GÜNDEM - 09 Mayıs 2026 Cumartesi 10:26

43 kişiyle başlayan kan bağışı kampanyası binlere ulaştı

A
A
A
43 kişiyle başlayan kan bağışı kampanyası binlere ulaştı

Gaziantep’te Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’nun 2009 yılında 43 belediye personelinin katılımıyla başlattığı kan bağışı kampanyası halkın büyük desteğiyle geleneksel kampanyaya dönüştü.


Türk Kızılayı’nın kan bağışı çalışmalarına kurumsal anlamda destek veren kurumların başında yer alan Şahinbey Belediyesi, her yıl rekor katılımla binlerce ünite kan bağışı topluyor. Şahinbey Belediyesi’nin düzenli kan bağışı bilincini artırmak amacıyla 17 yıl önce belediye personeline yönelik başlattığı kan bağışı kampanyası vatandaşlardan büyük ilgi gördü.



22 bin ünite kan toplandı


Topladığı binlerce ünite kanla defalarca kan bağışı rekorunu kıran ve birçok defa kendi rekorunu egale eden Şahinbey Belediyesi, bugüne kadar ise yaklaşık 90 bin ünite kan topladı. Tek noktada kan bağışı toplama rekorunu 2013 yılında 2 bin 883 ünite kan toplayarak kıran Şahinbey Belediyesi, bu yıl 3 gün süren yeni kampanyada ise yaklaşık 22 bin ünite kan toplayarak rekorunu yineledi.



Vatandaşlar kan bağışında bulunmak için sıraya giriyor


Türk Kızılay’ına destek vermek amacıyla "İyilik Kanımızda var", "Vatan İçin Can, Millet İçin Kan Veririz" ve "Kan Verelim, Spor Yapalım ve Sağlıklı Kalalım" sloganlarıyla düzenlenen kampanyalara Gaziantep halkı büyük destek verdi. Her yıl binlerce kişinin katıldığı kampanya kapsamında kan vermeye gelen vatandaşlar, adeta festival alanına dönüşen 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda kan bağışında bulunmak için sıraya giriyor. Kan bağışını artırmak için başlatılan kampanyaya vatandaşların yanı sıra kurumlar, sivil toplum kuruluşları, belediye personeli ve aileleri de büyük destek veriyor.



Toplumun her kesiminden kampanyaya destek


Toplumun her kesiminin destek verdiği kampanya kapsamında her yıl binlerce ünite kan toplanıyor. Kampanyaya ilgi her geçen yıl artarken, hayat kurtarma mücadelesine destek olan vatandaşlara ise spor ayakkabısı hediye ediliyor. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, geleneksel hale gelen ve bu yıl 17’ncisi düzenlenen kan bağışı kampanyasına Gaziantep halkının büyük destek verdiğini söyledi. Adeta panayır ve festival havasında vatandaşların kan bağışında bulunduğunu belirten Tahmazoğlu, Mehter Takımı’nın konser verdiği ve müzikler eşliğinde halk oyunlarının oynandığı meydanda kan bağışı etkinliğine katılan herkese teşekkür etti. Tahmazoğlu, "Şahinbey Belediyesi olarak geleneksel hale getirdiğimiz kan bağışı kampanyamızı 17 yıl önce kendi belediye personellerimizle başlattık. 3 gün süren kampanyamız bir şölen ve bir festival havasında coşkuyla gerçekleşti. Bu yıl yeni bir rekora imza atmak üzereyiz. 2 gün önce kan bağışına başlarken 20 bin ünite kan hedefi koymuştuk. Dün itibariyle 14 bin sayısına ulaştık. İnşallah bugün 20 bini de aşarak yeni hedeflere doğru koşacağız. Kan bağışı için gelen tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum" dedi.



