GÜNDEM - 30 Eylül 2025 Salı 10:18

Yem kırma makinesinde hayatını kaybeden Mehmet Taş anısına yarışma düzenlendi

A
A
A
Yem kırma makinesinde hayatını kaybeden Mehmet Taş anısına yarışma düzenlendi

Eskişehir Olta Balıkçıları ve Doğal Yaşamı Koruma Derneği (ESBALDER) tarafından 21-27 Eylül tarihleri arasında düzenlenen Esbalder Sarısungur 2025 Sazan Balığı Yakalama Yarışması hayatını kaybeden Mehmet Taş adına düzenlendi.


Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Ünal, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Başkanı Tezcan Al ve Tepebaşı Belediyesi Meclis Üyesi Engin Dolapçı’nın katıldığı ödül töreninde dereceye giren yarışmacılara ödülleri verildi. Tutulan en büyük balıklar, doğal yaşamın korunması adına tekrar doğal alanlarına bırakıldı. Öte yandan ise yarışma, Beylikova’da yakın zamanda baba olmaya hazırlanan ve yem kırma makinesine düşerek ağır yaralandıktan sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 29 yaşındaki Mehmet Taş adına düzenlendi.



Yarışma 144 saat boyunca devam etti


Altı gün boyunca toplam 144 saat süren yarışmaya Eskişehir, Kütahya, İstanbul, Manisa, İnegöl, Bilecik ve Balıkesir’den gelen 13 farklı takım ve 52 yarışmacı katıldı. Toplamda 310 kilogram balık tutuldu. Yarışmanın kayıtlara geçen en büyük sazan balığı 7 kilo 200 gram oldu. Tüm balıklar zarar verilmeden doğal yaşam alanlarına geri bırakıldı. Yedi gün boyunca ziyaretçilerle birlikte toplam 265 kişinin katılım sağladığı yarışmanın ödül töreni büyük coşkuyla gerçekleşti.



3 derece ve 1 mansiyon ödülü sahiplerini buldu


Yarışma kapsamında ayrıca, Eskişehir Fotoğraf Sanatçıları Derneği (EFSAD) ve ESBALDER iş birliği ile "Amatör Balıkçılık ve Doğa" konulu bir fotoğraf yarışması düzenlendi. Efsad yönetim kurulunun değerlendirmesi sonucunda 3 derece ve 1 mansiyon ödülü verildi. Ödüller EFSAD Dernek Başkanı Ayşe Güzin Özlü tarafından takdim edildi.


Yarışma süresince güvenlik, Dorlion Arama Kurtarma (DAK) ekipleri tarafından 7 gün 24 saat sağlandı. Herhangi bir olumsuzluk yaşanmadan yarışma tamamlandı. Paydaş dernek Vos 26 Yardım Gönüllüleri Hobi Kültür ve Dayanışma Derneği de lojistik ve sunumlar konusunda destek verdi.



En büyük balık 7 kilo 200 gram olan sazan balığı seçildi


Yarışmada en büyük balık kategorisinin birincisi, 7 kilo 200 gramlık sazan balığı ile Kütahya’dan Güveçciler Carp Team oldu. Mehmet Erdoğmuş, Halil İbrahim Çetin, Hasan Hüseyin Bircan, Mehmet Bircan ve Mehmet Arslan’dan oluşan takım bu kategoride zirveye ulaştı. En çok balık kategorisinde ise Eskişehir’den Oldcity Boran Ford Carp Team öne çıktı. İlhan Boran ve Zeki Murat Ersöz, toplamda 19 balık ve 56 kilogramlık avla birinciliği elde etti. En büyük balık ikinciliği, 7 kilo 170 gramlık sazan balığı ile Kütahya’dan Sahadow Carp Team’in oldu. Takım üyeleri İbrahim Yalçınkaya, Gökhan Yanar, Emrah Sökmen ve Birol Başoğlu bu başarıya imza attı. Üçüncülük ödülü ise 7 kilo 140 gramlık sazan balığıyla Eskişehir’den SG Carp Baits Carp Team’in oldu. Emre Açık, Emre Yılmaz, Emre Bozdağ, Halil İbrahim Yılmaz ve Ahmet Nurullah Özbek takım adına mücadele etti.



