SAĞLIK - 21 Nisan 2025 Pazartesi 13:24

Tüp bebek tedavisi kanser hastaları ve ilerde anne olmak isteyenler için de uygun bir yöntem

A
A
A
Tüp bebek tedavisi kanser hastaları ve ilerde anne olmak isteyenler için de uygun bir yöntem

Tüp bebek tedavisinin yalnızca infertilite tanısı konan çiftlere değil, gebeliği ertelemek isteyen çiftler ve kanser hastaları için de uygun bir yöntem olduğuna dikkat çeken Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Nicel Taşdemir "Genetik hastalık, kanser teşhisi aldıktan sonra ya da ilerde anne olmak isteyenler için de tüp bebek yöntemi kullanılıyor" dedi.


Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Nicel Taşdemir tüp bebek (IVF - İn Vitro Fertilizasyon) tedavileri hakkında önemli bilgiler verdi. Kadın üreme potansiyelinin yaşla birlikte azalmasının, tüp bebek yönteminin sosyal nedenlerle gebeliği erteleyen bireyler tarafından da tercih edilmesine neden olduğunu belirten Doç. Dr. Taşdemir, 35 yaş altındaki çiftlerin bir yıl, 35 yaş üzerindeki kadınların ise altı ay boyunca düzenli ve korunmasız şekilde ilişkiye girmelerine rağmen gebelik oluşmuyorsa tüp bebek merkezlerine başvurmaları gerektiğini söyledi. 40 yaş üstü kadınlarda ise beklemeden ya da en fazla üç ay içinde başvuru yapılması gerektiğini vurguladı.


Tüp bebek tedavisinin hem kadına hem de erkeğe bağlı infertilite nedenleri için uygulanabildiğini ifade eden Doç. Dr. Taşdemir "Kadına bağlı nedenler arasında tüplerin tıkalı olması, endometriozis, hormon dengesizlikleri ve yumurta rezervinin azalması bulunurken; erkeğe bağlı kısırlık nedenleri arasında düşük sperm sayısı, sperm hareketliliği ve şekil bozukluğu ile sperm kanalında tıkanıklık yer alıyor. Bazı çiftlerde tüm test sonuçları normal olsa da gebelik oluşmayabiliyor. Buna da ‘açıklanamayan infertilite’ deniliyor" diye konuştu.



"SMA gibi hastalıkların önüne geçebilir"


Tekrarlayan gebelik kaybı yaşayan hastalarda da tüp bebek tedavilerinin önemli avantajlar sunduğunu aktaran Doç. Dr. Taşdemir, düşüklerin önemli bir nedeninin genetik faktörler olabileceğini ifade etti. Bu tür durumlarda Preimplantasyon Genetik Test (PGT) yöntemiyle embriyolardan alınan örneklerle genetik tarama yapılabildiğini; böylece transfer öncesi sağlıklı embriyoların seçilerek genetik hastalıkların ayıklanabileceğini dile getirdi. Özellikle SMA ve talasemi gibi kalıtsal hastalıkların bu yöntemle önlenebileceğini; ayrıca organ nakli gereken hastalar için genetik olarak uyumlu kardeş seçiminin de tüp bebek tedavileriyle mümkün olabildiğini sözlerine ekledi.



"İlerde anne olmak isteyen kadınlar bu yönteme başvurabiliyor"


Kadın yaşının ilerlemesiyle birlikte yumurta sayısı azalırken, kalan yumurtaların genetik kalitesinin de düştüğünü belirten Doç. Dr. Taşdemir "Bu durum, tüp bebek başarısını olumsuz etkiliyor. Yumurtalık rezervi azalmadan önce başvurulması tedavi başarısını önemli ölçüde artırıyor. Yumurta kalitesi azalmadan yapılacak başvuru ile sağlıklı gebelik şansı yükseliyor ve embriyolar yıllarca saklanabiliyor" dedi.