"Kampanyamız gelecek yıllarda daha da büyüyecek"


Kan bağışının önemine değinen Tahmazoğlu, "Kan bağışı insanın kendi sağlığı açısından çok önemli ve vücudumuz yeniden taze kan üreterek daha sağlıklı olmamızı sağlıyor. Kan veren vatandaşlarımız hiç tanımadığı 3 vatandaşımıza umut oluyor. Kan bağışında bulunan vatandaşlarımıza teşekkür ederim. Çünkü kan ihtiyacı olanlara şifa ve hastalıktan kurtulmasına da vesile oluyorlar. Bundan dolayı da çok hayırlı bir iş yapıyorlar. Ben bu organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen, himaye eden valimiz Kemal Çeber’e, Türk Kızılay’ına ve belediye çalışanlarımıza ve tabi ki en önemlisi halkımıza bu yoğun desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Bu kampanyamız inşallah gelecek yıllarda da bu şekilde coşkuyla devam edecek" ifadelerini kullandı.



Vatandaşlardan kan bağışı kampanyasına büyük destek


Kan bağışında bulunan vatandaşlardan Necmettin Annaç, "Her sene bir veya iki defa kan veririm. Bu yılda kan verdim ve herkese de tavsiye ederim. Kan verdikten sonra sanki bulutların üzerindeymiş gibi oluyorum ve rahatlıyorum. Kan bağışında bulunmak hem sağlık açısından hem de ihtiyacı olanlara da destek vermek açısından çok önemlidir" şeklinde konuştu.


Abdullah Vanlı ise bu kampanyayı başlattığı için Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür ederek, "Kan bağışı önemli olduğu için kan veriyorum. Her yıl düzenli olarak kan veriyorum. İnsanlarımıza faydası olması için kan veriyoruz. Vatandaşlarımıza da kan vermelerini tavsiye ederim" diye konuştu.



