POLİTİKA - 20 Şubat 2026 Cuma 16:12

Bakan Kurum: "Muhalefet, ‘deprem bölgesine çöp kutusu gönderdim’ diye övünüyor, 455 bin yuvayı beğenmiyor"

A
A
A

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Gaziantep’te katıldığı "Ev Sahibi Türkiye" kura çekim töreninde, "Muhalefet, ‘deprem bölgesine çöp kutusu gönderdim’ diye övünüyor, 455 bin yuvayı beğenmiyor" dedi.

Bir dizi program için Gaziantep’te bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "500 Bin Sosyal Konut" projesi çerçevesinde "Ev Sahibi Türkiye" kura çekim törenine katıldı. Törende yapılan kura çekimi ile Gaziantep’te tamamlanması hedeflenen 13 bin 890 konutun hak sahipleri belirlendi. Törende konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, deprem bölgesinde yapılan çalışmalar ve sosyal konut çalışmaları ile ilgili verileri paylaştı. Önemli açıklamalarda bulunan Bakan Murat Kurum, deprem bölgesinde yapılan yatırımları örnek göstererek muhalefete sert tepki gösterdi.

"11 ilimizin yarınlarına sağlam bir temel attık"

Konuşmasına 6 Şubat depremleri sonrası yapılan çalışmalardan bahsederek başlayan Bakan Murat Kurum, "6 Şubat sabahı koşarak geldiğimiz ilk yer Nurdağı’mızdı; depremde neredeyse tamamı yıkılmıştı. Aynı şekilde İslahiye’miz de büyük ölçüde zarar görmüştü. Antep de dâhil 11 ilde, her milletin kaldıramayacağı çetin bir sınav yaşadık. Ancak gecikmeye mahal vermeden, en önemlisi de titiz bir çalışma yürüterek, depremden sonraki 46. günde, ilk yuvaların temellerini burada, Antep’imizde attık. Umutla, azimle, kararlılıkla çalışarak acının içinden yarınlarımızı çekip aldık. Gaziantep evimiz oldu, 10 ilimize de buradan koştuk. Ve hamdolsun, 11 ilimizin yarınlarına sağlam bir temel attık. Antep’imizde 31 bin, deprem bölgemizin tamamında da 455 bin konutumuzu tamamladık" dedi.

Bakan Kurum:

"Bütüncül bir yeniden inşa seferberliğini tamamladık, umutlar yıkıntıların altında kalmamıştır"

Deprem bölgesinde inşa seferberliği başlattıklarını belirten Bakan Kurum, "Sadece konut da değil, çarşısıyla, meydanıyla, sosyal donatısıyla, altyapısıyla, bütüncül bir yeniden inşa seferberliğiyle tamamladık. Bu süreçre Rabbime hep dua ettim, ‘Allah’ım, bu kardeşlerimi kimseye muhtaç etme. Bizi de onların karşısında mahcup eyleme’ dedim. Bugün burada görüyorum ki duamız yerde kalmamış, umutlar yıkıntıların altında kalmamıştır. Karşımda yükselen yuvaları gördükçe, evlerin ışıkları yandıkça içim huzur doluyor. Kapı önlerinde konuşan anneleri, umutla bakan gençleri, sokak aralarında koşturan çocukları görüyorum. Ve Rabbime, bizi mahcup etmediği için şükrediyorum" ifadelerini kullandı.

"2 yılda 455 bin konutu alnının akıyla teslim edecek başka bir ülke yoktur"

Bakan Kurum, 2 yılda 455 bin konutu tamamladıklarını da vurgulayarak, "Biliyoruz ki şu anda dünya üzerinde 2 yılda 455 bin konutun zemin etüdlerini yapacak, projesini çizecek, planlamasını tamamlayacak ve alnının akıyla teslim edecek başka bir ülke yoktur. Şu anda saatte 23, günde 550 konut üretecek tecrübeye, birikime ve azme sahip Türkiye’den başka bir ülkeden söz dahi edilemez. Avrupa’da, Amerika’da sellerde, yangınlarda vatandaşını sigorta şirketlerine havale eden bir anlayış varken Türkiye Cumhuriyeti Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde milletini hiç bir zaman darda, zorda, açıkta bırakmamıştır. Bu gayret, bu başarı, ülkemizin ve milletimizin başarısıdır" şeklinde konuştu.

"Asrın inşasındaki tecrübemizi 81 ilimize yaymak istiyoruz"

500 Bin Sosyal Konut projesiyle ilgili de konuşan ve asrın inşaasını ülke geneline yaydıklarını söyleyen Bakan Kurum, "Asrın inşasındaki tecrübemizi 81 ilimize yaymak istiyoruz. Bu anlayışla Yüzyılın Konut Projesini başlattık ve 500 bin sosyal konut projemizi hayata geçiriyoruz. ‘Ev Sahibi Türkiye’ projemiz kapsamında şehrimize kazandıracağımız 13 bin 890 sosyal konutun kuralarını çekerek sizleri yeni yuvalarınıza bir adım daha yaklaştıracağız. Gaziantep merkezde 12 bin, Araban’da 80, İslahiye’de 330, Karkamış’ta 30, Nizip’te 750, Nurdağı’nda 200, Oğuzeli’nde 300, Yavuzeli’nde 200 yuvamızı Gaziantepli kardeşlerimize sunacağız. Allah’ın izniyle Mart 2027 tarihinde de konutlarımızı teslim edeceğiz. Ben inanıyorum ki; bu yuvalar tamamlandığında Antep’imizde konut arzı artacak, kira ve fiyat baskısı azalacak; mahalle kültürü daha da güçlenecek, esnafa canlılık, sanayiye ise istikrar gelecek. Yani bugün attığımız bu adımla, vatandaşlarımızı sadece ev sahibi yapmakla kalmayacak; şehrin sosyal dokusunu güçlendirerek, vatandaşlarımızın yaşamını da kolaylaştıracağız. Ben bir kez daha yuvasına kavuşacak olan her bir kardeşimizin evlerinin hayırlı olmasını diliyor; yuvalarında sağlıkla, huzurla, afiyetle oturmalarını temenni ediyorum" ifadelerine yer verdi.

"Biz hizmetleri hayata geçiriyoruz, onlar algı operasyonları yapıyor"

Konuşmasının son bölümünde CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve muhalefete sert tepki gösteren Bakan Kurum, "Biz, tüm bu hizmetleri bir bir hayata geçirirken, bu ülkenin ana muhalefeti olma iddiasında bulunanlar deprem bölgesini kendilerine seçim malzemesi yapmaya çalışmaya devam ediyor. 3 yıldır vazgeçmediler. Algı operasyonlarıyla hizmetlerimizi yavaşlatmaya giriştiler. Gerçek dışı iddialarla hayata geçirdiğimiz projeleri itibarsızlaştırmaya çalıştılar. Evleri bitirdik, çarşıları, meydanları, okulları yaptık, bu kez de ‘evleri faizle verecekler’ diye göz göre göre yalan söylüyorlar. Anlattık, yine anlatalım. Biz, 24 yıldır tüm afet alanlarında ne yaptıysak, hangi şartları sunduysak, yine aynısını yapıyoruz. Yaptığımız 455 bin afet konutunun 351 milyar liralık altyapı bedelini tamamen biz karşılıyoruz. Kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yapıyoruz. Yani alt yapı da dahil konut fiyatlarının yüzde 65’ini devletimiz ödüyor. Ayrıca 2 yıl ödeme almayacağız. Vatandaşımız anahtarını aldıktan 2 yıl sonra ödemelere başlayacak. 18 yıl boyunca da aynı fiyatla ödeyecek. 8 bin 750 lira taksitle ev sahibi olacaklar" dedi.

"Muhalefet, ‘deprem bölgesine çöp kutusu gönderdim’ diye övünüyor, 455 bin yuvayı beğenmiyor"

Muhalefetin hizmet yapmak yerine laf yaptığını söyleyen Kurum, "Hala konuşuyorlar; hâlbuki bunlar, Gaziantep’e bir çivi bile çakmadılar. Hatay’daki Ulu Camii’ni gördünüz değil mi? ‘Biz yaparız’ diye üstlendiler, hala camiimiz enkaz halde. Hadi deprem bölgesini geçtim, bari kendi yönettiğiniz illerde hizmetinizi eksik etmeyin. İzmir’de yolların hali malum, İstanbul’da trafik Hindistan’a dönmüş durumda. Ankara’da trafik almış başını gitmiş, su sorunu bitmiyor. Yani daha milletimize su getirmekten aciz bu anlayış, çıkmış bize deprem bölgesinde şehircilik dersi vermeye kalkıyor. ‘Deprem bölgesine çöp kutusu gönderdim’ diye övünerek anlatıyor, 455 bin yuvayı beğenmiyor. Biz lafla değil, eserle konuşuyoruz Özgür bey. Siz daha temelini atmadan; biz anahtarları verir milletimizle çay içeriz. Siz enkazı kaldıramazsınız, biz yapar bitirir, camilerden ezan seslerini yükseltiriz. Siz teslim ettiğiniz çöp kutularıyla övünür, biz yeni çarşılarımızda, meydanlarımızda milletimizle sohbet ederiz. Onun için takdir etmeyi de bilmek lazım. Gerçi takdir edenlere de kızıyorlar. Bize teşekkür eden, hakkı teslim eden, ziyaret eden belediye başkanlarına küfür ediyorlar. Biz milletimizin hayrına yapılacak her adımda varız. Milletimiz için yapılacak her hizmeti, üstümüze düşen bir şey varsa yaparız. Bundan niye rahatsız oluyorsun? Ben söyleyeyim. Yıllarca mağduriyet edebiyatı yaptılar, artık onu yapacak malzemeleri kalmadı da ondan rahatsız oluyorlar. Sizi daha çok rahatsız edeceğiz Özgür bey. Çünkü biz milletimiz için çalışmaya, gece gündüz koşturmaya devam edeceğiz. Hamdolsun dünyadaki tüm ülkelerin de imrenerek izlediği bir afet toparlanma süreci yaşadık. Başarımız, hakkaniyetli her insanın malumudur. ‘Gölge etmesinler başka ihsan istemeyiz’ diyoruz, yolumuza devam ediyoruz" diye konuştu.

