EĞİTİM - 01 Mart 2023 Çarşamba 12:03

Minikler hem eğlendi hem de afet konusunda bilgilendi

A
A
A
Minikler hem eğlendi hem de afet konusunda bilgilendi

Anadolu Üniversitesi tarafından Türkçe‘ye ve Türk Kültürü’ne uyarlanan Riskli Alan Eğitim Seti’nde yer alan oyunu oynayan ilkokul ve ortaokul minik öğrenciler, hem eğlendi hem de afetler hakkında bilgilendi.

Anadolu Üniversitesi tarafından Türkçe‘ye ve Türk Kültürü’ne uyarlanan Riskli Alan Eğitim Seti’nde yer alan oyunu oynayan ilkokul ve ortaokul minik öğrenciler, hem eğlendi hem de afetler hakkında bilgilendi.


Birleşmiş Milletler Afetlerin Azaltılması Uluslararası Strateji Ofisi (UNISDR) ve UNICEF’in 2004 yılında çocuklar için hazırladığı ‘Riskli Alan (Riskland) Eğitim Seti’, Anadolu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Komisyonu tarafından desteklenen ‘Riskland Eğitim Seti’nin Türkçeye Uyarlanması ve Öğrencilerin Afet Bilinci Düzeylerine Etkisi’ adlı proje ile Türkçe‘ye ve Türk Kültürü’ne uyarlandı. Projenin yürütücülüğünü Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. H. Ferhan Odabaşı gerçekleştirirken, araştırmacı olarak Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hıdır Karaduman, Dr. Öğretim Üyesi Ümran Alan, Dr. Öğretim Üyesi Okan Yetişensoy ve Güzel Sanatlar Fakültesi Arş. Gör. Dr. Remzi San görev aldı. Çocuklara oyun aracılığı ile deprem, sel, erozyon gibi doğal afetlere karşı bilgi kazandırmayı hedefleyen etkinlik, 250 adet çoğaltılarak Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullara dağıtılması planlanıyor.



Hem eğlendiler, hem de afetlerle ilgili bilgi sahibi oldular


Yunus Emre Kampüsü içinde yer alan Mustafa Kemal İlkokulu/Ortaokulu öğrencileri, bugün düzenlenen etkinlikle Riskli Alan Eğitim Seti’nde yer alan oyun hakkında bilgi aldı. Oyunun kurallarını öğrenen minikler, daha sonra Riskli Alan’ı oynamaya başladılar. En az iki kişiyle oynanan oyunda çocuklar, afetlerle alakalı bilgiler içeren soruları bilmeye çalışarak aşama kaydetmeye çalıştılar. Keyifli oldukları her hallerinden belli olan çocuklar hem eğlendi hem afetlerle ilgili bilgi sahibi oldu.



“Afetlerin ortaya çıkmasını engellemek”


Riskli Alan oyunu üzerine araştırmacı olarak görev yapan Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hıdır Karaduman, “Aslında bu yaşadığımız afet üzerine yaptığımız bir etkinlik değil. İki yıllık projenin sonucu böyle bir zamana dek geldiğini söyleyebiliriz. Keşke böyle bir döneme denk gelmeseydi. Bu setin amacı bu tür afetlerin ortaya çıkmasını engellemek. Biz çocuklara afet önlem eğitimi verdiğimizde onlar geleceğin yetişkinleri olarak bu tür afetleri önleyebilecekler diye düşünüyoruz. Çocuklarımıza diyoruz ki; afet önleme kültürünü aşılarsak gelecekte bu tür olaylarda daha bilgili davranacaklar. Ve belki de bu afetlerin bu sıklıklarla, bu etkilerle yaşanmasını önleyebilecekler. Bu set Birleşmiş Milletler ile UNICEF ortak girişimi sonucumda ortaya çıkarılmış, 2004 yılında yapılmış ve 15’ten fazla dile çevrilmiş durumda. Ve sonrasında 250 adet çoğaltıp Eskişehir İl Milli Eğitim’e bağlı okullara dağıtmayı planlıyoruz” diye konuştu.



