KÜLTÜR SANAT - 12 Ocak 2026 Pazartesi 16:17

Coğrafi işarette Gaziantep ilk sırada

A
A
A
Coğrafi işarette Gaziantep ilk sırada

Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla coğrafi işaretli ürün sayısının bin 806’ya ulaştığını, Gaziantep’in ise 107 coğrafi işaretli ürünüyle bu alanda Türkiye genelinde ilk sıradaki yerini güçlendirerek sürdürdüğünü açıkladı.


Coğrafi işaretli ürünlerin yalnızca ekonomik bir değer taşımadığını, aynı zamanda yüzyıllar boyunca süzülerek günümüze ulaşan üretim kültürünün ve yerel hafızanın en somut göstergeleri olduğunu vurgulayan Akıncı, Gaziantep’in bu alandaki öncülüğünün hem bölgesel kalkınmaya hem de kültürel sürdürülebilirliğe güçlü katkılar sunduğunu söyledi.


Gaziantep’in, tarih boyunca medeniyetlerin kesişme noktasında yer alan bir şehir olarak mutfağıyla, tarımıyla ve üretim geleneğiyle Anadolu’nun en zengin kültürel miraslarından birine ev sahipliği yaptığını belirten Akıncı, "Coğrafi işaretli ürünlerimiz; bu toprakların iklimini, emeğini, bilgisini ve ustalığını yansıtan paha biçilmez değerlerdir. Gaziantep olarak yalnızca üretmiyor, aynı zamanda bu mirası koruyor ve geleceğe taşıyoruz. 107 coğrafi işaretli ürünle Türkiye’de ilk sırada yer almamız, bu bilinçli yaklaşımın en somut sonucudur" dedi.


Gaziantep Ticaret Borsası’nın coğrafi işaretler konusundaki çalışmalarına özel bir parantez açan Akıncı, bugüne kadar kentin 24 coğrafi işaretli ürününün tescilini GTB olarak gerçekleştirdiklerini hatırlattı. Akıncı, "Bulunduğu şehir adına en fazla coğrafi işaret tescili alan kurumlar arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. Bu, sadece bir sayı değil; üreticiye sahip çıkmanın, geleneksel yöntemleri korumanın ve yerel değeri markaya dönüştürmenin ifadesidir. 2026 yılında da hem Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde hem de Avrupa Birliği sürecinde çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.


Gaziantep’in ab tescilli lezzetleri artıyor


Gaziantep’in coğrafi işaret alanındaki başarısının Avrupa Birliği tescilleriyle uluslararası boyuta taşındığını vurgulayan Akıncı, Gaziantep Baklavası, Araban Sarımsağı ve Menengiç Kahvesi’nin AB tarafından tescil edildiğini, GTB öncülüğünde Antep Fıstık Ezmesi ve Antep Lahmacunu’nun da AB tescili aldığını söyledi. Akıncı ayrıca, Antep Muskası ve Antep Bulguru için başvuru süreçlerinin devam ettiğini ifade etti.


Bu ürünlerin yalnızca Gaziantep mutfağının değil, Türk gastronomisinin de dünya vitrinindeki temsilcileri olduğunu aktaran Akıncı, "Gaziantep mutfağı; tarih, coğrafya ve emeğin birleştiği çok katmanlı bir kültürdür. AB tescilleri, bu zenginliğin uluslararası alanda da kabul gördüğünün açık göstergesidir" dedi.


Türkiye’de coğrafi işaretlerin tablosu


Türkiye genelinde 2025 yılı itibarıyla coğrafi işaretli ürün sayısının bin 806’ya ulaştığını belirten Akıncı, iller bazındaki dağılıma da dikkat çekti. Gaziantep’in 107 ürünle ilk sırada yer aldığını aktaran Akıncı, "Gaziantep’i 88 ürünle Konya, 61 ürünle Erzurum ve 59 ürünle Diyarbakır takip ediyor. Anadolu’nun dört bir yanında tescillenen bu ürünler, Türkiye’nin kültürel çeşitliliğini ve üretim zenginliğini ortaya koyan canlı bir harita niteliği taşıyor" ifadelerini kullandı.


