ASAYİŞ - 12 Eylül 2022 Pazartesi 19:41

İbrahim Ay 8 Aralık’ta hakim karşına çıkacak

A
A
A
İbrahim Ay 8 Aralık’ta hakim karşına çıkacak

Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti ve Ay Medya Grup Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Ay hakkında 27 Nisan 2018 tarihinde İleri Gazetesi sahibi Mahmut Özkılıç’ı ’’tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçuna azmettirme’’ iddiasıyla 4.

Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti ve Ay Medya Grup Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Ay hakkında 27 Nisan 2018 tarihinde İleri Gazetesi sahibi Mahmut Özkılıç’ı ’’tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçuna azmettirme’’ iddiasıyla 4.5 yıl sonra dava açıldı.


8 Aralık 2022 tarihinde 4. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıkacak olan İbrahim Ay hakkında ’’tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçuna azmettirme’’ suçundan müebbet hapis cezası talep edildi. 27 Nisan 2018 tarihinde evinden çıktığı sırada silahlı saldırıya uğrayan Gazeteci Mahmut Özkılıç’ın vurulması olayının azmettiricisi olduğu iddiasıyla 28 Haziran 2022 tarihinde gözaltına alınan İbrahim Ay, tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Özkılıç’ın vurulması olayında 4,5 yıl sonra ortaya çıkan yeni deliller üzerine Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma tamamlanarak dava açıldı. İbrahim Ay hakkında yürütülen soruşturmadaki gizliliğin kalkmasıyla, Özkılıç’ın vurulması için 5 kişiyle birlikte koordineli hareket ettiği ve silahlı saldırı eylemini gerçekleştiren kişilerle bir araya geldiğinin tespit edildiği ileri sürüldü.


İleri Gazete İmtiyaz Sahibi Mahmut Özkılıç, 27 Nisan 2018 tarihinde evinden çıkıp iş yerine gitmek üzere aracına bineceği sırada silahlı saldırıya uğramış, göğsünden ve bacağından yaralanmıştı. Olayla ilgili yapılan yargılamada Özkılıç’a yönelik silahlı saldırı eylemini gerçekleştiren İrfan Güçyetmez ve Yılmaz Duman 18’er yıl hapis cezasına, diğer sanıklar Sadık Onur Mert ve Selçuk Yiğit ise 21 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Daha sonra Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca konuya ilişkin yeni deliller ortaya çıkarılması üzerine İbrahim Ay ile Mahmut Polat, Özkılıç’ı vurdurmaya azmettirmek suçlamasıyla 28 Haziran 2022 tarihinde tutuklanarak cezaevine konulmuştu.



’’Beraat edeceğine inanıyoruz’’


