POLİTİKA - 03 Mart 2026 Salı 22:06

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye Yüzyılı, Türk milletinin zirve yüzyılı olacaktır"

A
A
A
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye Yüzyılı, Türk milletinin zirve yüzyılı olacaktır"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye Yüzyılı, kabuğunu kıran, kamburlarını atan, dar kalıplarını yaran, karanlık kampanyaları yıkan, kadife eldiveniyle dosta güven, düşmana korku salan büyük Türk milletinin zirve yüzyılı olacaktır" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP il ve ilçe başkanları ile parti genel merkez çalışanlarıyla iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Bahçeli, "Milliyetçi Hareket Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi’nin teşkilat yapısı hamdolsun çelik gibi sağlamdır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset ve fikir anlayışı hamdolsun sağlıklı, sağgörülü, sağduyuludur. İl ve ilçe teşkilatlarımızın kendi yörelerindeki siyasi faaliyet ve çalışmaları ise ziyadesiyle takdire şayandır. Önce ülkem ve milletim diyen bir fedakarlık timsaliyiz. ‘Devlet ve milletiyle hep birlikte ve her şeyden önce Türkiye’ seslenişinin inanmış temsilcileriyiz. Aklımızda hep Türk milleti, her zaman Türkiye Cumhuriyeti vardır. Kafamız toplumsal sorunlarla mayalanmaktadır. Ülkemizin her yerinde üç hilal huzur vadetmektedir. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı yalnızca Türkiye’nin değil, Türk dünyasının, İslam aleminin ve tüm mazlumların umudu haline gelmiş durumdadır" diye konuştu.

"İstanbul’un fethinin 600’uncu yıldönümünde süper güç Türkiye’ye mutlaka ulaşacağız"

Türkiye Yüzyılı’nın refah ve bereket yüzyılı olacağını vurgulayan Bahçeli, "Teşkilat demek; bir bedenin canlılığını koruması için kan taşıyan sayısız damar neyse; mesajlarımızı, özlemlerimizi, ülkülerimizi vatanımızın her yerine ulaştıran müteyakkız şuur demektir. İşte bu nedenle Milliyetçi Hareket Partisi’nin 57 yıllık şanlı ve şerefli mazisinin en mümeyyiz vasfı elbette güçlü teşkilat bünyesidir ve bu bünyeye ruh aşılayan muhterem dava ve gönül insanlarımızın fazilet, feragat, feraset ve emsalsiz özverileridir. İnsansız siyaset olmaz. Siyaset insansız yapılamaz. Nitekim siyasetimizin öznesi de her zaman insanla ihata edilmiştir. İnsan-insan, insan-toplum, insan-devlet ilişkilerini doğru okumalıyız. İnsandan yola çıkarak toplum ve millet bağlarını isabetle yorumlamalı, buna müzahir siyaset oluşturmalıyız" diye konuştu.

Türkiye Yüzyılı hedeflerinden bahseden Bahçeli, "Şu gerçeği gönül huzuruyla paylaşmak isterim ki, tam 57 yıldır yaptığımız, yapmayı amaçladığımız da aynısıyla budur. Dik baş, tok karın, mutlu yarın derken kast ettiğimizle; Türkiye’nin tok esirler, aç hürler ülkesi olmayacağına dönük hedefimizin kesiştiği nokta insani değer ve emanetlerdir. Huzurlu insan, huzurlu insanlık arayışımız hiç bitmeyecektir. Güvenli toplum, müreffeh millet, güçlü devlet gayemiz hiç zaaf geçirmeyecektir. Buna bağlı olarak 2053’de, yani İstanbul’un fethinin 600’uncu yıldönümünde süper güç Türkiye’ye mutlaka ulaşacağız. Türk ve Türkiye Yüzyılı, refah ve bereket yüzyılı olacaktır. Türk ve Türkiye Yüzyılı, barış ve kardeşlik yüzyılı olacaktır. Türk ve Türkiye Yüzyılı, kabuğunu kıran, kamburlarını atan, dar kalıplarını yaran, karanlık kampanyaları yıkan, kadife eldiveniyle dosta güven, düşmana korku salan büyük Türk milletinin zirve yüzyılı olacaktır" ifadelerini kullandı.

