ASAYİŞ - 11 Şubat 2026 Çarşamba 13:33

22 yaşındaki gencin öldürüldüğü olayda sanıklardan 2’si tahliye edildi

A
A
A
22 yaşındaki gencin öldürüldüğü olayda sanıklardan 2’si tahliye edildi

Gaziantep’te, 22 yaşındaki Osman Çiçek’i öldürdükleri iddiasıyla yargılanan sanıklardan Hacı Ç. ve Tamer Ç. tahliye edildi.


Gaziantep’te 18 Ocak 2025 tarihinde, iki aile arasında 40 bin liralık borç nedeniyle çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Bıçakların kullanıldığı kavganın büyümesi sonucu 22 yaşındaki Osman Çiçek hayatını kaybetti. Olayla ilgili açılan davada 3. duruşma Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya, tutuklu sanıklar Harun Ç., Hacı Mustafa Ç., Tamer Ç., Mehmet Zeki Ç. Mehmet Ali Ç., tutuksuz sanıklar Döne Ç., Yusuf Ç., Tuncay Ç., maktulün ailesi ve ailenin avukatı ve sanık avukatı hazır bulundu. Duruşmada söz alan aile, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.



Gizli tanık olay gününü anlattı


Duruşmada olay gününü anlatan gizli tanık, "Ben Zeki Ç.’yi tanımam. Harun Ç. komşumdur. Hatırladığım kadarıyla Haluk Ç.’nin engelleyici bir tutumu yoktu, birlikte hareket ediyorlardı. Bıçağı kimin getirdiğini görmedim. Mehmet Ali olay yerine bıçakla gelmedi, bıçak sonradan eline geçti. Bıçağı kimin verdiğini bilmiyorum. Haluk Ç., Osman’ı boğazından tutup yere attı. Mehmet Ali Ç.’nin Osman’ı 2 ya da 3 kez bıçakladığını gördüm. Olay yerinde her iki taraf da vardı. Ben gördüklerimi anlattım" dedi.



Sanıklardan şok savunma


Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Zeki Ç., "Kapı açıldığında ben orada değildim, kamera kayıtlarında da yokum. Amcama bıçak verdiğimi söylüyorlar ancak bu doğru değildir, amcam bıçağı yanında getirmiştir. Ben asla kimseye vurmadım, bana da kimse vurmadı. Benim ailem bu olayda mağdurdur. Kız kardeşim üniversite öğrencisiydi, karşı taraftan Arif isimli bir kişi tarafından tehdit edildi ve bu nedenle üniversiteyi bırakmak zorunda kaldı. Olay günü evde yatıyordum, babamı çağırdıklarını sonradan öğrendim. Suçum olsaydı adliyeye kendim gelmezdim. Kimseye karşı kasti bir eylemim yoktur. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.



"Olay günü alkollüydüm"


Diğer sanık Mehmet Ali Ç., "Ben olay yerine geldiğimde ağabeylerim zaten yaralıydı. Ağabeylerim konuşmak amacıyla dışarı çıkmıştır. Eğer ellerinde demir ya da sopa olsaydı bu şekilde yaralanmazlardı, onlar da yaralandı. Olay günü alkollüydüm. Bıçağı kendimi ve ailemi korumak amacıyla salladım. Öldürme amacım yoktu, olsaydı kafasına ya da kalbine vururdum. Olay yerine kimse bana bıçak vermedi, bıçak arabadaydı. Arabadan inerken bıçak elimdeydi. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerine yer verdi.



"Ben ailemden kimseyi bugüne kadar suça karıştırmadım"


Diğer sanık Harun Ç., "Ben Osman’a elimi bile vurmadım. Bana sopa ile kafama vuruldu, darp edildim. Buna rağmen oğluma tokat attım ve ‘git, karışma’ dedim. Karşı taraf küfür etti ve sopayla kafama vurdu. Kızım üniversite öğrencisiydi, tehdit edildiği için üniversiteyi bırakmak zorunda kaldı. Ben ailemden kimseyi bugüne kadar suça karıştırmadım. Bu olayda bile kardeşim Mehmet Ali’nin önüne geçerek engellemeye çalıştım. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerine yer verdi.



"Amcamın elinde bıçak gördüm ve maktulün ayağına bıçağın saplandığını gördüm"


Diğer sanık Tamer Ç., "Olay günü gece saatlerinde eve geldim. Aşağı indiğimde Ali amcamın elinde bıçak gördüm ve maktulün ayağına bıçağın saplandığını gördüm. Ben olayı ayırmaya çalışıyordum. Daha sonra polisler geldi. Olayla bir ilgim yoktur. Tahliyemi talep ediyorum" dedi.



