SAĞLIK - 16 Ocak 2026 Cuma 09:54

Türkiye’de sayılı olan görüntülenme cihazları artık Eskişehir’de hizmet verecek

A
A
A
Türkiye’de sayılı olan görüntülenme cihazları artık Eskişehir’de hizmet verecek

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde hizmete giren güncel teknoloji barındıran 5 radyolojik görüntüleme cihazı tanıtıldı.


Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi, Radyoloji Anabilim Dalı’nda yeni teknolojiyi barındıran mamografi, ultrason ve 3 röntgen cihazı kesilen kurdele ele hizmete girdi. Modern cihazlar ile birlikte hastalara daha iyi ve hızlı sağlık hizmeti verilecek.



"Hem bölgeye hem Eskişehir halkına hayırlı olsun"


Açılış töreninde konuşan Başhekim Prof. Dr. Haluk Hüseyin Gürsoy, "Bu yıl itibariyle 3 tane modern yeni dijital röntgen cihazı ile hemen hemen Türkiye’de bir iki merkezde bulunan bir mamografi ünitesi hizmeti açıldı. Dijital röntgenlerden iki tanesi çok üst düzey cihazlar, bir tanesi orta düzeyde. Daha önceki cihazlar yaklaşık 20 yıllık cihazlar öyle söyleyelim. Şu andakiler ise son model, 2025 model diyelim. Mamografi ünitesinde aynı zamanda biopsi hizmeti verebilecek hocalarımız. Ultrasonu ile yeni yıl ile birlikte bir ünite halinde hizmeti açılacak. Herkese hayırlı olsun. Hem bölgeye hem Eskişehir halkına hayırlı olsun. İnşallah güzel hizmetler verecek hocalarımız" dedi.



"Yani bu teknoloji sayesinde hem hasta hem de hekim açısından oldukça konforlu"


Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı Profesör Dr. Uğur Toprak ise şöyle konuştu;


"Şu anda 3 yeni son teknoloji ile donatılmış röntgen cihazı sahibi olduk. Bu cihazlar oldukça yüksek çözünürlüğe sahipler. Hasta açısından da şöyle özellikleri var, Olabildiğince düşük doz radyasyon ile çalışma imkânımız söz konusu ve hastanın en küçük hareketini algılayıp, eğer hasta hareket etmişse bu kamera sistemleri sayesinde onu yakalıyoruz ve tetkiklerin tekrar edilme riskini azaltıyoruz. Böylece bu yolla da radyasyon azaltılmış oluyor. Hızlı çekim söz konusu entürer anında doktorların ekranına düşüyor. Yani bu teknoloji sayesinde hem hasta hem de hekim açısından oldukça konforlu."



"Meme kanseri tanısının erken konulması amaçlıyoruz"


Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doktor Pınar Yıldız, "Burada meme kanserinin erken tanısını koymada ve tedaviye erken yönlendirmede çok önemli rolü olan mamografi cihazının açılışı için buradayız. Gerçekten erişkin sağlığında kanserler en sık öldüren kanserlerden bir tanesi kadınlarda meme kanseri. O yüzden erken tanının önemini biz her ortamda vurguluyoruz. Üniversitemizde de özellikle şehrimize, bölgemize böyle bir cihazın sahip olmak, bu cihaza erişmek bizim için çok önemliydi. Bununla birlikte meme kanseri tanısının erken konulması ve birçok kadının hayatının kurtulmasını amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.



"Türkiye’de belki de en fazla 20 merkezde olabilen bir cihaza sahibiz"


