ASAYİŞ - 08 Şubat 2026 Pazar 13:55

17 yıl sonra aydınlatılan cinayette karar

A
A
A
17 yıl sonra aydınlatılan cinayette karar

Gaziantep’te 2007 yılında kaybolan Erdal Öztürk’ün kayınpederi ve kayınbiraderleri tarafından öldürülmesine ilişkin açılan davada mahkeme kararını açıkladı.


Gaziantep’te 2007 yılında ortadan kaybolan Erdal Öztürk’ün birikethanede darbedilerek öldürüldüğü ve cesedinin de yakılarak gömüldüğü 2024 yılında ortaya çıkmıştı. 17 yıl sonra Erdal Öztürk’ün öldürülmesine ilişkin davada karar duruşması görüldü. Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada "Kasten öldürmek" suçundan yargılanan sanıklar, sanık avukatları, maktul aile ve maktul aile avukatları hazır bulundu. Duruşmada söz alan maktul aile suçluların en ağır cezayı almasını istedi.


Sanıklar suçlamaları kabul etmedi


Duruşmada savunma yapan maktulün Kayınpederi Hanifi Y., "Maktul Erdal benim damadım olur. Erdal ismini hatırlamadığım bir mahallede ev kiralamıştı. Bir iki ay oturduktan sonra Erdal bıçaklınmış diye duydum. Kaynanasını da yanıma alarak damadımı ziyarete gittik. Yarasına baktık, Erdal bıçaklanmıştı. Evde yatıyordu. Kendisine neden evde gitmediğini sorduğumuzda beni yabancı bıçaklamadı dedi. Kim diye sorduğumuzda annem ile babam çocuklarına beni bıçaklattı dedi. Geri kendisini oraya bırakıp köye gittim. Bir ay sonra geri geldim. Erdal kumar oynamış. Ev sahibinden borç altın almışlar. Seni köye götüreyim mi oğlum dedim. Kendisi de bana ev varsa götür baba dedi. Ben de eşimin abisinin köydeki evine kendisini oturtturdum. Benim normalde birikethanem vardır. Esnaf adamım. Benim yanımda bir iki üç gün gelip çalıştı. İki üç günden sonra çarşıda iş yerime adamlar geldi. Erdal’ın kayınbabası sen misin dediler. Ben de evet dedim. Erdal’ın bize kumar borcu var dediler. Ben Erdal’ın kumar oynadığını bilmiyordum. Erdal da o esnada Mehmet Hanifi ile traktöre biriket yüklüyorlardı. Erdal’ı yanıma çağırdım. Bu adamlar kim dedim. Onlar yalan konuşuyorlar dedi. Onlar yalan sen sağ mısın dedim. Git biriketini yükle dedim. Aynı adamlara da paralarını hepsini sorarak üzerimde şuan para olmadığını söyleyerek haftaya gelin hesabınızı kapatayım dedim. İki üç gün daha durduktan sonra Erdal benden 30 TL borç istedi. Ancak ben kendisine 60 TL verdim. Fazla para verdim ki geri dönüşünde parası olsun diyeydi. Erdal’ın gidişi o gidişti. Bir daha dönmedi. Ben de tuttum kumar oynayan kişilerin kulübüne bir iki sefer gittim. Orada birkaç arkadaş çıktı. Bana nasıl böyle bir adama kız verdin dediler. Ben de utandığımdan bir daha o kulübe de gidemedim. Erdal’ın nasıl öldürüldüğünü ne gördüm ne de kendisini öldürdüm. Ölümü ile ilgili bir bilgim yoktur. Benim Yavuzeli’nden yanımda çalışan işçilerim vardır. Bana işçi gerek olduğundan Erdal’ı da yanımda çalışması için teklif ettim. Erdal benim yanımda 1 hafta çalıştı. Bana okumuş olduğunuz 04/12/2007 tarihli maktulün bana ait birikethaneden sinyal alanına girdiği hususunu hatırlayamam. Olsa olsa benim kendisine 60 TL verdiğim ve ayrıldığı gün olabilir. HTS kayıtlarında otogara geçtiğim doğrudur. Ben işim gereği her yere giderim. Erdal’ın amcası Mehmet Öztürk isimli şahsı tanımam. Kendisi ile hiç görüşmem olmadı. Erdal’ın kumar borcu sebebi ile ben oğullarıma ve damadıma bulun getirin şu adamı şeklinde sözler söylemedim. Ben bu zamana kadar karakolda ifade vermedim. Savcılıkta ifadem alınmadı. Hakim karşısına da çıkmadım. Beraatime ve tahliyeme karar verilsin" dedi.