43 kişiyle başlayan kan bağışı kampanyası binlere ulaştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Tehlike oluşturan ve suç yuvasına dönen metruk binalar yıkılıyor Samsun’un İlkadım Belediyesi, kentte tehlike oluşturan, suç yuvasına dönüşen ve yıkılma riski taşıyan metruk binaların yıkımına devam ediyor. Bu dönemde 100’e yakın metruk bina yıkılırken, sırada yıkılması planlanan 40 bina daha bulunuyor. İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, kentte bulunan bazı metruk binaların hem sosyal hem de fiziksel açıdan tehlike oluşturduğunun altını çizdi. Metruk binaların kendiliğinden yıkılarak çevredeki bina ve insanlara zarar verebileceği gibi, terk edilmiş olmaları nedeniyle başka şahıslar tarafından kötü amaçlarla da kullanılabildiğine dikkat çeken Başkan Kurnaz, yıkımı yapılan binaların sahiplerinin herhangi bir hak kaybına uğramadığının da altını çizdi. "100 metruk bina yıktık, sırada 40 bina var" Şimdiye kadar 100 metruk binanın yıkımını gerçekleştirdiklerinin altını çizen Başkan İhsan Kurnaz, "Metruk binalar hem güvenlik açısından önemli hem de çeşitli suçların işlendiği yerler. Emniyet Müdürlüğünün de talebiyle metruk binaların tespitini komisyonumuz tarafından yaparak, encümen kararı ile ortadan kaldırıyoruz. Metruk bina sahibi olan vatandaşlar bize yardımcı olursa temizlenmesi daha çabuk olacak. Çünkü terk edilmiş, başkalarının mekanı olmuş, suç yuvası haline gelmiş binalar, güvenlik açısından çeşitli suçların işlendiği yerler. Bugüne kadar 100’e yakın metruk bina yıktık. Hızlı bir şekilde yıkmaya devam ediyoruz. Hem şehrin güvenliğine katkıda bulunuyoruz hem de çevre kirliliğini önlemek, kötü görüntüyü ortadan kaldırmak ve binanın plansız şekilde yıkılarak zarar oluşturmaması için bu binaları hızlı bir şekilde temizlemeye devam edeceğiz. Encümenden yıkım kararı aldığımız yaklaşık 40’a yakın metruk bina daha var. Bunları da hızlı bir şekilde temizleyerek şehrimize katkıda bulunacağız" dedi. "Yıkılan binaların sahiplerinin hakları zayi olmuyor" Yıktıkları binaları kayıt altına aldıklarını ve hak sahiplerinin herhangi bir kaybının olmadığını da belirten Kurnaz, ayrıca şunları söyledi: "Metruk binalar yıkıldığında bina sahipleri o arsadaki haklarını kaybetmiyor. Kentsel dönüşümle ilgili olarak bunlar tutanak altına alınıyor. Burada bir bina olduğu, kaç katlı olduğu ve alanının ne olduğu tespit edildikten sonra yıkılıyor. Bu binaları tehlike oluşturduğu için yıkma kararı aldığımızdan vatandaşlarımızın hakları zayi olmuyor. Neticede vatandaşımızın yıkılmadan önce burada bağımsız bir bölümü vardı. Yıkıldıktan sonra belgeleri ile de desteklendiği için yine diğer vatandaşlar gibi kentsel dönüşümden haklarını elde edecekler." Belediyeye bağlı yıkım ekipleri son olarak İlyasköy Mahallesi’nde bulunan bir metruk binanın yıkımını gerçekleştirdi.
Ankara ’Balın kraliçeleri’ bin 200 endemik bitkinin ortasında yetiştiriliyor: 350 kolonilik mesai Ankara’da bin 200 endemik bitkinin ortasında kraliçe ana arı yetiştiren genç arıcı, 350 koloni ile mesaisini sürdürüyor. Mamak ilçesine bağlı Kıbrıs Köyü Kanyonu’nda 3 kuşaktır arıcılıkla uğraşan Resul Gürleyik, dedelerinden miras kalan mesleği ticari boyuta taşıyarak Ankara balını tüm Türkiye’ye ulaştırıyor. Bin 200 çeşit endemik bitki türünün bulunduğu kanyonun ortasında üretim yapan genç arıcı, aynı zamanda kraliçe ana arı yetiştirerek yerli arıcılığın gelişmesine katkı sağlıyor. Gürleyik, kraliçe ana arı üretimindeki süreci ve püf noktalarını İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine aktardı. "Daha kontrollü bir şekilde ana üretimi yapıyoruz" Türkiye’de ana arı üretim aşamasının, ıslah edilmiş arılarla çalışmanın getirdiği bir şey oluğunu söyleyen Gürleyik, "Eskiden ana arı üretiminde dedelerimiz oğul yöntemiyle arılarını çoğaltırlardı. O şekilde arı kendi kendini çoğaltarak hayatını sürdürebiliyordu. Biz bunu insanlık olarak biraz daha yapay şekle getirerek; ana üretiminde kovanımızı çoğaltacağımız zaman, satışı olsun her şekilde ana memeleriyle ıslah edilmiş arılardan transfer yaparak üretiyoruz. Daha kontrollü bir şekilde ana üretimi yapmış oluyoruz" diye konuştu. "Bir ana arının doğma süresi ilk günden itibaren 16 gündür" Üretim sürecine baharın başlangıcıyla başladıklarını söyleyen Gürleyik, "Ana arıda polen akışı çok önemli. Polen akışı olmadığı zaman ana arı üretimi çok zor olur. En güzel ana arılar bahar mevsiminde oluyor. O yüzden bahar mevsiminde ve bal sezonunda en güzel seçim, kaliteli analar çıkıyor. Bir ana arının doğma süresi ilk günden itibaren 16 gündür. Biz genellikle 3-4 günlük larvalardan transferimizi gerçekleştiriyoruz. 