GÜNDEM - 06 Kasım 2024 Çarşamba 10:51

55 yıldır sürdürdüğü baba mesleğinden vazgeçmiyor

A
A
A
55 yıldır sürdürdüğü baba mesleğinden vazgeçmiyor

Gaziantep’te yok olmaya yüz tutan saraçlık mesleğinin son temsilcileri arasında yer alan Ali Danaoğlu, talebin yok denecek kadar az olmasına rağmen yarım asrı aşkın sürdürdüğü baba mesleğinden vazgeçmiyor.


Tarım alanında makineleşmeye geçilmesiyle birlikte binek hayvanı kullanma oranında her geçen gün düşüşün yaşandığı Gaziantep’te, kaybolmaya yüz tutmuş meslekler arasında yer alan saraçlık mesleğine devam eden ustalar artık parmakla sayılıyor.


Gaziantep’te asırlardır yapılan saraçlık mesleğini yapan onlarca saraç ustasından sadece birkaç usta kaldı. Yıllar önce at ve merkeplere yaptıkları semerleri, eyerleri ve hamutları Türkiye’nin tüm bölgelerine gönderen saraç ustaları, ancak son yıllarda sadece hayvancılığın daha yaygın olduğu ve traktörlerin giremediği tarlaların halen atlarla sürüldüğü İç Anadolu ve Doğu Anadolu illerindeki müşterilerine hitap ediyor.


Binek hayvanlarının yük taşımada kullanıldığı dönemlerde rağbet gören eyer ve semerlerde artık tarih oluyor. Henüz 5 yaşında iken Gaziantep’in Nizip ilçesinde babasının yanında çırak olarak işe başlayan Ali Danaoğlu, unutulmaya yüz tutan babasından yadigar mesleğini 55 yıldır severek sürdürüyor.


Günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte talebin azaldığı ve bitme noktasına gelen mesleğini Kürkçü Hanı yanındaki pasajda yaşatmaya çalışan Danaoğlu, eyer, semer, hamut, kemer, koşum takımı ve at süslemesi yapıyor.


Günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte talebin azaldığı ve bitme noktasına gelen mesleğini severek sürdüren Danaoğlu, tüm zorluklara rağmen baba mesleğini yaşatmaya çalışıyor. Özellikle atların gündelik hayattaki önemini büyük ölçüde kaybetmesiyle birlikte her geçen gün ilginin azaldığı meslekte son ustalardan olan Danaoğlu, 4 çocuğunu bu meslek ile büyüttü. Geçmişin en gözde mesleklerinden olan saraçlık mesleğini 55 yıldır devam ettiren Danaoğlu, büyük sabır ve emek isteyen mesleğini yaparak geçimini sağlamaya devam ediyor. Mesleğini sağlığı el verdiği ve ömrü yettiği müddetçe yapacağını söyleyen Danaoğlu, yıllardır severek sürdürdüğü ve unutulan meslekler arasında olan mesleğini yaşatmak için çabaladığını belirtti. Sanayileşen ve makineleşen tarımla birlikte at ve merkeplerin köylerde kullanımı azalsa da bölgedeki bazı illerin coğrafi yapısı nedeniyle kırsal alanlarda at ve merkep kullanımının halen batı illerine göre daha yaygın devam ettiğini hatırlatan Danaoğlu, en büyük üzüntüsünün ise mesleği devam ettirecek elemanların yetişmemesi olduğunu belirtti.



“Ben bu mesleği babamdan öğrenerek yapmaya başladım”


Danaoğlu, mesleğe henüz 5 yaşında babasının yanında başladığını, o dönem hem okula gittiğini hem de babasının dükkanına gelerek çalıştığını belirterek, babası mesleği bıraktıktan sonra kendi iş yerini açtığını söyledi.


Mesleğini İç Anadolu ve Doğu Anadolu illerindeki müşterileri sayesinde ayakta tutmaya çalıştığını söyleyen Danaoğlu, “Mesleğimiz hayvan ürünleri üzerinedir. Sadece at eyeri yapmıyoruz. At, eşek ve katır semeri de yapıyoruz. Yine katır palanı ve yular çeşitleri de yapıyoruz. Mesleğimi sevdiğimi ve ihtiyaçtan dolayı yapıyorum. Çünkü yapacak başka meslek yok. Şu anda mesleğimiz bitmiş durumda ama biz yine de mecbur yapmak zorundayız” şeklinde konuştu.



“Artık mesleğimizin son demleri diyebiliriz”


Kendisinden sonra Gaziantep ve çevresinde bu mesleği yapacak kimsenin kalacağına inanmadığını ifade eden Danaoğlu, “Çıraklık dönemimde bu mesleği hemen hemen 30 tane usta vardı. Fakat şu an Gaziantep’te sadece usta olarak bir ben ve bir oğlum kaldı. Nizip’te de bu mesleği yapan iki usta kaldı. Çırak yetişmiyor. Artık mesleğimizin son demleri diyebiliriz. Zor bir meslek olduğu için kimse artık bu mesleğe heves etmiyor. Çünkü mesleğimiz güç isteyen bir meslek. Yaş geçtikten sonra yapılmayacak durumda olan bir meslek” diye konuştu.