“Oyundan ibaret olduğunu düşünemeyelim”


Oyunun oynanışı ve yararları hakkında da detay veren Doç. Dr. Hıdır Karaduman şöyle devam etti;


“Bu kitabın güzelliği içerisinde afet önlemeyi öğrenerek, aktarması, zarar verilebilirliği tehlikeyi anlatan oyunlar ve etkinlikleri içinde barındırması. Sadece bunu oyundan ibaret olduğunu düşünemeyelim, öğretmeler bu etkinlik ve oyunları bir araya getirerek afet önleme kültürünün geliştirilmesine katkıda bulunabilirler. Oyun en az iki kişi ile oynanıyor. Bu oyunu açık erişim olaraktan sunduk. İsterse öğretmenler akıllı tahtada açıp, tüm sınıfa oynatabilirler. En az iki grup olması gerek. Çünkü iki grup riskli yolları geçip, 80 kutucuğun sonuna geldiğinde belirli düzeyde belirli bir bilgi ve farkındalık düzeyine ulaşıyor.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla ‘Kısa Mola’ merkezleri ailelere nefes oldu Engelli bireylerin bakımından sorumlu ailelere kısa süreli de olsa nefes alma imkânı sunan Muğla Büyükşehir Belediyesi Kısa Mola Merkezleri, toplumsal dayanışmanın güçlü bir örneği olarak dikkat çekiyor. İl genelinde 9 ilçede faaliyet gösteren Kısa Mola Merkezleri, bugüne kadar 688 aileye ulaşarak toplam 14 bin 690 kez hizmet sundu. Büyük bir özveriyle yaşamlarını sürdüren aileler, bu hizmet sayesinde günlük hayatın yoğunluğundan kısa süreliğine uzaklaşma fırsatı bulurken, engelli bireyler de güvenli ve destekleyici bir ortamda vakit geçiriyor. Menteşe’de başlayan Kısa Mola hizmeti, kısa sürede Milas, Fethiye ve Marmaris’e ulaştı. Ardından bir yıl içinde Bodrum, Datça, Yatağan, Ortaca ve Dalaman ilçelerinde de hayata geçirilen merkezlerle hizmet ağı genişletildi. İki yıldır merkezden faydalandıklarını belirten Cemil Suda, hizmetin çocukların gelişimi açısından önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Suda, "Kerem buraya severek geliyor. Öğretmenlerimiz çocuklara çeşitli etkinlikler yaptırıyor. Aslında bizim burayı tercih etme nedenimiz moladan ziyade Kerem’in burayı sevmesi. Ama elbette bize de çok iyi geliyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Kısa süre önce merkezden faydalanmaya başladıklarını söyleyen Reyhan Alabaz ise, "Down sendromlu oğlum Ziya için burası çok iyi bir merkez. Daha iki ay oldu ama çok faydasını gördük. Ben de bu sayede kendime vakit ayırabiliyor, işlerimi halledebiliyorum. Çok teşekkür ediyorum" dedi. Başkan Aras: "Ailelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Kısa Mola Merkezlerinin yalnızca bir sosyal hizmet değil, aynı zamanda güçlü bir dayanışma örneği olduğunu vurguladı. Başkan Aras, engelli bireylerin ve ailelerinin yaşamını kolaylaştırmaya yönelik çalışmaların artarak devam edeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Engelli bireylerimizin hayatını kolaylaştırmak ve ailelerimizin yükünü bir nebze de olsa hafifletmek bizim en önemli sorumluluklarımızdan biri. Kısa Mola Merkezlerimizle hem çocuklarımızın güvenli ve destekleyici bir ortamda sosyalleşmesini sağlıyor hem de ailelerimize kısa süreli de olsa nefes alma imkânı sunuyoruz. Muğla’nın farklı ilçelerinde yaygınlaştırdığımız bu hizmetle bugüne kadar yüzlerce ailemize ulaştık. Bu merkezler, sosyal belediyecilik anlayışımızın en somut örneklerinden biridir. Önümüzdeki süreçte de vatandaşlarımızın ihtiyaçları doğrultusunda hizmetlerimizi geliştirmeye ve ailelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz"
