EĞİTİM - 28 Haziran 2025 Cumartesi 12:27

’Yapay Zekâ ve Türkçenin Geleceği Sempozyumu’ gerçekleştirildi

A
A
A
’Yapay Zekâ ve Türkçenin Geleceği Sempozyumu’ gerçekleştirildi

Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü Türk Dili Bölümü tarafından Türk Dil Kurumu, Yunus Emre Enstitüsü, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu, Doğu Akdeniz Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) paydaşlığıyla ’Yapay Zekâ ve Türkçenin Geleceği: Kültür, Kimlik ve Dilin Dönüşümü Sempozyumu’ düzenlendi.


Sempozyumun açılış töreni, Öğrenci Merkezi Nasrettin Hoca Salonu’nda gerçekleştirildi. Programda; bilginin hızla arttığına, yapay zekânın kültür aktarımını zorlaştırdığına değinen Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Osman Mert, "Geçmişe göre bugün farklı ve anlamakta zorlandığımız bir dünyada yaşıyoruz. Geçmişte dilimizi, kültürümüzü şekillendiren sınırlı sayıda kavram vardı. Sanayi devriminden sonra bir kırılma noktası yaşandı ve bilgi birikimi dünyada 8-10 yılda bir 2’ye katlanıyor. Yapay zekâ dünyada 2022 yılıyla ChatGPT ile hayatımıza girdi ve kontrol bazı ülkelerin elinden çıktı. Mesele artık yapay zekânın öznesi mi olacağız, nesnesi mi yoksa hem öznesi hem nesnesi mi olacağız? Dünyada yapay zekâdan etkilenmeyen bir kültür ya da dil şu an yok, bütün dünya dillerinde aynı durum var. Yapay zekâyı üretenler var. Aynı bilgi birikimine biz de sahibiz, aynı mühendisler bizde de var. Teknoloji var ama yapay zekâ ihtiyacınızı karşılayacak düzeyde değil, o zaman yeni bir dil modeline ihtiyaç var. Bizim yapay zekâmız, büyük dil modelimizden beslenecek, eğitilecek. Önümüzde 5 yıl var, ya dünyadan kopacağız ya da dünyayı yakalayacağız. Önemli olan şu; biyolojik insanla kültürel insanı nasıl inşa ederiz, biyolojik insandaki o kültürel kimliği oluşturmak için hangi kavramları kullanmalı, hangi kavramlar üzerinde bir kimlik inşa etmeliyiz, bunu yapabilecek miyiz, yapamayacak mıyız" şeklinde konuştu.



"Her bölümde yapay zekâ ve o ana bilim dalıyla ilişkilendirebileceğimiz bir ders açtık"


Anadolu Üniversitesinin farklı disiplinlerde yapay zekâyı tartıştığına ve son bir yıldır sadece yapay zekâyı konuştuğunu belirten Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, "Bu sempozyumda bir teknolojik tartışma yapmayacağız veya sadece Türkçeyi konuşmayacağız. Bu toplantı aynı zamanda bir milletin kültürünü, belleğini, toplumsal aidiyetini ve bu aidiyetin, kimliğin geleceğe nasıl taşınabileceğini gösterecek. Bin yıl önce atalarımızın yaşadığı topraklardaki akrabalarımızla, bin yıl sonra bizim Anadolu’da yaşadığımız şimdiki nesil arasında bir bağ var. Bu bağ sadece etnik bir bağ değil. Her ne kadar aradan bin yıl geçtikten sonra bazı kelimeler yerleştiğimiz yerde değişiklik gösterseler de özünde aynı dil ailesinden. Kelimeleri biraz değiştirmiş olmakla beraber hala aynı dili konuştuğumuzun farkındayız. Akademisyenler olarak Türkçe’nin geleceği konusunda biraz kaygı duyan veya neler yapabiliriz diye bunun sancısını çeken insanlar olarak, hayatımızın her alanına giren yapay zekâ gerçeğinin dilimizi nasıl etkileyeceğini de konuşmamız lazım. Bunu söylerken yapay zekâdan korkmamız gereken bir şey gibi de görmek istemiyorum, sonuçta bu bir araç" dedi.



