GÜNDEM - 01 Kasım 2025 Cumartesi 09:24

Antep Savunması’nda yüzlerce çocuk şehit edildi

A
A
A
Antep Savunması’nda yüzlerce çocuk şehit edildi

Gazi unvanına sahip tek şehir olan Gaziantep’in, Antep savunmasında gösterdiği kahramanlıkta çocuklar önemli yer tutuyor.


Kurtuluş Savaşı döneminde İngiliz ve Fransızlara karşı açlık ve yokluğa rağmen yüreklerindeki vatan ve iman aşkıyla 2 yıl boyunca büyük bir direniş sergileyen Gazianteplilerin çocuk kahramanlarından kimi şehit kimi de gazi oldu. Tüm olumsuzluklara rağmen 2 yıl gibi uzun bir süre kenti işgal etmeye çalışan ve kentte büyük bir soykırım yapan Fransızlara karşı verilen savaşta Gaziantepliler, ne pahasına olursun olsun canlarını ve mallarını feda ederek düşman işgaline izin vermedi. Açlık ve yokluğun yanı sıra yer yer çocukların dahi birebir müdahil olduğu savaşta, çocuklar büyük bir kahramanlık destanı yazdı.


Eşsiz direnişte çocukların takdire şayan kahramanlıkları dikkat çekiyor


Şehrin "Gazi" unvanını almasını sağlayan eşsiz direnişinde çocuklar kimi zaman cephedeki büyüklerine kovan taşıdı, su ve yemek götürmenin yanı sıra haberci olarak iletişimi sağladı. Küçük bedenlerine rağmen büyük kahramanlıklar sergileyen çocuklardan birçoğu şehit veya gazi oldu. Çok sayıda çocuk bir ya da daha fazla uzvunu kaybetti. Fransızlara karşı iman ruhuyla direnen ve İslam ile yoğrulmuş bu toprakların işgal edilmesine binlerce şehit kanıyla set çeken Gazianteplilerin destansı mücadelesinde çocukların takdire şayan kahramanlıkları ayrı bir önem arz ediyor.


Mehmet Kamil, annesinin tesettürüne el uzatan işgalci Fransız askerlerine karşı çıkınca ’Şehit Kamil’ oldu


Bu kahraman mücahit çocuklardan biri de şehit Mehmet Kamil’dir. Annesinin tesettürüne el uzatan işgalci Fransız askerlerine karşı çıkması sonucu küçük yaşta süngülenerek şehit edilen ve Antep savunmasının sembol ismi olan şehit Mehmet Kamil gibi yüzlerce çocuk, canı pahasına savunmada önemli kahramanlıklar sergiledi.


"Antep Savunması’nda çocukların da çok büyük bir önemi var"


Yazdığı kitaplarla Gaziantep’in tarihine, Antep savunmasında yaşananlara ışık tutan ve işgalci Fransa askerlerinin kentte yaptıkları zulümleri eserleri ile günümüze taşıyan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Gazikültür A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Halil İbrahim Yakar, Antep savunmasında çocukların büyük bir kahramanlık destanı yazdığını söyledi. Fransızlara karşı ağır kuşatma altında verilen mücadelede henüz oyun oynama çağındaki çocukların saklanmak yerine işgalci askerleri bile hayrete düşüren faaliyetlerde bulunduğunu belirten Yakar, "Antep Savunması bütün Antep halkının topyekun bir mücadelesi olmakla beraber gazi olmuş, şehit olmuş çocukların da çok büyük bir önemi vardır. Antep Savunması esnasında Fransızlar şehrin değişik bölgelerine bomba atmışlar ve cennet mekan Abdülhamit Han’ın yaptırmış olduğu bir hastane vardı. Orası bombalanınca heyeti merkeziye Fransızlardan uzak bir yerde bulunan Şeyh Fethullah Camii’ni hastane haline getirmiştir. O hastaneye Antep Savunması’nda yaralanan ve şehit olan insanlar geliyor ve orada tedavi ediliyordu. Dr. Mecit Barlas ve Dr. İbrahim Söylemez gibi o zamanın doktorları hastaneye gelen her kişinin tek tek kayıtlarını almışlardır. Bu kayıtlarda 2023 tane kaydın olduğunu görüyoruz. Bunlar arasında kadınların ve çocukların da varlığı bilinmektedir" dedi.


