SAĞLIK - 08 Temmuz 2025 Salı 16:13

Obezite cerrahisi disiplinli bir yolculuktan geçiyor

A
A
A
Obezite cerrahisi disiplinli bir yolculuktan geçiyor

Eskişehir’de Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Tolga Hüner, obezite cerrahisinin sadece ameliyatla sınırlı olmadığını belirterek, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve psikolojik desteğin sürecin kalıcı başarısı için hayati olduğunu söyledi.


Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Tolga Hüner uzun süreli diyet, egzersiz ve medikal tedaviye rağmen istenilen sonuçları elde edemeyen ve vücut kitle indeksi yüksek olan bireyler için etkili bir tedavi yöntemi olan obezite cerrahisi hakkında bilgi verdi. Bu operasyonların temel amacının mide hacmini küçülterek veya bağırsaklardan emilimi azaltarak daha az gıda alımı sağlamak olduğunu söyledi.


Vücut kitle indeksi 40 ve üzerinde olup da kilo veremeyen kişilere obezite cerrahisi önerildiğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Tolga Hüner "Ameliyat sonrası düzenli kontroller, diyetisyen gözetiminde beslenme ve psikolojik destek de en az cerrahi kadar önemlidir" dedi.



"En sık uygulanan yöntemler tüp mide ve gastrik bypass"


En sık uygulanan iki yöntemin tüp mide ve gastrik bypass olduğunu belirten Dr. Hüner "Tüp mide operasyonunda midenin yaklaşık yüzde 80’i çıkarılmaktadır. Böylece hem mide kapasitesi küçülür hem de açlık hissini uyaran ‘ghrelin’ hormonunun üretimi azalır. Gastrik bypass yönteminde ise hem mide küçültülür hem de ince bağırsağın bir kısmı devre dışı bırakılır. Bu sayede hem alınan gıda miktarı azalır hem de vücuda emilen kalori miktarı sınırlanmış olur" dedi.



"Vücut kitle indeksi 40 ve üzerinde olmalı"


Obezite cerrahisinin genellikle vücut kitle indeksi 40 ve üzerinde olan bireyler için önerildiğini aktaran Dr. Hüner, "VKİ’si 35’in üzerinde olup diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi gibi sağlık sorunları yaşayanlar da aday olabilir. Ancak bu değerlendirme çok disiplinli bir yaklaşımla yapılmalıdır. Cerrahi öncesi genel cerrahi, endokrinoloji, diyetisyen ve psikiyatrist gibi farklı uzmanlardan görüş alınmalı, kişinin uygunluğu titizlikle belirlenmelidir" şeklinde konuştu.


Ameliyatların genellikle kapalı yöntemle yapıldığını ve bu tekniğin daha az ağrı, küçük kesiler ve hızlı iyileşme sağladığını ifade eden Dr. Hüner, ameliyat sonrası düzenli kontrollerin, diyetisyen gözetiminde beslenmenin ve psikolojik desteğin cerrahi kadar önemli olduğunu vurguladı.



"Tip 2 diyabet ve hipertansiyon da geriliyor"


Obezite cerrahisinin sağladığı yararların sadece kilo kaybıyla sınırlı kalmadığını dile getiren Dr. Hüner, "Tip 2 diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve uyku apnesi gibi metabolik hastalıklarda ciddi iyileşme sağlanabilir. Fiziksel hareket kabiliyeti artar, psikolojik iyilik hali güçlenir, sosyal hayata katılım artar" diye konuştu.


Cerrahinin risksiz olmadığını da hatırlatan Dr. Hüner, enfeksiyon, kanama, anesteziye bağlı komplikasyon gibi ihtimallerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi. Deneyimli bir ekip tarafından yapılan operasyonlarda bu risklerin en aza indiğini vurguladı.



"Cerrahiden sonra disiplinli yaşam şart"


Hastaların ameliyattan sonraki ilk 6-12 ayda hızlı kilo kaybı yaşadığını kaydeden Dr. Hüner uzun vadede bu kilonun korunmasının, bireyin yaşam tarzı değişikliklerine ne derece uyum sağladığıyla doğrudan ilişkili olduğunu söyledi. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları, düzenli fiziksel aktivite ve hekim kontrollerinin cerrahinin kalıcı başarısı için olmazsa olmaz olduğunun altını çizdi.


