MAGAZİN - 20 Ekim 2022 Perşembe 14:45

Hülya Avşar ile tanındı, Cumhurbaşkanı Erdoğan için yeniden yazmaya başladı

A
A
A
Hülya Avşar ile tanındı, Cumhurbaşkanı Erdoğan için yeniden yazmaya başladı

Bir dönem Hülya Avşar’ın kızı Zehra Çilingiroğlu için yazdığı şarkı sözleriyle tanınan Şair İsmail Kurt, 20 yıl sonra yeniden yazmaya başladı.

Bir dönem Hülya Avşar’ın kızı Zehra Çilingiroğlu için yazdığı şarkı sözleriyle tanınan Şair İsmail Kurt, 20 yıl sonra yeniden yazmaya başladı. Kurt’u yeniden yazdıran ise Türk Silahlı Kuvvetlerinin, YPG/PKK tarafından Suriye’nin kuzeyinde işgalde tutulan bölgelere yaptığı harekatlar ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talebi oldu.


1990’lı yılların sonunda Hülya Avşar, katıldığı televizyon programında karnındaki Zehra bebek için şarkı sözü yazana binlerce dolar vereceğini açıklamış ve sonrasında ise kimsenin yazamadığını söyleyerek Türkiye’de şarkı sözü yazarı olmadığını ifade etmişti. Bunun üzerine Şanlıurfalı Şair İsmail Kurt, Hülya Avşar’ın kızı Zehra için "Bebeğim" isimli şiiri yazarak Reha Muhtar’a ulaştırdı. Reha Muhtar, 1998 yılında Fransa’da düzenlenen düğün ile evlenen Hülya Avşar’a, düğün gecesi sürpriz yaptı. Canlı yayında stüdyo konuğu olan Şair İsmail Kurt, Hülya Avşar’ın binlerce dolar sözüne rağmen yazdıramadığı şiiri yazarak, kendi seslendirdi. Kurt’un yazdığı şiir, Hülya Avşar’ı duygulandırırken, tüm Türkiye’nin konuştuğu konu haline geldi. Şiiri Hülya Avşar’a sükseli bir şekilde ulaştırmanın mutluluğunu yaşayan Kurt, ülkenin gündemine oturarak magazin dünyasının dikkatini çekti.



Teklif üstüne teklif aldı


Dönemin ünlü sanatçılarından teklif üstüne teklif almaya başlayan Kurt, sanatçıların anlaşılmaz istekleri nedeniyle şarkı sözü yazmayı bıraktı. 1998 yılından itibaren şarkı sözü yazmayan Kurt, 2018 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Suriye’de yapılan Zeytin Dalı Harekatı’na kadar eline kalem almadı. Zeytin Dalı Harekatı’ndaki Afrin Zaferi sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Keşke bir şiir, bir destan yazılsa" demesi üzerine yeniden şarkı sözü yazmaya başlayan Kurt, Zeytin Dalı Harekatı’nın yanı sıra Fırat Kalkanı ve Barış Pınarı harekatları için de şiir yazdı. Yazdığı şiirlerin marş veya şarkı kliplerinde kullanılabileceğini belirten Kurt, şiirlerin parti seçim müziği olarak da kullanılabileceğini vurguladı.



“Kalemimi para karşılığında teslim etmedim”


Gaziantep’te yaşayan Emekli Öğretmen ve Şarkı Sözü Yazarı İsmail Kurt, dönemin magazin gündemine bomba gibi düştüğünü fakat kaleminin para karşılığında satın alınmak istemesi nedeniyle yazmaya ara verdiğini belirterek, "Ben 2000 yılı öncesinde yazmış olduğum eserlerle bütün Türkiye’ye kendimi tanıttım. Fakat 2000 yılı öncesindeki kültür, sinema, tiyatro, oyunlar, skeçler, şarkılar ve halk müziği bölümleri gibi Türk sanat müziği, pop da belirli kişiler tarafından parsellendiğinden ve bloklaştığından aralarına kimseyi almadılar. Kim olursa olsun, benim de o tarihlerdeki şansızlığım. Ama kalemim yazılmayanı yazdığı için aralarına girmeye çalıştım ve bunu da bir şartla başarırdım isteseydim, ’Sen yazacaksın bizim için, paranı alacaksın. Sen yazmadın, biz yazdık’ şartıyla benden istediler. Ben de kalemlerimi 2000 öncesi bu dallardaki hiç birine para karşılığında teslim etmedim. Sadece Hülya Avşar Hanımefendi’nin ’Türk müziğinde şarkı söz yazarı yoktur’ demesi üzerine o zamanki şarkı sözü yazarları üstüne gitti. Hülya Avşar da bir televizyon kanalında ’Kızmayın, kızım Zehra’ya bir şarkı sözü yazın. Yazarsanız eğer Türkiye’de şarkı söz yazarısınız, ama yazamazsanız değilsiniz’. Bir ay geçtikten sonra kimse yazamayınca çıkıp dedi ki ’Türkiye’de şarkı söz yazarı yoktur’. Ben de bunun üzerine Reha Muhtar’ı arayarak ’Yazar vardır, ama parsellenmiş ve bloklaşmış bir şey olduğu için sesimizi duyuramıyoruz’. Onun sayesinde yazdıklarım gönderildi. Hülya Avşar’ın evlendiği gece de seslendirdim. Büyük ses ve yankı uyandırdı” şeklinde konuştu.



