GÜNDEM - 03 Şubat 2026 Salı 10:26

Asrın felaketinde oğlunu kaybeden baba: "Biz hala 6 Şubat’tayız"

A
A
A

Kahramanmaraş merkezli depremlerde 19 yaşındaki üniversite öğrencisi oğlunu kaybeden gözü yaşlı baba Mustafa Sezer, her hafta mezarlığa gidip özlemini dindirmeye çalışıyor. Zamanın hiçbir şeyi unutturmadığını belirten Sezer, "Hala biz 6 Şubat’tayız" dedi.

Asrın felaketi olarak nitelendirilen, on binlerce kişinin hayatını kaybettiği ve Gaziantep dahil 11 ilde ev ile iş yerlerinin yerle bir olduğu 6 Şubat depremlerinin üzerinden 3 yıl geçti. Depremlerde yakınları vefat eden ailelerin acıları ise hala ilk günkü tazeliğini koruyor. Depremlerde sevdiklerini, uzuvlarını, evini, işini kaybedenler, yaşadıkları ve doğup büyüdükleri şehri terk etmek zorunda kalanlar ve kendilerine yeni bir hayat inşa etmeye çalışanlar depremlerin hem maddi hem de manevi etkileriyle yaşamaya devam ediyor. Gaziantep’te yaşayan Mustafa Sezer’in en büyük çocuğu olan ve 2022’de üniversite okumak için Kahramanmaraş’a giden Cuma Sezer, Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Haydar Bey Mahallesi Karasu Bulvarı’ndaki Seçkinler Apartmanı’nın yıkılması sonucu hayatını kaybetti. Baba Sezer, 04.17’deki ilk depremin ardından dışarı çıkar çıkmaz oğlu Cuma Sezer’e telefonla ulaşamayınca eşi ve yakınlarıyla birlikte Kahramanmaraş’a gitti.

Asrın felaketinde oğlunu kaybeden baba:

Oğlu Cuma Sezer’in kaldığı binanın yerle bir olduğunu gören Mustafa Sezer, o an kendisi de yıkıldı. Enkaz başından hiç ayrılmayan ve arama kurtarma ekipleri ile birlikte oğlunu arayan ve 4’üncü günün sonunda oğlunun cansız bedenine ulaşan Mustafa Sezer, 3 yıldır oğlunu kaybetmenin acısını ilk günkü gibi yaşıyor.

3 yıldır Asri Mezarlığı’ndaki oğlunun mezarını düzenli olarak ziyaret ederek acısını dindirmeye çalışan, Kur’an-ı Kerim okuyup dualar eden Mustafa Sezer, depremlerden bu yana geçen sürede acısının hiç değişmediğini söyledi.

Asrın felaketinde oğlunu kaybeden baba:

Büyük depremlerden sonra hayatın en acı yüzüyle karşı karşıya kalan Sezer, yaşadığı acıyı kelimelerle anlatmanın zor olduğunu belirtti.

Deprem anını anlatan Sezer, "Deprem olduğu anda ben Gaziantep’teydim. Kahramanmaraş’ta olan oğlumu aradım, ulaşamadım. Hemen Kahramanmaraş’a geçtik. Oğlumun kaldığı bina komple yıkılmıştı. Bütün aramalarımıza rağmen dördüncü günün akşamında ancak enkazın altında kendisine ulaşabildik. Vefat etmişti. Dördüncü günün akşamında oğlumun cenazesini aldık Gaziantep’e getirdik" dedi.

19 yaşındaki oğlunu kaybetmenin acısını hala yüreğinde hissettiğini belirten Sezer, "O günler çok zor günlerdi. Depremin acizliğini hissettik. Havalar soğuktu, yardım kısıtlı geliyordu. Kendi çabalarımızla oğlumun cenazesini çıkarmaya gayret ettik. Çok acı çektik. Rabbim bu tür felaketleri ülkemize bir daha yaşatmasın. Söylenecek kelime yok. O günler hiç aklımızdan çıkmadı, hiç unutmuyoruz. Hala biz 6 Şubat’tayız" ifadelerini kullandı.

Asrın felaketinde oğlunu kaybeden baba:

Zamanın hiçbir şeyi unutturmadığını belirten Sezer, "Rabbim böyle takdir etmiş. Rabbim verirken de, alırken de biz razıydık. Oğlumu kurtarmak için elimizden geleni yaptık ama kurtaramadık. Oğlumu enkazın altında dördüncü günü çıkarabildik. Hamdolsun en azından mezarı var. Daha mezarı olmayan insanlar var. Müsait olduğumuz zamanlarda, cuma günleri oğlumun mezarını arkadaşlarıyla ve akrabalarımızla ziyaret ediyoruz. Rabbim bir daha bu depremi ülkemize ve hiçbir Müslümana yaşatmasın. Hakikaten zor günlerdi, acizliğimizin farkına vardık, ihtiyacın farkına vardık. Sonsuz şükürler olsun ki Rabbimiz var. Biz O’na iman etmişiz. Elimizden geldiği kadar imanımıza sarılacağız. Acımız olmasına rağmen hamd ediyoruz. Rabbimin takdiri budur. Rabbim hepsine gani gani rahmet eylesin" diye konuştu.

İbrahim Koçyiğit -Uğur Dönek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Menteşe’ye ‘İnanç ve su’ temalı yeni kent vizyonu Menteşe Belediyesi Şubat Ayı Meclis Toplantısı, Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıda belediyenin yürüttüğü çalışmalar hakkında kapsamlı bilgiler veren Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, kentin tarihi kimliğiyle uyumlu olarak şekillendirilen ‘İnanç ve su’ temalı yeni kent vizyonunu meclis üyeleri ve basınla paylaştı. Başkan Köksal Aras, Menteşe’nin kadim kültürel dokusunu koruyarak büyümeyi hedeflediklerini belirterek, kenti özgün değerleriyle bir çekim merkezine dönüştürmeyi amaçladıklarını vurguladı. Bu kapsamda paydaşları arasında yer aldıkları Muğla Kültür Rotası-Menteşe kitabının, kentin tanıtımı açısından önemli bir kaynak oluşturduğunu ifade etti. Tarihi alanlarda sokak sağlıklaştırması başlıyor Kent merkezinde tarihi dokuyu görünür kılacak yeni restorasyon ve sokak sağlıklaştırma projelerinin hazırlandığını belirten Köksal Aras, Arasta bölgesi, Yağcılar Hanı, Kurşunlu Meydanı ve çevresi ile Turgutreis Caddesi’ni kapsayan çalışmaların Tarihi Kentler Birliği işbirliğinde yürütüldüğünü söyledi. Projelerin teslim edilmesinin ardından uygulama sürecinin başlayacağını kaydetti. Menteşe’nin kadim kimliği; inanç ve su Yapılan araştırmaların Muğla’nın tarih boyunca önemli bir inanç merkezi olduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Başkan Köksal Aras, Menteşe’nin bu yönünü suyla bütünleştiren güçlü bir anlatı kurduklarını dile getirdi. 15. yüzyılda Mevleviliğin kentte derin izler bıraktığını, Şahidi Dergâhı’nın bu açıdan özel bir yere sahip olduğunu belirten Köksal Aras, Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde Muğla’yı "ulemalar ve talebeler şehri" olarak tanımladığına dikkat çekti. Bu tarihi birikimi, Muğla’ya suyu getiren bilge kadın Şemsi Ana figürüyle birleştirdiklerini ifade etti. Dereler, kanyonlar, hamamlar ve Karabağlar Yaylası’ndaki doğal su kanallarıyla Menteşe’nin adeta bir "su kenti" olduğunu vurgulayan Köksal Aras, suyun inanç kültüründeki arındırıcı ve yaşam verici anlamına dikkat çekerek, bundan sonraki projelerde inanç ve su temalarının daha görünür hale getirileceğini söyledi. İnanç turizmi güçleniyor Bu vizyon doğrultusunda inanç turizmine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Köksal Aras, Eski kent dokusu içerisinde yer alan Azize Meryem Kilisesi’nin restorasyonuna başlandığını, ayrıca Tüccar Hoca Mescidi’nin restorasyonu için Muğla Valiliği ile görüşmeler yapıldığını aktardı. Yapıların restorasyonlarının tamamlanmasıyla inanç turizmine önemli katkı sunacağını ifade etti. Tarihi çeşmeler yeniden hayat bulacak Belediyeye ait, kültür varlığı niteliği taşıyan iki tarihi çeşmenin yıllardır atıl durumda olduğuna dikkat çeken Başkan Köksal Aras, Saatli Kule altındaki çeşme ile Şadırvan ve Kurşunlu Camii yakınındaki büyük çeşmenin restorasyonu için çalışmalara başlandığını açıkladı. Rölöve, restitüsyon ve restorasyon süreçlerinin Büyükşehir Belediyesi uzman ekipleri tarafından yürütüleceğini, MUSKİ’nin altyapı çalışmalarını gerçekleştireceğini belirten Köksal Aras, bu çalışmalarla birlikte çeşmelerden yeniden su akacağını söyledi. Şemsi Ana Türbesi restore edilecek Şemsi Ana Türbesi’nde restorasyon çalışmalarının başladığını ifade eden Köksal Aras, alanın herkesin oturup dinlenebileceği, günün her saatinde su sesinin hissedileceği bir huzur mekânı olarak düzenleneceğini kaydetti. Cumhuriyet kadınları kent hafızasında yaşatılacak Meclis toplantısında ayrıca Ortaköy Mahallesi’nde yürütülen numarataj yenileme çalışmaları kapsamında, cadde ve sokaklara Cumhuriyet tarihine damga vurmuş kadınların isimlerinin verilmesi önerisi ele alındı. Konunun İnceleme Komisyonu’na havale edildiğini belirten Köksal Aras, Cumhuriyet’in öncü kadınlarının isimlerini kent belleğinde yaşatmayı önemsediklerini ifade etti.