GÜNDEM - 06 Mart 2025 Perşembe 14:21

Rektör Adıgüzel ‘Stratejik İletişimde Yeni Akımlar Paneli’nin açılışında konuştu

A
A
A
Rektör Adıgüzel ‘Stratejik İletişimde Yeni Akımlar Paneli’nin açılışında konuştu

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ’Stratejik İletişimde Yeni Akımlar Paneli’ne Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun ve Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı.


Panelde, Stratejik İletişimde Yeni Akımlar, Yeni Medyada Kriz İletişimi Rehberi ve Stratejik İletişim Terimleri Sözlüğü kitaplarının tanıtımı yapıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından hazırlanan Stratejik İletişimde Yeni Akımlar, Yeni Medyada Kriz İletişimi Rehberi ve Stratejik İletişim Terimleri Sözlüğü kitapları, iletişim stratejilerinin geliştirilmesi, kriz dönemlerinde etkili iletişim yönetimi ve dijital çağda iletişim disiplininin güçlendirilmesine yönelik kapsamlı bilgiler sunuyor.



"Enformasyonla dezenformasyon iç içe geçti"


Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun, "Stratejik İletişimde Yeni Akımlar Paneli"nde yaptığı konuşmada, iletişimin değişen doğasını, stratejik iletişim alanındaki yeni akımları ve Türkiye’nin hakikat mücadelesini farklı boyutlarıyla müzakere edeceklerini söyledi. Prof. Dr. Altun, bilgiye erişimin hızlandığı, buna mukabil hakikatin giderek gölgede kaldığı bir çağda yaşadıklarına işaret ederek şunları kaydetti: "Enformasyonla dezenformasyonun iç içe geçtiği, yalan haber imalatıyla hakikatin sürekli manipüle edilmeye çalışıldığı bir çağ bu. Geleneksel medya ve dijital platformlar, çoğu zaman küresel güçlerin çıkarlarına hizmet eden birer araç konumunda. Bilginin demokratikleştiği iddiasıyla oluşturulan dijital iletişim ekosistemi, gerçekte yeni bir medya tekelleşmesi üretti. Buna rağmen batılı gelişmiş ülkeler ile batı dışında kalan gelişmemiş ülkeler arasındaki dijital uçurum giderek büyüyor. Dijitalleşme ile birlikte yeni jeopolitik mücadele alanları ortaya çıkıyor."



"Her yeni araç fırsatları ve tehditleri barındırır"


Açılış konuşmalarını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ise, stratejik iletişimin dinamik bir süreç olduğunu ve çağın gerektirdiği hızla değişen bilgi akışı karşısında iletişimin stratejik yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte iletişimin sadece bir mesaj iletmekten öte, küresel anlamda fırsatlar ve tehditler barındıran bir alan haline geldiğini belirten Adıgüzel, şu ifadeleri kullandı: "İletişim, stratejik bir süreçtir. Eğer bu süreci yönetemezseniz, kontrol edemez hale gelirsiniz. Dolayısıyla doğru hedeflere ulaşabilmek için en güvenli ve en doğru yolu ancak güçlü bir stratejik iletişim çalışmasıyla bulabiliriz. Çağımız her gün yeni bir bilgiyle, yeni bir buluşla, yeni bir iletişim aracıyla şekilleniyor. Ancak bu yeni araçlar hem fırsatlar hem de tehditler barındırıyor. Bu noktada, iletişimi bir strateji olarak ele alarak bu fırsatları değerlendirmeli ve tehditleri bertaraf etmeliyiz. Akademik dünyada iletişim çalışmalarımızı hızla değişen dünyaya adapte etmek zorundayız. Bugün konuştuğumuz stratejik iletişim konularının bir yıl önce gündemde bile olmadığını görebiliyoruz. İşte bu, içinde bulunduğumuz çağın dönüşüm hızını gösteriyor."



"Ahlaki ve etik değerleri koruyarak hakikatin yanında olmak esastır"


Adıgüzel, günümüzde bilgi güvenliğinin ve doğru bilgiye ulaşmanın giderek zorlaştığını belirterek, özellikle kriz, savaş ve afet dönemlerinde dezenformasyonun artış gösterdiğine dikkat çekerken, "Dünya, belki de en güvensiz dönemini yaşıyor. Bilginin güvenilirliği artık her zamankinden daha büyük bir sorun haline geldi. Dijital dünyada karşımıza çıkan haberlerin ne kadarının doğru ne kadarının yanlış olduğunu sorgulamak zorundayız. Yapay zekâ ve dijital manipülasyon teknikleriyle oluşturulan sahte içerikler, bireylerin yanıltılmasına neden oluyor. Bugün, televizyonda veya sosyal medyada gördüğümüz bir videonun gerçekte var olup olmadığını bile sorgulamak zorundayız. İşte bu yüzden, hakikat mücadelesi her zamankinden daha önemli hale gelmiştir" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yayımlanan kitapların, doğru bilgiye ulaşma ve dezenformasyona karşı mücadelede rehber niteliği taşıdığına değinen Adıgüzel, bu eserlerin akademi dünyasında ve iletişim fakültelerinde temel kaynaklar haline gelmesi gerektiğini, "İletişimde doğru tarafı belirlemek, yalnızca teknolojiyi yakalamaktan ibaret değildir. Ahlaki ve etik değerleri koruyarak hakikatin yanında olmak esastır. Akademisyenler ve eğitimciler olarak bizlere düşen en önemli görevlerden biri, yalnızca yeni teknolojileri öğretmek değil, aynı zamanda hakikati aramayı, doğru bilgiyi savunmayı ve etik iletişim prensiplerini öğrencilere kazandırmaktır" sözleriyle ifade etti.



"Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası"


Türkiye’nin uluslararası iletişimde hakikatin yanında durarak önemli bir vizyon ortaya koyduğunu belirten Adıgüzel, Türkiye’nin kriz ve çatışma ortamlarında barışçıl çözüm arayışlarındaki iletişim stratejisinin dünya için bir örnek teşkil ettiğini ifade ederek, "Türkiye, uluslararası arenada iletişim vizyonuyla öne çıkıyor. Dünyanın neresinde bir çatışma varsa Türkiye, o çatışmayı barışçıl bir şekilde çözmeye yönelik girişimlerde bulunuyor. Ancak güçlü bir iletişim stratejisiyle, hakikati savunarak ve dezenformasyonla mücadele ederek bu misyonu yerine getirmek mümkündür" dedi. Konuşmasını Eskişehir ve Anadolu Üniversitesi’nin kültürel mirasına atıfta bulunarak tamamlayan Adıgüzel, sözlerini Yunus Emre’nin dizeleriyle noktaladı: "Biliyorsunuz, Eskişehir Yunus Emre’nin şehridir. O’nun dediği gibi; ’Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası.’ İşte biz de her gün yeni bilgilerle, yeni gelişmelerle uyanıyor ve bu hızlı dönüşüm içinde hakikati koruma mücadelesine devam ediyoruz."



Açılış konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konferans Salonunda düzenlenen ‘Stratejik İletişimde Yeni Akımlar Panelinde alanında uzman isimler katılımcılarla bir araya geldi.



Rektör Adıgüzel ‘Stratejik İletişimde Yeni Akımlar Paneli’nin açılışında konuştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.
İstanbul İkinci raundun sonunda lider İtalyan De Leo Turkish Airlines Open’ın ikinci günü sonunda İtalyan Gregorio De Leo liderliğe yükseldi. Antrenman raundu oynamadan sahaya çıkan De Leo’nun bir stroke gerisinde İsveçli Jens Dantorp, İngiliz Sam Bairstrow, İspanyol Alejandro Del Rey ve Yani Zelandalı Kazuma Kobori zirve takibini sürdürdü. Golf dünyasının en iyilerini Antalya’da buluşturan Turkish Airlines Open’ın ikinci gününde zirve mücadelesi kızıştı. 32 ülkeden 156 oyuncunun katıldığı turnuvanın ikinci gününü 68 vuruşla (-4) bitiren İtalyan Gregorio De Leo toplamda 137 vuruşla (-7) liderliğe yükseldi. 26 yaşındaki oyuncu Regnum, National Golf Kulübü’ndeki ikinci raundu beş birdie ve bir bogey ile tamamladı. Çarşamba akşamı Antalya’ya geldiğini ve antrenman raundu oynamadan sahaya çıkmak zorunda kaldığını belirten Gregorio De Leo, "Regnum, National Sahası çok zor ve stratejik bir saha. İlk gün edindiğim tecrübelerle ve caddie’min yardımıyla iyi bir skor yaptığımı düşünüyorum" dedi. 2 milyon 750 bin dolar toplam ödüllü turnuvada De Leo’nun bir stroke gerisinde dört oyuncu zirve iddiasını sürdürdü. İngiliz Marcus Armitage ile birlikte 68 (-4) oynayarak günün en iyi skoruna imza atan Yeni Zelandalı Kazuma Kobori, İsveçli Jens Dantorp, İngiliz Sam Bairstrow ve İspanyol Alejandro Del Rey, ilk 36 çukur sonunda 138 vuruşla (-6) ikinciliği paylaştı. İlk günün lideri İsveçli Mikael Lindberg ise üç bogey ve iki birdie yaptığı ikinci raundu 73 vuruşla (+1) tamamladı ve genel sıralamada altıncılığa geriledi. Türk sporcular elemeyi geçemedi Turkish Airlines Open’da Türkiye’yi temsil eden dört oyuncu; Leon Açıkalın, Mutlu Güner, Taner Yamaç ve İbrahim Tarık Aslan (amatör) 36 çukur sonunda en başarılı 79 oyuncu arasına kalamayarak hafta sonunda mücadele etme şansını kaybetti. Türk oyuncular arasında en başarılı isim turnuvayı 149 vuruşla (+5) tamamlayan Leon Açıkalın olurken, 2018 Britanya Açık birincisi Francesco Molinari de cut’ı geçemedi. Turnuva 3 Mayıs Pazar günü sona erecek.