55 yıldır sürdürdüğü baba mesleğinden vazgeçmiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla MTK’de yapay zeka ve dijital ebeveynlik paneli yoğun ilgi gördü Muğla Teknoloji Koleji ev sahipliğinde düzenlenen "Yapay Zeka Çağında Eski Köye Yeni Adet" panelinde yapay zekanın eğitime etkileri, dijital ebeveynlik ve oyunla öğrenme süreçleri uzman isimlerin katılımıyla ele alındı. Muğla Teknoloji Koleji (MTK) ev sahipliğinde düzenlenen panelde, yapay zeka, dijital ebeveynlik ve oyunla öğrenme süreçleri masaya yatırıldı. Uzman isimlerin katıldığı etkinlikte, teknolojinin eğitime entegrasyonu ve ailelerin değişen rolü ele alındı. Muğla Teknoloji Koleji, eğitim dünyasındaki dijital dönüşümü ve çocukların bu süreçteki gelişimini konu alan dev bir organizasyona imza attı. MUTSO Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Yapay Zeka Çağında Eski Köye Yeni Adet" başlıklı panel, öğretmenler, veliler ve öğrenciler tarafından yoğun ilgiyle karşılandı. Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Bilal Duman üstlenirken; eğitim dünyasının yakından tanıdığı Doç. Dr. Özgür Bolat ve Prof. Dr. Yavuz Samur konuşmacı olarak yer aldı. Uzmanlar, "Bilgiyi bilince nasıl dönüştürürüz?" sorusuna odaklanarak yapay zekânın eğitimdeki etkilerini, dijital ebeveynliğin sınırlarını ve çocukların dijital dünyayla kurduğu sağlıklı ilişkiyi farklı perspektiflerden değerlendirdi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan MTK Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özden Gürbüz, kurum olarak teknolojiyi sadece bir araç değil, eğitimin dönüştürücü bir gücü olarak gördüklerini vurguladı. Gürbüz; "Bugün bilgiye ulaşmak artık çok kolay; ancak asıl mesele o bilgiyi anlamlandırmak ve bilince dönüştürebilmektir. ’Eski köye yeni adet’ diyerek, köklerimizi ve insani bağlarımızı koruyarak yeni dünyanın gerekliliklerine uyum sağlamayı hedefliyoruz. Yapay zeka çağında çocuk yetiştirmek, sadece teknolojiyi bilen değil; düşünen, sorgulayan ve etik değerleri güçlü bireyler yetiştirmek demektir" dedi. Dijital ebeveynlik ve oyun dostu yaklaşım Hiçbir teknolojinin bir öğretmenin dokunuşunun veya ebeveyn rehberliğinin yerini tutamayacağını belirten Ali Özden Gürbüz, Muğla Teknoloji Koleji’nin vizyonuna dair "Biz sadece kendi çatımız altındaki öğrencilere değil, Muğla’nın tüm eğitim paydaşlarına hitap eden bir kurumuz. Şehrimizin eğitim seviyesini yukarı taşımak adına iş birliklerimizi artırarak sürdürmeye kararlıyız" ifadelerini kullandı. Etkinlik boyunca katılımcılar, dijital çağda çocukların gelişimi için nasıl bir yol haritası izlenmesi gerektiği konusunda önemli ipuçları aldı. Uzman konuşmacılar, yapay zekânın sunduğu fırsatların yanı sıra dijital dünyada bilinçli var olabilmenin yöntemlerini örneklerle paylaştı.
Ankara ‘Barış Anneleri’ heyeti Adalet Bakanlığına Öcalan’la görüşmek için dilekçe sundu ’Barış Anneleri’ ve DEM Partili milletvekillerinden oluşan heyet, Adalet Bakanlığına terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşme talebini içeren dilekçeyi sundu. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ve beraberindeki ‘Barış Anneleri’ heyeti, Anneler Günü dolayısıyla Adalet Bakanlığı önünde bir araya geldi. Heyet, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşme talebini içeren dilekçeyi Bakanlığa sundu. Dilekçenin teslim edilmesinin ardından Doğan, sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. DEM Parti olarak ’Barış Annelerine’ yalnızca eşlik ettiklerini aktaran Doğan, "Bu süreçte kolaylaştırıcı olmaya ve sözlerini taşıyabilecekleri zemini oluşturmaya çalıştık. Müzeyyen anne, buradaki üç anne adına başvurdukları siyasi partilerden olumlu geri dönüş aldıklarını ve kendileriyle diyalog kurmaktan memnuniyet duydukları ifade etti. Binlerce anne adına buradalar, artık hiçbir annenin ağlamaması ve bu sürecin başarıya ulaşması için isteklerini taleplerini ilettiler. Bu sürecin asıl muhataplarından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Abdullah Öcalan’ın da sürece katkılarının daha etkine hale gelebilmesi için gerekenlerin yapılmasını ifade ettiklerini söylediler. Umutlarının tazelendiğini ve bu sürece dair de kararlılıklarının devam edeceğini ifade ettiler" dedi.