ASAYİŞ - 09 Ocak 2025 Perşembe 11:48

Oyun kıyafetiyle 5 kişiyi bıçaklayan sanığın 108 yıl hapsi istendi

A
A
A

Eskişehir’de oynadığı oyunlarda bulunan kıyafetleri internetten satın aldıktan sonra giyerek, bir çay bahçesinde ve yolda 5 kişiyi bıçaklayan 19 yaşındaki sanık için 108 yıla kadar hapis cezası istendi.

Bilgisayarda oynadığı oyunlarda gördüğü savaş kıyafetlerini internetten sipariş ederek temin eden Arda K.(19), yanında bulunan kesici aletlerle 12 Ağustos 2024’te Şehit Rüstem Demirbaş Parkı’ndaki çay bahçesinde ve Uluönder tramvay durağında T.A., (72), C.Ö (58), N. Ö., (88), M.K. (65) ve C. A.’ı (52) bıçakla yaraladı. Olay sonrasında yakalanan ve sevk edildiği mahkemece tutuklanan Arda K., hakkında iddianame tamamlandı. İddianamesi tamamlanan gencin yayınladığı manifestosunda Zafer Partisi’ne yakın olduğu, Türkiye’de bulunan mültecileri sevmediğini belirttiği paylaşımlar olduğu iddia edilmişti. Eskişehir 6. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 37 sayfalık iddianamede, olayı gerçekleştirdiğinde 18 yaşında olan tutuklu sanık Arda K.’nin "Tasarlayarak öldürmeye teşebbüsten" 100 yıla ve "Halk arasında korku ve panik oluşturmak amacıyla tehdit" suçundan 8 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Sanığın video paylaşım platformundan canlı olarak kaydedip paylaştığı anlaşılan olay anına ait görüntülerin analizinin yer aldığı iddianamede, bıçakla yaralanan 5 kişinin muayene sonuçları, "Humanty İs Overrate (İnsanlık Abartılıyor)" ibareli siyah renkli tişört giyen sanığın üzerinde ve adreslerinde ele geçirilen suç unsurları ve dijital materyaller, sanığın ve müştekilerin ifadeleri ile Arda K.’nin sosyal medya hesapları ile ilgili yapılan açık kaynak araştırmalarına ilişkin tespitler yer aldı.

Oyun kıyafetiyle 5 kişiyi bıçaklayan sanığın 108 yıl hapsi istendi

"Patlayıcı yapacak malzemeyi bulamadım"

Şüpheli ifadelerinde olayı nasıl planladığını anlattı. Paylayıcı madde yapmak için araştırmalarda bulunduğunu ifade eden Arda K., sosyal medya üzerinden tanıştığı kişinin söylemlerinin kendisini etkilediğini belirtti. Arda K, ifadesinin bir bölümünde şunları söyledi:

"Doğu Avrupa kökenli olduğunu söyledi, ancak ülkesini tam olarak söylemedi, kendisinin benden bir iki yaş küçük olduğunu söylemişti. Kendisinin bulunmuş olduğu ülkede okullar başladığı, gittiği okulda silah alıp eylem yapmak istediğini benimle paylaşıyordu, bu silahı ailesinin üzerinden alacağını söylüyordu. Bu şahsın hangi ülkede yaşadığını bilmiyorum. Onunla ortak yanlarımızın olduğunu düşünerek ilk başlarda sadece Türkiye’de yaşadığımı, son iki hafta içerisinde Eskişehir’de yaşadığımı ve silah almak planlarımın olduğunu söylemiştim ancak silah alacak bir yer bulamadığımı şahsa söylemem üzerine bu şahıs bana patlayıcı yapabileceğimi söylemişti, zaten ben daha öncesinden uygulama üzerinden patlayıcı yapabileceğim metinlerin olduğu dosyaları indirip incelemeler yapmıştım. Patlayıcı yapılabileceğim malzeme temin edemedim ayrıca evde tehlikeli olacağı düşüncesiyle patlayıcı yapmadım."