Ay Medya Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Ay’ın dosyasındaki gizlilik kararının kalkmasının ardından açıklama yapan avukatları Beştaş Şarklı ve İskender Kahraman, iddianamede hiçbir delil ya da bilgi belge bulunamadığını, Ay’ın beraat edeceğine inançlarının tam olduğunu söylediler. Avukatlar tarafından yapılan açıklamada, “Müvekkil İbrahim Ay’ın 28/06/2022 tarihinde tutuklandığı ve yaklaşık 4,5 yıl önceki bir olayla ilgili olarak bugün itibarıyla savcılık makamı tarafından iddianame düzenlenmiş ve Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesince iddianame kabul edilmiş olup, gizlilik kararı ortadan kalkmıştır. Biz İbrahim Ay’ın avukatları olarak aşağıdaki hususları kamuoyunun bilgisine ve takdirine sunuyoruz. Söz konusu dosyanın 4,5 yıl aradan sonra yeniden işleme alınma sebebi müşteki vekilinin müvekkil hakkında bizzat 6 defa cezaevinde görüşmeleri ve ikna sonucunda savcılığa ya da mahkemeye değil, doğrudan müşteki vekiline gönderilen bir dilekçeyle başladığı, soruşturma savcısının olayın faili olan kişinin ifadesinin alınmasından kısa bir süre sonra (2021 yılı Eylül ayında) o dönemdeki başsavcılıkça değiştirilmesi ve yeni atanan savcının ise hemen dosyada gizlilik kararı almış olması, gizlilik kararının alınmasından sonra dosyada bulunmayan HTS kayıtlarının kimden, nasıl, gerçek olup-olmadığı belli olmayan ve sadece müştekinin dosyaya sunduğu bir kayıtla işlem yapıldığı, müştekinin ifadesinden yaklaşık 5 ay sonra müvekkil İbrahim Ay’ın 2018 yılında aynı suçtan dolayı almış olduğu takipsizlik kararına da sadece müştekinin sunmuş olduğu HTS kayıtlarıyla kaldırmış olması da, bu HTS kayıtlarının da dosyanın diğer sanığı S.O.M ile müvekkilin 11 saniyelik ofis telefonuyla (Ay Medya santrali) görüşmesini sebep göstermiş olması ancak S.O.M’nin aynı gün ve saatler aralığında yaklaşık 15 gazeteciyle görüşmesinin olduğu, hatta bu gazete sahiplerinden bir tanesinin de aynı gün S.O.M ile 6 defa görüşmesinin olduğu, bu değerli gazetecinin de kamuoyunca bilinen bir isim olduğu göz önünde bulundurulduğunda kişinin HTS kaydı ile suçlamanın ne kadar mesnetsiz olduğu aşikardır. O tarihte bir dernek başkanı olan S.O.M’nin Gaziantep Üniversitesi Bahar Şenlikleri için tüm gazeteler ve gazetecilerle görüşme yaptığı nettir. Tüm bunların yanında müvekkil hakkında takipsizlik kararının kaldırılması ve akabinde tutuklanmasına konu iddia 11. saniyelik HTS kaydı ve ortak baz bilgisi olduğu dışında iddianamede herhangi bir maddi delil ya da bilgi, belge bulunmamaktadır. Müvekkil hakkındaki yargılama sonunda beraat edeceğine inancımız tam olup, kamuoyunun bilgisine ve takdirine sunarız’’ denildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Global Sumud filosu Marmaris’ten Gazze’ye doğru yola çıktı İsrail’in Gazze’ye yönelik ablukasını kırmak amacıyla oluşturulan Global Sumud Filosu, Muğla’nın Marmaris ilçesinden Gazze’ye hareket etti. 15 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, seyir halindeyken İsrail ablukası ve bölgedeki güvenlik riskleri nedeniyle Marmaris Limanı’na sığınmıştı. Teknik hazırlıklarını ve organizasyon sürecini burada sürdüren filo, hazırlıkların tamamlanmasının ardından yeniden Gazze rotasına yöneldi. Sabah saatlerinden itibaren hazırlıklarını tamamlayan filoda yer alan 54 tekne, öğle saatlerinden sonra Marmaris Limanı’ndan ayrıldı. İspanya, İtalya, Fransa, Endonezya ve Türkiye başta olmak üzere farklı ülkelerden 500’ü aşkın aktivistin katıldığı filoda, insani yardım ve dayanışma mesajları ön plana çıktı. Limanda toplanan aktivistler, "Filistin’e özgürlük" sloganları atarak tekneleri uğurladı. "Rotamız Gazze" Filoya Türkiye’den katılan Yasin Yalçın, Filistin’de yaşananlara dikkat çekmek amacıyla yola çıktıklarını belirterek, "Dünya tarihinin gördüğü en büyük zulümlerden bir tanesi maalesef Filistin’de yaşanıyor. İman ve vicdan sahibi her insan gibi biz de küresel olarak bu olaya tepki vermek adına bir araya toplandık. Tamamen insani niyetlerle, vicdani niyetlerle bir hareket oluşturduk ve Filistin’deki Müslümanlara yardım etmek için, bu ablukayı kırmak için yola çıkıyoruz. Biz sadece Filistin için değil, dünyanın neresinde