2 kilo 850 gram olan balık en büyük aynalı olarak seçildi


En büyük aynalı sazan kategorisinde ödül, 2 kilo 850 gramlık balıkla Eskişehir’den Demet Çiçek Carp Team’in oldu. Engin Dolapçı, Enes Konu, Emre Çıplak ve Serhat Donat’tan oluşan takım bu kategoride birinciliği elde etti. Farklı tür kategorisinde ise 7 kilo 500 gramlık yayın balığı ile İnegöl’den İNOBDER Takımı birinciliği kazandı. Takım üyeleri İdris Kaçar, Salih Demirtaş ve Bülent Savaşçı bu kategorinin galibi oldu.


Fotoğraf yarışmasında birincilik ödülü Salim Arslan’a verildi. İkincilik ödülünü Ayla Bağ kazanırken, üçüncülük ödülü Sinan Bağ’a verildi. Mansiyon ödülüne ise Eyüp Salacak layık görüldü.



Yem kırma makinesinde hayatını kaybeden Mehmet Taş anısına yarışma düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi’nde bayram yoğunluğu Dünyanın en büyük mozaik müzelerinden biri olan Gaziantep’teki Zeugma Mozaik Müzesi, Ramazan Bayramı’nda ziyaretçi akınına uğradı. Kültür, tarih ve müzeler şehri Gaziantep’te Çingene Kızı başta olmak üzere birçok önemli esere ev sahipliği yapan Zeugma Mozaik Müzesi’nde Ramazan Bayramı tatili nedeniyle ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor. Gaziantep’te tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ve 30 bin metrekarelik alanda kurulu Zeugma Mozaik Müzesi’nde Çingene Kızı mozaiğinin yanı sıra Mars heykeli, Roma dönemine ait çeşmeler, hamamlar ve Fırat Nehri kenarındaki villalarda bulunan mozaikler gibi yüzlerce eseri görmek isteyen ziyaretçiler, müzeye akın etti. Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçi ağırladı Ramazan Bayramı tatili nedeniyle İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Konya’nın yanı sıra başta Siirt, Van, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş ile Adıyaman gibi bölge illeri olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinden Gaziantep’e gelen ve kentin tarihi dokusunun yer aldığı çarşıları, bedesteni ve müze gibi birçok alanı gezen ziyaretçilerin ilk durağı Zeugma Mozaik Müzesi oluyor. Ramazan Bayramı tatili dolayısıyla ziyaretçi akınına uğrayan ve Türkiye’nin dört bir yanından bayram tatili nedeniyle kente gelen ziyaretçiler, Zeugma Mozaik Müzesi’nde tarih yolculuğuna çıkıyor. "Zeugma Mozaik Müzesi’ni görmek için Gaziantep’e geldik" Bingöl’den kalabalık bir tur ekibiyle Gaziantep’e geldiklerini ve kentin tarihi çarşılarının yanı sıra Zeugma Mozaik Müzesi’ni de ziyaret ettiklerini belirten ziyaretçiler, "Öncelikle şehir zaten yemek ve kültürel açıdan çok zengin bir şehir. Zeugma Mozaik Müzesi’ni görmek için Gaziantep’e geldik. Tatilimizi Gaziantep’te değerlendirdik. Müze zengin ve dünyada ünlü bir müze olduğu için çok beğendik. Mozaikleri güzel ve Çingene Kızı mozaiğini de aynı şekilde dikkat çekici buldum. Bayram tatilimizin son günü ve son günümüzü değerlendirmek istedik. Şehir çok güzel ve herkesin Gaziantep’e gelmesini tavsiye ederim" dediler. "Müzede çok dikkat çekici ve etkileyici eserler var" Gaziantep’i ve Zeugma Mozaik Müzesi’ni ilk kez gördüğünü ve çok beğendiğini belirten Cansu Müminoğlu da, "Ramazan Bayramı tatili nedeniyle Gaziantep’e geldik ve Gaziantep’i gezdik. Zeugma Mozaik Müzesi’ni de gezdik. Zeugma Mozaik Müzesi’nde gerçekten çok dikkat çekici ve etkileyici olan eserler var. Bundan dolayı müzedeki eserlerin daha derinlemesine anlatılması ve tanıtılması gerektiğini düşünüyorum. Birçok eserin çalınmış olması ve parçalarının kaybolması çok üzücü ama Çingene Kızı mozaiğinin parçalarının tekrar müzeye getirilmesini ise sevindirici bir durum olarak görüyorum" şeklinde konuştu. "En çok Çingene Kızı etkiliyor" GAP turuna çıktıklarını ve tur kapsamında Gaziantep’e de geldiklerini belirten tur sorumlusu Büşra Kelbat ise, "Bingöl’den geldim. 