ASAYİŞ - 15 Mayıs 2026 Cuma 08:52

Yıldırımın düştüğü minare yıkıldı, camide temizlik yapan imam yaralandı

A
A
A
Yıldırımın düştüğü minare yıkıldı, camide temizlik yapan imam yaralandı

Eskişehir’de yıldırım düştüğü cami minaresi yıkılırken, temizlik yapan imam yaralandı.


Olay, Odunpazarı ilçesi kırsal Yassıhöyük Mahallesi’nde meydana geldi. Bölgede etkili olan yağmur yağışı sonrası, 158. Sokakta bulunan Yassıhöyük Camii’ne yıldırım düştü. Düşen yıldırımdan dolayı mahallenin merkezinde bulunan caminin minaresi yıkıldı. Minarenin tuğlaları sokağa ve caminin üzerine yıkıldı. Minareden düşen tuğlalar, caminin çatısını delerek içeri girdi. Yıkımın şiddetiyle minarenin kapısı 50 metre öteye uçtu.



İmam yaralandı


Yıkımın yaşandığı esnada cami içerisinde temizlik yapan imam Ramazan Ş. cam kırıklarından ve tuğla parçalarından yaralandı. Cami imamı Ramazan Ş. hastaneye kaldırıldı. Olayın ikindi namazından önce olması ve yıkılan minarenin parçalarının boş bir sokağı düşmesi, facianın ucuz atlatılmasına neden oldu. İhbar üzerine bölgeye jandarma, sağlık ve AFAD Eskişehir İl Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Şeritle kapatılan sokakta bulunan cami girişine "Çökme riski var, uzak durun" yazıları asıldı. Jandarma ve AFAD bölgede çalışma başlattı.


Mahalle muhtarı Serkan Algan, "Saat 16.00 suları burada oturuyorduk. Yüksek sesle bir gürültü geldi. Çıktık hepimiz trafonu patladığını düşündük ama ondan sonra baktık minaremiz yıkılmış. Yıldırım önce cami minaresine geldi, yukarısına düşmüş sonra minare patladı. Parçaları da buraya kadar geldi. Minare caminin üzerine devrildi gördüğünüz gibi. Biz içerideydik işte muhtarlıkta oturuyorduk şimşek çakınca komple yaktı her yeri. Şu anda komple elektrik tesisatı ve kamera sisteminde zarar var"dedi.


Mahalle sakinlerinden Cengiz Algan ise, "Kahvede oturuyorduk, yağışlardan dolayı tarlaya gitmedik. Elektrik tellerini sallandığını gördük, ondan sonra bir gürleme duyduk. Dışarı çıktık minarenin yıkıldığını gördük. Patlama etkisiyle minarenin kapısı yaklaşık 50 metre fırlayarak köy meydanına kadar geldi. Çevredeki arabalar da zarar gördü. Cami hocası içerdeymiş temizlik yapıyormuş o sırada o da yaralanmış. Önümüzdeki pazar yağmur duamız vardı. Ekipler geldi sağ olsun bakıyorlar" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türkiye, Kâmil Koç ile kilometre ve iş hacminde Flix’in en yoğun pazarı oldu 100’üncü yılını kutlayan seyahat markası Kâmil Koç, global iş ortağı Flix’in yayımladığı 2025 ESG raporunda, küresel sürdürülebilirlik hedeflerinin de lokomotifi oldu. 222 milyon kilometre yol katederek 4,28 milyar yolcu/kilometre gibi devasa bir mobilite hacmine ulaşan Kâmil Koç ile Türkiye, Flix’in tüm küresel ağı içinde en yüksek yolcu hareketliliği gerçekleştirilen ülke olarak öne çıktı. Kâmil Koç’un global iş ortağı Flix, çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanındaki performansını detaylandıran dördüncü yıllık raporunu yayımladı. Dünyanın önde gelen seyahat teknolojisi şirketi Flix’in hazırladığı rapor, Türkiye operasyonlarının küresel sürdürülebilirlik hedeflerine sağladığı önemli katkıyı da verilerle ortaya koydu. Türkiye, 222 milyon km ve 4,28 milyar yolcu-km ile ilk sırada yer aldı Raporda göre; şirket tarafından yürütülen Türkiye operasyonu, 40 ülkeyi kapsayan küresel Flix ağındaki en kritik pazarlardan biri olarak öne çıktı. Yıllık bazda 222 milyon kilometre ve 4,28 milyar yolcu/kilometrelik ulaşım hacmiyle Türkiye, Flix’in küresel ölçekte en yüksek yolcu hareketliliğinin gerçekleştiği ülkelerden biri oldu. Türkiye’deki yolcuların markayı tercih etmesi sayesinde yaklaşık 149 bin tonun üzerinde karbondioksit (CO2) salımı da engellenerek, sürdürülebilir geleceğe önemli bir katkı sağlandı. Küresel ölçekte 1,5 milyon ton CO2 tasarrufu Flix, 2025 yılı itibarıyla dünya genelinde 40’tan fazla ülkede 8 bin 700’den fazla varış noktasına ulaşarak mobiliteyi herkes için erişilebilir hale getirmeye devam etti. Raporun öne çıkan küresel verilerine göre, yolcuların bireysel araçlar yerine Flix’i tercih etmesi sayesinde dünya genelinde toplam 1,5 milyon tonun üzerinde CO2 salımı engellendi. "100 yıllık tecrübe ile sürdürülebilir gelecek için çalışıyoruz" Kâmil Koç Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Direktörü Jan Özlem Sarıgül Işık, raporun sürdürülebilirlik yolculuğundaki ilerlemelerini net bir şekilde ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi: "Türkiye, Flix’in küresel stratejisinin merkezinde yer alan; dinamizmi ve yüksek potansiyeliyle fark oluşturan büyük ve önemli bir pazar. 100 yıldır insanımızın yol arkadaşı olan Kâmil Koç olarak, Türkiye’nin dört bir yanını birbirine bağlarken bu güçlü mirası sürdürülebilir bir gelecekle buluşturmanın gururunu yaşıyoruz. ESG hedeflerimizi, iş modelimizin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Elde ettiğimiz bu sonuçları da sürdürülebilirlik yolculuğumuzdaki kararlılığımızın somut bir göstergesi olarak görüyoruz. Flix’in hazırladığı bu rapor, hem operasyonel gücümüzü hem de sağladığımız karbon tasarrufunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu başarıyı, bu topraklardan doğmuş bir marka olarak ülkemizin doğasına ve gelecek nesillere duyduğumuz sorumluluğun bir yansıması olarak değerlendiriyoruz. 100 yıldır olduğu gibi, bundan sonra da herkes için erişilebilir, konforlu ve çevre dostu bir seyahat deneyimi sunmaya devam edeceğiz."
İzmir Çeşmeli muhtardan örnek dayanışma İsmet İnönü Mahallesi Muhtarı Ahmet Güler, muhtarlık görevini yalnızca resmi işlemlerle sınırlı tutmayıp ihtiyaç sahipleri ile hayırsever vatandaşlar arasında dayanışma köprüsü kuruyor. Mahalle sakinlerinin kullanılmayan giysi ve eşyalarını toplayan Güler, bunları ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor. Önceki muhtarın görevden alınmasının ardından Kaymakamlık tarafından göreve getirildiğini belirten Güler, o günden bu yana İsmet İnönü Mahallesi Muhtarlığı’nda çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Muhtarlığın yalnızca evrak işleriyle sınırlı olmadığını ifade eden Güler, "Muhtar, devlet ile vatandaş arasında bir köprü vazifesi görür. Mahallede yaşayan hasta ve ihtiyaç sahiplerini tespit eder, vatandaşın taleplerini ilgili kurumlara iletir. Elektrik, su ve altyapı gibi konularda da vatandaş ile kurumlar arasında köprü olur" dedi. Mahallede dayanışmayı büyüten çalışmasının ise vatandaşların getirdiği kullanılmayan giysi ve eşyaları ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak olduğunu anlatan Güler, sistemin tamamen mahalle dayanışmasıyla büyüdüğünü söyledi. Bir vatandaşın evindeki fazla eşyaları gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak istediğini söylemesiyle bu çalışmanın başladığını belirten Güler, şöyle konuştu: "’Muhtarım, evde kullanmadığım eşyalarım var, bunları ne yapayım?’ dedi. Ben de ’Bana getirin, WhatsApp grubumuzda paylaşalım’ dedim. O gün başlayan çalışma zamanla kar topu gibi büyüdü." Muhtarlığa bugün yalnızca giysi değil, beyaz eşya, televizyon, hasta yatağı, çocuk eşyaları ve çocuk oto koltuklarının da getirildiğini ifade eden Güler, ihtiyaç fazlası eşyaları mahallede ihtiyaç sahibi vatandaşlarla buluşturduklarını söyledi. 1987 yılında Çeşme’ye geldiğini anlatan Ahmet Güler, uzun yıllar turizm, bağcılık ve işletmecilik alanlarında çalıştığını, 2009 yılında emekli olduktan sonra ise kendi sabun üretimi işini sürdürdüğünü belirtti. 7 Haziran’da yapılacak muhtarlık seçimlerinde yeniden aday olacağını da açıklayan Güler, mahallede başlattıkları sosyal dayanışma çalışmalarını sürdürmek istediğini ifade ederek, "Vatandaşlarımızın sıkıntısı çok fazla. Ekonomik şartlar ağırlaştı. İnsanların dertleriyle uğraşacak muhtar lazım. Biz de bunu kendimize görev edindik" diye konuştu.