olursa olsun herhangi bir ırk ayrımı yapmadan her türlü mazlumun yanında olmak için mücadele vereceğiz. Rotamız Gazze. Niyetimiz Allah’ın rızasını kazanmak, hedefimiz ablukayı yıkmak inşallah" şeklinde konuştu. Almanya’dan filoya katılan ve daha önce de katıldığını ifade eden Ercan Korçay, "Geçen sene vicdan gemisindeydim, bu sene tekrar geldiğim için çok mutluyum herkese de çok teşekkür ederiz, sizlerin dualarıyla yürüyor. Bizler insani yardım götürüyoruz, terörist ve katil İsrailin haksız yere yaptığı ablukayı kırmak için yola çıkıyoruz" dedi. ‘Tatil için geldi, filoyu uğurladı’ Marmaris’e tatil için geldiğini ve filonun burada olduğunu duyunca uğurlamaya geldiğini söyleyen Şerife Çiçek ise, "Marmaris’e tatile geldik, duyduk ve uğurlamaya geldik. Allah yar ve yardımcıları olsun" dedi. Özellikle Türkiye içi ve Yurtdışından ailelerini uğurlamaya gelen vatandaşlar çok duygulu olduklarını belirterek ‘İsrail zulmünün bitmesini dilediklerini ilettiler. ‘Mavi Kurdela mesajı’ Filoda yer alan aktivistler, barışın simgesi olarak hazırlanan mavi kurdeleleri hem uğurlamaya gelen vatandaşlara hem de filo üyelerine dağıttı. Bir filo üyesi, "Gazze’deki soykırımın farkındalığını artırmak için bu mavi kurdeleyi herkese takıyoruz" ifadelerini kullandı. Sağlık komitesinde yer alan Özkan Özer ise, "Hemşire olarak yer alıyorum, Nemrud’un Hazreti İbrahim’i yakmak isterken karıncaların ateşe su taşıması olarak görüyorum. Bir damla dahi olsak bu zulüm için hiçbir şey yapmamaktan iyidir diyerek yola çıktık" şeklinde konuştu. Yunanistan’dan 6 tekne daha katılacak Öte yandan filoya katılmak üzere 6 teknenin de sabah saatlerinde Yunanistan’dan hareket ettiği öğrenildi. Söz konusu teknelerin Akdeniz’de filoya dahil olacağı belirtildi. Filoda yer alan aktivistlerin aileleri ile çok sayıda vatandaş da Marmaris Limanı’na gelerek destek verdi. Duygusal anların yaşandığı uğurlamada Filistin bayrakları taşındı. Marmaris’ten ayrılan teknelerin Akdeniz üzerinden Gazze’ye ulaşmak için yolculuklarını sürdüreceği öğrenildi.
Eskişehir ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Sempozyumu’nda Konuştu Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ’nün ulusal veya uluslararası kurumlar tarafından akredite edilerek günün şartlarına göre sürekli güncellenen akademik programları ve bilimsel üretkenliği destekleyen güçlü akademik kültürüyle topluma öncü, ulusal ve uluslararası ölçekte tanınır, tercih edilir, saygın bir araştırma üniversitesi olma yolunda istikrarlı bir şekilde ilerlemekte olduğunu belirtti. ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir’in tarihi, kültürel, ekonomik ve toplumsal yönlerini bilimsel bir bakış açısıyla ele almayı amaçlayan Eskişehir Sempozyumu’nun ilk gününde, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal moderatörlüğündeki "Üniversite Şehri Eskişehir: Bütünleşen Kimlik, Küreselleşen Vizyon ve Uluslararasılaşma" başlıklı panelde konuştu. Çolak, eğitim-öğretim kalitesi ve kariyer gelişimi açısından düşünüldüğünde Eskişehir üniversitelerinin; yüksek nitelikli öğretim kadroları, kamu-üniversite-sanayi iş birliklerinin sağladığı imkânlar ve uluslararasılaşma vizyonları ile dünya üniversiteleri arasında üst sıralarda yer alma hedefleri doğrultusunda ilerliyor oluşunun kendilerini gururlandırdığını ifade etti. ESOGÜ’nün ulusal veya uluslararası kurumlar tarafından akredite edilerek günün şartlarına göre sürekli güncellenen akademik programları ve bilimsel üretkenliği destekleyen güçlü akademik kültürüyle topluma öncü, ulusal ve uluslararası ölçekte tanınır, tercih edilir, saygın bir araştırma üniversitesi olma yolunda istikrarlı bir şekilde ilerlemekte olduğunu belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ’nün eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetlerinin yanı sıra bünyesindeki Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi ve Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi aracılığıyla sunduğu sağlık hizmetleriyle şehrine ayrı bir değer kattığını söyledi. ESOGÜ olarak, yükseköğretimin küresel bir boyut kazandığı günümüzde uluslararasılaşmayı eğitim, araştırma ve toplumsal katkı stratejilerinin en