“Saldırı öncesi cep telefonum ve bilgisayarımı temizledim”

Saldırıyı yurt dışından tanıştığı bir kişi ile planladığını ifadesinde belirten Arda K., olayı şöyle anlattı:

"Eylem yapabileceğim yerleri çizerek bu şahsa gönderdim. Şahısla daha önceden konuşurken bir kilisede saldırı yapmak istediğimi söylediğimde bunun dikkat çeken eylem olabileceğini söyleyerek bana teşvik edici sözler söyledi ancak ben bu saldırıyı kafamda tam olarak planlayamadığımdan dolayı planımdan vazgeçtim. Kiliseye saldırı yapma düşüncem ise dikkat çekici yerlerden birisi olmasıydı. Ben silah ve patlayıcı temin edemediğimden dolayı internet üzerinden balta, bıçak, kask, maske, koruyucu gözlük, hücum yeleği, eldiven, pantolon, palaska aldım. Daha sonradan bu malzemelerin üzerine politik görüşüm olan Nasyonel sosyalizm (Nazizm) görüşüme ait Nazi amblemini yeleğimin üzerine yapıştırdım, yine aynı ideolojime ait ’SS’ amblemini, eşittir işareti üzerine çizgi çizerek eşit değildir anlamında bir şekli, KKK (Klu Klux Klan) ibarelerini ve gamalı haç işaretini küçük kamp bıçağımın üzerine beyaz endüstriyel kalemle çizdim. Bu şahısla son görüşmemi yaptım. Eskişehir’de yapmış olduğum planı kendisi de tasdiklediği için Tepebaşı Camisi çevresinde eylem yapacağımı kesinleştirdik, daha sonra bu şahısla yazışmaları bilgisayardan, cep telefonumdan sildim. Cep telefonumu, bilgisayarımı, evde bulunan hard diskimi yaptığım eylem planları bulunmasın diye format atarak sıfırlayarak evden çıktım. Canlı yayın açtım. Cami bahçesinde oturan kişilere yönelik hücum yeleğimden çıkarttığım bıçakla öldürmek maksatlı saldırdım. Bir kişiyi daha bıçakladıktan sonra arkamdan ’dur’ şeklinde bir ses duydum ve arkamı döndüğümde bana doğru koşan bir polis olduğunu görünce kaçarken yine durak üzerinde bulunan bir kişiyi sırtından bıçakladığımı şu an hatırlıyorum. Ben bu eylemi yaparken dini maksatlı bir eylem yapmadım, sadece insanı sevmediğim için ve ses getireceğinden dolayı bu eylemi yaptım." Saldırı gününden 7-8 ay önce depresyondan kurtulmak için bir hastanenin psikiyatri servisine başvurduğunu, doktorun verdiği ilacı kötü hissettiği için bir gün sonra bıraktığını anlatan sanık, herhangi bir terör örgütüyle iletişiminin olmadığını, pişmanlık duyduğunu kaydetti.

Oyun kıyafetiyle 5 kişiyi bıçaklayan sanığın 108 yıl hapsi istendi

İddianamede, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince ilgili web sitesine erişim sağlanamadığı, sanığın irtibatlı olduğu kullanıcının da tespit edilemediği belirtildi.

Bomba yapımı için internette aramalar yapmış

Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince yapılan incelemenin raporuna göre de Arda K’nin internet tarayıcısı üzerinden "cinayetin cezası kaç yıl" ve "annenizin mutfağında bomba yapımı" gibi aramaların yanı sıra çeşitli olay ve kişiler hakkında arama yaptığına dair tespitler iddianamede yer buldu.

Teröristleri "aziz" olarak nitelendirmiş

Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığınca düzenlenen rapora göre ise sanık Arda K.’nin saldırı öncesi yayınlamış olduğu 16 sayfalık "manifesto metni" içeriğinde saldırıları bilgisayar oyunu gibi farklı zorluk seviyelerine ayırdığı, farklı etnik gruplar ve topluluklara hakaretler yağdırarak işlenecek cinayetleri önemine göre puanladığı, "manifestosu"nda 2019’da Yeni Zelanda’da iki camiyi hedef alarak 51 kişiyi öldüren Brenton Tarrant, 2011 yılında Norveç’te bir yaz kampında 77 kişiyi öldüren Anders Behring Breivik, 2017 yılında Las Vegas’ta onlarca kişinin yaşamını yitirdiği saldırıyı yapan Stephen Paddock ve 1995 yılında Oklahoma’da düzenlediği bombalı saldırı ile 168 kişiyi öldüren Timothy McVeigh isimli kişileri "aziz" olarak nitelendirdiği belirtildi. Arda K.’nin gerçekleştirdiği eylemin, oyun ve şiddet kavramlarının ilişkisini akla getirdiği, şiddet içerikli video oyunlarının saldırganla özdeşim kurma, saldırı eylemlerine aktif olarak katılma, düşmanca sanal bir gerçeklik oluşturma, saldırgan davranış ve tutumların öğrenilmesi ve sürdürülmesinde geleneksel medyadan daha güçlü etkileri bulunduğu belirtilen raporda, sanığın kendini bir "oyun kahramanı"na dönüştürmesi, "manifestosu"nda yayınladığı puanlama sistemi ve bazı aksiyon oyunlarındaki savaşçı karakterlere benzeyen bir maske takmasının bu düşünceyi güçlendirdiği ifade edildi. Raporda, "Şüphelinin manifestosunda yer alan ’Beni büyük ihtimalle ya haberlerde ya da şehrimin haber sayfalarında bulabilirsiniz ki bu motivasyonla yapılan ilk saldırı olduğu için büyük ihtimalle haberlere çıkacağımı düşünüyorum. Editim belki yapılır’ şeklindeki paylaşımın kendini örnek alacağını düşündüğü kişilere bıraktığı 10 maddelik ipucu listesi ve eyleminin kendisini ’azizler listesine’ koyacağı düşüncesi dikkate alındığında, konunun oyun şiddet bağlamının yanı sıra gençlerin ’fenomen olma’ arzusuna da bağlanabilir." değerlendirmesine yer verildi.

