ÇEVRE - 21 Ağustos 2025 Perşembe 13:38

‘Radyo Frekans Emisyonları ile Kısmi Deşarj Tespiti’ projesi Stevie Ödülü aldı

A
A
A
‘Radyo Frekans Emisyonları ile Kısmi Deşarj Tespiti’ projesi Stevie Ödülü aldı

Elektrik dağıtım şirketi OEDAŞ’ın ‘Radyo Frekans Emisyonları ile Kısmi Deşarj Tespiti’ projesi, Stevie Uluslararası İş Ödülleri’nin ‘Teknoloji İnovasyonunda Başarı’ kategorisinde ödül aldı. Türkiye’de ilk, dünyada ise sayılı olan proje, planlı elektrik kesinti sürelerini yarı yarıya düşürürken yılda yaklaşık 42,7 ton sera gazı salımının önüne geçerek 104 ağacın kurtarılmasını sağlıyor.


Dijital dünyayla uyumlu, sürdürülebilir ve kaliteli elektrik dağıtım hizmeti sağlamak amacıyla yenilikçi projeler geliştiren Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ’nin (OEDAŞ) bu projeleri ulusal ve uluslararası arenada çeşitli ödüllere layık görülüyor. Şirket bu kapsamda son olarak, alanında dünyanın en prestijli programlarından biri olan Stevie Uluslararası İş Ödülleri’nin ‘Teknoloji İnovasyonunda Başarı’ kategorisinde, Radyo Frekans Emisyonları ile Kısmi Deşarj Tespiti’ projesi ile ödül aldı. 78 ülkeden 3 bin 800’den fazla başvurunun yapıldığı programda ödüllendirilen proje, geçtiğimiz yıl da Best Business Awards ve Düşük Karbon Kahramanı olmak üzere iki ödül kazanmıştı.



Kısmi deşarj tespiti operasyonu iyileştirildi


Elektrik dağıtım şebekelerinde, enerjinin hat boyunca düzensiz hareket etmesi anlamına gelen kısmi deşarja müdahale edilmediği takdirde hatlarda oluşan arıza nedeniyle enerji kesintileri meydana gelebiliyor. OEDAŞ’ın hayata geçirdiği ‘Radyo Frekans Emisyonları ile Kısmi Deşarj Tespiti’ projesi ile kısmi deşarjın tespiti için her bir direğin tek tek kontrol edilmesine gerek kalmadan özel olarak tasarlanan alıcı anten ile süreç optimizasyonu sağlanıyor. Hizmet bölgesindeki beş şehirde 261 bin 240 adet elektrik direği bulunan şirket, 2023 yılında hayata geçirdiği projesiyle araç kullanımını azaltarak hem karbon ayak izini azaltıyor hem de verimliliği artırıyor.


Proje kapsamında, üzerine özel anten monte edilen araç belirli bir hızda seyir halindeyken güzergah üzerindeki direklerde kısmi deşarj varsa bunların yaydığı radyo frekans dalgalarını tespit edebiliyor. Böylece tüm direkler yerine yalnızca belirlenen direklerde kontrol yapılıp onarım çalışmaları gerçekleştiriliyor.



Muzaffer Yalçın: "Projemizle sektördeki yeni standartlara temel hazırladık"