Son olarak cihazların yanında konuşan Radyoloji Anabilim Dalı Doktor Öğretim Üyesi Murat Tepe, "Ünitemizde, meme görüntüleme ünitemizde Ciotto Class 3000, yeni bir Türkiye’de de çok az sayıda merkezde bulunan bir mamografi cihazına sahibiz. Dijital mamografi, tomosantez, kontraslı mamografi gibi tetkikleri kolaylıkla artık ünitemizde yapabiliyoruz, hızlı bir şekilde yapabiliyoruz ve biyopsi ihtiyacı olan hastalara da çok konforlu bir şekilde hem tomosantez eşliğinde hem de kontraslı mamografi eşliğinde biyopsi yapabiliyoruz. Ayrıca biyopsi yaparken de bu cihazla yüzüstü pozisyonda oturur ya da ayakta değil yüzüstü pozisyonda biyopsi yapma şansına sahibiz. Bu da hasta konforunu çok artıran ve işlemi çok daha hızlı ve kolay yapmamızı sağlayan bir özellik. Hem hasta hem de hekim açısından çok konforlu hale geliyor meme görüntüleme işlemleri. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi radyoloji ana bilim dalı bünyesinde kurulan meme görüntüleme ünitesindeki yeni mamografi cihazımız Ciotto Class 3000. Dijital mamografi, tomosantez, kontraslı mamografi ve bunun yanında tomosantez eşliğinde ve kontraslı mamografi eşliğinde biyopsi özelliklerimiz mevcut. Ayrıca prom pozisyonda yani yüzüstü pozisyonda da biyopsi yapabilen üst düzey bir, Türkiye’de belki de en fazla 20 merkezde olabilen bir cihaza sahibiz. Bölümümüze ve Eskişehir’e hayırlı olsun diliyorum" diye konuşarak cihazın artı yönlerinden bahsetti.