3-4 günlük larvalardan gerçekleştirdiğimiz transferler de bize yaklaşık 10-12 günde çıkım sağlıyor" şeklinde konuştu. Yeni sezonda yeni ırk Gürleyik, geçen yıl hibrit ve ıslah edilmiş Belfast ırkı arılarla çalıştıklarını belirterek, bu arıların mevcut sezonda bal üretiminde kullanılacağını söyledi. Gürleyik, gelecek sezonda ise ana vatanı ve sabit hattı bulunan Karniyol ırkına geçeceklerini ifade etti. Karniyol arılarının sakin yapısıyla öne çıktığını kaydeden Gürleyik, bal verimi ve bölge şartlarına uyum konusunda da başarılı sonuçlar verdiğini vurguladı. "Oğul eğilimi olmayan arılarla çalışıyoruz" Ana arı üretiminde en önemli unsurun oğul eğilimi olduğunun altını çizen Gürleyik, "Oğul eğilimi olmayan arılarla çalışıyoruz. Çünkü burada 150 koloni var. Allah korusun bir oğul vermeye başlarlarsa, önünü alamayız bu işin. O yüzden oğul vermeye düşük verimli bir arılarla çalışmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Şu anda 350 kolonimiz var" Arıcılıkta arz talebin çok olduğunu ve hobi amaçlı alınan arıların bakımının giderilmediği için de kışı atlatamayan arıcıların olmadığını belirten Gürleyik, "Mecburen arı ihtiyacı duyuyorlar. Üretimde geçen sene 150 kolonimiz vardı. Bu sene 350’ye kadar çıkartacağız. 2 gün itibarıyla bölmelerimizi tamamladık. 200 kolonimiz hazır. Burada da 150 koloniyle şu anda 350 kolonimiz var. Ana arılarımızda memelerimiz hazır, kovanların içinde. Başlatıcı kovanlarımız var. Onlarla ana memelerimizi ürettiriyoruz. O şekilde transferlerimizi girerek yeniden bir hayat, bir kovan oluşturmuş oluyoruz" dedi. 350 adet kraliçe ana arı Arıcı Resul Gürleyik, arıcılığın sürekli takip gerektiren bir iş olduğunu belirterek, kolonilerin her gün kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Aynı zamanda Gürleyik, güçlü koloniler oluşturabilmek için arının sürekli çalıştırılması gerektiğini kaydetti. Öte yandan Gürleyik, 150 aktif ana arının bal için çalıştığını ve 200 ana arının da kuluçkada üretildiğini bildirdi. Rekolte beklentisi 2,5 ton üzeri Gürleyik, yağışların olumlu etkisiyle 2026 sezonundan umutlu olduklarını söyledi. Gürleyik, yaklaşık 2 ila 2,5 ton civarında üretim beklediklerini, sezonun daha yüksek verimle tamamlanabileceğini düşündüklerini aktardı. "Çıta başına fiyatları 1000 liraydı" Arı satışında çıtaları paket olarak sattıklarını söyleyen Gürleyik, "6-7 çıta bandında paket satışımız oluyor. Mayısın ilk haftası teslimatlarıyla 7-8 çıtalı bir arı veriyoruz. Onların fiyatları da ortalama çıta başına 900 veya 1000 liraydı bu sene. Bu sene ne olur bilmiyoruz. Birliğimiz açıklama yapıyor biz de ona göre devam ettiriyoruz" ifadelerini kullandı. En verimli nesil ilk nesil Arıcı Resul Gürleyik, ürettikleri ana arıların damızlık olarak kullanılan özel kolonilerden elde edildiğini belirterek, en verimli ve kaliteli formun ’F1’ nesli olduğunu söyledi. Gürleyik, sonraki nesillerde arıların zamanla melezleştiğini ve ıslah özelliklerini kaybetmeye başladığını ifade etti. İkinci ve sonraki nesillerde verim ve kalite kaybı yaşandığını kaydeden Gürleyik, bu durumun üretim sürecini zorlaştırdığını dile getirdi. "Larvalar ne kadar genç olursa ana arının arı sütüyle beslenmesi de o kadar fazla oluyor" Ana arı üretimindeki püf noktalara değinen Gürleyik, "Transfer yaptığımız larvalar ne kadar genç olursa ana arının arı sütüyle beslenmesi de o kadar fazla oluyor. Bundan çıkan ana arı da geç olanlara göre daha kaliteli çıkmalar oluyor. Bir ana arının damızlık formuna girmesi için daha fazla arı sütlü ve büyük olması gerekiyor. Ana memesi ürettiğimiz kovanlarda 35-40 civarı mememiz varsa bunların içinde 5-10 tanesi damızlık adayı oluyor. Ne kadar küçük yakalamaya çalışsak da arada ufak tefek, 4-5 günlük larvalarda kaçırabiliyoruz transferde. Ana arıyı, arıdan ayıran en büyük özelliği arı sütü olduğu gibi arının kalitesini de ana arının kalitesini de arı sütü belirliyor" diye konuştu.
