GÜNDEM - 13 Aralık 2024 Cuma 10:08

Altın Baklava Film Akademisi 9. Uluslararası Öğrenci Film Festivalinde ödüller sahiplerini buldu

A
A
A
Altın Baklava Film Akademisi 9. Uluslararası Öğrenci Film Festivalinde ödüller sahiplerini buldu

Hasan Kalyoncu Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen Altın Baklava Film Akademisi 9. Uluslararası Öğrenci Film Festivali, ödüllerin sahiplerini bulduğu görkemli gala gecesi ile sona erdi.


Hasan Kalyoncu Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen Altın Baklava Film Akademisi 9. Uluslararası Öğrenci Film Festivali, 10-12 Aralık 2024 tarihlerinde rekor katılımla gerçekleşti. Birbirinden ünlü isimlerin jüri üyesi olduğu festival, ödüllerin sahiplerini bulduğu görkemli gala gecesi ile sona erdi.



103 ülkeden 1555 film başvurusu


Hasan Kalyoncu Üniversitesi kampüsünde gerçekleştirilen film festivaline kurmaca, belgesel, animasyon ve yapay zeka kategorilerinde olmak üzere 103 ülkeden toplam bin 555 başvuru yapıldı. Geleceğin yönetmenleri, festival boyunca katıldıkları atölye çalışmaları, film gösterimleri, söyleşiler ve kültür gezileri ile kendilerini geliştirme fırsatını yakaladı.



Dev jüri kadrosu ile uluslararası bir festival


Festivalin jüri başkanlığını Prof. Dr. Nezih Orhon üstlenirken, jüri üyeleri arasında oyuncu Oktay Kaynarca, film eleştirmeni Mehmet Açar, oyuncu Didem Uğurlu, oyuncu Eylül Tumbar yer aldı. Üç gün süren festivalde öğrenciler hem jüri üyeleri ile hem de sinema dünyasının sevilen isimleriyle söyleşiler gerçekleştirdi. Festivalin sürpriz konuğu ise genç oyuncu Gökhan Mumcu oldu.



Genç sinemacıların “Buluşma noktası”


Festivalin gala gecesinde davetlilere seslenen HKÜ Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Haluk Kalyoncu, "Çeşitli ülkelerden ve farklı üniversitelerden gelen öğrencilerimizi sanatseverlerle üniversitemiz çatısı altında buluşturduğumuz için son derece mutluyuz. Bu festivalin en temel özelliği sadece öğrencilerin katılabiliyor olması ve amatör ruhla başlayan çalışmaların profesyonel sektöre taşınmasına destek ve teşvik için keşfedilmelerini sağlamaktır. Altın Baklava Film Akademisi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin araştırma, eğitim ve lisans programlarının yanı sıra, sosyal, kültürel ve sanatsal faaliyetlere de önem vermektedir. Özellikle öğrencilerin potansiyel yeteneklerini keşfetmelerine ve bu alanda ortaya çıkan kabiliyetlerini kullanmalarına destek verdiği atölye çalışmalarından eserlerinin jüri incelemesi ile ödüllendirildiği öğrenci filim akademisidir. Siz kaliteli eserler ürettikçe, Hasan Kalyoncu Üniversitesi de sizlere desteğini sürdürecek; sizleri film yapımcılarıyla, sanatçılarla buluşturmaya devam edecektir. Bu süreçte çalışmalarınıza profesyonelleşme yolunda eşlik etmek için buraya gelen tüm sanatçılarımıza, jüri üyelerimize, oyuncularımıza ve yönetmenlerimize üniversite yönetimi ve öğrencilerimiz adına şükranlarımı sunuyorum” dedi.



Gençlerimizi rekabetin yoğun olduğu sinema sektörüne hazırlamayı hedeflemekteyiz


Rektör Prof. Dr. Türkay Dereli ise genç sinemacılara özel olarak seslenerek, "Hasan Kalyoncu Üniversitesi olarak, gençlerimize en iyi eğitimi sunmanın yanı sıra onları rekabetin yoğun olduğu sinema sektörüne hazırlamayı hedeflemekteyiz. Film akademisi niteliği taşıyan Altın Baklava Uluslararası Öğrenci Film Festivali’nin, sinema endüstrisinin dinamik geleceğine katkı sağlayacak çeşitli atölyeler, söyleşiler ve film gösterimleri ile uluslararası platformda daha da tanınır hale geleceğine inanmaktayım” dedi.



4 kategoride 19 filme ödül


Altın Baklava Film Festivali’nde "Kurmaca", "Belgesel", "Animasyon" ve "Yapay Zeka" kategorilerinde 19 film ödüle layık görüldü. 9. Altın Baklava Film Festivali’nde "Kurmaca" kategorisinde yönetmenliğini Achille Balthazar’ın yaptığı "Strange Bird" filmi birinci olurken, "Yapay Zeka" kategorisinde birincilik ödülünü "White Dove" filmi ile yönetmen Berkay Ellek aldı.


Belgesel kategorisinde birincilik ödülünü "Shattered Memory" filmi ile yönetmen Hayat Labban alırken, Animasyon kategorisinde ise birincilik ödülünü "My Father’s Car" filmi ile yönetmen Cerine Raouraoua aldı.



Özel ödüller geceye damga vurdu


"Özel Ödüller" kategorisinde ise "Jüri Özel Ödülü" Hazal Beril Çam yönetmenliğindeki "Squashed" ile Mert Erez yönetmenliğindeki "The Contact" adlı filmlere verildi.


2008 yılında Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin temellerini atarak ülkeye, bölgeye ve şehre kıymetli bir eser bırakan merhum Hasan Kalyoncu anısına her yıl verilen "Hasan Kalyoncu Özel Ödülü" ise yönetmenliğini Dilara Kuyanç ve Emirhan Özcan’ın yaptığı "Yavuz" adlı filmin oldu. Ödülü Rektör Prof. Dr. Türkay Dereli takdim etti.



Altın Baklava Film Akademisi 9. Uluslararası Öğrenci Film Festivalinde ödüller sahiplerini buldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.