18
Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri, basında çıkan manastırın restorasyon çalışmaları sürerken ziyarete açılabileceği yönündeki haberlerle ilgili olarak yaptıkları açıklamada ise “Bu çalışmalar sonucunda, manastırın üstünde bulunan yamaçlarda askıda duran birçok serbest kaya parçasının bulunduğu, iklimsel etkilerle bozunmuş kayalık yüzeylerin ciddi tehlikeler arz ettiği görülmüştür. Askıda duran kaya parçaları, altere olmuş kayaç yüzeyleri, ormanın eteğindeki serbest bloklar, yamaçta takılmış kuru ağaçlar, altı boşalmış bölümler, ayrıca ormanın eteğine uzanan kesimde de düşme tehlikesi gösteren bazı serbest kaya bloklarının yer aldığı, yamaçların üstündeki orman altı örtüsü içinde saklı kalmış durumda, düşmeye hazır irili ufaklı serbest taş parçaları mevcut olduğu tespit edilmiştir. Ziyaretçiler ve görevliler için büyük tehlike oluşturan bu oluşumlar aynı zamanda manastır içindeki binaların da risk altında olduğunu göstermiştir. Yamaç, manastırın girişindeki toplanma alanları ve sosyal tesisler ile tuvaletlerin bulunduğu bölümü tehdit eder konumdadır. Bu bölümler ziyaretçilerin çok zaman geçirdikleri, dikkate değer bir yaya trafiği yaşanan yerlerdir. Ziyaretçilerin bu bölümde, manastırın içindekinden farklı olarak, hareketlerinin daha yavaş olduğu, sabit konumda kalışların bazen daha çok ve uzun süreli olduğu gözlenmiştir. Büyük kalabalıkların bu alanda sıkışık düzende, az hareketli ve genellikle de oturur konumda bekler halde olması bu yamaçtan bir kaya düşmesi olması halinde oluşacak yaralanma risklerini ve daha fazla insanın bu düşmelerden etkilenmesi riskini daha büyük hale getirmektedir. Sümela Manastırı’nın bulunduğu kısmın en üst noktası ile zemin kotu arasında 80-90 metrelik bir mesafe olduğu ve en üst noktasından düşen bir kaya parçasının o yükseklikteki ivme ile yere çarpma hızı göz önüne alındığında ziyaretçilerin alanı baretle gezmesinin dahi hayatı tehlike oluşturacağı açıkça görülmektedir” ifadelerini kullandılar.