EĞİTİM - 25 Temmuz 2025 Cuma 12:18

Üniversite tercih döneminde uzman uyarıları

A
A
A
Üniversite tercih döneminde uzman uyarıları

Eskişehir’de eğitim sektöründe çalışan Sinan Akın, öğrencilerin tercih dönemi süreciyle ilgili konuştu.


Üniversite tercih dönemi devam ederken, öğrencilerin sadece popülerliğe göre değil, yetenek ve ilgi alanlarını da göz önünde bulundurarak tercih yapmaları gerektiğine dikkat çekiliyor. Eğitim Kurumu’nda yönetim temsilcisi ve rehberlik koordinatörü Sinan Akın, tercih dönemi süreciyle ilgili önemli uyarılarda bulundu. Her yıl olduğu gibi bu yıl da standart bir tercih döneminin yaşandığını belirten Akın, son yıllarda öğrencilerde iş bulma kaygısının artmasıyla gündemdeki bölümlere yönelim olduğunu ifade ederek; "Son yıllarda öğrencilerin iş konusundaki kaygıları arttığı için tercih yaparken revaçta olan bölümlerle ilgili tercih yapmaya çalışıyorlar. Yeteneklerine ve ilgilerine göre, okuduklarında mutlu olabilecekleri şekilde tercih yapmaları daha iyi olur. Çünkü zaman çok hızlı geçiyor, şu anda revaçta olan ama 4 yıl sonra tükenebilecek meslek türleri de var. İleride daha iyi şartları olabilecek ya da iş olanağı artacak meslekleri, yeteneklerine göre belirleyebilirler" dedi.



"Sıralama puandan daha önemli"


Adayların, tercih yaparken puana değil sıralamaya odaklanmaları gerektiğini vurgulayan Akın, "Tercih kısmında ise önemli olan puan değil sıralama. Yıllardır üniversitelerde ve bölümlerde genel olarak sıralamalar değişmez. Sıralamalara dikkat etmeleri gerekiyor. 10 bin üstü 20 bin altı aralığı en güvenilir olandır. Çok uç bir sonuç çıkmaz ve o aralıklarda genelde yerleşirler" ifadelerini kullandı.



"Kampüs hayatı öğrencinin bakış açısını değiştirir"


Akın, tüm öğrencilerin üniversite kampüs ortamını deneyimlemesi gerektiğini de belirterek; "Bütün öğrencilerin kampüs havası içerisinde olan bir üniversite görmesini isterim. Kampüs hayatı öğrencisinin dünyasını genişletir. Kendi mesleğine bakış açısı da değişir" şeklinde konuştu.



Yapay zekâ bölümleri ön plana çıkıyor


Teknolojik gelişmelere de değinen Akın, yapay zekânın yakın gelecekte eğitim sistemini bile değiştireceğini belirterek bu alandaki bölümlerin önü açık olduğuna dikkat çekti şunları anlattı;


"Yapay zekâ, hayatın her alanına giriyor. Yapay zekâ birkaç sene sonrasında eğitim sektörünü de etkileyecek. Eğitim ve sınav sistemiyle ilgili bazı değişiklikler yaşanabilir. Bir sonraki nesillerin bilgisayarın içerisinde doğup devam eden bir hayatları var. Bu alana ilgisi ve yeteneği olan, özellikle matematiği seven öğrenciler için ideal bir tercih olabilir."



"Okumayacakları bölümleri yazmasınlar"


Tercih döneminde adayların sık yaptığı hatalarından birinin de, aslında okumayı istemedikleri bölümü tercih listelerine eklemeleri olduğunu belirten Sinan Akın, bu durumun ciddi bir puan kaybına neden olabileceğini söyledi. Akın, "Öğrenciler ‘kazansam da okumam’ dediği bölümleri yazmamalılar. Çünkü yerleştikleri halde kayıt yaptırmadıkları takdirde, bir sonraki yıl ortaöğretim başarı puanının yarısı kesiliyor. Ortalama 20-25 puan gibi bir düşüş olacaktır. Bu puan kaybı yeni dönemde daha çok çalışmalarını gerektirecek." dedi.



"İş imkanlarının bulunduğu şehirde eğitim almalılar"


Başarı sırasının yüksek olduğu öğrencilerin, mümkünse iş imkanlarının bulunduğu şehirlerde eğitim almalarının da önemli olduğuna dikkat çeken Akın, "Başarı sırası yüksekse mutlaka iş alanının olduğu yerlerde eğitim almalılar. Böylece staj süreçleri daha verimli geçiyor ve mezuniyet sonrası işe geçiş süreci kolaylaşabiliyor" diye konuştu.



Mezuna kalmak kararlılık istiyor


Mezuna kalma kararıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Akın, bu sürecin bilinçli şekilde planlanmadığı takdirde öğrenciler için olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyleyerek, "İki türlü mezuna kalma var. Biri zorunluluktan, diğeri ise daha iyi bir hedefe ulaşmak için. Eğer daha yüksek bir hedef için mezuna kalınıyorsa, istikrarlı ve planlı olmak şart. Aksi halde öğrencinin performansı gerileyebilir" uyarısında bulundu.


Mezuna kalan öğrencilerin rehberlik desteği alarak sistemli bir şekilde çalışmaları gerektiğini vurgulayan Akın, "Eğer gerçekten kendine güveniyorsa, bir yılını bu hedef için ayırabilir. Rastgele yazılacak bir bölüme yerleşmektense bir yıl daha çalışmak, ömür boyu sürecek bir memnuniyet sağlayabilir. Bu karar gelecekteki yaşamını da doğrudan etkileyecektir" şeklinde ifade etti.