"Çocuklar, küçük bedenlerine rağmen şehit ve gazi olmaktan geri durmadı"


Küçük bedenlerine rağmen kahraman çocukların şehit ve gazi olmaktan geri durmadıklarını belirten Yakar, "Gaziantep’i işgal eden Fransız askerleri, Dokurcum Değirmeni’nde 14 çocuğu şehit etmiştir. Elmalı Köprüsü’nün yanında Şahin Bey’e yemek götüren 14 tane çocuk köprüde yakalanır, sorgulanır ve Dokurcum Değirmeni’nin yanında kurşuna dizilir. Şahin Bey’in oğlu Hayri Bey vardır ve Şahin Bey şehit olduktan sonra yine Aslan Bey bütün çocukların himayesini aldığı gibi Hayri Beyi de himayesine almıştır. 10-11 yaşındaki Hayri Bey, Aslan Bey ile beraber şehirde mücadele etmiştir. Gündüz babaları, dayıları, dedeleri savaşan çocuklar akşam olduklarında cepheleri dolaşırlar ve boş kovanları bulurlar. O boş kovanları şimdiki Söylemez Pasajı’nın oradaki İmalat-ı Harbiye’ye getirirler. Boş kovanları akşam kadınlar barut doldurarak ertesi gün cephane olmak üzere babalarına, dayılarına, amcalarına vermiş olurlar. Bunlar Antep savunmasındaki çocuk kahramanların ne kadar fedakar olduğunu gösteriyor. Günümüzde Gazze’de soykırım devam ediyor. Gazze’de de Siyonistler çocukları öldürüyorlar ve Antep savunmasında da Fransızlar çocukların ve kadınların üzerine bomba yağdırıyorlardı. Aradan 100 yıl geçse de hiçbir zaman emperyalist düşünce değişmedi" şeklinde konuştu.


"Dün Antep’te olduğu gibi bugünde Gazze’de bütün insani değerler yerle bir ediliyor"