Sanık karakol ifadesiyle çelişti


Karakol ifadesinde yalan söylediğini söyleyen sanık Hanifi Y., "Fayat S. isimli bir şahsa damadımın borcundan ötürü ödeme yaptım. Fayat S. şuan ceza infaz kurumundadır. Edirne’de ceza evinde diye biliyorum. Borcu ödedikten sonra oğlum Mehmet Hanifi’nin bu işe kızdığını, damadım ile konuşmaya gittiği, demir levye ile damadımın kafasına vurduğu ve öldürdüğü daha sonra traktör ile taşıdığı şeklindeki ifadeleri vermiştim. Ancak 4-5 gün nezarethanede kalmıştım. Hanımım da diğer nezarethanede kalıyordu. Polisler hanımını hastaneye kaldırdık, serum verildi deyince ben de böyle ifadeler verdim. Bu ifadeleri verince çıkacağımı düşündüm. Bunun üzerine bu şekilde yalan ifade verdim. Kolluk kuvvetlerine yer gösterme işlemi yaptım. Onlara damadımı oğlum Mehmet Hanifi öldürdü dedim. Yerini göstermeye götürdüm. İş yerine yakın bir yeri gösterdim. Kaza alanında ifadem ile uyumlu şekilde yanmış lastik bulunmasının sebebi o bölgenin dere olması, ve başka insanların gelip burada lastik yakmalarından kaynaklıdır. Erdal’ın ne zaman kaybolduğunu ay yıl bazında bilmiyorum" ifadelerini kullandı.


"Benim Erdal ile hiçbir şekilde bağlantım yoktur"


Duruşmada savunma yapan maktulün kayınbiraderi Sanık Orhan Y., "Benim Erdal ile hiçbir şekilde bağlantım yoktur. Babamın olan iş yerine günde bir kamyon kum dökerim. Onun haricinde ben döktükten sonra oradan çıkarım. Ardından başka iş yerlerine kum çekerim. Başka da Erdal ile bir istişarem yoktur. Kim Erdal’a ne yapmış kim öldürmüş görmedim. Erdal bizim yanımızda 1 hafta kadar çalıştı. Ondan sonra da gitti gelmedi. Kumar oynarmış babamın yanına kumar alacaklıları gelirmiş ancak ben bunları da görmedim. Sadece bunlar benim duyumlarımdır. Bu hususları babamdan ve orada bulunan işçilerden duydum. Babam Erdal’ın alacaklılarına ve Fayat S. borçtan ötürü ödemeler yapmış. Benim Erdal ile hiçbir şekilde bağlantım yoktu. Kız kardeşim ile Erdal evlendiğinde düğüne bile katılamadım. Çünkü benim günlerim hep yollarda geçerdi. Babam bize Erdal’ı bulun getirin konuşalım şeklinde bir şey söylemedi. HTS kayıtlarımda da iletişimimin olduğu açıktır. 03/12/2007 tarih saat 20:17 de telefonumun pasif hale getirildiği, 06/12/2007 tarih saat 16:02telefonumun aktif hale getirildiği hususunda telefonum bozuktu. Bu sebeple arızalı olduğundan kendi kendine kapanmış olabilir. Telefonumu evde çocuklar ile kardeşlerim ile açmak için uğraşırdım. Ancak açılmadı. Bir iki gün sonra gidip tekrar telefon aldım. Çünkü işim telefonlaydı. Bildiklerim bunlardan ibarettir. Beraatime ve tahliyeme karar verilsin" dedi.


Maktulün diğer kayınbiraderi sanık Mehmet Hanifi Y.’de suçlamaları kabul etmeyerek beraatını talep etti.


Heyet kararı açıkladı


Mahkeme heyeti sanıklara, kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ancak sanıklar hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanarak cezalar indirildi. Buna göre Hanifi Y., kasten öldürme suçundan 25 yıl hapis cezasına çarptırılırken, Mehmet Hanifi Y. ve Orhan Y., yardım etme suçundan ceza aldıkları için 10’ar yıl hapis cezasına çaptırıldı. Resul Y.’nin ise beraatine karar verildi. Heyet, ceza verilen sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.