"Ç. ailesinin beyanlarında çok sayıda çelişki vardır"


Tutuksuz sanık Döne Ç., "Ç. ailesinin beyanlarında çok sayıda çelişki vardır. Her sanık farklı beyanlarda bulunmuştur. Meşru müdafaa ve haksız tahrik iddialarını kabul etmiyoruz. Kamera kayıtlarında, kapı kapalı olmasına rağmen içeri girilmeye çalışıldığı ve kapının zorlandığı açıkça görülmektedir. Olayda iştirak ve kasten hareket vardır. Savcılık mütalaasına katılıyoruz. Sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep ediyorum" ifadelerini kullandı.



"Ben Ali ile boğuşurken arkamı döndüğümde Osman yerde yatıyordu"


Yunus Ç., "Kamera kayıtlarını izledim. Olayın tamamı kamera kayıtlarında yoktur, kamera sonrasında yaşananlar da vardır. O gün kızım doğmuştu, kuzenim ailesiyle birlikte ziyarete gelmişti. O sırada olaylar başladı. Haluk Ç., Osman’ın kendisine küfür ettiğini söyledi. Haluk’un, kardeşi Mehmet Ali’ye ‘bıçağı bırak’ dediğini gördüm. Kardeşim yere düştükten sonra ‘öldür’ dediğini duydum. Kardeşimi korumak için merdiven altındaki odunlardan annem ve kardeşim aldı. Ben Ali ile boğuşurken arkamı döndüğümde Osman yerde yatıyordu. Ali olay yerinden uzaklaşırken Osman’a bir bıçak darbesi daha vurdu. Ben Osman’ı tutarken Mustafa bana vurdu. Şikayetlerim devam etmektedir" ifadelerine yer verdi.



Duruşma ertelendi


Mahkeme heyeti, mevcut delil durumu ve dosya kapsamını değerlendirerek tutuklu sanıklar Hacı Mustafa Ç. ve Tamer Ç.’nin tahliyelerine, haklarında yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına karar verdi. Diğer tutuksuz sanıkların tutuksuz yargılanmalarının devamına, diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Mahkeme heyeti, dosyada esas hakkında karar verilmeden önce iddia makamına esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için süre verilmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.



Olay geçmişi


Olay, 18 Ocak’ta Şahinbey ilçesindeki Fırat Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Osman Çiçek (22), aralarında husumet bulunan 4 şüphelinin bıçaklı saldırısına uğradı. Saldırganlar kaçarken ağır yaralanan Osman Çiçek hastaneye kaldırıldı. Gaziantep Şehir Hastanesi’nde tedavi gören Osman Çiçek, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Çiçek’in cenazesi, Gaziantep Adli Tıp Kurumundaki işlemlerinden sonra yakınlarına teslim edildi. Cenaze, Yeşilkent Mezarlığı’nda defnedildi. Olayın ardından geniş çaplı çalışma başlatan polis bıçaklı saldırıyı gerçekleştirdiği tespit edilen M.A.Ç., H.M.Ç., H.Ç. ve Y.Ç. isimli şahısları gözaltına aldı. 4 şüpheli işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.