26 kişilik turumu Gaziantep’e getirdim. Bölgeyi gezmeyi ve keşfetmeye Halfeti’nden başladık. Halfeti gerçekten her anlamda saklı bir cennetti. akabinde Türkiye’nin en büyük hayvanat bahçesini gezdik. Ardından Gaziantep’in meşhur yemeklerini yedik. Yemekler gerçekten çok güzeldi. Yemekleriyle Gaziantep’in bizi dünya arenasında temsil etmesi mükemmel ve çok gurur verici. Daha sonra ise dünyanın en büyük ikinci müzesine geldik. Zeugma Mozaik Müzesi’ne her getirdiğim turda ziyaretçileri en çok Çingene Kızı etkiliyor" diye konuştu.
Yozgat Büyükincirli köyünde incirin yalnızca adı kaldı Yozgat merkeze bağlı Büyükincirli köyü, ismini asırlar önce topraklarında yetişen bereketli incir ağaçlarından almasına rağmen, günümüzde tek bir incir ağacı dahi yetişmiyor. Anadolu’nun kadim yerleşim yerlerinden biri olan Yozgat’ta yer alan Büyükincirli köyü, rivayete göre incir ağaçlarına sahip olduğu dönemlerde bu ismi aldı. Ancak değişen iklim şartları, zamanla kuruyan su kaynakları ve tarımsal dönüşüm, köyün simgesi olan incir ağaçlarını tarihin tozlu sayfalarına gömdü. "Büyük incir ağacından dolayı köyümüzün adı ‘Büyükincirli’ olmuş" Büyükincirli köyü muhtarı Sedat Zorlusoy, "1800’lü yıllarda Osmanlı Devleti zamanında köyümüz kayıt altına alınmaya başladı. Fakat köyümüzün kuruluşu 1500’lü yıllara dayanıyor. O dönemlerde iklim şartlarına uygun benim köyümde incir ağacı yetişiyordu. İncir ağacı varmış ve o incir ağacından dolayı köyümüzün ismi Büyükincirli. Yozgat’ta iki tane ‘İncirli’ köyü vardır. Birisi Büyükincirli diğeri Küçükincirli olarak kayıtlara geçer. Benim köyümdeki incir ağacının boyunun büyük olmasından dolayı Büyükincirli adını almıştır. Küçükincirli’deki ağacın boyunun kısalığından dolayı orası da Küçükincirli olarak kayıtlara geçmiştir. Belli zamanlardan sonra iklim değişikliklerinden veya bakımsızlıktan dolayı o incir ağacı kuruduktan sonra köyümüzde caminin bahçesine o zaman yaşamış atalarımız tarafından dut ağacı dikilmiştir. Tekrar incir yetiştirme çalışmalarına ben başladım, devam ediyorum. İnşallah tekrar bu köyde incir ağacı yetiştirebiliriz" dedi. "Köyümüzün kültürüne katkı sağlamak istiyorum" Köylerinde incir ağacı yetiştiğini göstermek istediğini söyleyen Zorlusoy, "Görkemli Hatıralar programında Yozgat’ın tanıtımı yapılırken incir uyutması tatlısının Yozgat’a ait bir tatlı olduğu gerçeği ortaya konuldu. Yozgat’ta incir yetişmezken incir tatlısının nasıl Yozgat’tan doğduğu sorgulaması geldi. Aydın bölgesi incir yatağıyken neden bu tatlı Yozgat’tan doğmuştur? 1500’lü, 1800’lü yıllarda burada bir incir ağacı yetişmiş. Anadolu’daki insanlarımızın geçimi tarım ve hayvancılıkla olduğundan incir ve sütü buluşturup bir tatlının üretilmesinin gayet normal olduğu ve bu tatlının da buradan çıkmış olma ihtimalini dile getirmek için bu röportajı yaptım. Köyümüzün kültürüne katkı sağlamak istiyorum. Köyümün görünürlüğünü tanınırlığını daha çok arttırmak istiyorum. Köyümüzde ve Yozgat’ımızda güzel şeyler olsun istiyorum" dedi. Bugün Büyükincirli köyünde meyve veren incir ağaçları bulunmasa da köyün ismi bu tarihi bağın kanıtı olarak görülüyor. Köy halkı bu tarihin araştırılmasını ve bölgenin geçmişteki bitki örtüsünün incelenmesini istiyor.