Türkiye’de sayılı olan görüntülenme cihazları artık Eskişehir’de hizmet verecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Aksaray’da 15 bini kaçak 20 bin su kuyusu geleceğin tarımını tehdit ediyor Nüfusunun yüzde 80’inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı Aksaray’da 15 bini kaçak toplam 20 bin su kuyusu bulunurken, günü kurtaran kontrolsüz su kuyuları geleceğin tarımını tehdit ediyor. Tarım ve hayvancılık sektöründe Türkiye’de isminden söz ettiren Aksaray’ı, son yıllarda ciddi anlamda artış gösteren ve bilinçsizce kullanılan su kuyuları tehdit ediyor. Nüfusunun yüzde 80’inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehir genelinde 15 bini kaçak olmak üzere toplam 20 bin su kuyusu bulunurken, özellikle vahşi sulamayla yapılan ürün beslemeleri, kuyu derinliğini her geçen yıl daha da aşağıya çekerek suların tükenmesine neden oluyor. Aksaray’da çiftçilerin 20 bin kuyuyla üretimi devam ettirdiğini belirten Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, üreticilerin az su isteyen üretim modeline geçmeleri gerektiğini söyledi. 2011 yılında Otomatik Sayaç Okuma Sistemleri’nin (OSOS) yürürlüğe girdiğini ancak uygulanmadığına değinen Aydın, "Bölgemizde 5 bini ruhsatlı 15 bini kaçak toplam 20 bin kuyu var. Bu kuyularla insanlarımız yonca ve mısır ekip geçimini sağlıyor. Ancak bunlar kesinlikle denetim altına alınmalı. 2011 yılında çıkan ve mevcut kuyulara sayaç takılması sistemi olan OSOS var. Fakat bu 2011 yılından beri uygulanmıyor. Bu 20 bin kuyuyla insanlarımız mısır ve yonca ekiyorlar. Burada devletimiz bu sistemi değiştirerek yonca ve mısır yerine arpa ve buğday ektirerek ürün desenini değiştirmeli. Az su isteyen ürünler yapılmalı. Çiftçimiz 20 bine yakın kuyuyla tarımı sürdürüyor. Dolayısı ile son dönemlerde kuraklık olması nedeniyle de ürünlerde rekolte düşüyor, çok su çekiliyor ve kuyular da buna bağlı olarak derinleşiyor. Çiftçilerimiz bu 20 bin kuyuyla bugünün tarımını yapıp günü kurtarıyorlar ama ileriki aşamayı düşündüğümüzde tarımı öldürüyorlar. Çünkü artık 20-30 yıl sonra hiç su kalmayacak" dedi.
Kahramanmaraş Kahramanmaraş’ta kopan kaya parçası otomobile isabet etti: 2’si ağır 4 yaralı Kahramanmaraş’ta seyir halindeki bir ailenin bulunduğu otomobile yamaçtan kopan kaya parçasının isabet etmesi sonucu 2’si ağır 4 kişi yaralandı. Aile, bölgede gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasını istedi. Kaza, Onikişubat ilçesi Kazma Bağları Kum Ocağı mevkiinde meydana geldi. İddiaya göre, 33 yaşındaki Muhammed E., 2 kardeşi ve 1 komşusuyla birlikte 46 AEF 859 plakalı aracıyla Maksutlu Mahallesi’ne gitmek üzere yola çıktı. Muhammed E., Kum Ocağı bölgesinden geçildiği sırada, alanda çalışan bir kepçenin hareketiyle yamaçtan kopan büyük bir kaya parçası aniden yola yuvarlandı. Kaya parçası, seyir halindeki aracın ön camını kırarak içeri girdi. Kazada sürücü Muhammed E., araçta bulunan komşusu İsmail D. ve 2 kardeş yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri ilk müdahaleyi yaptıktan sonra yaralıları ambulanslarla hastaneye kaldırdı. Sürücü Muhammed E. ve İsmail D.’nin durumunun ağır olduğu, 2 kardeşinin ise hafif yaralandığı öğrenildi. Kazayla ilgili inceleme başlatılırken, aile üyeleri bölgede daha sıkı güvenlik önlemleri alınmasını talep etti. "Neden hala önlem alınmıyor" Sürücü Muhammed E.’nin kuzeni İbrahim E., alanda çalışan iş makinesinin önlem almadığını ve çalışma yaparken kaya parçasının koptuğunu söyleyerek, "İki tane ağır yaralı, iki tane hafif yaralı yaralımız var. Ve iş makineleri gördüğünüz gibi halen çalışmaya devam ediyor. Hiçbir şekilde önlem alınmadı. Hastamız komada şu an. Yaşam mücadelesi veriyor ve hiçbir şekilde hala bir önlem alınmamış bir şekilde burada çalışıyor. Sorumlulara hiçbir şekilde bir şey sorulmadı. Bizim amacımız adalet yerini bulsun. Ve hiçbir şekilde sorumlular dahi gelip bir geçmiş olsun dileklerini dahi iletmediler. Neden hala önlem alınmıyor. Ve üstten aşağı görüyorsunuz hala taş yuvarlıyorlar. İş makineleri hala çalışıyor" dedi. "Yaşam savaşı veriyor" Hala Ayşe Ekşi ise yeğeninin üzerine eve giderken kaya parçaları düştüğünü kaydederek, "İş makinesinin çalışması nedeniyle kaya düştü. Ne bir önlem var ne bir şey var. Hiçbir şey yok Hala iş makineleri çalışıyor. Yaşam savaşı veriyor" diye konuştu.