Üniversite tercih döneminde uzman uyarıları

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Plevne direnişinin arkasındaki liderlik Tokat’ta ele alındı Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinde düzenlenen panelde Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa’nın hayatına dair yeni keşifler ve askeri başarılarının stratejik yönleri ele alındı. Tokat’ta, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Tokat Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından, Gazi Osman Paşa’nın vefatının 126. yıl dönümü dolayısıyla anma paneli düzenlendi. 15 Temmuz Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; rektör yardımcıları Prof. Dr. Rasim Koçyiğit ve Prof. Dr. Mücahit Eğri, Genel Sekreter Prof. Dr. Muhittin Demiray, İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdi Dölek, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Programın açılışında konuşan TOGÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rasim Koçyiğit, Gazi Osman Paşa’nın yalnızca bir asker değil, aynı zamanda azim ve kararlılığın simgesi olduğunu belirterek, Plevne’de gösterdiği direnişle tarihe adını altın harflerle yazdırdığını ifade etti. Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Murat Hanilçe üstlenirken, Doç. Dr. İbrahim Aykun, Doç. Dr. Yunus Emre Tekinsoy ve Doç. Dr. Necati Çavdar konuşmacı olarak yer aldı. Aile geçmişine dair yeni keşifler paylaşıldı Panelde ilk olarak söz alan Doç. Dr. İbrahim Aykun, "Yeni Bilgiler Işığında Gazi Osman Paşa’nın Ailesi" başlıklı sunumunda, Paşa’nın aile yapısına ilişkin dikkat çekici veriler paylaştı. Osmanlı arşiv belgelerine dayanan araştırmalarda, bugüne kadar annesi olarak bilinen Şakire Hanım’ın aslında ablası olduğu, öz annesinin ise Vahide Hanım olduğu ortaya konuldu. Ayrıca babası Hacı Mehmed Bey’in gümrükte değil, Mekteb-i Harbiye-i Şahane’de "Ser Hademe" olarak görev yaptığı ve ailenin İstanbul Cihangir’de yaşadığı bilgisi paylaşıldı. Nüfus kayıtlarına göre Paşa’nın doğum yılının da 1832 olduğu ifade edildi. Plevne savunmasının askeri yönü ele alındı Doç. Dr. Yunus Emre Tekinsoy ise "93 Harbi’nde Plevne Savunması ve Gazi Osman Paşa" başlıklı sunumunda, dünya askeri tarihine geçen Plevne direnişinin stratejik boyutlarını anlattı. Tekinsoy, Osmanlı ordusunun savunma taktikleri ile Paşa’nın liderlik özelliklerini detaylı şekilde değerlendirdi. Saraydaki etkisi ve devlet içindeki konumu anlatıldı Panelin son konuşmacısı Doç. Dr. Necati Çavdar da "Yıldız Sarayı’nda Gazi Osman Paşa" başlıklı sunumunda, Paşa’nın savaş sonrası yaşamına ve Osmanlı bürokrasisindeki yerine değindi. Çavdar, Rus esaretinden dönen Paşa’nın II. Abdülhamid tarafından takdirle karşılandığını belirterek, 22 yıl boyunca Hassa Müşirliği ve Mabeyn Müşirliği görevlerinde bulunduğunu söyledi. Gazi Osman Paşa’nın, devlet yönetiminde etkin rol üstlendiğini ve padişaha en yakın isimlerden biri olarak görev yaptığını ifade eden Çavdar, Paşa’nın hayatı boyunca çeşitli iddialara rağmen saraydaki güvenini koruduğunu vurguladı. Panel, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
Antalya Foseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki çocuk operasyonla kurtarıldı Antalya’da oyun oynarken apartmanın açık unutulan fosseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne görevlilere "Çıkarın artık ne olur" diyerek gözyaşı döktü. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk, AFAD ve itfaiye ekiplerince kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Olay, saat 15.00 sıralarında Kepez İlçesi Yeni Mahallesi 2440 Sokak üzerindeki bir apartmanın bahçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, okuldan dönen 10 yaşındaki Ömer Yılmaz, oturdukları apartmanın bahçesinde oynamaya başladı. Bir süre sonra çocuk bahçede üzeri açık unutulan 5 metrelik foseptik çukuruna düştü. Küçük çocuğun yardım çığlıklarını duyan annesi ve komşuları 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı. Ekipler seferber oldu İhbarla adrese Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı kurtarma ekibinin yanı sıra Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Adrese gelen ekipler ilk olarak merdiven yardımıyla küçük çocuğun yanına inerek sağlık durumunu kontrol etti. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk ip yardımıyla sedyeye sabitlendi. Bu sırada çukura düşen oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne Şahinet Yılmaz’ı yakınları ve komşuları sakinleştirdi. "Ne olur çıkarın artık" Geçen her dakikada oğlunun sağlık durumundan daha da endişelenen anne görevlilere "Kaç saat oldu, çıkarın artık yeter. Göreyim oğlumu" diyerek gözyaşı döktü. AFAD ve itfaiye ekiplerinin yaklaşık 45 dakikalık çalışmasının ardından küçük çocuk düştüğü kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Küçük çocuğun düştüğü kuyunun üzeri ise vatandaşlarca tahta ve suntalarla kapatıldı.