"Yapay zekâyı aktif kullanabileceğimiz yeni bölümler ve alanlar açıyoruz"


Aracın iletişimde iletinin kendisi, mesajın kendisi olduğunu dile getiren Rektör Adıgüzel, sözlerine şöyle devam etti:


"Aynı zamanda yapay zekâyı dilde kullanmış olmak demek yapay zekâyı icat edenin dilini kullanmış olmak ve onun istediği kelimelerle konuşmak demektir. Anadolu Üniversitesi, yapay zekânın nasıl konuşulabileceği noktasında gayret sarf ediyor. Her bölümde yapay zekâ ve o ana bilim dalıyla ilişkilendirebileceğimiz bir ders açtık. Yapay zekâyı daha fazla, bilişimi daha fazla konuşacağımız ve bunu bilimsel olarak öğreteceğimiz bölümler açtık. Bilişimle ilgili fakülte kurduk, önümüzdeki yıldan itibaren ilk öğrencilerimizi alacağız. Bununla beraber Dijital Oyun Tasarımı, Yeni Medya ve diğer alanlarda da yapay zekâyı aktif kullanabileceğimiz yeni bölümler ve alanlar açıyoruz. Yapay zekâdan korkmak doğru değil. Gerektiği kadar ve işimize yarayacak şekilde kullanmak üzerine bir eğitim modeli geliştirmeye çalışıyoruz."



"Yapay zekâ, dil ve kültür üzerinde de etkilerini yoğun bir şekilde göstermeye başladı"


Sempozyumun açılışında konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü Türk Dili Bölümü Başkanı Prof. Dr. Emine Kolaç ise, "Günümüzde teknolojinin büyük bir hızla geliştiğini ve yapay zekânın etkilerini her geçen gün görüyoruz. Yapay zekâ bütün alanlarda kendini gösterdiği gibi, dil ve kültür üzerinde de etkilerini çok yoğun bir şekilde göstermeye başladı. Bundan sonra da devam edecek. Dil ve kültür etkilerini daha geniş kapsamlı bir şekilde bu sempozyumda dile getirmek ve paylaşımlarda bulunmak üzere bir araya geldik" ifadelerini kullandı.



Sempozyum gün boyunca 4 oturum şeklinde devam etti


Açılış konuşmalarının ardından sempozyumun birinci oturumu Prof. Dr. Emine Kolaç’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Oturumda Prof. Dr. Osman Mert ’Dijital Dönüşüm ve Kültürel Kimlik’, Prof. Dr. Ahmet Akkaya ’Yapay Zekâ ve Kimlik İnşası: Anadille Kültürel Aktarımın Geleceği’, Prof. Dr. İlhan Erdem ’Yapay Zekâyla Türkçeyi Anımsamak: Bellek ve Anlam’ ve Prof. Dr. Ahmet Pehlivan ’Yapay Zekâ ve Türkçe Öğretimi: Fırsatlar, Sorunlar ve Tehditler’ başlıklı sunumlarını yaptı.


Prof. Dr. Hülya Pilancı’nın 2’nci oturumun başkanlığını üstlendiği sempozyumda Prof. Dr. Muhammet Sani Adıgüzel ’Şakir Kocabaş’a Yapay Zekâyla Konuşmak’, Prof. Dr. Nezir Temur ’Tek Söyleyiciyle Türkçe Öğretimi: Çoğul Kültür mü Ortak Kültür mü?’ ve Doç. Dr. Bilkara Şengül ’Büyük Dil Modelleriyle Türkçe Öğretimi’ başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi.