"Sanıklar, suçu 17 yıl boyunca gizlemiş"


Duruşmadan sonra açıklama yapan maktul Avukatı Önder Alkurt, "Sanıklar, emniyet müdürlüğünde verdikleri ifadelerde özellikle baba sanık olmak üzere olayın tüm detaylarını anlatmış, maktul Erdal Öztürk’ün nereye gömüldüğünü, kuyuya atılarak nasıl yakıldığını ayrıntılı biçimde ifade etmiştir. Ancak DNA incelemesinde maktulün kimliğinin kesin olarak tespit edilememesi üzerine sanıklar, mahkeme aşamasında bu ifadelerinden vazgeçmiştir. Bu durum dahi sanıklar hakkında iyi hal indirimi uygulanmaması için başlı başına yeterlidir. Sanıklar, suçu 17 yıl boyunca gizlemiş, suç ortaya çıktıktan sonra ise iki sanık eylemi kabul etmemiştir. Buna rağmen iyi hal indirimi uygulanması, hukuken de vicdanen de kabul edilebilir değildir. Verilen iyi hal indirimi kararı, hukukun yanlış uygulanmasıdır" ifadelerine yer verdi.


Olay geçmişi


Gaziantep’te 2007 yılında kaybolan ve o zaman 23 yaşında olan Erdal Öztürk’ün silahla ateş edilerek, kafası kesilerek ve yakılarak öldürüldükten sonra gömüldüğü ortaya çıktı. Gaziantep’te 17 yıldır kayıp olarak aranan Erdal Öztürk’ün cinayete kurban gittiği ortaya çıktı. Polis ekipleri, Erdal Öztürk’ün kaybından kısa süre sonra evlendirilen dini nikahlı eski eşten şüphelendi ve kadının akrabalarını takibe aldı. Cinayeti itiraf eden şüphelilerin Erdal Öztürk’ün parçalandıktan sonra lastikle yaktıkları ortaya çıktı. Olayla ilgili Erdal Öztürk’ün kayınbabası Hanifi Y., kayınbiraderleri Orhan ve Mehmet Hanifi Y. ile bacanağı Resul Y. gözaltına alınmıştı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Esenler’de 11. Hamsi ve Horon Festivali: 5 ton balık ve helva dağıtıldı Esenler Belediyesi tarafından bu yıl 11’incisi düzenlenen geleneksel Hamsi ve Horon Festivali’nde yaklaşık 5 ton balık ve helva dağıtıldı. Festival renkli görüntülere sahne olurken vatandaşlar doyasıya eğlendi. Esenler Belediyesi’nin, Esenler Rizeliler Derneği iş birliği ile Dörtyol Meydanı’nda gerçekleştirdiği 11’inci geleneksel Hamsi ve Horon Festivali bu yıl da coşkuyla gerçekleştirildi. Etkinlikte, yaklaşık 5 bin ton balık dağıtılırken, Karadeniz’e özgü halk oyunları ve yarışmalarla vatandaşlar eğlencenin tadını çıkardı. Programa Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, Esenler Rizeliler Derneği Başkanı Süleyman Kahveci ile siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Festival Halk Müzisyeni Birol Topaloğlu ve Zeki Uçkan’ın seslendirdiği Karadeniz’e özgü halk oyunları ve yarışmalarla şölen havasına dönüştü. Öte yandan, yağışlı havaya rağmen vatandaşların yoğun ilgisiyle hamsi ve helva ikramı için uzun kuyruklar oluşurken kemençe eşliğinde yöresel müzikler ve halk oyunları oynandı. "Türkiye’nin ilk hamsi festivali burada başladı" Programda konuşan Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, "Esenler’de hamsi ve horon festivali bir gelenek haline geldi ve Türkiye’de ilk biz başlatmıştık Rizeliler Derneğimiz ile beraber. Hamsinin kulağına kar suyu kaçtıktan sonra Esenlerli kardeşlerimiz ile beraberiz. Birçok buluşma için insan vesileler arıyor. Bu da bir buluşma vesilesi, birbirimizle kaynaşmak, ekmeğimizi paylaşmak çok kıymetli. Esenlerli hemşehrilerimiz ve Bakanımız ile birlikte hamsilerimizi pişirdik dağıtıyoruz buluşmak için bahane. Türkiye’nin ilk hamsi festivali burada başladı. Helvasıyla, hamsisiyle güzel bir an geçiriyoruz" dedi. "Hedefimiz ve arzumuz birlik ve beraberlik içinde olmak" Programa katılan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ise, "Rizeliler Derneğimiz ile 11’incisini gerçekleştirdiğimiz Hamsi ve Horon Festivali çok güzel geçiyor, kültürel bir etkinlik, insanlar ait olduğu yerlerde bir araya geliyor. Birbirimizle millet olarak daha çok sarılmamız kıymetli. Ben de Esenler’de ikamet ediyorum tüm festivallere katılıyoruz toplumumuzun kaynaşması açısından önemli, bu gibi etkinlikler değerli. Hedefimiz ve arzumuz birlik ve beraberlik içinde olmak" şeklinde konuştu.