Obezite cerrahisinin tam bir çözüm olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Hüner, "Bu süreç ciddi disiplin, sabır ve sorumluluk gerektiren bir yolculuktur. Uygun adaylarda doğru şekilde planlandığında hem yaşam süresini uzatır hem de yaşam kalitesini ciddi oranda artırır" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Kazaya yapınca plakaları söküp kaçtı ama polisten kaçamadı Aksaray’da alkollü olarak direksiyon başına geçtiği araçla maddi hasarlı kazaya karışıp olay yerinden kaçan genç sürücü yolda plakalarını söküp izini kaybettirmeye çalışsa da sürücünün kaçış oyununu polis bozdu. Plakasız araçla yakalanan alkollü sürücüye toplam 117 bin lira ceza kesilirken, ehliyetine 7 ay el konup araç ise 1 ay trafikten men edildi. Olay Küçükbölcek Mahallesi Cumhuriyet Buvarı üzerinde yaşandı. Edinile bilgiye göre, alkol aldıktan sonra 06 SHC 36 plakalı aracıyla trafiğe çıkan 22 yaşındaki Faik K. isimli genç, bulvar üzerinde maddi hasarlı trafik kazasına karışarak olay yerinden kaçtı. Ara sokaklara girerek plakalarını söken sürücü ve yanında yolcu olarak bulunan arkadaşı izlerini kaybettirmeye çalışırken, alkollü olması ve kaza yerinden kaçmasının ardından üçüncü bir kural ihlali yaparak plakasız araçla kaçmayı sürdürdü. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbar ve şikayet üzerine harekete geçen polis plakasız olarak izini kaybettirmeye çalışan sürücünün peşine düştü. Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarından aracın izini süren ekipler çok geçmeden aracı ve şahısları bir otoparkta yakaladı. Ehliyet, ruhsat ve Genel Bilgi Taramasından (GBT) geçirilen sürücü Faik K. ve yolcu konumundaki arkadaşı, polis memurlarına agresif tavırlar sergileyerek olayı örtbas etmeye çalıştı. Genç sürücünün alkol metre ile yapılan ölçümde 0.62 promil alkollü olduğu tespit edildi. Sürücüye plakasız araçla trafiğe çıkmak, kaza yerini terk etmek ve alkollü araç kullanmak gibi çeşitli maddelerden toplam 117 bin lira para cezası kesilirken, araç 1 ay süreyle trafikten men edilerek çekici marifetiyle otoparka çekildi. Öte yandan plakasız araç kullanmaktan 1 ay, alkollü araç kullanmaktan ise 6 ay olmak üzere toplam 7 ay süreyle sürücünün ehliyetine el konuldu. Genç sürücü işlemlerinin ardından kazaya karışıp kaçtığı için gözaltına alınarak ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Polis memurlarına kimliğini ibraz etmeyen ve güçlük çıkaran yolcu konumundaki şahıs ise kimlik tespiti için polis merkezine götürüldü.
Bursa Aşk üçgeni bıçaklı kavgaya dönüştü: 2 yaralı Bursa’nın İnegöl ilçesinde iki genç kız arasında çıkan kavga kanlı bitti. Erkek meselesi nedeniyle buluşan taraflar birbirini bıçakladı, 1’i ağır 2 kadın yaralandı. Olay, saat 22.00 sıralarında Orhaniye Mahallesi Ankara Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre Cankız Ç. (19) isimli genç kız, aşık olduğu A.M.(25) isimli erkeğin sevgilisi olduğu öne sürülen Sinem Y. (17)’yi konuşmak için Ankara Caddesi’ne çağırdı. Evinden çıkarak buluşma noktasına giden Sinem Y. ile Cankız Ç. arasında tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüştü. Çıkan kavgada iki genç kız birbirini bıçaklayarak yaraladı. Cankız Ç. olay yerinden yaralı halde kaçarken, bacağından bıçaklanan Sinem Y. yakındaki bir büfeye sığındı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı Sinem Y., ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olay yerinden kaçan Cankız Ç. ise yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta sokakta yürürken ekipler tarafından bulunarak polis aracıyla özel bir hastaneye götürüldü. Sinem Y.’nin annesi Birgül B., ambulansla hastaneye getirilen kızına, "Bir şey olmaz değil mi? Gerizekalısın kızım gitme dedim sana. Geberteceğim oğlum. Annecim iyi misin?" dedi. Yaralı genç kız ise annesine "Bağırma bana" diyerek tepki gösterdi. Cankız Ç., tedavisinin ardından Asayiş Büro Amirliği ekiplerince gözaltına alındı. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.