Öğleden sonra gerçekleşen 3’ncü oturum Prof. Dr. Fatma Açık’ın başkanlığında düzenlendi. Oturumda Prof. Dr. Hülya Pilancı ’Türkçenin Uzaktan Öğretiminde Kurumsal Deneyim: Anadolu ve TSP Projeleri’, Prof. Dr. Murat Şengül ’Postdijital Kurgu’da Türkçenin Geleceği ve Türkçe Öğretmenlerinin Eğitimi’, Prof. Dr. Bilge Bağcı Ayrancı ’2024 Türkçe Dersi Öğretim Programına Göre Kültürel Değerlerin Kazandırılmasında Türkçe Ders Kitapları için Yapay Zekâ Destekli Metin Önerileri’ ve Prof. Dr. Neslihan Karakuş ’Akademik Araştırmalarda Yapay Zekâ Kullanımının Etik ve Bilişsel Boyutları’ başlıklı konuları katılımcılarla paylaştı.


Günün son oturumu ise Prof. Dr. Muhammet Sani Adıgüzel’in başkanlığında yapıldı. Bu oturumda Prof. Dr. Fatma Açık ’Kültürlerarası İletişimde Dil Öğrenme Stratejilerini Kolaylaştırmak İçin Yapay Zekâ Kullanımı’, Prof. Dr. Emine Kolaç ’Türkçe Dil Becerilerinin Değerlendirilmesinde Yapay Zekâ Destekli Yaklaşımlar: Ölçme ve Geri Bildirim Süreçleri’, Prof. Dr. A. Halim Ulaş ’Sözlü ve Görsel Anlatımlarda Yapay Zekânın Etkili Kullanımı’ ve Prof. Dr. Cahit Epçacan ’Yapay Zekâ ve Dil Gelişimi: Türkçede Yenilikçi Öğrenme Yöntemleri’ başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi.


Sempozyuma Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve TDK Başkanı Prof. Dr. Osman Mert’in yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Serpil Koçdar, Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük başta olmak üzere çok sayıda kişi katılım gösterdi.