Yakar, mücadelede döneminde Fransızların şehre hakim olduktan sonra günlerce aç kalan çocukların ağaç yapraklarını yedikleri halde düşmana boyun eğmediklerine dikkat çekerek, "Açlıktan dolayı biz zerdali çekirdeğinden katı ekmek yapmıştık ve çocuklar da ağaçlardaki yaprakları yiyerek karınlarını doyurmuşlardı. Biz şimdi aynı açlık durumunu Gazze’deki çocuklarda güne gün birebir olarak yaşamış oluyoruz. Çoluk, çocuk, kadın demeden herkesin bu vatan için, bu millet için, bu Antep savunması için canını feda ettiklerini görüyoruz. Şehit Kamil olayı Antep Savunması’nın başlı başına önemli olayıdır ve 12 yaşındaki çocuk annesinin başörtüsüne uzanan Fransızların kirli ellerini yenmek için yumruklarıyla dövüşmüş ve oradaki Fransa askerleri Kamil’i süngüyle şehit etmişlerdir. Vatan söz konusu olduğunda Gazze’de gördüğümüz gibi kadını, erkeği ve çocuğu ile mücadele verdi. Yüz yıl önce emperyalist güçler Türkiye’yi, Antep’i hakimiyet altına almak için bütün insani değerler yok etmişlerdi. Şu anda aynısını Gazze’de de yapıyor. Dün Antep’te olduğu gibi bugünde Gazze’de bütün insani değerlerin ve evrensel değerlerin yerle birlikte edildiğini görüyoruz" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Gürlek: "Adalet güçlüden yana algısını hep birlikte kıracağız" Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ziyaretinde, "Sizden bir meslektaşınız olarak dosyalarınıza ihtimam göstermenizi rica ediyorum. Yargılama sürelerinin uzamamasını rica ediyorum. Biz büyük bir aileyiz. Adalet güçlüden yana algısını hep birlikte kıracağız" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ni ziyaret etti. Bölge İdare Mahkemesi Daire Başkanları ve İdare Mahkemeleri Başkanlarıyla toplantıda bir araya gelen Bakan Gürlek, yaptığı konuşmada uygulamada yaşanan sorunları yerinde dinlemek istediklerini belirterek, "Sorunlarınızı dinlemek için geldik. Uygulamaya ilişkin karşılaştığınız sorunlar varsa bakan yardımcılarımızla birlikte buradayız" diye konuştu. Yargıya güveni etkileyen iki temel sorun olduğuna dikkat çeken Bakan Gürlek, adliyelere olan güven duygusunun istenilen seviyede olmadığını söyledi. Adalet Bakanı Gürlek, "Bunun iki temel sebebi var. Birincisi davaların, yargılamaların uzaması. İkincisi de adaletin güçlüden yana olduğu algısı var. Hepiniz çok yoğun çalışıyorsunuz. Bundan eminim ben. Evlerinize dosya götürüyorsunuz. İstanbul’da görev yapan bütün hakim, savcılar mutlaka ailesinden ödün veriyor. Kendinden ödün veriyor. Sizden bir meslektaşınız olarak dosyalarınıza ihtimam göstermenizi rica ediyorum. Yargılama sürelerinin uzamamasını rica ediyorum. Biz büyük bir aileyiz. Adalet güçlüden yana algısını hep birlikte kıracağız" dedi. Toplantıda yargı mensuplarına çağrıda bulunan Bakan Gürlek, davaların makul sürede sonuçlandırılmasının önemine dikkat çekti. Bakan Gürlek, "Dosyalarınıza sahip çıkmanızı istiyorum. Kendinizi vatandaşın yerine koymanızı istiyorum. İdari yargı olarak verdiğiniz bir yürütmeyi durdurma kararı anlık olarak sistemi kilitleyebiliyor" diye konuştu. Geciken dosyalar yakından takip edilecek Bakan Gürlek, yargıda hedef süreleri önemsediklerini belirterek, "Bir dava hedef sürede bitmezse bunun makul bir gerekçesi olmalı. Eğer iş yoğunluğu varsa yeni mahkeme kurulacak veya hakim ve personel takviyesi yapılacak. Ama hakimden kaynaklanan bir gecikme varsa gereği yapılacak" ifadelerini kullandı. Yargı teşkilatının büyük bir yapı olduğunu belirten Bakan Akın Gürlek, mesleğe zarar veren kişilerle de mücadele edeceklerini vurguladı. İstanbul’daki