22 yaşındaki gencin öldürüldüğü olayda sanıklardan 2’si tahliye edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce DTSO Çözüm Masası çözüm sağlıyor DÜZCE(İHA) – Düzce Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen Çözüm Masası toplantıları üyelerin yaşadığı sorunların çözüme katkı sağlıyor. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) İkinci Meslek Komitesi (İnşaat müteahhitleri, inşaat malzemeleri satışı, yapı denetimi, savunma sanayi, teknik hizmetler) tarafından organize edilen Genişletilmiş Çözüm Masası toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan DTSO Başkan yardımcısı İbrahim Canpolat, "Düzce Belediye Başkanımız Dr. Faruk Özlü’nün katılımı ile geçtiğimiz aylarda gerçekleştiğimiz toplantıda sektörümüzün önemli sorun ve taleplerini kendilerine iletmiştik. Bu konularda çözüm yönünde atılan adımlar bizler için son derece kıymetli. Destekleri için kendilerine teşekkür ediyoruz. Önceki toplantıya katılamayan üyelerimizden gelen talepler doğrultusunda, daha geniş katılımlı bir program yapma kararı aldık. Bugün de inşaat sektörümüzde yaşanan gelişmeleri, karşılaştığımız sorunları ve ihtiyaçları birlikte değerlendirmek üzere bir araya geldik" ifadelerinde bulundu. DTSO Başkanı Erdoğan Bıyık, farklı sektörlerde Çözüm Masası programlarına devam ettiklerini belirterek, "Üyelerimizin belediye ve diğer kurumlarla alakalı birçok talepleri ve çözüm bekleyen birçok gündemleri oluyor. Belediye başkanımızla yapmış olduğumuz istişarelerde yüz yüze toplantı yapmanın ve hemen aksiyon almanın daha yararlı olacağı kanaatine vardık. İkinci Meslek Grubumuzla başladığımız toplantılara Gümüşova OSB ile devam ettik. Bugün de yine ikinci meslek grubumuz ile bir aradayız" dedi. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, toplantıda yaptığı konuşmada bir araya gelmenin, ortak akıl üretmenin ve sorunlara anında çözüm yolları aramanın faydalı olacağını belirterek, bu ve benzer birliktelikleri önemli bulduklarını ifade etti. Toplantı, üyelerin sorun ve taleplerini gündeme getirmesi ile devam etti. Mutfak Sanatları Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya; Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Günden, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Nurhan Kartal, DTSO Başkanı Erdoğan Bıyık, Başkan Yardımcısı İbrahim Canpolat, yönetim ve meclis üyeleri, Düzce Belediyesi İmar Müdürü Kalender Aydın ve DTSO üyeleri katıldı.
Van Van’da el emeğiyle üretilen bağlamalar birçok ülkeye gönderiliyor Van’da bağlama ustası Tevhid Topal tarafından tamamen el emeğiyle üretilen ve 25-30 yıl kullanılabilen bağlamalar, Amerika ve Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeye gönderiliyor. Van’da bağlama ustalığı yapan Tevhid Topal, 1979 yılında Erzurum’da babası Aşık Dermani olarak bilinen İbrahim Topal ile başladığı mesleğini 1992 yılında Van’a taşıdı. Babasından devraldığı bağlama yapımını kültürel bir miras olarak sürdüren Topal, atölyesinde tamamen el emeğiyle kişiye özel ve üst düzey bağlamalar üretiyor. Makine kullanmadan çalışan Topal’ın atölyesinden ayda ortalama bir ya da bir buçuk bağlama çıkıyor. Seri üretim yerine kaliteyi önceleyen usta, bağlama yapımında ağacın seçimi, kuruluğu ve işçiliği ön planda tutuyor. Ürettiği bağlamalar 25-30 yıl kullanılabiliyor. Üretilen her bağlama teslim edilmeden önce detaylı şekilde test ediliyor. Ses dengesi ve performansı kontrol edilen enstrüman, ardından sahibine ulaştırılıyor. Amerika, Almanya ve Yeni Zelanda başta olmak üzere birçok ülkeye bağlama gönderen Topal, Türkiye’nin farklı illerinden de özel sipariş alıyor. İHA muhabirine konuşan bağlama ustası Tevhid Topal, 1979 yılında babasıyla birlikte Erzurum’da bağlama yapımına başladıklarını belirtti. Şu anda ağırlıklı olarak özel sipariş üzerine çalıştığını ifade eden Topal, "Yurt dışına da gönderiyorum, il dışına da. Kişiye özel, üst düzey bağlamalar üretiyorum. Yaptığım bağlamalar 25-30 yıl kullanılabiliyor. Örneğin geçen yıl, 28 yıl önce yaptığım bir bağlama bakım için tekrar bana geldi. Bu da işi doğru ve sağlam yaptığımızın bir göstergesidir. Amerika, Almanya, Yeni Zelanda gibi ülkelere bağlama gönderdik; hatırladıklarım bunlar. Ayda ortalama bir ya da bir buçuk bağlama yapıyorum; iki olmuyor. Çünkü her şeyi elle yapıyorum, makine kullanmıyorum. Sonuç güzelse ki yüzde 98 oranında güzel oluyor elhamdülillah. Bağlama yaptığımız müşteri mutlu olduğunda biz daha da mutlu oluyoruz. Çok güzel duygular yaşıyoruz" dedi. "Bir ağaca ses vermek anlatılmaz bir duygu" Yaptığı bağlamaları ilk etapta kendisinin test ettiğini dile getiren Topal, "İnceliyorum, çalıyorum, deneyimliyorum; ardından müşterimize teslim ediyoruz. Bir ağaca ses vermek anlatılmaz bir duygu. Gerçekten harika bir histir. Şu ana kadar yaklaşık 10 çırak yetiştirdim. Ancak bu işi doğrudan meslek edinmek için gelen çırak pek yok. Bu biraz üzücü. Yine de gönüllü, hobi olarak yapan arkadaşlar var; bildiğimiz her şeyi onlara aktarıyoruz" diye konuştu. Fabrikasyonla günde 15-20 bağlama üretildiğini hatırlatan Topal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Genelde büyük şehirlerde, belli başlı iki ilde yapılıyor bu üretim. Bende ise ayda bir bağlama çıkıyor. Aradaki fark; ağacın seçimi, kuruluğu, kalitesi ve işçilikten kaynaklanıyor. Başta da söylediğim gibi, benim yaptığım bağlama 30 yıl kullanılırken, seri üretim bir bağlama en fazla 5 yıl, hatta 2-3 yıl içinde ömrünü tamamlayabiliyor."