Oyun kıyafetiyle 5 kişiyi bıçaklayan sanığın 108 yıl hapsi istendi

Sanığın cezai ehliyeti tam

Arda K.’nin sevk edildiği sağlık kurumu tarafından düzenlenen rapora göre işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin ve cezai ehliyetinin tam olduğu belirtilen iddianamede, sanığın eyleminin ise terör suçu olarak nitelendirilemeyeceği ifade edilerek, şunlar kaydedildi: "Arda K.’nin sosyal medya platformlarında ve oyun sitelerinde tanışmış olduğu Nasyonel sosyalizm (Nazizm) görüşünü benimseyen diğer şahıslardan ve bu görüşü benimseyen şahısların dünya çapında gerçekleştirmiş olduğu diğer eylemlerden de etkilenerek, benzer şekilde bir eylem yapmaya karar verdiği, bu doğrultuda kar maskesi, askeri kamuflaj çelik yelek benzeri üzerinde Nazi kara güneşi resmi bulunan taktik yelek ve kesici aletleri temin ettiği, alınan beyanında ikrar ettiği üzere olay yerine olay öncesinde giderek kıyafetleri giyeceği ve eylemi gerçekleştireceği yerleri, eylem saatini belirlediği, yapacağı eyleme ilişkin manifesto hazırladığı ve canlı yayın yapmak için düzenek temin ederek eylemi her yönüyle tasarladıktan sonra olay tarihinde yapmış olduğu plan ve tasarlama kapsamında elinde bulunan bıçakla müştekileri alınan savunmasında da ikrar ettiği üzere öldürme kastıyla rastgele darbeler vurmak suretiyle bıçaklayarak her bir müştekiye karşı ayrı ayrı olmak üzere ’tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs’ suçunu işlediği, birden fazla bıçak, balta ve biber gazıyla yaklaşık 200 metrelik mesafe boyunca hedef gözetmeksizin saldırılar da bulunarak olay yerinde bulunan diğer şahıslar üzerinde de korku, kaygı ve panik oluşturmak suretiyle ’Silahla halk arasında korku ve panik oluşturmak amacıyla tehdit’ suçunu işlediği soruşturma sonucunda elde edilen tüm deliller itibarıyla anlaşılmıştır." Sanık Arda K.’nin 5 müştekiye karşı ayrı ayrı olmak üzere "tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 20 yıla, "halk arasında korku ve panik oluşturmak amacıyla tehdit" suçundan ise 8 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mezitli’de kadın emeği atölyelerde hayat buluyor Mezitli Belediyesinin kadın atölyelerinde verilen ücretsiz kurslarla üretime katılan kadınlar hem sosyalleşiyor hem de ekonomik kazanç elde ederken, Başkan Ahmet Serkan Tuncer kursiyerlerle bir araya geldi. Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Viranşehir Mahallesi’nde faaliyet gösteren Kadın ve Aile Atölyesini ziyaret ederek kursiyer kadınlarla bir araya geldi. Kadınların üretime katılımını artıran ve sosyal yaşamda daha aktif rol almalarını sağlayan atölyelerde yürütülen çalışmaları yerinde inceleyen Tuncer, kursiyerlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Ücretsiz kurslarla hem meslek edinme hem de sosyalleşme imkanı sunan atölyelerin, Mezitli’de kadınların güçlenmesinde önemli bir rol üstlendiği vurgulandı. Kadınların kendilerini geliştirmeleri amacıyla Mezitli’nin birçok mahallesinde hayata geçirilen atölyelerde verilen ücretsiz kurslar büyük ilgi görüyor. El emeği üretimden kişisel gelişime kadar birçok alanda eğitim alan kadınlar, hem sosyalleşme imkanı buluyor hem de aile bütçelerine katkı sağlayacak üretimler gerçekleştiriyor. Gerçekleştirilen ziyarete belediye meclis üyeleri de katıldı. Heyet, atölyede yürütülen çalışmaları ilgiyle takip ederken kursiyerlerin taleplerini de dinledi. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren kadın atölyeleri, gönüllü eğitmenlerin desteğiyle farklı alanlarda eğitimler sunarak her geçen gün daha fazla kadına ulaşıyor. Yoğun talep gören atölyelerde kadınlar, üretim, meslek edinme ve kişisel gelişim alanlarında kendilerini çok yönlü olarak geliştirme fırsatı yakalıyor. "Kadınların güçlenmesi toplumun güçlenmesidir" Ziyaret sırasında değerlendirmelerde bulunan Başkan Ahmet Serkan Tuncer, kadınlara yönelik projelerin artarak devam edeceğini belirterek, "Mezitli Belediyesi olarak kadınların hayatın her alanında daha güçlü bireyler olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Atölyelerimizde kadınlar hem yeni beceriler kazanıyor hem de üretime katılarak ekonomik özgürlüklerini güçlendiriyor. Kadınların güçlenmesi, toplumun güçlenmesi demektir. Bu anlayışla daha fazla kadına ulaşmak için projelerimizi yaygınlaştırmaya devam edeceğiz" dedi. Atölyede eğitim alan kadın kursiyerler ise sunulan imkanlardan duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Burada sadece bir meslek öğrenmiyoruz, aynı zamanda sosyalleşiyoruz, kendimize güvenimiz artıyor. Üreterek aile bütçemize katkı sağlamak bizi çok mutlu ediyor. Bu imkanları sağlayan belediyemize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Kayseri Sanat Melikgazi Kayseri Kent Konseyi’ni ağırladı Dedeman Parkı’nın içinde, birbirinden keyifli etkinlikleri, söyleşileri ve yetenekleri gün yüzüne çıkaran farklı atölyeleri ile vatandaşları sanatın kalbine dokunmaya teşvik eden Sanat Melikgazi, Kayseri Kent Konseyi Başkanı Serdar Altuntuğ ile Kültür Sanat ve Kadın Çalışma Gruplarını ağırladı. Kent Konseyi ziyaretine ev sahipliği yapan Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, Sanat Melikgazi’nin kazandırılması ile çok önemli bir eksikliğin giderildiğini, verilen eğitimlerin güzel sonuçlar vereceğini dile getirerek şunları söyledi; "Kent Konseyi Başkanımız Serdar Altuntuğ’a, kent konseyinin değerli üyelerine teşekkür ediyoruz. Şehrimizin farklı açılardan birçok pozitif yanı var. Bu özelliklerini keşfettikçe, bunlara yatırım yaptıkça bizim de şaşıracağımız sonuçlar ortaya çıkıyor. Sanat merkezimizle birlikte insanların ne kadar bu konuda istekli olduklarını; sanatla ilgili birçok eğitim almak isteyen, uygulama yapmak isteyen, hatta burada eğitim vermek isteyen kişiler olduğunu gözlemledik. Burada yaklaşık 14-15 farklı alanda atölye çalışmaları, eğitimler verilecek. Önümüzdeki günlerde burada sergiler yapmaya başlayacağız. Dolayısıyla Kayseri’deki büyük bir açığı inşallah burayla birlikte bir nebze de olsa gidermiş olacağız. Sanat Melikgazi’nin kurs takvimlerini lütfen sanatseverler yakından takip etsin. Burası farklı bir formatta çalışacak ve buradan eğitim alanlar bir müddet sonra bu işten ekmek kazanacak, para kazanacak, istihdam sahibi olacak duruma gelecekler. Bir nevi uygulamalı bir akademi gibi çalışacak. Emeği geçen mesai arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum. Hayırlı olsun." Sanat Melikgazi’de eğitim alan insanların kültür- sanat hayatına katkı sunacağını belirten Kayseri Kent Konseyi Başkanı Serdar Altuntuğ; "Kent Konseyi olarak Melikgazi Belediyemizin şehrimizde kazandırdığı sanat merkezini ziyarete geldik. Başkanımızı ve ekibini kutluyoruz. Kayseri’de şehrimizin kültür-sanat hayatına veya toplum yaşantısına katkı sunabilecek bütün projeleri, Kent Konseyi olarak ilgili çalışma gruplarıyla ziyaret edip desteklemek istiyoruz. Buraya Güzel Sanatlar Fakültemiz, lisemiz ve ilgili bütün sanatla uğraşan, kültürel faaliyetlerle uğraşan arkadaşlarımızı davet ettik. Daha önce biliyorsunuz Gön Han gibi çok önemli bir projeyi de ziyaret etmiştik. Bu tip projeler şehrimizin geleceği için çok önemli. İnşallah burada eğitim alan insanlar şehrin kültür- sanat hayatına da katkı sunacaktır. Güzel Sanatlar Fakültelerine, lisesine gitmek isteyen insanlara eğitimler de verilebilir diye Başkanımızla da görüştüm. Katılımcılara da çok teşekkür ediyoruz. Hepsi ilgili insanlar, sağ olsunlar, güzel bilgilendirme oldu. Bu tip çalışmaları desteklemeye devam edeceğiz. Başkanımıza ve ekibine teşekkür ediyoruz" dedi.