Samsun Nefes darlığı her zaman akciğer kaynaklı olmak zorunda değil Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Ulaş Çınar, nefes darlığının her zaman akciğer kaynaklı olmadığını belirterek, nefes darlığına neden olan hastalıklar hakkında uyarılarda bulundu. Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Doç. Dr. Hüseyin Ulaş Çınar, nefes darlığı hakkında bilgi verdi. Nefes darlığının her zaman akciğer kaynaklı olmadığına değinen Doç. Dr. Çınar, "Nefes alıp verme güçlüğüne neden olabilecek farklı sistemlerden kaynaklanan birçok durum vardır. Astım, KOAH, akciğer enfeksiyonları (pnömoni), bronşit, akciğer embolisi, plevral efüzyon, akciğer dokusunda fibrozis veya kistik hastalıklar, kalp yetmezliği veya kalp krizi, hipertansiyonla ilişkili durumlar, perikardiyal hastalıklar, akciğerlerdeki kan basıncını etkileyen durumlardır. Ayrıca kas kuvveti zayıflığı (solunum kaslarının zayıflaması), göğüs duvarı travması veya skolyoz gibi mekansal kısıtlar, yatağa bağlı veya uzun süre hareketsiz kalma sonrası solunum güçlüğünde diğer nadir nedenler arasında sayılabilir" dedi. Nefes darlığı yaşayan hastaların kendine teşhis koymaması gerektiğinin altını çizen Çınar, "Nefes darlığına eşlik eden işaretler arasında göğüs ağrısı, ani başlayan nefes darlığıyla beraber yüksek ateş, balgamda kan veya dumanlı görünüm, nabız artışıyla hızlı nefes alma veya morarma, kısa sürede gelişen ağrı, baş dönmesi veya bayılma hissi sayılabilir. Bu durumlarda eğer nefes darlığınız ani olarak başlayan şiddetli bir tabloysa, göğüs ağrısı veya bayılacak gibi hissettiyseniz acil tıbbi yardım isteyin. Kronik veya tekrarlayan nefes darlığında bir sağlık profesyoneline başvurun; gerekirse kan testleri, akciğer grafisi ve kalp değerlendirmesi gibi tetkikler istenir. Kendi kendinize teşhis koymaktan kaçının; özellikle yaşınız ileri, başka hastalıklarınız varsa veya düzenli ilaç kullanıyorsanız profesyonel değerlendirme önemlidir" diye konuştu.
Manisa Köpekten kaçarken otomobilin altında kalan çocukla ilgili mahkemenin kararı: ’10 milyonluk tazminat ödenecek’ Manisa’nın Yunusemre ilçesinde köpek saldırısından kaçmak isterken otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanan çocuk için mahkeme, Manisa Valiliği, Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Yunusemre Belediyesi’ni sahipsiz hayvanların kontrolü ve gözetimi konusunda kamu hizmetini etkin şekilde yerine getirmediği gerekçesiyle toplamda 10 milyon 252 bin TL’lik tazminat ödemeye hükmetti. Olay 24 Ekim 2022 tarihinde Manisa’nın Yunusemre ilçesine bağlı Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre ilkokul öğrencisi E.K., ekmek almak için çıktığı evinin önünde sahipsiz köpeğin saldırısına uğradı. Köpekten kaçmaya çalışan çocuk, bu sırada yoldan geçen kamyonetin çarpması sonucu ağır yaralandı. Bölgedeki bir iş yerinin güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedilen saldırının ardından ağır yaralanan E.K. uzun süre yoğun bakımda tedavi gördü. Hayati tehlikeyi atlatan E.K.’nin yürüme, konuşma ve uzuvlarını kullanmasında kalıcı hasar oluştuğu belirlendi. Olayın ardından aile tarafından yapılan başvuru sonrasında Manisa 2’nci İdare Mahkemesi’nde görülen davada Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Yunusemre Belediyesi’nin sahipsiz hayvanların kontrolü ve gözetimi konusunda kamu hizmetini etkin şekilde yerine getirmediğine karar verildi. Kararda, idarenin yürüttüğü hizmeti sürekli denetlemek ve gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğu, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle oluşan zarardan idarenin sorumlu olduğu belirtildi. Mahkeme, E.K. lehine maddi ve manevi tazminat ile faizler dahil toplam 10 milyon 252 bin 74 TL’nin ödenmesine karar verdi.