EĞİTİM - 07 Şubat 2025 Cuma 14:37

’Toplumsal Katkı Faaliyetleri Birim Temsilcileri Bilgilendirme Toplantısı’ düzenlendi

A
A
A
’Toplumsal Katkı Faaliyetleri Birim Temsilcileri Bilgilendirme Toplantısı’ düzenlendi

Anadolu Üniversitesi Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü tarafından ’Toplumsal Katkı Faaliyetleri Bilgilendirme Toplantısı’ Öğrenci Merkezi Nasreddin Hoca Salonu’nda gerçekleştirildi.


Toplantıda konuşma yapan Kalite Koordinatörü Prof. Dr. Deniz Taşcı, Anadolu Üniversitesi’nin sağladığı toplumsal katkılar göz önünde bulundurulduğunda öncü bir üniversite olduğunu söyledi. Prof. Dr. Taşçı, "Bu toplumsal çalışmaların sistematik olarak kayda geçirilerek daha görünür hale gelmesi sağlanmalı. Zaten var olan ve toplumsal katkıya dönüşen faaliyetlerimizin boyutlarının belirlenmesi, veri olarak izlenmesi ve şu anda birimlerde hazırlanmakta olan birim iç değerlendirme raporlarına girmesi bizim için çok önemli. Toplumsal katkı kavramı içinde doğrudan üretilen toplumsal katkı faaliyetleri gibi eğitim öğretim faaliyetlerinin dolaylı olarak toplumsal katkı faaliyeti olarak ortaya çıkan çalışmalarımız ve araştırma geliştirme süreçlerinde toplumsal katkıya dönüşen çalışmalarımız var. Amacımız çalışmalarımızın ölçülebilir, izlenebilir olması ve çok daha önemlisi sürdürülebilir hale getirilebilmesi" dedi.



"Üniversitemizdeki toplumsal katkıyla ilgili mevcut durum değerlendirmesi yapacağız"


Toplumsal katkı yaklaşımının ifade edildiği ve üniversitede toplumsal katkıya dönüşen faaliyetlerin değinildiği toplantıda konuşan, Toplumsal Katkı Koordinatörü Doç. Dr. Hale Gamze Ağalar, "Üniversitemizdeki toplumsal katkı üreten akademik ve idari tüm birimlerimizde belirlemiş olduğumuz toplumsal katkı birim temsilcilerimiz ve birim kalite komisyonlarına yönelik düzenlemiş olduğumuz eğitim toplantımızda üniversitemizdeki toplumsal katkının ne durumda olduğuyla ilgili mevcut durum değerlendirmesi yapacağız. Üniversitemizdeki farklı alanlarda yapılan etkinliklerin hangilerinin toplumsal katkı olduğu ve bunların kriterleri hakkında konuşup ilgili örnekler paylaşacağız" ifadelerini kullandı.



"Toplumsal sorunlara müdahale etme gücünü üniversitenin etkileşim içinde olduğu topluluklardan alıyoruz"


Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarıyla uyumlu faaliyetlerin önemine vurgu yapan Toplumsal Katkı Koordinatör Yardımcısı Doç. Dr. Meltem Özten Anay ise, şunları söyledi:


"Toplum katılımı, paydaşların katılımı ile toplumsal problemlere çözüm üretme gücünü aslında biz ilişkilendiğimiz topluluklardan alıyoruz. Böylece problemlere daha yakından bakarak paydaş geri bildirimlerine dayalı pratik çözümler geliştirebilir hale geliyoruz. Üniversitemizde yapılan pek çok akademik faaliyetin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına olan katkılarını AVESİS üzerinden görebiliyoruz. Üniversitemizde yapılan faaliyetler dikkate alındığında nitelikli eğitim, sağlık ve kaliteli yaşam, sanayi yenilikçilik ve altyapı, sürdürülebilir şehirler ve topluluklar, amaçlar için ortaklıklar amaçlarına odaklandığımız verisi ortaya çıkmıştır. Üniversite olarak yoğunlaştığımız Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları bunlar görünüyor. Öncelikli olarak bunlar üzerinden planlar geliştirebiliriz."



"Yapmak istediğimiz çalışmaları görünür kılmak"


Toplumsal Katkı Koordinatör Yardımcısı Öğr. Gör. Dr. Rabia Taş, "Üniversitelerdeki yürütülen projelerde bazı verileri takip edemiyoruz. Bizim yapmak istediğimiz bu çalışmaları takip edip kaydederek daha görünür hale getirmek. Toplumsal katkının içinde araştırma-geliştirme, iş birlikleri ve kulüplerin yaptığı faaliyetler gibi dış paydaşların sürece dahil edildiği pek çok çalışma var" kaydetti.


Toplantı’, akademik ve idari birimlerinin temsilcileriyle birlikte karşılıklı fikir alışverişi ve soru cevap kısmı ile sona erdi. Programa Anadolu Üniversitesi Kalite Koordinatörü Prof. Dr. Deniz Taşcı, Toplumsal Katkı Koordinatörü Doç. Dr. Hale Gamze Ağalar, Koordinatör Yardımcıları Doç. Dr. Meltem Özten Anay ve Öğr. Gör. Dr. Rabia Taş, Kurumsal İletişim Koordinatörü Doç. Dr. Serhat Koca, Öğrenci Kulüpleri Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Seda Sökmen başta olmak üzere Anadolu Üniversitesi akademik ve idari birimlerinden temsilciler katıldı.



’Toplumsal Katkı Faaliyetleri Birim Temsilcileri Bilgilendirme Toplantısı’ düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.