temel unsurlarından biri olarak gördüklerini vurgulayan Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ’nün dünya sahnesindeki yerini sağlamlaştırmak adına uluslararası iş birliği ağlarını nicelik ve nitelik bakımından genişlettiklerini ifade etti. ESOGÜ’nün Erasmus+ hareketlilik faaliyetlerini yürüten Uluslararası İlişkiler Birimi’nin son yıllarda hareketlilik projelerinin haricinde uluslararasılaşma faaliyetlerinde önemli başarı ve girişimlere de imza attığını belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, "Misafir Araştırmacı Programı" ve KA171 kodlu ‘Uluslararası Kredi Hareketliliği’ programı kapsamındaki iş birlikleri hakkında da bilgiler verdi. Sürdürülebilir bir ortaklık için yaptıkları girişimler, katıldıkları fuarlar ve kurumsal ziyaretlerin bir sonucu olarak ESOGÜ’nün 25 farklı ülkeden 46 yükseköğretim kurumu ile İyi Niyet Anlaşması bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Kamil Çolak, bu anlaşmalara ek olarak Erasmus+ program ortakları da düşünüldüğünde üniversitelerinin uluslararasılaşma faaliyetlerinin dünya çapında geniş bir alana yayıldığının görüldüğünü kaydetti. Prof. Dr. Kamil Çolak, bunlara ek olarak Eskişehir’in öğrenci dostu ve güvenli kimliğini "Study in Eskişehir" projesiyle yeniden canlandırarak, uluslararası öğrenciler için merkezi bir bilgi kaynağı haline gelmeyi hedeflediklerini söyledi ve ESOGÜ’nün uluslararasılaşmayı bir kalite göstergesi olarak benimsediğini ifade etti. Konuşmasında ESOGÜ Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER)’ne de değinen Prof. Dr. Kamil Çolak, merkezin dil öğretimindeki faaliyetleriyle hem akademik dünyaya hem de dil öğrenen bireylere değer katmayı sürdürdüğünü belirterek, ESOGÜ TÖMER’in aynı zamanda Türkçe öğretiminde kaliteyi ve başarıyı bir araya getirerek dil öğrenim süreçlerinde fark oluşturan çözümler sunduğunu kaydetti. ESOGÜ olarak Akıllı Fabrika ve Robotik, Akıllı Şehirler, Bilgi Güvenliği, 5G gibi alanlarda yürüttükleri faaliyetlerle çağımızın heyecan verici teknolojilerini sadece izleyen değil geliştiren, üreten bir aktör olarak uluslararası arenada varlık göstermeye gayret ettiklerini belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, bu kapsamda Avrupa Komisyonu tarafından dijital teknolojilerin geliştirilmesi için Avrupa genelinde kurulan Dijital İnovasyon Merkezleri (DİH) çalışmalarında ESOGÜ Akıllı Fabrika ve Robotik Laboratuvarı’nın, yürüttüğü öncü çalışmalarla 2021 yılında Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri (DİH) ağına alınan Türkiye’nin ilk üniversite birimi ünvanını kazandığını da hatırlattı. 2020 ile 2026 yılları arasında ESOGÜ’de yürütülen 105 projenin uluslararası destek almaya değer bulunduğunu belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ olarak kendilerini gururlandıran bu çalışmaları hem nitelik hem de nicelik bakımından geliştirerek daha da ileriye taşımak için faaliyetlerini sürdürdüklerini kaydetti. Yükseköğretim Kurulu tarafından "Öncelikli Alanlarda Uzmanlaşan Üniversiteler Projesi" kapsamında "Sağlıkta Dijital Teknolojiler" öncelikli alan misyonunun ESOGÜ’ye verildiğini hatırlatan Prof. Dr. Kamil Çolak, üniversite olarak sağlıkta dijital teknolojiler ve yapay zekâ ile ilgili araştırma projelerinin artırılması ve hız kazandırılmasına büyük önem verdiklerini ifade etti. ESOGÜ bünyesinde "Sürdürülebilir Yeşil Kampüs Koordinatörlüğü" kurulduğunu dile getiren Prof. Dr. Kamil Çolak, koordinatörlüğün iki yıldan beri Green Metric verilerini düzenli olarak paylaşmakta olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kamil Çolak, dünya sıralamasında 640’a kadar yükselmeyi başaran ESOGÜ’nün, Green Metric’te eğitim, yeşil alan ve karbon ayak izi bakımından Türkiye’nin öncü üniversitelerinden biri haline geldiğinin de altını çizdi. ESOGÜ öğrencilerinin uluslararası faaliyetleri ve başarıları ile gurur duyduklarını da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Kamil Çolak, Huawei ICT Competition 2024-2025 ve Shell Eco Marathon gibi yarışmalarda elde edilen başarıları hatırlatarak ESOGÜ personel ve öğrencilerinin uluslararası alandaki faaliyetlerini desteklemeye devam edeceklerini ifade etti.