’Yapay Zekâ ve Türkçenin Geleceği Sempozyumu’ gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Mavi Vatan-2026 Tatbikatı, ’fiili atış sahfası’ ile tamamlandı Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca 3-9 Nisan 2026 tarihleri arasında icra edilen, Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de Donanma Komutanlığı koordinesinde ’Mavi Vatan-2026 Tatbikatı’nın ‘fiili atış safhası’ gerçekleştirildi. Donanma Komutanlığı koordinesinde, Türk Deniz Kuvvetleri’nin en kapsamlı tatbikatlarından olan ’Mavi Vatan 2026’ tatbikatı 3-9 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirildi. Tatbikat, unsurların harekata hazırlık seviyelerini yükseltmek, Deniz Kuvvet Komutanlığı bağlısı komutanlıkların karargah ve harekat merkezlerinin sevk ve idare etkinliğini denemek, karargah personeli ve tatbikata katılan unsurların çok tehditli ortamda muhakeme, öngörü ve karar verme yeteneklerini değerlendirmek, diğer kuvvet komutanlıkları ile müşterek çalışabilirlik usullerini geliştirmek amaçlarıyla düzenlendi. Tatbikatın son gününde Antalya açıklarında ‘fiili atış safhası’ gerçekleştirildi. 15 bin personel görev aldı Tatbikatta, Deniz, Hava, Kara ve Sahil Güvenlik Komutanlığından toplam 120 gemi, 50 hava vasıtası ile 15 bin personel katıldı. Tatbikatta, 1 Amfibi Hücum Gemisi, 12 fırkateyn, 4 korvet, 14 hücumbot, 8 denizaltı, 8 Mayın Avlama Gemisi, 16 Karakol Gemisi, 20 Amfibi Çıkarma Gemisi, 29 yardımcı sınıf gemi, 5 İnsansız Deniz Aracı (İDA), 2 Sahil Güvenlik Gemisi, 6 Sahil Güvenlik Botu, 5 D/K Uçağı, 3 genel maksat uçağı, 24 S/İHA ,1 ağır yük nakliye helikopteri, 3 genel maksat helikopterleri ve 2 taarruz uçağı hazır bulundu. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu tatbikatı takip etti Tabikatın ‘fiili atış safhası’ Antalya Körfezi’nde bulunan TCG Anadolu çok maksatlı amfibi gemisinde icra edildi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, haftalık basın bilgilendirme toplantısı ardından tatbikat için TGC Anadolu’ya geldi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel 19 pare top atışlarıyla selamlandı. Atışlar belirlenen noktalara yapıldı Tatbikat faaliyetleri kapsamında ’Fiili Atış Safhası (FAS) Faaliyeti’ (Sürüklenen Mayın İmhası, Kara Bombardımanı Atışı) faaliyetleri gerçekleştirildi. Akdeniz açıklarında senaryo gereği adada belirlenen bölgelere kara bombardıman atışı yapıldı, aynı noktalar daha sonra helikopterlerle vuruldu. TGC Anadolu’dan havalanan 2 Bayraktar TB-3 SİHA’dan yapılan MAM-L atışıyla ise su üstündeki hedefler nokta atışıyla vuruldu. Ardından hücumbotlar ve süper kobra helikopterler eşliğinde su üstü hedefine top atışları yapıldı. Diğer yandan hava savunma, kara bombardımanı ve deniz hava vasıtalarından güdümlü mermi atışları gerçekleştirildi. Geçiş töreni görkemli anlara sahne oldu Tatbikatta yer alan deniz ve hava araçlarının katılımıyla tören geçişi icra edildi. Törende TCG Anadolu Gemisi’nin yanından geçen gemiler ve uçaklar gemideki kuvvet komutanlarına selam vererdi. ’Mavi Vatan-2026 Tatbikatı’ ‘fiili atış safhası’ denizde yapılan geçit töreniyle tamamlandı.
Ankara Bakan Uraloğlu: "Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşüreceğiz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşürecek Samsun-Trabzon-Sarp hızlı tren demiryolu projemiz ile Samsun’dan itibaren; Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin olmak üzere tüm kentlerimizi birbirine bağlamış olacağız" dedi. Ankara’da düzenlenen Trabzon Günleri’nin açılış programı 1. TBMM Binası’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Açılışın ardından 1. TBMM Binası’ndan mehteran eşliğinde Millet Bahçesi’ndeki fuaye alanına yüründü. Programa katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Millet Bahçesi’nde düzenlenen programda konuşma gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Trabzon’u yarınlara daha güçlü taşımak için eğitimden sağlığa, ulaşımdan çevre ve şehirciliğe, üretimden teknolojiye her alanda dev yatırımlar gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Uraloğlu, "Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Trabzon’umuzun ulaşım altyapısını dönüştürüyoruz, geliştiriyoruz. Bölünmüş yollar, BSK’lı yollar yaptık. Avrupa’nın en uzun çift tüplü karayolu tüneli Zigana Tüneli’ni inşa ettik. Şehir içi trafiğine nefes aldıracak Kanuni Bulvarı’nda sona yaklaştık. Trabzon Güney Çevre Yolu’muzu da iki kesim halinde hayata geçiriyoruz. Birinci etabında çalışmalar tüm hızıyla sürüyor" diye konuştu. "Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşüreceğiz" Hem Trabzon’u