"İstikbal ve tarih bizden yanadır"

Terörsüz Türkiye hedefinin kalıcı barış ve huzurun müjdesi olduğunu belirten Bahçeli, "İstikbal bizden yanadır. İstiklal bizden yanadır. Yetmez, millet bizden yanadır. Tarih bizden yanadır. Talih bizden yanadır. Bu da yetmez, elleri nasır tutmuş analar bizden yanadır. Başını niyazla semaya çevirmiş babalar bizden yanadır. Dedeler, nineler, henüz bıyığı terlememiş sabiler bizden yanadır. Biz Milliyetçi Hareket Partisi’yiz. Biz Cumhur İttifakı’yız. Biz doğudan batıya, kuzeyden güneye büyük bir aile olan Türk milletiyiz. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimiz zamanın ve çağın ibresini milletimiz lehine çevirecek güçlü bir hamledir. Bu hedef kalıcı barış ve huzurun müjdesidir. Bu hedef bin yıllık kardeşliğimizin hayat pınarıdır. Bu hedef karışan ve kaynayan, aynı şekilde artan risk ve tehditlerle kanayan ve karmaşıklaşan bölgesel ve küresel anafora karşı milletimizin kendi azim ve iradesiyle hamle üstünlüğü kazanmasıdır. Pakistan ile Afganistan savaştadır. Rusya ile Ukrayna savaştadır. ABD-İsrail ortaklığı İran’la savaş halindedir. Enerji dengeleri, ticaret rotaları, ekonomik sistemler, stratejik ittifaklar, siyasi ve diplomatik ağlar bambaşka ve tehlikeli bir noktadadır" diye konuştu.

"Türkiye’nin de içinde bulunduğu geniş coğrafyalar artık her ihtimale açık haldedir"

Coğrafyadaki savaşlardan bahseden Bahçeli, "Geçtiğimiz ay yapılan Münih Güvenlik Toplantısı’nın sonuç raporunda yaklaşık 80 yıl sonra ABD liderliğindeki 1945 sonrası uluslararası düzenin yıkıma uğradığı, ABD düzenin yine doğrudan ABD tarafından tahrip edildiği ifade edilmişti. Mevcut uluslararası kurum ve kuralların yıkım altında olduğu da belgelenmişti. Yıkılanın ne olduğu bilinse de, bunun yerine ne konulacağı, kimlerin koyacağı belirsizdir. Afganistan-Pakistan arasındaki silahlı çatışmanın geri planında hakimiyet mücadeleleri vardır. İran’ın siyonist-emperyalist şiddet tarafından abluka altına alınması da stratejik, ekonomik ve politik hedeflerle ilişkilidir. Türkiye’nin de içinde bulunduğu geniş coğrafyalar artık her ihtimale açık haldedir" şeklinde konuştu.

İran’ın farklı kentlerine isabet eden füzeler sonucunda İran’ın misilleme yapmasıyla Körfez ülkelerinin havadan vurulduğunu vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:

"İran’ın farklı kentlerine isabet eden füzeler sonucunda bu ülkenin yüksek misilleme yapmasıyla Katar’dan Kuveyt’e, Bahreyn’den Suudi Arabistan’a, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Ürdün’e, Güney Kıbrıs’tan Umman’a kadar ABD üslerinin bulunduğu ülkeler havadan vurulmuştur. Savaş çok vahim derecede tırmanmaktadır. Komşu coğrafyaların gökyüzü füze ve insansız hava araçlarının karşılıklı uçuşlarına ve müteakiben de tespit edilmiş nokta hedeflere ulaşmasına sahne olmaktadır. Mezkur çatışmaların kontrolden çıkması, yaygınlık kazanması, hatta küreselleşmesi kaygı duyulan bir ihtimal haline gelmiştir. Bu haksız ve hukuksuz savaşı başlatan bellidir. İsrail’in tahrikleriyle, diplomatik namusun göz ardı edilmesiyle, süregelen müzakerelerin tek taraflı askıya alınmasıyla komşu coğrafyalar silah ve çatışmaların tasallutu altına girmiştir. Bu savaşlar zinciri kırılmalı, bölgemizde barış dili hakim olmalıdır. Silahlar mutlaka susmalı ve ateşkes ilan edilmelidir. Şayet ABD-İsrail ile İran arasındaki karşılıklı hava saldırıları durmazsa, muhtemel kara harekatının neden olacağı kıvılcım 3’üncü Dünya Savaşı’nın taşlarını birer birer döşeyecektir. Bu felakettir. Bu dehşet dengesi son bulmalıdır. Yanlıştan dönmek bir erdemdir."

Uluslararası hukukun devreye girmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "Uluslararası hukukun şemsiyesi altında biraz canlılık emaresi gösteren Birleşmiş Milletler derhal devreye girmelidir. Çatışmaların Rusya Federasyonu’na, Çin Halk Cumhuriyeti’ne, Avrupa ülkelerine çok boyutlu tesir etmesi halinde cehennemin kapıları beşeriyetin önüne açılacaktır. ABD Başkanı Trump, Kongre’den yetki almadan Venezuela’dan sonra başlattığı İran operasyonunun bedelini çok yönlü ödeme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Amerikan Anayasası’nın 1’inci Madde 8.Bölümü kapsamında; savaş ilan etme, ordu kurma ve destekleme, donanma sağlama ve sürdürme, askeri harcamaları finanse etme ve düzenleme yetkisi sadece ve sadece Kongre’ye aittir. Kongre’den böylesi bir karar çıkmadığına göre, ABD’yi yöneten karanlık üst akıl kim veya kimlerdir? Siyonist lobi, dahası cani Netenyahu ABD yönetimini kafa kola nasıl alabilmiştir? Baştan ayağa çelişkiyle bezenmiş bu rezalet tablo evlatlarını haksız ve hukuksuz bir savaşta kaybeden ABD halkına saygısızlık değil midir? ABD halkı bu savaştan ne kazanacaktır? Ne çıkarı olacaktır? Uzayan bir savaşta çok sayıda ölüm olması halinde bunun altından kim veya kimler nasıl kalkacaktır? 25 yıl boyunca devam eden Vietnam kabusu ne çabuk unutulmuştur" ifadelerini kullandı.

"Türkiye olarak kardeş ve komşu ülke İran halkının her zaman yanındayız"

Türkiye’nin İran halkının her zaman yanında olduğunu belirten MHP Lideri Bahçeli, "Barışı savunuyoruz, huzuru savunuyoruz, diplomatik görüşmeleri savunuyoruz. Cumhurbaşkanımızın yaptığı temasları da çok değerli ve yerinde buluyoruz. İran’ın dini liderine, ailesine, bunun yanında Savunma Bakanı’ndan Genelkurmay Başkanı’yla çok sayıda üst düzey devlet görevlisine yapılan suikastları bir kez daha kınıyoruz. İstihbarat operasyonlarıyla hazırlanan bu suikastların ahlaka, hukuka, insan haklarına temelden karşı olduğunu değerlendiriyoruz. Çevremizde bunlar olup bitiyorken, bizim içimizde barışmamız, eğer varsa kırgınlıkları gidermemiz, milli birliği tahkim ve takviye etmemiz binlerce yıllık devlet ve millet aklının muazzam bir iradesidir" ifadelerine yer verdi.

Musa Erdoğan



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.