Projenin çıktıları hakkında bilgi veren ve aldıkları ödülü değerlendiren OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, "Uluslararası arenada aldığı ödülle bize bir kez daha ödül mutluluğu yaşatan projemiz, farklı alanlardaki sürdürülebilir ve sorumlu yaklaşımımızı ortaya koyuyor. Çevresel sorumluluk tarafında, araç kullanımımızı yüzde 60 ila 70 civarında azalttığımız için yılda yaklaşık 164 bin 340 km yoldan tasarruf sağladık ve 42 bin 712 ton sera gazı salımını önledik. Bu da yalnızca bu proje sayesinde yılda 104 ağacı kurtardığımız anlamına geliyor. Tüketicilere fayda noktasında, kısmi deşarj olan direkleri çok daha hızlı tespit ettiğimiz için planlı kesinti sürelerinde yüzde 50 civarı düşüş yakaladık. Öte yandan bu projede yerli üretim teknolojiler kullanarak ülkemizin teknolojik bağımsızlığını artırmayı ve yerel üretime katkıda bulunmayı hedefledik. Projemiz tüm bu yönleriyle sektörde oluşturulacak yeni standartlara da bir temel hazırladı. Uluslararası alanda böyle saygın bir ödüle layık görülmek ise projemizin değerini ve OEDAŞ’ın inovasyona verdiği önemi bir kez daha tescillemiş oldu" dedi.



