün 3 liraya satılıyorsa, bu üreticinin tamamen iflas etmesi, batması demek" dedi.



"Ticarette çok büyük bir sorun var"


Süleyman Buluşan, yapılan ticarette bir sorun olduğunu şu kelimeler ile aktardı:


"Ticarette çok büyük bir sorun var. Özellikle Ticaret Bakanlığımızın bu konuda bir an önce Hal Yasası’na el atmasını ve hallerde üretici birliklerine, üretici örgütlerine yer tahsis edilmesini istiyoruz. Nedir bu? Ürettiğimiz ürünü, üreticiler adına biz hallerde satalım. Şu an 3 liraya, 5 liraya satılan ürünümün kaça gittiğini bilmiyorum, kaça satılacağını da bilmiyorum. Böyle bir piyasa, böyle bir dünya yok."



"Tüketiciler iki marula 60 lira veriyor, biz kasasını o fiyata satıyoruz"


Hale giden ürünlerinin çok düşük fiyatlardan alındığını belirten Buluşan, şikayetlerini şu ifadeler ile dile getirdi:


"Eskişehir’de şu anda bir marulun tanesi 10 lira. Maydanoz 5-6-7 lira, dereotu aynı şekilde. Üreticinin hiçbir masraf yapmadan, sadece maliyetini hesapladığı bu fiyatlar, İstanbul Hali’ne gidene kadar neden peşkeş çekiliyor? Ya da neden birileri bu ürünleri ucuza alıyor? Evet, ticaret rekabettir, alabilir, satabilir, ama sonuçta yok olan bir üretici var. Son 3-4 gündür biz İstanbul Hali’ne mal göndermiyoruz. Gönderenler var elbette, ama bazı arkadaşlarımız mal göndermeyi durdurdu. Neden? Çünkü bir kasa mal 50-60 liraya satılıyor. Tüketici olarak siz bir marulu 30 liradan, yani iki tanesini 60 liradan alıyorsunuz. Biz ise bir kasa malı, tüm maliyetleriyle birlikte 60 liraya veriyoruz."



Marulun ekmeğini aracılar yiyor, çiftçi vatandaş mağdur

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da "Helvacı kağıdı" polemiği Bursa’nın Mudanya ilçesindeki Montania Otel krizinde ilçe belediyesi ile otel yönetimi karşı karşıya geldi. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın "23 yıl evvel yapılmış, fındık-fıstık parasına helvacı kağıdı ile yapılmış bir anlaşma" sözleri ilçede tartışmaları alevlendirirken başkanın açıklamalarına sert tepki gösteren otel yönetimi sözleşmenin hukuk çerçevesinde noter aracılığıyla düzenlenen yap-işlet-devret sözleşmesi olduğunu söyledi. 1996 yılında Mudanya Belediyesi ile Montania Otel yönetimi arasında imzalanan yap-işlet-devret sözleşmesi sonrası sıfırdan inşa edilen yapı bir yıl sonra Montania 1 adıyla otel olarak faaliyete geçti. Sonraki yıllar belediye ile otel arasında kira ve mülkiyet konularında çeşitli anlaşmazlıklar yaşandı. Şu anki mevcut Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ortaya attığı iddialarla tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Dalgıç’ın "23 yıl evvel yapılmış, fındık-fıstık parasına helvacı kağıdı ile yapılmış bir anlaşma" sözleri ilçede tartışmaları alevlendirirken başkanın açıklamalarına sert tepki gösteren otel yönetimi başkanın sözlerinin gerçeği yansıtmadığını iddia etti. Başkan Dalgıç’ın iddialarının yanlış bilgilendirmeye dayandığını savunarak açıklama yapan otel yönetimi şu ifadeleri kullandı: "Bahse konu bina, tarihi tescilli eski eser değil; Mudanya Belediyesi’ne ait olmayan bir taşınmazdır. 25 Nisan 1996 tarihli, Mudanya Noterliği’nde düzenlenen yap-işlet-devret sözleşmesiyle arsa halinde kiralanmış, şirketimizce tüm masrafları karşılanarak otel binası inşa edilmiştir. İddia edildiği gibi helvacı kağıdı ile değil, hukuka uygun sözleşme ile yapılmıştır. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın, yanlış bilgilendirme neticesinde yaptığını düşündüğümüz, nisan ayı meclis toplantısındaki basın ve sosyal medyada yayınlanan açıklamalarına ilişkin kamuoyuna açıklama yapma gerekliliği doğmuştur. Sosyal medyada yapılan haberlerde görsel olarak kullanılan tarihi, tescilli eski eser olarak işletilen bina, başkanın açıklamalarında bahsettiği bina olmayıp, bu binanın mülkiyeti de zaten Mudanya Belediyesi’ne ait değildir. Açıklamalara konu bina ise, iddia edildiği gibi helvacı kağıdı ile değil, yap-işlet-devret usulü ile 37 yıllığına davalı Mudanya Belediyesi tarafından Mudanya Noterliği’nce düzenlenen 25.04.1996 tarih, 3587 Yevmiye No’lu sözleşme ile arsa halinde kiralanmıştır. Bu arsa üzerine davacı tarafından sözleşme şartlarına uygun olarak otel binası inşa edilerek Montania 1 adıyla faaliyete geçirilmiştir. Faaliyete geçen bina, 1997 yılında idareye evrak kayıt karşılığı sunulmuş olan projeye uygun olarak inşa edilmiştir. Otelimiz 26 sene önce faaliyete geçmiş olup, faaliyete başladığı tarihteki fiili durumu ile bugünkü fiili durumu aynıdır. Mudanya Belediyesi ile yapılan yap-işlet-devret sözleşmesi ile Mudanya Belediyesine ait arsa niteliğindeki taşınmaz yap-işlet-devret usulü ile kiralanmıştır. Kiralanan arsa üzerine mevcut otel binası şirketimizce tüm masrafları karşılanarak inşa edilmiştir. Bu nedenle de, iddia edildiği gibi otel fındık-fıstık parası karşılığı değil, şirketimizce imal edilen yapının sözleşme süresi sonunda Mudanya Belediyesine bırakılması karşılığında arsa kirası ödeyerek kullanılmaktadır. Mudanya Belediyesi ile aramızda bu konuya ilişkin yargılama sürmektedir. Uzun yıllardır otelcilik alanında faaliyet gösteren şirketimizi tüm kişi ve kurumlarla olan ilişkilerinde hukuk kurallarının dışına çıkmamış olup, şirketimizin ismi hiçbir hukuk dışı işleme karışmamıştır." Otel yönetimi ayrıca, otelin 26 yıldır aynı şartlarda faaliyet gösterdiğini, sözleşme süresi sonunda otel binasının belediyeye devredileceğini vurguladı. Açıklamada, "Tamamı hukuka uygun, Türkiye’de sayısız örnekleri bulunan yap-işlet-devret sözleşmesinin adeta rant sağlama amacıyla yapıldığı belirtilerek gerçeğe ve yayın ilkelerine aykırı yayın yapan, şirketimizin ticari itibarını zedeleyen kişi ve kurumlar hakkında cezai ve hukuki yollara başvurma hakkımızı saklı tuttuğumuzu ayrıca belirtiriz" sözlerine de yer verildi. Taraflar arasındaki dava süreci halen devam ederken yaşanan gelişmeler, Mudanya kamuoyunun dikkatini yeniden Montania Otel anlaşmasına çevirdi. Tartışmanın önümüzdeki günlerde yargı süreciyle daha da büyümesi bekleniyor.