“Erdoğan, kalemimin yeniden yazmasına vesile oldu”


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrin Zaferi sonrasındaki ’Keşke bir şiir, bir destan yazılsa’ söylemi üzerine yeniden şarkı sözü yazmaya başladığını anlatan Kurt, "Sanat dünyasının kirliliğini gördüğüm zaman kalemimi teslim etmemek için bir yere çekildim ama bugün Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptıkları tekrardan kalemimi yazmasına vesile oldu. Özellikle Suriye’nin kuzeyinde kurulmak istenilen terör koridorunu 3 harekatla darmadağın etti. Ben de bir şair olarak bu 3 harekatın hepsine ayrı ayrı şiir yazdım. Bu şiirde Sayın Cumhurbaşkanımızın, şehitlerimizin, gazilerimizin yaptıkları kelime kelime, satır satır, kıta kıta yazıldı, destanlaştırıldı. Cumhurbaşkanımız istedi, ben yazdım. Şimdi de sanatçılarımız ve şarkıcılarımızdan seslendirip okumalarını istiyorum. Bunu da hep birlikte tarihe mal edelim” diye konuştu.



"Şiirleri Erdoğan’a hediye etmek istiyor"


Yazdığı şarkı sözlerini çerçeveleterek Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye etmek istediğini belirten Kurt, "Sayın Cumhurbaşkanım, sponsor bulup şiirlerimi yazılıp çerçeveletirsem Gaziantep’e geldiğinizde kabul eder misiniz? Yalnız milleti için değil, dünya milletleri için en iyisini isteyen, en güzelini yapan bunlar için de gece gündüz çalışan, bir de ’Milletimin hizmetkarıyım’ diyen ’ak adam’, ben de kalemimle bırak senin hizmetkarın olayım. Sen Türkiye yüzyılını taçlandır, ben şiirlerini yazayım” dedi.


Kurt, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın isteğiyle yazdığı, Suriye’nin kuzeyindeki 3 sınır ötesi harekat ilgili yazdığı şiirleri de seslendirdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Evlat acısı kitaba dönüştü Kocaeli’nin Derince ilçesinde 14 ay önce evlerinin balkonunda hamakta sallanırken geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ekin Karaaslan’ın annesi Sultan Karaaslan, yaşadığı büyük acıyı kaleme aldı. ’Benim Adım Ekin’ isimli kitabın tanıtımında konuşan anne Karaaslan, "Yazmasam ölecekmişim gibi hissettim, mecbur kaldım" dedi. Derince Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Lokman Karaaslan’ın eşi Sultan Karaaslan, 11 Ekim 2024 tarihinde toprağa verdiği kızı Ekin’in anısını yaşatmak için yazdığı kitabı Derince Mardinliler Derneği’nde düzenlenen imza günü ile tanıttı. Daha önce kitap yazma gibi bir düşüncesi olmadığını belirten anne Karaaslan, Benim Adım Ekin’ isimli kitabın yazım sürecini şöyle anlattı: "Yavrum öldü, dağın altında kaldım. Dağın altından ufak ufak nefes aldım. Sonra gördüğüm herkese ’Biliyor musunuz Ekin öldü’ demek istedim. ’Bakın şu, benim kızım’ deyip anlattım ama boğazımda düğüm kaldı. Yazdım, yazmasam ölecekmişim gibi hissettim, mecbur kaldım." Sultan Karaaslan, ’Benim Adım Ekin’ kitabı için 21 Aralık Pazar günü İstanbul TÜYAP Kitap Fuarı’nda düzenlenecek imza gününe katılacak. Etkinlik, 7. salonda 13.00-15.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Derince’de 9 Ekim 2024 tarihinde meydana gelen olayda, 9 yaşındaki Ekin Karaaslan evlerinin üst katındaki hamakta sallanırken ipin boynuna dolanması sonucu nefessiz kalmıştı. Kalbi duran ve önce Sopalı Hastanesi’ne, ardından Kocaeli Şehir Hastanesi’ne sevk edilen minik Ekin, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 11 Ekim’de hayatını kaybetmişti.
İstanbul Şişli’de iş yerini kurşun yağmuruna tutan şahıslar saklandıkları ‘zula ev’de yakalandı Şişli’de bir iş yerini kurşun yağmuruna tutan ve olay sonrası ‘zula ev’ olarak tabir edilen evde saklanmalarına yardım eden toplam 5 şüpheli gözaltına alındı. Emniyette işlemleri tamamlanan şüphelilerden 3’ü tutuklandı. Şişli’de 31 Aralık 2025 tarihinde 2 şahıs, gözlerine kestirdikleri bir iş yerinin çevresinde bir süre keşif yaptı. Şahıslardan biri, bir süre sonra iş yerini kurşun yağmuruna tuttu. Eylem sonrası olay yerinden kaçan şahıslar, bir araca binerek kayıplara karıştı. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler, iş yeri çevresindeki güvenlik kamerası görüntülerini tek tek inceledi. Polis ekipleri, 1 Ocak günü şahısların ‘zula ev’ olarak tabir ettiği ikamete operasyon düzenledi. Düzenlenen operasyonda silahlı eylemi gerçekleştiren Z.K.Y. (22) ile olay anında gözetleme yaptığı tespit edilen M.H. (27) gözaltına alındı. Öte yandan, Beşiktaş’ta faaliyet gösteren bir iş yerine silahlı saldırı düzenleyen ve arama kaydı bulunan İ.T. (21) de aynı adreste gözaltına alındı. Adreste yapılan aramalarda 2 adet ruhsatsız tabanca ve 220 adet fişek ele geçirildi. Devam eden çalışmalarda şüphelilerin saklanmalarına yardım ettiği belirlenen Z.A., R.E. ve V.K. isimli şahıslar da düzenlenen operasyonlarla gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şahıslar, 5 Ocak’ta adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden Z.K.Y., İ.T. ve M.H., ‘genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması’, ‘mala zarar verme’, ‘tehdit’ ve ‘ruhsatsız ateşli silah ve mermi bulundurma’ suçlarından çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelilerden Z.A., R.E. ve V.K. hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı.