POLİTİKA - 29 Mayıs 2025 Perşembe 17:33

Başkan Şahin, Halep’te

A
A
A
Başkan Şahin, Halep’te

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Suriye Arap Cumhuriyeti Halep Valiliği arasında imzalanan yeni protokolle iki şehir kardeş ilan edildi.


Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile Halep Valisi Azzam Al Gharib tarafından imzalanan protokol ile iki şehir arasında altyapıdan kültürel mirasa, tarımdan sanayiye kadar uzanan geniş bir yelpazede kurumsal ve teknik iş birliğini güçlendirmeyi hedefliyor.



Yerel yönetimler düzeyinde stratejik ortaklık


Yeni protokol, karşılıklı deneyim paylaşımını esas alarak şehir yönetimi alanında bilgi ve tecrübe aktarımını kurumsal zemine oturtuyor. Özellikle altyapı ve üstyapı projeleri, ulaşım sistemleri, atık yönetimi, çağdaş şehircilik uygulamaları, çevre politikaları ve belediye hizmetlerinin etkinleştirilmesi konularında iki şehir arasında ortak çalışma yürütülmesi öngörülüyor. Aynı zamanda protokol, yerel yönetimlerin kriz ve afet yönetimi gibi stratejik alanlarda dayanışma içinde hareket etmesini ve sınır ötesi yerel diplomasinin güçlendirilmesini de teşvik ediyor.



"Kardeşlik hukukuyla, komşuluk hakkıyla eski günlere çok daha hızlı döneceğiz"


Protokol imza töreninde konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, ev sahipliği için Gazi şehir ve ülke adına teşekkür ederek, "Bugün ev sahipliğinden dolayı kıymetli valime bütün arkadaşlarım adına, şehrim adına, ülkem adına çok teşekkür ediyorum. Çok önemli bir protokol imzaladık. Bu protokole göre özellikle Halep’in yeniden yapılanmasını, Halep’in eski haline dönmesi, Gaziantep-Halep ilişkilerini, bizim şu anda mültecilerimizin yüzde sekseni Halep’ten gelen kardeşlerimiz, onların gönüllü, güvenli, onurlu bir şekilde geri dönüşünü sağlayacak bir protokol imzaladık. En kötüsü geride kaldı. Önümüz çok aydınlık, çok ferah. Gücümüzü birleştirdiğimiz zaman kardeşlerimizle birlikte, kardeşlik hukukuyla, komşuluk hakkıyla eski günlere çok daha hızlı döneceğiz. Birlikte başaracağız. Burada bir devlet aklı var. Cumhurbaşkanımızın Ahmed eş-Şara ile olan birlikte bir kardeşliği var. Biz de yerelde, valimiz, belediye başkanlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla ve iş dünyasıyla bugün güçlü bir heyette buraya geldik. En önemlisi Gaziantep Büyükşehir’in elinde çok büyük bir beşeri sermaye var. Yetişmiş insan gücü var. Türkiye Yüzyılı belediyeciliğini en iyi ete kemiğe büründürmüş bir kaynak var. Bu kaynak beşeri sermaye. Bu beşeri sermayeyi birleştirdiğimizde Halep’e dair, Halep’in sorunlarına dair, altyapısından, üst yapısına, ulaşımdan, kültürüne enerjisinden, bilişimine bütün tecrübemizi buraya aktarmak istiyoruz ve Halep’i eski günlerine kavuşturmak istiyoruz. Bunu birlikte başaracağız diyor. Bu güzel el sahipliğinizden dolayı hepinize çok teşekkür ediyoruz" dedi.



"İnşallah beraber Halep’i inşa edeceğiz"


İmza töreninde konuşan Halep Valisi Azzam Al Gharib ise Halep ve Gaziantep halkı için mutlu bir gün olduğunu dile getirerek, "Halep ve Gaziantep çok eski iki şehirler. 400 yıl boyunca birleşik bir şekilde tarihlerimiz birleşmiştir. Bugün, tarihimizin gelişmesine ve yeniden güzel tarihimizi yazmaya çalışıyoruz. Çok mutluyuz ve değerli deneyimlerimizden istifade ediyoruz. Fatma Şahin’in yaptığı ziyarette birçok şeyden bahsettik. Yol, araçlar, ziraat, su, parklar gibi. İnşallah beraber Halep’i inşa edeceğiz" diye konuştu.



Kültürel miras, tarım ve ekonomik gelişim vurgusu


Halep’in tarihi ve kültürel dokusunu yeniden ayağa kaldırmayı hedefleyen protokolde, kültürel mirasın korunması, restorasyonu ve tanıtımı için seminerler, kongreler ve uluslararası iş birlikleri düzenlenmesi karara bağlandı. Bu kapsamda Gaziantep’in kültürel restorasyon deneyiminin Halep’e aktarılması planlanıyor.


Tarım ve üretim alanında da önemli iş birlikleri içeren protokol; tohum, fide, sulama sistemleri, üretici destekleri gibi başlıklarda ortak projelerin geliştirilmesini ve karşılıklı saha çalışmaları yapılmasını öngörüyor. Bunun yanı sıra sanayi, ticaret ve yerel ekonominin canlandırılmasına yönelik yerel paydaşların dâhil olacağı modeller oluşturulması hedefleniyor.



Düzenli toplantılarla sürdürülebilirlik sağlanacak


Taraflar, protokolün etkin şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla düzenli aralıklarla toplantılar düzenleyecek. Eğer yüz yüze toplantı yapılamazsa belge teatisi yoluyla istişareler sürdürülecek. Protokolde yapılacak herhangi bir değişikliğin ise ancak yazılı ve karşılıklı mutabakatla geçerli olacağı hüküm altına alındı.



Barış ve kardeşliğin yerelden yükselen sesi


İki şehir arasında imzalanan bu protokol, yalnızca teknik bir iş birliği değil; aynı zamanda bölgesel barışın, kardeşliğin ve ortak kalkınmanın da sembolü olarak görülüyor. Gaziantep’in Halep ile kurduğu bu güçlü bağ, sınır ötesi insani diplomasinin ve yerel yönetim dayanışmasının en somut örneklerinden biri olma özelliğini taşırken, Suriyelilerin ülkelerine gönüllü geri dönüşleri için de bölgede yaşam şartlarının iyileşmesini içeriyor.


Başkan Şahin’in Halep programı kapsamında Türkiye’nin Halep Başkonsolosu Hakan Cengiz’i de ziyaret etti. Ziyarette iki şehir arasında yürütülen kardeşlik protokolünün gelişmesi için ortak çalışmaların devam edileceği vurgulandı.



Başkan Şahin, Halep’te

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Manisa’daki derin FETÖ yapılanması çökertildi Manisa’da FETÖ’ye yönelik 3 Nisan’da düzenlenen operasyonda yakalanan 47 şüpheliden 44’ü gözaltına alındı. 6 Nisan’da gözaltına alınan şüphelilerden 21’i tutuklandı, 23’ü hakkında adli kontrol tedbirleri uygulanmasına karar verildi Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 47 şüpheli hakkında başlatılan soruşturmada, terör örgütünün Manisa genelinde yeniden hücre yapılanmasını genişletmek için yaptığı çalışmalar ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında edinilen bilgilere göre; terör örgütünün ilde kadın ve erkek yapılanması şeklinde iki farklı yapı kurduğu ve kadın yapılanmasının doğrudan sözde "il imamına" bağlı çalıştığı belirlendi. Yeni haberleşme araçları Signal Güvenlik güçlerinin takibine takılmamak için örgüt üyelerinin yüz yüze görüşmekten ziyade FETÖ tarafından temin edilen cihazlar ile "Signal" ve benzeri uygulamalar üzerinden görüşmelerini sağladığı tespit edildi. FETÖ’nün yeni hedefi ortaokul öğrencileri Soruşturmada en fazla dikkat çeken detaylardan birisi de terör örgütünün yeniden eleman kazanma stratejisi oldu. Örgütün yeni hedefinin ortaokul öğrencileri olması dikkat çekti. FETÖ tarafından ortaokul öğrencilerinin içinden seçilen öğrencilerin, özel öğretmenler aracılığıyla "KINALAMA" adı verilen yöntemle özel yetiştirilmesinin planlandığı belirlendi. Paravan şirketler aracılığıyla örgüte maddi kaynak sağlanıyor Yurt dışı bağlantılı şirketler üzerinden yapılan para transferleri de soruşturmada dikkat çeken bir diğer detay oldu. FETÖ tarafından "arsa alım satımı" adı altında yurt dışında kurulu bir şirket üzerinden gönderilen para sisteme sokularak, örgüte maddi destek sağlanıyor. Örgütün güncel olarak finans ve eğitim başta olmak üzere tüm eylemlerine devam ettiği ve İzmir bölgeye bağlı olarak faaliyet yürüttüğü de tespit edildi. Terör örgütüne yapılan baskınlarda yaklaşık 22,5 milyon lira değerinde altın, döviz ve Türk lirası ele geçirildi. Terör örgütü, cezaevindeki üyelerinin ailelerine de düzenli yardım yaparak, kendisine olan bağlılığı diri tutmaya çalışıyor. Manisa’daki derin FETÖ yapılanması çökertildi 3 Nisan’da düzenlenen operasyonda yakalanan 47 şüpheliden 44’ü gözaltına alındı. 6 Nisan’da gözaltına alınan şüphelilerden 21’i tutuklandı, 23’ü hakkında adli kontrol tedbirleri uygulanmasına karar verildi. Yetkililer, FETÖ/PDY’nin Manisa yapılanmasına ilişkin soruşturmanın devam ettiğini bildirdi.
Denizli Çameli Belediye Meclisinden kırsal mahalle kararı 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun Ek Madde 3’ü ile 7254 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında, kırsal mahalle ve kırsal yerleşik alan yönetmeliği doğrultusunda Çameli ilçesi sınırları içerisinde bulunan mahallelerin kırsal yerleşim özelliği taşıyıp taşımadığının tespiti konusu Çameli Belediye Meclisinde görüşülmüştür. 31 Aralık 2025 tarihinde sona eren yasal düzenleme çerçevesinde, mahalle muhtarlarımızın talepleri de dikkate alınarak yapılan değerlendirmeler sonucunda; Çameli merkez mahalleler hariç köyden dönüşen tüm mahallelerin kırsal mahalle statüsünde kalmasının uygun olduğuna Belediye Meclisinde oy birliği ile karar verilmiştir. Alınan bu karar, ilgili mevzuat gereği Denizli Büyükşehir Belediyesi Meclisi’ne gönderilecek olup, nihai karar Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından verilecektir. "Tek amacımız kırsal yaşamın teşvik edilmesi ve vatandaşlarımızın mevcut hak ve imkanlardan yararlanmasıdır" Bu karar ile amaçlarının kırsal alanda vatandaşların desteklenmesi olduğunu belirten Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan; "Bu karar ile temel amacımız; kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın desteklenmesi, kırsal yaşamın teşvik edilmesi ve vatandaşlarımızın mevcut hak ve imkanlardan yararlanma ya devam etmesinin sağlanmasıdır. Alınan kararın ilçemize ve tüm mahallelerimize hayırlı ve uğurlu olmasını dileriz" dedi.
Kayseri "Araçlarda ÖTV indirimi tüm engellileri kapsamalı" Kayseri’de avukatlık yapan ve yüzde 81 oranında bedensel engelli olan İsmail Arslan, ÖTV Kanunu’nda yapılan düzenleme ile ilgili yaptığı açıklamada, "Engel oranı ne olursa olsun tüm engelliler için araç alımında ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanma hakkı tanınmalıdır" dedi. Kayseri’de avukatlık yapan İsmail Arslan, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda yapılan düzenleme ile sadece ortopedik engellilere ÖTV ve MTV muafiyeti tanınması, zihinsel veya başka gerekçelerle araç süremeyeceklere hak tanınmaması konusunda açıklama yaptı. Araç ve toplu taşıma araçlarını kullanabilir durumda olmayan tüm engellilere ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanma hakkı tanınmasını gerektiğini söyleyen Arslan, "Engellilerin araç alımlarında ÖTV bağışıklığından yararlanma konusunda yeni bir gelişme oldu ve bu konuda çokça sorun doğdu. Yüzde 81 bedensel engelli, vergi hukuku alanında çalışan bir avukat olarak ülke idaresindeki insanların yanlış yapma, hatalı ve hukuka uygun olmayan kararlar verme hakları yoktur. Bu minvalde atılan her imzadan ciddi bicinde sorumludurlar ve alınan kararların arkası, önü iyi hesap edilmelidir. TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen 259 Sayılı Kanun Teklifi. verilen bir önergeyle aşağıdaki hüküm eklenerek kabul edildi. Özel Tüketim Vergisi Kanunu/nun 7. maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinin c alt bendi yeniden düzenlenmiştir. Hesaplanması gereken Özel Tüketim Vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 2 milyon 873 bin 900 TL’yi aşanlar hariç, motor silindir hacmi 2 bin 800 santimetreküpü aşanlar hariç ve G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler ile engelli sağlık kurulu raporunda ortopedik engelliği yüzde 40 ve üzeri olup, bu engel durumu nedeniyle sürücü belgesi alamayan malul ve engelliler tarafından burada sadece ortopedik engellilere bu hakkın tanınması ve zihinsel veya başka gerekçelerle araç süremeyeceklere bu hakkın tanınmaması hakkaniyete ve hukuka uyar değildir" dedi. Arslan, "Cumhurbaşkanımızdan yasa önünüze geldiğinde bu yönde düzenleme yapılması için Meclis’te geri göndermesini talep ediyorum. Anayasa Mahkemesi’nin ÖTV Kanunu 7/2-c maddesindeki ‘Bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul ve engelliler tarafından’ bölümünü iptal eden kararı 26.06.2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış, yürürlük tarihi 9 ay sonra olarak karar verilmişti. Söz konusu 9 ay 26.03.2026 tarihinde dolmuş olup, iptal kararı yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle bugün Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararındaki gerekçeleri karşılanarak yeni bir yasal düzenleme yapılmalıdır. Yasayı Meclis yapar, ancak hukuka uygun hazırlığı hükümete düşer. Bu başvuruyu CİMER üzerinden Strateji Başkanlığı’na kendi adıma iletmiştim. Meclis’e cevabı geldi. Anayasa Mahkemesi idarenin hakkı daralttığı ve araç kullanabilir durumda olmayan engelliler için bu hakkı vermediği için yasayı iptal etmişti. Oysa şu an ortada artık yasa da olmadığı için tüm yüzde 90 altında engelliler haktan mahrum kaldılar ki bu işin aslı 2013 yılından bu yana engellilere tanınan hakların suistimalinin bütçeye getirdiği yükler kökenlidir. Engel oranı ne olursa olsun araç kullanabilir durumda olmayan veya toplu taşıma araçlarını kullanabilir durumda olmayan tüm engelliler için araç alımında ÖTV ve MTV bağışıklığından yararlanma hakkı tanınmalıdır. Ayrıca engel durumu otomatik vites veya tertibatlı araç kullanmasını gerektiren engelliler de bu vergileri ödememelilerdir. Suistimal de engellenmelidir. Bir tarafta engelli çocuğu araç içinde tuvalet ihtiyacını ancak karşılayabildiği için araca ihtiyaç duyanlar, diğer tarafta torunlar gezme tozma için dedesinin üzerinden araç almak isteyenler. Bu konu çok hassas. Geçen sene araç alımlarının büyük bir kısmı engelli alımlarını oluşturdu ise bu husustaki suistimal daha da artacak demektir ki, bu da göz ardı edilmeden hukuka da uygun bir yasa çıkmalıdır. Devlet yasama-yargı-yürütme sacayakları üzerinde iş yapar ve tüm unsurlar uyumlu olmalıdır. Bu geçiş döneminde araç ihtiyacı olup bağışıklıktan faydalanamayan engellilere de önerim bir vergi hukuku avukatı olarak şu şekildedir: Aracın ÖTV’sini ihtirazi kayıtla ödetsinler veya bayi buna yanaşmazsa bizzat araç sahibinin adına aracın alındığı il defterdarlığına hitaben ödenen ÖTV ve ÖTV üzerinden hesap edilen KDV için ihtirazi kayıt ve ödemenin iadesi dilekçesi versinler. Ret halinde vergi mahkemesine dava etsinler. Yargı süreci uzasa da hakları olanı alacaklardır kanısındayım" ifadelerini kullandı.