"Kanser hastalarında doğurganlık korunabiliyor"


Tüp bebek tedavisinin aynı zamanda onkolojik tedavi görecek bireyler için de önemli fırsatlar sunduğuna değinen Doç. Dr. Taşdemir "Kanser tanısı alan kadınlar, tedaviye başlamadan önce tüp bebek merkezlerine başvurarak yumurtalarını saklayabiliyor. Bu sayede kemoterapi gibi yumurtalık rezervine zarar verebilecek tedavilerden etkilenmeden, ileride çocuk sahibi olma şansı korunmuş oluyor. Aynı şekilde testis tümörleri ya da hematolojik hastalıklar nedeniyle tedavi alacak erkekler de sperm hücrelerini dondurarak gelecekteki baba olma şanslarını koruyabiliyor" diye konuştu.


Tüp bebek tedavileri sadece mevcut infertilite sorunlarını çözmekle kalmadığını vurgulayan Doç. Dr. Taşdemir "Bu yöntem gelecekte çocuk sahibi olmak isteyen bireyler için de güçlü bir koruma sağlıyor. Önemli olan, bu süreci zamanında başlatmak" dedi. Erken başvuru sayesinde, teknolojik ve tıbbi imkanlarla bebek sahibi olma hayalinin mümkün hale geldiğini sözlerine ekledi.



Tüp bebek tedavisi kanser hastaları ve ilerde anne olmak isteyenler için de uygun bir yöntem