Elazığ Babasını öldüren ve annesini yaralayan sanık çocuk mahkemede tüm detayları anlattı: Elazığ’da geçtiğimiz yıl, silahla babasını öldüren ve annesini yaralayan sanık çocuk, mahkemede tüm detayları anlattı. Olay, 1 Haziran 2025 yılında Palu ilçesine bağlı Yeni Mahalle’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 16 yaşındaki K.K. güvenlik korucusu babası Gençosman K.’ya ait silahı alarak ateş etmeye başladı. Olayda baba Gençosman K. olay yerinde hayatını kaybederken, anne G.K. ise yaralandı. K.K. ise tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada, anne Gülhan K., avukatlar ve yakınları hazır bulunurken tutuklu sanık K.K. ise, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yöntemiyle, davaya katıldı. "Ateş ettikten sonra elim silahta kilitli kalmış" Olayı anlatan K.K., "Olay günü saat 4.30 gibi kuzenimle sohbet ediyordum. Kız kardeşim beni aradı ’abi çabuk buraya gel’ dedi. Evin kapısının önüne vardığımda evin içerisinden çığlık sesleri geliyordu. Kardeşim ’bırak annemi’ diye bağırıyordu. Eve girince misafir odasının kapısı kapalıydı. Kapıyı açınca babamın annemin boğazını sıktığını gördüm. Kardeşimde ’annem öldü’ diyerek çığlık atıyordu. Dolabın içerisinden silahı aldım. Odanın kapısını açtım duvara doğru ateş ettim. Bir anda gözlerim kararmaya başladı. Hedef gözetmeksizin duvarı hedef alarak ateş ettim. Olayı tam olarak hatırlamıyorum. Bir el ateş ettikten sonra elim silahta kilitli kalmış. Gerisini hatırlamıyorum. Amacım silah sesiyle babamı korkutmaktı vurmak değildi. Böyle olmasını bende istemezdim. Babam yıllarca anneme şiddet uyguluyordu" dedi. Babasının silahtan korkan biri olmadığını aktaran K.K., "Silah sesinden korkar diye ateş ettim. MTS tip 2 rahatsızlığım var. İçinde kaç tane mermi var diye şarjörü açıp bakmadım. Sonrasında hastalığım sebebiyle gözüm karardı. Bu aşamadan sonra kaç el veya nereye doğru ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Kedime geldiğimde annem yerde yatıyordu. Babam da yerde yatıyordu. Annem boynunu tutarak bana doğru geliyordu. İlk atış değdi mi bilmiyorum. Ateş ederken aramızda 3 veya 5 metre kadar mesafe vardı. Silahı bırakarak annemin yarasına bastırdım ve 112’yi aradım. Annem ve babam için ambulans istedim. Dışarı çıktığımda ambulans gelmemişti. Annem yengem ve ben hastaneye gittik. Babam o sırada içeride yatıyordu. Sonrasında polisler gelip müdahale etti" diye konuştu. "Annem boşanmak istiyordu fakat babam kabul etmiyordu" K.K. ifadesinin devamında, "Babam uzun zamandır anneme şiddet uygulardı. Silahı sıktıktan sonra babam annemin boğazını bıraktı mı bırakmadı mı bilmiyorum. Hatırlamıyorum. Olay günü kullandığım ilacı almıştım. Ağır bir ilaç olduğundan dolayı kendime hakim olamıyorum. Çok pişmanım böyle bir şey olmasını istemezdim. Babamı öldürmek istemezdim. Babam kuvvetli bir adamdı onu ayırmak isteseydim de ayıramazdım. Babamla aram çok iyiydi. Annemle babamı ayırmaya çalıştığım zamanlarda beni de vuruyordu. Ben asla ’annemin boğazını sıkıyordu bende kafasına sıktım’ demedim. Olaydan bir iki ay önce annem boşanmak istiyordu fakat babam kabul etmiyordu. Olaydan sonra silahı temizlemedim" dedi. "Eşim bir gece oğlumu boğmaya çalışmıştı onu kurtardım" Şiddetli geçimsizlikleri olduklarını aktaran anne G.K. ise "O gün banyoda temizlik yaparken eşim bana beddua etmeye başladı, bizde tartıştık. Bana ’Allah belanı versin ölmeni istiyorum. Annen veya baban ölsün’ dedi. Bende ezan okunuyor Allah sorar dedim. Mutfakta tartışma devam etti. Sandalyeyle bana vurmaya çalıştı kızım araya girdi. Beni misafir odasına iteledi, kızıma ’telefonu ver polisi arayacağım’ dedim. Ben öyle deyince daha çok sinirlendi boğazıma yapıştı. O esnada silah sesi duydum boynumda bir acı hissettim ne olduğunu anlayamadım. Eşim yere düştü o sırada kapıda oğlumu gördüm. Sonrasını hatırlamıyorum. Kendimi koridora attım. Oğlum bana müdahale etti. O an vurulduğum için şoka girmiştim. Eşime ondan dolayı müdahale edemedim. Silah her zaman dolabın içindeydi. Şarjörü he zaman doluydu. Eşim bir gece oğlumu boğmaya çalışmıştı onu kurtardım. Bu olay bir ay öncesinde olmuştu. Ben oğlumdan şikayetçi değilim. Ben eşimden boşanmak istiyordum fakat kendisi kabul etmiyordu" ifadelerini kullandı. İfadelerin ardından mahkeme, eksik hususların giderilmesi için ileri bir tarihe ertelendi.