modern bir kent içi raylı sistemle donatacak hem de hızlı tren ile tanıştıracak dev projelerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyonuyla hayata geçtiğini kaydeden Uraloğlu, "Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşürecek Samsun-Trabzon-Sarp hızlı tren demiryolu projemiz ile Samsun’dan itibaren; Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin olmak üzere tüm kentlerimizi birbirine bağlamış olacağız. Yapım çalışmalarına da Kırıkkale-Çorum arasında başladık. Bu sene devamını da ihale edeceğiz. Trabzon Büyükşehir Belediyemizle birlikte hayata geçirdiğimiz Trabzon Hafif Raylı Sistem Hattımızın Akyazı - Havalimanı arasındaki 16,2 km uzunluğundaki 1.etabınının yapım ihalesine de önümüzdeki günlerde çıkacak ve inşa çalışmalarımıza başlayacağız" ifadelerini kullandı. "Mevcut pistten biraz daha kuzeye denizde yeni havalimanımızı inşa edeceğiz" Yeni Trabzon Havalimanı’nı da 10 milyon yolcu kapasiteli terminal binası ve 3 bin metrelik pistiyle büyük gövdeli uçakların inebileceği şekilde tasarladıklarını aktaran Uraloğlu, şöyle konuştu: "Şimdi yeni projemiz kapsamında mevcut pistten biraz daha kuzeye denizde yeni havalimanımızı inşa edeceğiz. Yatırım programına aldık, ihalesini yaptık, yer teslimi yaptık. Yakın zamanda temeli atıp yapım çalışmalarına başlayacağız. Kimsenin, hiçbir hemşerimizin şüphesi olmasın ki biz durmadan çalışıyoruz; projelerimizle Trabzon’u Karadeniz’in lojistik, üretim ve turizm üssü haline getiriyoruz. ‘Doğduğun yer değil, doyduğun yer’ derler ya Biz doyduğumuz yerde de doğduğumuz yeri hiç unutmadık. Nerede olursak olalım, bir memleket özlemi taşıdık. Trabzon’umuzu daha güçlü ve refah dolu bir geleceğe taşımak için çalışıyoruz. Trabzon kalkınırsa Karadeniz yükselir, Karadeniz yükselirse Türkiye güçlenir dedik." "Gelin, hep birlikte Karadeniz fırtınasını Başkent’te estirelim" Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ankara’da yaşayan binlerce Trabzonlu hemşerimiz bir araya gelecek, hasret giderecek, birlik ve beraberliğini pekiştirecek. Bu duygularla, Ankara Trabzon Günleri’nin hayırlı, bereketli ve unutulmaz geçmesini temenni ediyorum. Tüm hemşerilerimizi, Ankaralı tüm vatandaşlarımızı bu büyük şölene tekrardan davet ediyorum. Trabzon ne zaman susacağını ne zaman kükreyeceğini bilen bir şehirdir. Trabzon bizim, Karadeniz bizim, Ankara bizim, Türkiye bizim! Gelin, hep birlikte Karadeniz fırtınasını Başkent’te estirelim!" Program, Bakan Uraloğlu’na plaket takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Ayrıca programa, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, önceki dönem İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, davetliler ve başkentliler katıldı.
Sinop "Maarifin Kalbinde Çocuk" kortej yürüyüşü 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında Sinop’ta, "Maarifin Kalbinde Çocuk" temasıyla düzenlenen kortej yürüyüşü ve halk oyunları programı renkli görüntülere sahne oldu. Kutlamaların ilk durağı olan Sakarya Caddesi, ellerinde ay-yıldızlı bayraklarla yürüyen öğrencilerin coşkusuna ev sahipliği yaptı. Hep bir ağızdan seslendirilen marşlar eşliğinde ilerleyen kortej, kentin ana damarlarını geçerek Uğur Mumcu Meydanı’na ulaştı. Yol boyunca çocukları yalnız bırakmayan Sinoplular, pencerelerden ve kaldırımlardan alkışlarla bu heyecana ortak oldu. Yürüyüşün varış noktasında kurulan sahnede ise bayram heyecanı doruğa çıktı. Öğrencilerin büyük bir disiplin ve estetikle sergilediği halk oyunları performansları, izleyenlerden tam not aldı. Yöresel kostümleriyle meydanı renklendiren çocukların sergilediği figürler, Sinop’un kültürel zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Sinop İl Milli Eğitim Müdürü Osman Cebeci, günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada, "Bakanlığımızın genelgesi çerçevesinde Maarifin kalbinde çocuk etkinlikleri 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı kapsamında inşallah bir süre bir ay boyunca 23 Nisan gününe kadar tüm okullarımızda etkinlikler devam edecek. Bugün bu startı burada verdik. Tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimizle beraber böyle 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramının coşkulu, sevinçli, milli birlik ve beraberliğimizi perçinleştiren bir bayrama dönüşmesini istiyorum. Geleneksel oyunlar, çocuk oyunları, folklor gösterileri, çocuklarımıza dokunabileceğimiz sosyal kültürel anlamda birçok etkinliği içine alan çok çeşitli etkinlikleri okullarımız şu anda belli bir metot çerçevesinde planlamada yaptık. İnşallah bu süreç böyle devam edecek" dedi.