‘Radyo Frekans Emisyonları ile Kısmi Deşarj Tespiti’ projesi Stevie Ödülü aldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Çeşme’de, duygu dolu Çanakkale anması 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla Çeşme’de anlamlı bir anma programı düzenlendi. 18 Mart’ta okulların ara tatilde olması nedeniyle bugün gerçekleştirilen törende duygu dolu anlar yaşandı. Çakabey Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa ilçe protokolü, daire amirleri, siyasi parti temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, Sıdıka Kelami Ertan Ortaokulu tarafından hazırlanırken, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı okul müdürü Hikmet Aykut yaptı. Aykut, konuşmasında Çanakkale Zaferi’nin yalnızca bir askeri başarı olmadığını, aynı zamanda bir milletin kaderini değiştiren tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Çanakkale’de verilen mücadelenin fedakârlık, inanç ve kararlılığın en büyük örneklerinden biri olduğunu ifade eden Aykut, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğine dikkat çekerek, "Onun askeri dehası ve sarsılmaz iradesi olmasaydı bugün bu topraklarda özgürce yaşamak mümkün olmayacaktı" dedi. Konuşmasında gençlere de seslenen Aykut, Çanakkale ruhunun yalnızca geçmişte kalmaması gerektiğini belirterek, bu ruhun bilim, sanat ve üretimle geleceğe taşınmasının önemine değindi. Şehitlerin emaneti olan vatanın korunmasının en büyük sorumluluk olduğunu ifade etti. Öğrencilere ödülleri verildi Program kapsamında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen şiir ve resim yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Öğrencilerin Çanakkale ruhunu yansıtan eserleri, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. Tören, öğrenciler tarafından sahnelenen "Geçilmez Çanakkale" adlı gösteri ile devam etti. Duygusal anların yaşandığı gösteri, izleyicilerden büyük alkış aldı. Anma programı, toplu hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
Kocaeli Patrondan nezarethanede para teklifi iddiası: "Başını kaldır bana bak, sigortalı söyle" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin davanın duruşmasında, olaydan yaralı kurtulan personel Gülhan Bendi yaşananları anlattı. Olaydan önce elektrik sorunları yaşandığını ve yangın merdiveninin maliyet gerekçesiyle yapılmadığını söyleyen Bendi, ayrıca fabrikada Defacto ve LC Waikiki gibi ünlü markalara parfüm dolumu yaptıklarını belirterek, üretimin iddiaların aksine aktif şekilde sürdüğünü söyledi. Bendi, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek para teklif etti" dedi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki Ravive Kozmetik isimli parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Sanık savunmaları tamamlandı Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 2’si firari 16 sanığın savunmaları tamamlandı. Sanık savunmaları tamamlanmasının ardından müşteki ifadelerinin dinlenmesine geçildi. Müştekilerden, patlamadan yaralı kurtulan çalışan Gülhan Bendi (40), fabrikanın çalışma düzeni, üretim süreci ve yangın öncesine ilişkin beyanlarda bulundu. "Yandım ama sesleri duyuyordum" Olaydan yaklaşık bir hafta önce elektrik tesisatında sıkıntıların başladığını ve şalterlerin sürekli attığını belirten Bendi, "Ravive Kozmetik’te yaklaşık 4,5-5 yıldır çalışıyordum. Olaydan 1 hafta önce elektrikte sıkıntı vardı. Tuncay Yıldız fişi taktıktan sonra patlama oldu. Ben çıktım ama diğerleri çıkamadı. Yandım ama sesleri duyuyordum, çıktığımda ben de yanıyordum. Saniyeler içinde fabrika tutuştu, herkes çığlık çığlıyaydı. Kurtuluş Bey de yoldan geri dönmüş" dedi. "Hafta sonu çalışmamız istendi" Fabrikadaki üretim süreci ve eksiklikler hakkında bilgi veren Bendi, "Kurtuluş Bey bize özellikle ’hafta sonu gelin, yetişmesi gereken ürünler var’ dedi. Defacto, LC Waikiki, Sheliq, Kiva, Shauran ürünleri o gün yapılacaktı. Önce hastaneye, sonrasında karakola gittik. Shauran üretimini de yapıyorduk, yapılmıyordu söylemleri yalandır. Biz Sheliq paketlemesine gidiyorduk, hatta Ataşehir’deki ofiste bizi görmedikleri, tanımadıkları iddiası yalandır. Olay günü Tuncay Yıldız Defacto’nun karışımını yaptı, biz de dolumunu yapacaktık. Tuncay alana getirdi ürünü. Aynı zamanda krem yapıyordu. Yaklaşık bir hafta boyunca şalter atıyordu ama bir problem olmuyordu, aynı zamanda elektrik faturası da geliyordu" diye konuştu. Tutuklu sanıklardan fabrika sahibinin gelini Aleyna Oransal’ın "iş yerine hiç gitmediği" yönündeki savunmasını yalanlayan Bendi, "Eski fabrikada bir makine vardı, ikinci fabrikaya geçince 2 makine alındı. Aleyna Oransal fabrikaya gelmediğini söylüyor ancak geldi, hatta işimiz yoğun olduğu zaman yardımcı da oldu. Çağatay ve Gökberk Güngör de ofise geliyordu" ifadelerini kullandı. "SGK yalanı için para teklif etti" Çalışanların sigortasız çalıştırıldığına ilişkin de konuşan Bendi, gözaltı sürecinde kendisine para teklif edildiğini ileri sürerek, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek bana para teklif etti. Ben de 3 gün nezarethanede kaldım. Çok merak ediyorum, babaları yaşasaydı suçu yine babalarının üzerine atabilecekler miydi" diye konuştu. "Kurtuluş Oransal çok para dedi" Gülhan Bendi, sözlerine şöyle devam etti: "Tekirdağ’dan ürünler geliyordu, burada dolum yapıyorduk. Kiva, Defacto, LC Waikiki dolumlarını yapıyorduk. Hem kendi fabrikalarına hem de başka fabrikalara üretim ve dolum yapıyorduk. Altay Ali Oransal ve İsmail Oransal (tutuklu fabrika yetkilileri) yeni yere geliyordu. Bazen çalışıyor, müşteri de getiriyorlardı. Daha çok Altay müşterilerle görüşüyordu. Yangın merdiveni için 300 bin TL istediler, Kurtuluş Oransal ’Çok para’ dedi. İkinci kez gelenler 500 bin istedi, yaptırmadı." "Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin" Gülhan Bendi ayrıca, fabrikaya hiçbir resmi kurumun denetime gelmediğini söyleyerek, "Bize iş güvenliği eğitimi verilmedi. Hiçbir resmi kurum denetime gelmedi. Sadece zabıta geliyordu, çaylarını içip gidiyorlardı. Çevreden şikayet geliyordu, koku ve çöplerle ilgili. Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin. Zabıtalar parfüm alıp gidiyordu" cümlelerine yer verdi. Bendi’nin ifadesinin ardından duruşmaya ara verildi.