hakim ve savcılar için lojman imkanlarının artırılacağını belirten Bakan Gürlek, Anadolu yakasında yeni lojmanların alındığını, ayrıca Esenler’de de yeni bir proje planlandığını açıkladı. Bakan Gürlek, "Anadolu Yakası’nda yeni lojmanlar aldık. Esenler’de de yaklaşık 300 lojman almayı düşünüyoruz. Lojman problemini çözeceğiz" şeklinde konuştu. Bakan Gürlek, Hakimler ve Savcılar Kurulu ilke kararları kapsamında İstanbul’daki görev süresine ilişkin düzenlemeye de değindi. İstanbul’un doğu görevi kapsamında değerlendirileceğini belirten Bakan Gürlek, görev süresinin 10 yıl olarak belirlendiğini söyledi.
Kayseri AK Parti Genel Başkan Vekili Elitaş: "Kayseri her şeyin öncüsü oldu" AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, "Kayseri her şeyin öncüsü oldu. İlk defa Türkiye’de küçük sanayinin yapıldığı yer Kayseri sanayisidir. Yine Türkiye’de en büyük organize sanayi bölgelerinden birisi Kayseri’de kuruldu" dedi. Kayseri’de KUMSmall AVM’de düzenlenen iftar programına, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, KUMSmall AVM Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Sarıkaya, protokol üyeleri ve sanayiciler katıldı. İftarın ardından açılış konuşmasını yapan KUMSmall Alışveriş Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Sarıkaya, "Ramazan ayı, paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel hissedildiği zaman dilimlerinden biridir. Bu akşam aynı sofrada bir araya gelmiş olmamızın da bu ruhu daha da güçlendirdiğine inanıyorum. Bu şehir, üreten insanların şehridir. Bu şehir, birlik olduğunda neler olabileceğini defalarca göstermiş bir şehirdir. İnanıyorum ki Kayseri, birlikte çalıştığında büyümeye, ilerlemeye ve Türkiye’ye değer katmaya devam edecektir. Sizlerin desteği ve bu şehrin güçlü ruhuyla daha nice güzel projelerde birlikte olacağımıza yürekten inanıyorum" dedi. AVM’nin kuruluşunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteklerini anlatan AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, "Buradan Cumhurbaşkanımıza teşekkürlerimizi sunuyorum. O dönemde Türkiye’de ilk defa iş yerlerinin yapılmasını, AVM’lerin ortaya konulmasını TOKİ vasıtasıyla Kayseri gerçekleştirdi. 2009 yılında Ercan Bey, geldiler ve Cumhurbaşkanımıza bu konuyu arz ettik. Cumhurbaşkanımız dedi ki: ‘Konut yapıyoruz.’ ‘Cumhurbaşkanım, burada yapacağımız iş yerlerinde çalışacak insanlar TOKİ’nin evlerine talip olacak ve orada oturacaklar. Onlara ev alma imkânını elde edeceğiz’ dediğimizde ‘Tamam’ dedi. 15 yıl vadeli, Toplu Konut İdaresi tarafından yapılan ve Türkiye’ye kazandırdığımız en önemli tesislerden birisi bu oldu. Yine güneş enerjisini, yenilenebilir enerjileri hayata yeni geçirdiğimiz dönemlerde, KUMSmall yapılırken, ‘Üzerine de güneş panelleri koyalım’ dedik. Ama dükkânların hepsi ayrı ayrıydı. O dönemin Enerji Bakanına da teşekkür ediyorum. Türkiye’de yine ilk defa kooperatif olarak güneş panelinin olmasına, oluşmasına ve kooperatifler adına bu şekilde yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanma imkânını sağlamış olduk. Ercan Bey bugün diyor ki: ‘AVM’nin en büyük sıkıntısı enerji.’ İnşallah bu binanın üzerine de 7,5 megavatlık bir enerji santralini, güneş panelini koyabilirsek ve bununla ilgili engelleri aşabilirsek, AVM’deki kardeşlerimiz de daha imkânlı ve daha verimli bir şekilde işlerini devam ettirecekler" ifadelerini kullandı. "Kayseri her şeyin öncüsü oldu" Kayseri’nin sanayi de öncü bir il olduğunu dile getiren Elitaş, "Yine bu dönem yapmaya çalıştığımız, Ankara ile Adana yolunun arasında bir arazi aldık. Toplam 2 milyon 700 metrekarelik bir arazi. Burada yolları ve sosyal donatıları ayırdıktan sonra, bin civarında 800 ile 1000 metrelik iş yeri ortaya çıkacak. İnşallah onunla ilgili çalışmalarımıza da devam ediyoruz. Umuyorum 3 yıl içerisinde o bölgede de mobilya üzerine yapılan bin metrelik bir sanayi sitesi ortaya çıkmış olacak. Son yıllarda Kayseri’ye önemli katkılar sağladık. Hakikaten yapılan eserler çok önemli. Kayseri her şeyin öncüsü oldu. İlk defa Türkiye’de küçük sanayinin yapıldığı yer Kayseri sanayisidir. Yine Türkiye’de en büyük organize sanayi bölgelerinden birisi Kayseri’de kuruldu. Türkiye’nin ilk OSB’si 1961 yılında kurulan Bursa Organize Sanayi Bölgesi’dir. Daha sonra gelen 3. veya 4. organize sanayi bölgesi de Kayseri’dedir. 1976 yılında faaliyete geçmiş ve bugün 1500 sanayi tesisinin bulunduğu bir OSB hâline gelmiştir. İlklerin şehri hep Kayseri’dir. Türkiye’de 3. serbest bölge Kayseri’de kuruldu. 1.’si Mersin Serbest Bölgesi, 2.’si Ege Serbest Sanayi Bölgesi, 3.’sü ise Kayseri Serbest Bölgesi’dir. Bu birlik ve beraberlik içinde yaptığımız, aynı hedef doğrultusunda koştuğumuz tüm siyasi partiler ile birlikte, özellikle son zamanlarda Cumhur İttifakı ile birlikte yaptığımız faaliyetler çerçevesinde tüm Türkiye’de olduğu gibi Kayseri’de de çok önemli hizmetlere imza atıyoruz" diye konuştu. Basın mensuplarının pastırma, sucuk ve mantıyla ilgili yanlış bir algı oluşturabilecek konuları gündeme getirmesinin vatandaşlık görevi olduğunu belirten Elitaş, "Değerli sanayiciler, yaptığımız iş önemli bir iş. Her şeyin kalitelisini yapmamız lazım. Bugün Türkiye nasıl dünyada kaliteli ürünleriyle başka ülkelerle rekabet edebilir hâle geldiyse; başka ülkelerde işçilerin aylık geliri ortalama 80 dolar iken Türkiye’de asgari ücret 650 dolar civarında olmasına rağmen onlarla rekabet edebiliyorsak, bu kalitemizin işidir. Ürettiğimiz ürünleri kaliteli hâle getirmemiz gerekiyor. Kayseri’nin en önemli değerlerinden mantısı, pastırması ve sucuğu geleneksel varlıklarımızdır ve yıllar itibarıyla örneklerimizdendir. Ne olur basınımız; kalitesiz iş yapanlar varsa, bizim haklı gururumuzu haksız hale getirecek bir durum ortaya çıkarsa, bizim ünümüzü, dünya çapındaki değerimizi, uluslararası normlara ulaşmış Kayseri pastırmamıza, sucuğumuza, mantımıza yanlış bir algı oluşturabilecek bir şey yapılırsa bunu gündeme getirsin. Bu bizim vatandaşlık görevimizdir, Kayseri olarak görevimizdir" diye konuştu.
Muğla Muğla MÜSİAD’dan ‘Geleneksel İftar Programı’ Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Muğla Şubesi tarafından Ramazan ayı geleneksel iftar buluşması Muğla Sanayi ve Ticaret Odası salonunda gerçekleşti. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık ve MÜSİAD üyelerinin katıldığı iftar programı Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. İftar programında konuşan MÜSİAD Muğla Şube Başkanı Nevzat Aykaç, mübarek Ramazan ayının bereketi ve huzurunu paylaşmak için düzenledikleri iftar programında birlikte olmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi. Aykaç, "Ramazan; sadece oruç tuttuğumuz bir ay değil, aynı zamanda kalplerimizin birbirine daha çok yaklaştığı, paylaşmanın çoğaldığı, müstesna bir zaman dilimidir. Bu ay, bize dayanışmanın, kardeşliğin ve merhametin en güzel örneklerini hatırlatır. Bugün burada, kıymetli misafirlerimizle birlikte aynı sofrayı paylaşmanın mutluluğunu yaşarken, bu akşamın en kıymetli misafirleri ise Sevgi Evlerimizden gelen sevgili çocuklarımızdır. Sizler bizim