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ticaret Bakanlığı’nın 2026 yılı Mart ayı piyasa denetim bilançosu belli oldu Ticaret Bakanlığı’nın 2026 yılı mart ayı piyasa denetim bilançosu belli oldu. Yaklaşık 130 bin firma ve 15,1 milyon ürün denetlenirken tplamda 784,6 milyon TL idari para cezası uygulandı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Ticaret Bakanlığı olarak, vatandaşlarımızın ekonomik refahını bozacak, bununla birlikte iç piyasadaki istikrarlı seyri olumsuz etkileyecek, tüketicilerimizin arz ve talep dengesinde olumsuz etki oluşturması muhtemel her türlü fiile karşı; iç ticaret denetim birimlerimiz tarafından hassasiyetle yürütülen denetimlerimiz hız kesmeden devam etmekte olup, 2026 yılının ilk üç ayında yapılan denetimler neticesinde; 129 bin 327 firma denetlenmiş, 15.167.058 ürün incelenmiş, toplam 784,6 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır" denildi. Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından, haksız ticari uygulamalar başta olmak üzere stokçuluk, fahiş fiyat kapsamında 2026 yılında 23 bin firma denetlenerek yaklaşık 221 milyon tl idari para cezası uygulandığı vurgulanarak şu bilgilere yer verildi: "Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından 2026 yılında gerçekleştirilen; otomotiv, stokçuluk,, ödeme süreleri kapsamında yapılan denetimler neticesinde; 23 bin 3 gerçek ve tüzel kişi denetlenmiş, 2 bin 155 gerçek ve tüzel kişi için aykırılık tespit edilmiştir. Toplam 221 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından yapılan denetimlerde uygulanan idari para cezaları şu şekildedir: Fahiş fiyatlara ilişkin: 174,3 milyon TL, Emlak sektörüne: 19,2 milyon TL, Otomotiv sektörüne: 5,1 milyon TL , Kuyum sektörüne: 2,6 milyon TL, Ticari elektronik ileti, çalışma saatleri ve lisanslı depolar: 17,5 milyon TL Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından, 2026 yılının ilk üç ayında 16,3 bin firma denetlenerek 517 firmaya yaklaşık 310 milyon TL idari para cezası uygulandı. , reklam ve haksız ticari uygulamalar, ürün güvenliği kapsamında gerçekleştirilen denetimlerde, 2026 yılının ilk üç ayında; 16 bin 421 gerçek ve tüzel kişi denetlenmiş, 517 gerçek ve tüzel kişiye aykırı eylemler nedeniyle, Toplam 309,6 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. Bu kapsamda uygulanan idari para cezaları şu şekildedir: Ön ödemeli konut satışları, abonelik sözleşmeleri, mesafeli satış sözleşmeleri, taksitli satış ödemeleri, paket tur ve devre tatil sözleşmelerindeki aykırılıklar: 254,9 milyon TL, Reklam ve haksız ticari uygulamalar: 50,2 milyon TL , ürün güvenliği (piyasa gözetimi ve denetimi): 4,4 milyon TL. 81 ilde bulunan Ticaret Bakanlığı’na bağlı ticaret il müdürlüklerimiz aracılığıyla, 2026 yılının ilk üç ayında 89,9 bin firma ve 15,1 milyonu aşkın ürün denetlenerek, 19 bin firmaya 254 milyon TL ceza uygulanmıştır. Ticaret Bakanlığı olarak 2026 yılının ilk üç ayında 81 ilde bulunan Ticaret İl Müdürlüklerimiz aracılığıyla yapılan denetimlerimizde; 89 bin 903 firma denetlenmiş, 19 bin 50 firmaya idari yaptırım uygulanmış, Toplam 254 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. Ticaret İl Müdürlüklerimiz aracılığı ile gerçekleştirilen denetimlerde; İstanbul ilimizde aykırılık tespit edilen 46 bin 416 ürüne, 203,3 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır. Ayrıca bazı illere ait ürün bazlı denetim rakamları şu şekildedir: Ankara: 4 milyon 710 bin 323 ürün, İstanbul: 2 milyon 515 bin 909 ürün, Antalya: 1 milyon 816 bin 202 ürün. Rekabet Kurumu, 2025’te 227 firmaya 13,2 milyar TL, 2026 yılının ilk 3 ayında ise 90 firmaya 5 milyar TL idari para cezası uyguladı. Öte yandan, Rekabet Kurumu tarafından yapılan çalışmalar kapsamında; 2025 yılında: 227 firmaya 13,2 milyar TL idari para cezası uygulanmıştır. 2026 yılının ilk üç ayında: Başta bilişim teknolojileri ve platform hizmetleri, gıda endüstrisi, bankacılık ve finans sektörlerinde faaliyet gösteren; 90 firmaya 5 milyar TL idari para cezası uygulanmıştır. Ticaret Bakanlığı olarak; enflasyon, fahiş fiyat, stokçuluk, haksız ticari eylemler ile mücadele ederek iç piyasa dengesini sağlayıp, tüketicilerin huzur ve refahı için çalışmalarımızı titizlikle sürdürmeye devam edeceğiz."
