GÜNDEM - 30 Eylül 2025 Salı 10:41

Sivrihisar’da 180 yıllık matbaa baskı makinesi halen çalışıyor

A
A
A
Sivrihisar’da 180 yıllık matbaa baskı makinesi halen çalışıyor

Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde matbaacı ve gazeteci olan Oğuz Ekici’nin işyerinde halen çalışır durumda olan 180 yıllık matbaa baskı makinesi dikkat çekiyor.


Antika makine, dükkanı ziyaret eden vatandaşların ilgi odağı oluyor. Bazı antika meraklıları ve müze yetkilileri, makineyi satın almaya talip oluyor. Oğuz Ekici ise, "Taş yerinde ağırdır" diyerek bu teklifleri hiç düşünmeden reddediyor. Alman yapımı makinenin 1850’li yıllarda Türkiye’ye getirildiğinin tahmin edildiğini belirten Ekici, yurt içerisinde bu şekilde aktif olarak çalışan başka bir örneğinin olmadığını öne sürüyor.



"İş yerimi müze tadında muhafaza etme gayretindeyim"


Konuyla ilgili açıklamada bulunan Oğuz Ekici, "Yaklaşık 180 yaşında ve bu makinemizde 1973 yılında yayın hayatına giren gazetemizin 2004 yılına kadar dizayn ve baskısını el dizgisi hurufat baskı sistemiyle yaptık. Birden fazla mürekkep olmasına rağmen, biz renkli kısmı çok önemsemediğimiz ve sadece siyahla baskı sürecini devam ettirdiğimiz özel yapım bir mürekkebi vardır. İş yerimiz gün içerisinde ve haftanın 7 günü çok sayıda misafire ev sahipliği yapar. Gelen misafirlerimizin hepsinin de ilk önce dikkati çeken ve merak uyandıran kısmı, görmüş olduğunuz matbaa baskı makinemiz. Matbaamızı ve gazetemizi aktif olarak çalıştırmamıza rağmen ben iş yerimi, geçmişi, tarihi ve kültürel yapısıyla müze tadında muhafaza etme gayretindeyim" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.