Bursa "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesi özel lise öğrencilerini ağırlıyor Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Türkiye’de bir ilk olan ve isim tescili alınan "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesi kapsamında bu defa Bursa genelindeki özel liselerden 11. ve 12. sınıf öğrencilerini ağırlamaya başladı. Projenin ilk günüde oryantasyona katılan öğrenciler, bir ay boyunca BTÜ’de ders, laboratuvar, kütüphane ve sosyal yaşamın tüm imkânlarını deneyimleme fırsatı bulacak. BTÜ ile Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesine BTÜ internet sitesi üzerinden başvuran öğrenciler, lise not ortalamalarına göre bölümlere yerleştirildi. Öğrenciler, ilk günlerinde düzenlenen oryantasyon programı ile üniversiteyi, kampüs imkanlarını ve akademik yaşamı tanıma fırsatı elde etti. BTÜ hakkında öğrencilere bilgilendirme sunumu yapan Öğrenci Dekanı Doç. Dr. Mehmet Zahid Ecevit, üniversitenin öğrenciyi merkeze alan ve şehirle, toplumla bütünleşmiş bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Ecevit, ayrıca üniversitenin sunduğu imkânlar, mezun ve öğrenci başarıları ile sektörel fırsatları aktararak, öğrencilere "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesinin amacı ve işleyişi hakkında da ayrıntılı bilgilendirme yaptı. Öğrencilerden teşekkür Nisan ayının sonuna kadar her salı BTÜ’de derslere katılacak öğrenciler, üniversite yaşamını ve akademik ortamı yakından deneyimlemenin kendileri için çok değerli olduğunu söyledi. "Derslere aktif katılmak, laboratuvarları kullanmak, hangi bölümü seçeceğimiz konusunda daha net bir fikir sahibi olmamızı sağlıyor" diyen öğrenciler, üniversiteyi birebir yaşayarak kararlarını bilinçli şekilde verebileceklerini belirtti. Projenin bir parçası olmaktan dolayı heyecanlı olduklarını ifade eden öğrenciler, böyle bir fırsatı sunan BTÜ’ye teşekkür etti. Rektör Çağlar: Geleceğinizi şekillendirecek bir deneyim BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, öğrencilere "hoş geldiniz" diyerek, "Bu proje, sizlerin ilgi ve yeteneklerinizi keşfetmeniz, güçlü yönlerinizi fark etmeniz için eşsiz bir fırsat sunuyor. Üniversite yaşamını deneyimleyerek, gelecekte alacağınız önemli kararlar için daha bilinçli adımlar atabileceksiniz. Bu deneyimin bir parçası olan öğrencilerimize başarılar diliyor, verimli ve keyifli bir ay geçirmenizi diliyorum" ifadelerini kullandı.
Düzce Meclis toplantısında gündem Gümrük Müdürlüğü DÜZCE(İHA) – Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) olağan meclis toplantısı Meclis Başkanı Tanju Acar’ın başkanlığında yapıldı. Toplantıda Gümrük Müdürlüğü binasının lokasyonu ve mimari projesi konuşuldu. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası olağan Meclis Toplantısı, Şehit Emniyet Müdürü Ufuk Baysan Meclis Toplantı Salonunda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Tanju Acar’ın açılış konuşmasıyla başlayan toplantının ilk gündem maddesi yapılması planlanan Gümrük Müdürlüğü binası oldu. Gümrük Müdürlüğü binasının lokasyonu ve mimari projesiyle ilgili meclis üyelerine bilgiler veren Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık, bakanlığa verilen taahhüt gereği en kısa sürede Gümrük Müdürlüğü binasının bitirilmesi gerektiğini ifade etti. Gümrük Müdürlüğü sunumunun ardından oda faaliyetlerine geçildi. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık, mart ayında gerçekleşen faaliyetleri meclis üyelerine aktardı. Toplantının devamında Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Canpolat yeni hizmet binasının son durumu ve önümüzdeki süreçte atılacak adımlarla ilgili meclis üyelerini bilgilendirirken, Turizm Komisyonu adına Meclis Üyesi Hasan Arslan da hazırlıkları devam eden fuar hakkındaki son gelişmeleri meclis üyelerine aktardı. Toplantıda ayrıca aylık mizanlar ve ekonomik raporlar da görüşülerek karara bağlandı.
Niğde Çanakkale ruhunu taşıyan mobil müze tırı Niğde’de ziyarete açıldı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı koordinesinde yürütülen ’Çanakkale Savaşları Mobil Müze’ projesi kapsamında hazırlanan mobil müze tırı Niğde’de kapılarını ziyaretçilere açtı. Çanakkale ruhunu Türkiye’nin dört bir yanına taşımayı amaçlayan mobil müze, özellikle Çanakkale’yi ziyaret etme imkanı bulamayan vatandaşlara tarihi yerinde hissettirmeyi hedefliyor. Niğde’de yoğun ilgi gören müze tırında, Çanakkale Savaşı’na ait fotoğraflar, belgeler, çeşitli görsel materyaller ve videolar yer alıyor. Toplam 7 vitrinden oluşan müzede, Çanakkale Cephesi’nden günümüze ulaşan savaş objeleri de sergileniyor. Ziyaretçiler, dönemin atmosferini yansıtan içerikler sayesinde tarihi deneyimleme fırsatı buluyor. Niğde’deki açılışa Vali Yardımcıları Soner Divli ve Baha Büyükkaymakcı’nın yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı. Öğrenciler, rehberler eşliğinde müzeyi gezerek Çanakkale Savaşı’nın önemine dair bilgi aldı. Mobil müze hakkında açıklamalarda bulunan tır görevlisi Ali Pınar, projenin altı yılı aşkın süredir aktif olarak sürdürüldüğünü belirtti. Pınar; müzenin yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmayıp Balkan ülkeleri ve Azerbaycan’da da ziyaretçilerle buluştuğunu ifade etti. Pınar açıklamasında; "Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle hayata geçirilen mobil müzemiz, Çanakkale Tarihi Alan Başkanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteriyor. Amacımız, Çanakkale’yi görme imkanı bulamayan vatandaşlarımızın ayağına bu ruhu taşımak. Müzemiz bugüne kadar Türkiye’yi defalarca dolaştı ve ulaşılmadık ilçe bırakmamayı hedefliyor. ‘Al sancağın dalgalandığı her yer Çanakkale’dir’ mottosuyla yola çıktık. Bu ruhu çocuklarımıza, gençlerimize, gazilerimize ve tüm vatandaşlarımıza aktarmayı amaçlıyoruz" dedi. Niğde’de belirli bir süre ziyarete açık olacak müzenin, özellikle öğrenciler tarafından yoğun ilgi görmesi bekleniyor.
Mersin Mersin Büyükşehir Belediyesi DMD hastasına ergoterapi desteğini sürdürüyor Mersin Büyükşehir Belediyesi Otizm Aile Danışma Merkezinde, DMD hastası 3,5 yaşındaki Koray Özmen’e yönelik ergoterapi desteği ile günlük yaşam becerilerinin korunmasına yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Otizm Aile Danışma Merkezi, 0-7 yaş aralığındaki tanılı çocuklara yönelik destek hizmetlerini sürdürmeye devam ediyor. Merkezde serebral palsi, otizm, down sendromu, gelişimsel gerilikler ve çeşitli genetik mutasyonlara sahip çocuklara ergoterapi, duyu bütünleme ve özel eğitim hizmetleri sunulurken, Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastası 3,5 yaşındaki Koray Özmen de bu destekten faydalanan çocuklar arasında yer alıyor. DMD hastası minik Koray’a destek Kaslarda ilerleyici