Karaman Karaman’da Anneler Günü’ne özel batırık yarışması düzenlendi Karaman’da Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, öğrenci velisi anneler kentin tescilli yöresel lezzeti batırığı en güzel şekilde hazırlamak için kıyasıya yarıştı. Sekiçeşme Mahallesi’nde bulunan Yunus Emre Ortaokulu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, okul aile birliğinin desteğiyle anneler arasında batırık yarışması düzenlendi. Karaman’ın coğrafi işaretli ve tescilli lezzetlerinden olan, özellikle Ermenek yöresiyle özdeşleşen batırığı hazırlamak için 4 grup halinde yarışan anneler, hünerlerini sergiledi. Yarışmanın jüri üyeliğini Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı, Araştırma Görevlisi Dr. Serkan Semit, Öğretim Görevlisi Dr. Mustafa Akturfan, İl Milli Eğitim Şube Müdürü Hüseyin Sekman, iş adamı İhsan Duru, Karaman Fırıncılar, Pastacılar ve Lokantacılar Odası Başkanı Ahmet Akgül ile Karaman Gastronomi ve Tanıtım Derneği Başkanı Muharrem Aysan yaptı. Etkinlik hakkında açıklamalarda bulunan Yunus Emre Ortaokulu Müdürü Ali Köktaş, annelerin kendileri için çok kıymetli olduğunu belirterek, "Özellikle öğrencilerimizin annesi olduğu zaman onları okulda görmek, onlarla etkinlikler yapmak için okul aile birliğimizin de desteğiyle böyle bir çalışma yaptık. Değerli jürilerimizin ve velilerimizin katılımıyla Anneler Günü’ne özel bir etkinlik planladık. Batırık yöresel bir lezzet, Karaman’ımıza ve Ermenek’e özel, Karamanla özdeşleşmiş bir yemek. Bununla ilgili zaten müracaatlar yapılarak tescili de alınmış durumda" dedi. Yarışmaya katılan anneler ise düzenlenen etkinlikten dolayı mutluluk duyduklarını ifade etti. Program, jüri üyelerinin dereceye giren annelere hediyelerini takdim etmesi ve çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Kütahya Çiçekçiler, Anneler Günü’ne hazır Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde faaliyet gösteren çiçekçiler Anneler Günü öncesinde hazırlıklarını tamamladı. Geniş ürün yelpazesi ve özel tasarım aranjmanlarıyla dikkat çeken işletme, annelerini sevindirmek isteyenlerin uğrak noktası olmaya aday. Anneler Günü’nün yaklaşmasıyla birlikte ilçedeki çiçekçilerde hareketlilik başladı. Haşim Benli Bulvarında çiçek satışı yapan işletme çalışanlarından Cansu Korkmaz, bu özel günde duyguların en güzel tercümanının çiçekler olduğunu vurgulayarak, her bütçeye ve zevke uygun seçenekler hazırladıklarını belirtti. Çiçeklerin Anneler Günü’ndeki manevi değerine değinen Cansu Korkmaz, "Anneler Günü yaklaşıyorsa çiçekler biraz daha anlam kazanır. Çünkü bazen bir buket, kocaman bir ‘iyi ki varsın anne’ demektir. Biz de bu özel gün için birbirinden güzel çiçeklerimizi özenle hazırladık. Annelerimizin yüzündeki bir gülümsemeye vesile olmak bizim için en büyük mutluluk" dedi. Tavşanlı halkına zengin bir çeşitlilik sunduklarını kaydeden Korkmaz, işletmedeki ürün grupları hakkında şu bilgileri verdi: "Mis kokulu lilyumlarımız, zarif kalenşiyolarımız, şık orkidelerimiz ve rengârenk güllerimizle müşterilerimizi bekliyoruz. Kırmızı, beyaz ve pembe güllerin yanı sıra, sıra dışı bir tercih arayanlar için mavi güllerimiz de mevcut". İşletme sahibi Gülbahar Kapçak ise yaptığı kısa değerlendirmede, tüm hazırlıkların annelerin yüzünde bir tebessüm oluşturmak için yapıldığını vurguladı. Kapçak, "Annelerimiz bizim en kıymetlimiz. Onlar için en taze, en özel ve en farklı tasarımları bir araya getirdik. Tüm Tavşanlı halkını bu güzellikleri görmeye ve annelerini mutlu etmeye davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. Anneler Günü heyecanının yaşandığı Tavşanlı’da, klasik seçeneklerin dışına çıkmak isteyenler için hazırlanan özel tasarımlar, ilçedeki vatandaşların beğenisine sunuluyor.