Ankara Palandöken: "Gıda israfının bedeli 200 milyar lirayı buluyor" Türkiye’de her gün milyonlarca ekmek ve on binlerce ton sebze ve meyvenin çöpe gittiğini hatırlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Günde 6 milyon ekmek 25-30 bin ton sebze ve meyve israf ediliyor. Bunun maliyeti yaklaşık 200 milyar lira civarında" dedi. Türkiye’de gıda israfının ulaştığı ekonomik boyutun, ülkenin toplumsal yapısı ve kalkınma süreci üzerinde de önemli etkiler oluşturduğuna dikkati çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bu gıda maddelerinin hem muhafazasında hem tüketilebilir oranda alınması ile ilgili. En çok bunlar biliyorsunuz turizm bölgelerinde, açık büfelerde bunlar self servis yapılan stantlarda aldığınız bu ürünleri evde muhafazasında ve zincirlere ulaşabilecek yoldaki zayiatlar olarak değerlendirilebilir. Yani israf günümüzde ekonomimiz için de önemli bir şey. Suyumuz, enerjimiz, elektriğimiz, doğal gazımız her şey israf ediliyor. Dolayısıyla ülkemizde birçok ürünün yetişebileceği aynı şekilde bu ürünlerin ülkemizde kullanılması nüfus bakımından da önemli bir sürece ülkemizdeki erişmiş 86 milyon nüfuslu ülkemizde bunların hepsinin israf edilmeden kullanılması. Bu değişen tabiat şartları dolayısıyla bunların israfı çok önemli miktarlarda. Bunun için vatandaşımızın son derece bilinçli, açık büfelerde ve bu self servis yapılan yerlerde yani vatandaşın alıp da yarısından fazlasını yine zayi ettiği sistemlerden kaynaklanıyor. Dolayısıyla 6 milyon ekmek birçok ülkenin günlük tüketimi kadar ama ülkemizde maalesef bu bilinçsiz tüketimle birlikte bunların zayiatı. Bunun için hemen tedbir alınmalı. Bir kere kamu spotları yapılmalı" ifadelerini kullandı. "İhtiyaç kadar alışveriş yapılmalı" Gıda israfının önlenmesi için üretimden tüketime kadar tüm süreçlerde daha bilinçli ve planlı hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Ülkemizdeki israfın her boyuttaki enerjideki, sudaki gıda maddelerindeki hem muhafazası hem eğitimleri okullarda çocuklarımızın bilinçlenmesi için önemli gösterilerle bunların izah edilmesi lazım. Bunların hepsi ülkemizin kaybolduğu kadar milli servetimizin de hiçe gitmesine neden olan bir yaklaşım. Bununla ilgili Türkiye’de TESK olarak 82 birlik 13 mesleki federasyonla diyalog ve günlük bu tüketimdeki kalan ürünlerin değerlendirilmesiyle ilgili de çalışmalar her ne kadar yapsak da vatandaşın bu konuda hassasiyeti çok önemli. Yoksa milli servetimiz yok oluyor. Bu tarımsal ilaçlardaki veya işte bu mevsimsel donlardaki zayiatla birlikte bu ürünlerin birçoğunun kullanmadan gittiğini herkesin bilmesi lazım. Dolayısıyla bu kullanılan malzemelerdeki veya işte ihtiyaçtan fazla alınıp muhafazasından kaynaklanan zayiatlar da mutlaka giderilmeli" şeklinde konuştu.
Denizli Çameli’nin ‘Sakin Şehir’ kimliği gençlerin bilimsel çalışmasına konu oldu Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi heyeti, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Cittaslow Çameli" projesi için Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı ziyaret ederek ilçenin sürdürülebilir şehircilik çalışmalarını yerinde inceledi. Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Yavaş Şehir, Sürdürülebilir Gelecek: Çameli’nin Cittaslow Yolculuğu" projesi için Çameli ilçesinde incelemelerde bulundu. Okul müdürü ve danışman öğretmenler eşliğinde ilçeye gelen heyet, Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı makamında ziyaret etti. Cittaslow Süreci Hakkında Görüş Alışverişi Ziyaret sırasında, Çameli’nin uluslararası Sakin Şehir (Cittaslow) ağındaki konumu, yürütülen sürdürülebilir şehircilik çalışmaları ve ilçenin gelecek vizyonu üzerine bir görüşme gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilere ilçenin bu alandaki hedefleri ve projeleri hakkında ayrıntılı bilgiler aktararak gençlerin bilimsel çalışmalarına destek verdi. İlçenin Değerleri Yerinde İncelendi Makam ziyaretinin ardından proje ekibi, saha çalışmaları kapsamında ilçeyi gezdi. Cittaslow Çameli Proje Koordinatörü Emirhan Akşit’in rehberliğinde yapılan teknik gezide; ilçenin doğal güzellikleri, kültürel mirası ve yerel kalkınma modelleri yakından incelendi. Öğrenciler, projeleri için gerekli olan verileri yerinde gözlem yapma imkanı buldu. Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilerin ilçeye gösterdikleri ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Gençlerin yerel yönetim modellerini bilimsel bir çerçevede ele almasının önemine dikkat çeken Arslan, proje ekibine 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan bilim fuarında başarılar diledi.