İstanbul Sağanak yağışa aldırış etmeyen Ümraniyeliler Hamsi Festivali’nde buluştu Ümraniye Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen 11’inci Hamsi ve Kültür Festivali, yüzlerce vatandaşın yoğun katılımıyla birlikte renkli görüntülere sahne oldu. Festival kapsamında Ümraniyelilere 5 ton hamsi ikram edilirken, horon ve etkinliklerle coşku dolu anlar yaşandı. Ümraniye Belediyesi ev sahipliği ve Ümraniye Rizeliler Derneği iş birliğiyle düzenlenen 11’inci Hamsi ve Kültür Festivali, Ümraniye Santral Meydan’da gerçekleştirildi. Zaman zaman etkili olan yağışa rağmen yoğun katılımla düzenlenen festivalde vatandaşlar yöresel lezzetleri tadarak, folklor gösterilerini izleyerek ve kemençe eşliğinde horon teperek etkinliğin tadını doyasıya çıkardı. Öte yandan müzisyenler Şeref Akgün, Erol Şahin ve Murat Köse canlı performanslarıyla vatandaşlara unutulmaz anlar yaşattı. Etkinlik boyunca Ümraniyelilere 5 ton hamsi dağıtılırken, düzenlenen hamsi yeme yarışması ise eğlenceli görüntülere sahne oldu. "Hamsi yediğin zaman hayata daha güzel bakarsın" Etkinlikte konuşan Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, festivalin Ümraniyeliler tarafından çok sevildiğini ve yoğun bir talep gördüğünü dile getirerek, şu ifadeleri kullandı: "Hamsi ve Kültür Festivali’nin 11’incisini düzenliyoruz, 11 senedir yapıyoruz bunu. Hamsi başka bir balık, bütün Türkiye’nin ve 86 milyon insanımız hamsi yiyebilir ve yiyor da. Zaten burada görüyorsunuz sadece Karadenizliler yok, bütün Ümraniyeli komşularımız geldiler hamsi yiyorlar. Hamsi yediğin zaman kafan çalışır, hamsi yediğin zaman hayata daha güzel bakarsın, pozitif bakarsın, empati yaparsın. Bu sebeple bu festivaller birlik ve beraberliğimizi daha iyi pekiştiriyor. İyi ki hamsi var, iyi ki Ümraniyeliler var." "Burada birlik beraberlik ve dayanışmaya vesile olmak adına toplanıyoruz" Ümraniye Kaymakamı Yüksel Çelik festivalle ilgili olarak, "Ümraniye’de 11’incisi düzenlenen Hamsi ve Kültür Festivali’ne hoş geldiniz. Bugün burada gerçekten Karadeniz mutfağının muhteşem bir ürünü olan hamsinin etrafında, kemençe ve horonun etrafında, birlik beraberlik ve dayanışmaya vesile olmak adına toplanıyoruz" diye konuştu. "Hamsi her zaman tavada olur ama bugün burada başrolde" Ümraniye Rizeliler Derneği Başkanı Necmettin Birinci etkinlikle ilgili düşüncelerini, "Ümraniye’deki bu şölene ortak olan değerli misafirlerimize davetimize icabet ettikleri için Ümraniyeli hemşehrilerimize çok teşekkür ediyorum. Hamsi her zaman tavada olur ama bugün burada başrolde. Dolayısıyla hamsinin lezzetini, bereketini ve paylaşma bilincini bugün burada hep beraber yaşayacağız" şeklinde ifade etti. "Buranın halkı adına çok güzel bir festival oluyor" Festivale katılan vatandaşlardan Zeliha Yazıcı, etkinlikten memnun olduğunu belirterek, "Arkadaşlarla sohbet ede ede bekliyoruz, heyecanlıyız. Evde yesek bile buradakinin yerini tutmuyor. 2 sene önce de gelmiştim, çok güzeldi" dedi. Figen Özarslan ise, "Bu ikinci gelişim, gerçekten buranın halkı adına çok güzel bir festival oluyor. Uzakta olanlara da bu festivali kesinlikle tavsiye ederim, Ümraniye’ye gelin Ümraniye’mizde her şey var. Belediye başkanımız İsmet Yıldırım’a da çok teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verdi. Kuvvetli sağanak yağışa rağmen etkinlik alanında bulunan Ümraniyeli vatandaşlara yağmurluk dağıtıldı. Etkinlik, horon ve kemençe oyunlarının ardından sona erdi. Ümraniye 11’inci Hamsi ve Kültür Festivali’ne Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu Gürsoy, Ümraniye Kaymakamı Yüksel Çelik, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Mehmed Emin Özkaya, AK Parti Ümraniye İlçe Başkanı Salim Çetinkaya, Ümraniye Rizeliler Derneği Başkanı Necmettin Birinci, federasyon başkanları, dernek temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.