Bakan Kurum:

Konuşmaların ardından kura çekimi yapılarak kentte tamamlanması planlanan 13 bin 890 konutun hak sahipleri belirlendi. Törene Bakan Kurum’un yanı sıra Gaziantep Valisi Kemal Çeber, milletvekilleri, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, kent protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Uğur Dönek - Fatma Altınbaş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Uşak Uşak Belediyesi personeli, hasta iki kardeş için harekete geçti Uşak Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü personeli, DMD hastası olan Can ve Berat Kozak kardeşler için duygulandıran bir yardım kampanyası başlattı. Hizmet İş Sendikası Uşak İl Başkanı Cihan Aras öncülüğünde hayata geçirilen kampanya, Uşak halkının vicdanına ve dayanışma ruhuna seslendi. DMD hastası olan Can ve Berat Kozak’ın anneleri Sibel Kozak’ın dokuz aydır İsmetpaşa Caddesi’nde yaptığı çağrılar nihayet karşılık buldu. Belediye çalışanları adına kamuoyuna açıklamada bulunan Hizmet İş Sendikası Uşak İl Başkanı Cihan Aras, toplumsal yardımlaşma kültürüne dikkat çekerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Toplumun geçmişten bugüne uzanan dayanışma mirasına vurgu yapan Aras, ihtiyaç sahiplerine destek olmanın ortak sorumluluk olduğunu ifade etti. Aras, kampanyanın büyük bağışlardan ziyade küçük ama sürekli desteklerle başarıya ulaşabileceğini belirterek, "İçmesem de olur diyebileceğiniz bir bardak kahve, almasan da olur diyebileceğiniz bir paket sigara, takmasan da olur diyebileceğiniz küçük bir takı Bunların her biri Can ve Berat için bir damla olacak" sözleriyle çağrıda bulundu. İsmetpaşa Caddesi’nde aylardır süren yardım arayışını hatırlatan Aras, tüm Uşaklıları kampanyaya katkı sunmaya davet etti. Açıklamada söz alan anne Sibel Kozak ise yaşadığı süreci duygusal ifadelerle anlattı. Dokuz aydır iki evladı için mücadele ettiğini dile getiren Kozak, kampanyanın hayata geçirilmesinde emeği bulunanlara teşekkür etti ve Ramazan ayının dayanışma ruhuna dikkat çekti. "Bu Ramazan Can ve Berat’ı inşallah tedaviye gönderelim. Hep beraber vereceğiniz fitre iki evladıma umut olur musun?" ifadeleriyle destek isteyen anne, kampanyanın başarıya ulaşmasının Uşak halkının katkısıyla mümkün olacağını belirtti. "Sizler olmadan bu mücadeleyi kazanamayız" diyerek çağrısını yineleyen Kozak, destek veren ve dua eden herkese teşekkür ederek açıklamasını tamamladı.
Antalya Antalya’da adliye personeli iftarda buluştu Antalya Adliyesi’nde düzenlenen iftar programı, yargı teşkilatı mensuplarını ve adliye personelini aynı sofrada buluşturdu. İftar sonrası konuşan Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci, Ramazan ayının sabır, paylaşma ve dayanışma ayı olduğunu belirterek, bu mübarek ayın birlik ve beraberliği pekiştirdiğini vurguladı. Adalet hizmetinin büyük bir sorumluluk gerektirdiğini hatırlatan Başsavcı Kahveci, hakim ve Cumhuriyet savcılarının adaletin tesisi için gösterdikleri kararlılık ve fedakârlığın önemine dikkat çekti. Adliye personelinin de adalet mekanizmasının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Cumhuriyet Başsavcısı Kahveci, yargı hizmetlerinin düzenli ve etkin şekilde yürütülmesinde personelin özverili çalışmalarının büyük önem taşıdığını dile getirdi. Cumhuriyet Başsavcısı Kahveci şu ifadeleri kullandı: "Adalet, yalnızca mahkeme salonlarında verilen kararlardan ibaret değildir; adalet, bu çatı altında görev yapan her bir hakimimizin, Cumhuriyet savcımızın ve personelimizin emeği, vicdanı ve sorumluluk bilinciyle hayat bulur. Biz büyük bir adalet ailesiyiz. Ramazan ayının bereketiyle daha da güçlenen bu birlik ruhu, toplumun adalete olan güveninin en sağlam teminatıdır." Adalet Komisyonu Başkanı Hayati Karaaslan da konuşmasında, yargı teşkilatının güçlü yapısının ekip ruhu ve karşılıklı güvenle mümkün olduğunu belirterek, Ramazan ayının birlik ve dayanışmayı güçlendirdiğini dile getirdi. Program, edilen duaların ardından sona erdi. Antalya Adliyesi hizmet binasında gerçekleştirilen programa; Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci, Adalet Komisyonu Başkanı Hayati Karaaslan, Cumhuriyet Başsavcı Vekilleri, Mahkeme Başkanları, hakim ve Cumhuriyet savcıları ile adliye personeli ve aileleri katıldı.