geleceğimizsiniz, şunu bilmenizi isteriz ki; sizler bu ülkenin sahipsiz değil, bilakis sevgiyle kuşatılmış evlatlarısınız. Sizlerin iyi şartlarda büyümesi, güçlü ve mutlu bireyler olarak hayata hazırlanması hepimizin ortak sorumluluğudur. Sizlerin gülümsemesi, bizim için en büyük mutluluktur. Bizler, iş dünyasının temsilcileri olarak sadece üretmeyi, çalışmayı ve büyümeyi değil; aynı zamanda paylaşmayı, toplumsal sorumluluğu ve dayanışmayı da görev biliyoruz. MÜSİAD ailesi olarak inancımız şudur ki; güçlü ekonomi güçlü toplumla, güçlü toplum ise birbirine sahip çıkan insanlarla mümkündür. Bu yüzden bugün burada kurduğumuz iftar sofrası, yalnızca bir yemek sofrası değildir. Bu sofra; gönüllerin birleştiği, kardeşliğin büyüdüğü, sevginin paylaşıldığı bir birlik sofrasıdır. Bu güzel akşamda teşrifleriyle güç ve destek veren Sayın Valimize, kıymetli Milletvekilimize, değerli üyelerimize ve Sevgi Evlerimizin kıymetli çocuklarına teşekkür ediyorum. Katılımlarınızla bu programı anlamlı kıldınız. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. Ramazan ayının ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyorum" dedi. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık ülkemizin son yıllarda gerçekleştirdiği ekonomik ve sanayi hamlelerinde Türk iş adamlarının alın teri bulunduğunu belirtti. Vali Akbıyık, MÜSİAD’ın, ülkemizin ekonomik bağımsızlığı için Türk ekonomisinin lokomotifi durumunda olduğunu belirterek, "Yerli ve milli sanayimiz ile Türkiye yüzyılı hedefine ulaşmasında siz değerli işadamlarımızın katkısı çok büyüktür. Rahmet ve mağfiret ayı Ramazan ayı ve bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesini içinde barındıran bu mübarek ayın hepimize hayırlar getirmesini dilerim" dedi.
Bolu Köpeği ezen sürücü serbest bırakıldı Bolu’da yolda yatan köpeğin üzerinden otomobiliyle geçen sürücü, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay, Bolu Organize Sanayi Sitesi’nde saat 16.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, M.D. idaresindeki 14 ADC 529 plakalı otomobil yol kenarına yaklaşarak bir süre bekledi. Daha sonra hareket eden otomobil, yerde yatan köpeğin üzerinden geçti. Bir süre otomobilin altında sürüklenen köpek, aracın ilerlemesinin ardından bulunduğu yerden koşarak uzaklaştı. Otomobil sürücüsü ise olayın ardından bölgeden ayrıldı. Yaşanan o anlar, çevrede bulunan bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Serbest bırakıldı Olayın ardından köpeğin üzerinden geçen sürücü M.D., gece saatlerinde jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. Jandarma eşliğinde hastaneye götürülen M.D.’nin sağlık kontrolü yapıldıktan sonra adliyeye sevk edildi. Adliyede hakim karşısına çıkan M.D., adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Köpek tedavi altına alındı Öte yandan, otomobilin altında kalarak yaralanan köpek, Bolu Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından alınarak tedavi altına alındı. Yaralı köpeğin tedavisinin Köpek Rehabilitasyon Merkezi’nde sürdüğü öğrenildi. "Herhangi bir olumsuzluk yok" Köpek Rehabilitasyon Merkezi’nde köpeğin tedavisini gerçekleştiren Veteriner Hekim Hakan Doğan, köpeğin genel sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek, "Ön iki ayağında sürtünmeye bağlı iki açık yara bulunuyordu. Yapılan röntgen muayenesinde herhangi bir kırığa rastlanmadı. Vücudunu detaylı şekilde inceledik. Operasyona alarak yaralarını temizledik ve dikiş attık. Köpeğimiz yavaş yavaş uyanmaya başladı. Şu an için herhangi bir olumsuz durum söz konusu değil" dedi.