zayıflamaya neden olan genetik hastalık DMD ile mücadele eden minik Koray, Otizm Aile Danışma Merkezinde ergoterapi desteği alıyor. Ergoterapi ile mevcut becerileri korumaya ve kayıpları geciktirmeye yönelik çalışmalar yürütülüyor. Bu kapsamda Koray’ın günlük yaşam becerilerinin korunması, bağımsız hareket edebilme becerisinin desteklenmesi ve ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulabileceği yardımcı cihazların kullanımına yönelik hazırlıklar yapılıyor. Aynı zamanda aileye de ev içi düzenlemeler, destekleyici ekipman kullanımı ve çocuğun bağımsızlığını artırmaya yönelik eğitimler veriliyor. Bu çalışmalar sayesinde Koray’ın hareket kabiliyetinin, mümkün olan en uzun süre korunması hedefleniyor. Öte yandan Koray Özmen için valilik onaylı yardım kampanyası da devam ediyor. Yaklaşık 8 aydır süren kampanya şu anda yüzde 12 seviyesinde. Türkiye’de tedavisi bulunmayan genetik hastalıklarla mücadele eden Koray gibi çocuklar için, toplumsal desteğin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Minik Koray’ın tedavi sürecine destek olmak isteyen vatandaşlar, ‘DMD Koray Özmen’ isimli sosyal medya hesabı üzerinden kampanyayı takip edebilir. "Koray’la öncelikli hedefimiz, var olan becerilerini korumak" Otizm Aile Danışma Merkezinde görev yapan Ergoterapist Kutlay Karakoyun, DMD hastalığı hakkında bilgi vererek, "DMD ilerleyici bir kas hastalığı. Bu çocuklar küçükken yürüyebiliyor, koşabiliyor ve oyun oynayabiliyorlar. Fakat ilerleyen süreçte yürüme kabiliyetleri yavaşlamaya başlıyor. Daha sonra merdiven inmeleri zorlaşıyor ve bir süre sonra yürüme becerisini kaybetmeye başlıyorlar. Zıplama becerileri gidiyor. 8-12 yaş civarında bu çocuklar, tekerlekli sandalyeye geçiyorlar. Ailelerin de bu süreçte desteğe ihtiyacı oluyor" dedi. 3,5 yaşındaki DMD hastası minik Koray’ın ergoterapi sürecini anlatan Karakoyun, "Koray, şu an merdiven inip çıkmakta yavaş yavaş zorluklar yaşamaya başladı. Çok küçük olduğu için durumun pek farkında değil ama ailesi bu süreci elinden geldiğince desteklemeye çalışıyor. Koray’la öncelikli hedefimiz, var olan becerilerini korumak ve kaybetmeyi geciktirmek. Belki tamamen durduramayacağız ama bu süreçteki kaybı olabildiğince erteleyebiliriz" diye konuştu. "0-7 yaş arasındaki bütün tanı gruplarında çocuklara ücretsiz destek veriyoruz" İlerleyen süreçte Koray’ın yardımcı cihazlara da ihtiyacı olabileceğini kaydeden Karakoyun, "Bunların nasıl kullanılacağını, aileye ve Koray’a öğretmek gerekecek. Ev içerisinde tutunma barları, ışıklandırma gibi, Koray’ı bağımsızlık yönünde destekleyecek çalışmalar olacak. Bunları da aileye öğreteceğiz. Koray’ın valilik onaylı kampanyası devam etmekte. Bu konuda da herkesten az çok demeden destek bekliyoruz. Büyükşehir Belediyesi Otizm Aile Danışma Merkezi olarak, 0-7 yaş arasındaki bütün tanı gruplarında çocuklara ücretsiz destek veriyoruz. İhtiyaç duyan vatandaşlarımız başvurularını yapıp, buradan ücretsiz hizmet alabilir" ifadelerine yer verdi. Anne Özmen Mersinlilere seslendi: "Oğlumdan desteklerinizi esirgemeyin" Anne Sezin Özmen, oğlu Koray’ın DMD hastalığına dair sürecinden bahsederek, "Koray 3,5 yaşında ve 2 yıldır DMD hastalığıyla mücadele ediyor. 4 Ağustos’ta valilik onaylı başlayan kampanyamız 8 aydır sürüyor ve şu anda yüzde 12’deyiz. Buradan bir anne olarak herkese sesleniyorum. Çok yavaş ilerliyoruz. Koray Mersin’in evladı. Oğlumdan desteklerinizi esirgemeyin. Lütfen oğlumu görmezden gelmeyin. ‘DMD Koray Özmen’ isimli instagram sayfamızdan da takip edebilirsiniz. Şimdiden teşekkür ederim" dedi.