Coğrafi işaretlerin üreticinin emeğini koruyan ve yerel markaların değerini artıran önemli bir araç olduğunun altını çizen Akıncı, bu sistemin aynı zamanda kaliteyi ve özgünlüğü garanti altına aldığını söyledi. Akıncı, "Coğrafi işaretler; kırsal kalkınmadan ihracata, gastronomi turizminden istihdama kadar geniş bir alanda katma değer üretmektedir. Gaziantep olarak biz, bu alanda sadece lider değil, aynı zamanda örnek bir model olmayı sürdürüyoruz" diyerek açıklamasını tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Aydemir’den Kayseri’ye çağrı: "Vatandaşımız Tıkyemek’e sahip çıkmalı" Kayseri Lokantacılar ve Pastacılar Odası Başkanı Altan Aydemir, yeniden başkan seçilmesinin ardından ilk projelerinin imalathane kurmak olacağını söyledi. Kayserili vatandaşlara da çağrıda bulunan Aydemir, "Vatandaşımızın kendini düşünerek, Tıkyemek’e sahip çıkması lazım" dedi. Kayseri Lokantacılar ve Pastacılar Odası Başkanı Altan Aydemir, gündeme dair açıklamalarda bulundu. Yeniden başkan seçilmesinin ardından yapacakları ilk projenin 16 bin metrekarelik alana imalathane kurmak olacağını dile getiren Aydemir; "Yeni dönemde göreve geldikten sonra yapacağımız ilk projemiz, imalathane kurmak olacak. Çalışmalarımızda da sonra yaklaştık. Şu anda 16 bin metrekare arsamızı temin ettik. Milli Emlak’tan bu arsanın satışını istedik. Önümüzdeki hafta içerisinde görüşmelerimizi yapıp, Ankara’dan satışını almaya gideceğiz. 16 bin metrekare alanımıza 50 tane dükkan sığıyor. Toplu sanayi sitesine benzer şekilde bizde de toplu imalathane olacak. Yufka, lokum, pasta ve yemek üreten kişilerin imalathanelerini bu yapacağımız alana taşımak istiyoruz. Şimdi bina altlarında üretim için ruhsat verilmiyor. Daha önceden ruhsatını alan vatandaşlarda yeni devir yaptığında alan kişi oraya tekrar ruhsat alamıyor. Biz şehrin hemen 6-7 kilometre dışında kuracağımız imalathaneyi İl Tarım Müdürlüğü’müzün kriterlerine göre yapacağız. Denetimlere gelindiğinde ‘burasının böyle olması gerekiyor’ demesine kalmaksızın projemizi yapacağız. Teknolojiye uyumlu, akıllı bir imalathane olacak. Burada iş yapacak üyelerimiz de kira öder gibi mülk sahibi olacaklar. Alan aldığı kadar yer yapacağız ve fazla kişiyi kaydetmeyeceğiz. Buraya başvuru yapacak üyemizin, imalat ruhsatı olması lazım. Devletimiz yapının yüzde 70’ini ödeyerek, yapılacak imalathaneyi teslim edecek. Burayı alacak üyemizde yüzde 30’unu ödedikten sonra devletimiz karşıladığı yüzde 70’lik kısmı ilk 2 yılı ödemesiz, 11 yıla yayıyor. Buradaki kullanabileceğimiz alan kısıtlı ama talep ulursa bir başka yerde yine proje yaparız. Projemiz Türkiye’de ilk olan bir proje olacak" ifadelerini kullandı. "Tıkyemek’e sahip çıkalım" Vatandaşların kendilerini de düşünerek, Tıkyemek projesine sahip çıkması gerektiğini ifade eden Aydemir; "Tıkyemek projemizde üyelerimizi tamamladık. 2 kurye firmasıyla görüştük. Birisi Kayseri’de diğeri de Ankara’dan geldi. Hatta önümüzdeki hafta içerinde görüşmelerimiz olacak. Tıkyemek hem esnafın kazandığı hem de vatandaşın kazandığı bir proje. Esnafımız bu projeye çok sahip çıktı. Çevre illerden de takip ediliyor. Oralarda da talep var ve çalışmalar yapılıyor. Tıkyemek’te bin 500 esnafımız var. Bu projemize marketleri de dahil etmek istiyoruz. Projemiz öncelikle Kayseri için. Aracı firma bizim üzerimizden rant elde ediyor. Türkiye genelindeki esnaflarımız bu durumdan çok muzdarip. Biz bu yüzden böyle bir proje geliştirdik. Tıkyemek artık hayatımıza girdi. Vatandaşımızın kendini düşünerek, Tıkyemek’e sahip çıkması lazım. Düşük fiyata aynı ürünü yemiş olacak" dedi. "Devletimizin büyük imkanları var" Çıraklık okulunda eğitim görüp, işletmelerde çalışan öğrencilerin sigortalarının devlet tarafından yapıldığını ve bunun esnaf için çok değerli olduğunu belirten Aydemir; "Çıraklıktan çıkıp, bizim işletmelerimizde iş öğrenen arkadaşlarımızın sigortasını devletimiz yapıyor. Bu önemli genç arkadaşımız merdivenden düşebilir. Belki başka bir kaza geçirebilir. Bu da işletmeye çok büyük külfet getirir. Devletimiz bunların önüne geçmek için çıraklık yapmak için yanımıza gelen arkadaşları sigortalı yapıyor. Bunun bile bizim için çok büyük artısı var. Devletimizin gerçekten çok büyük imkanları var. Önceden Bağ-Kur borcu olanlar hizmet alamıyorlardı. Şimdi Bağ-Kur’a borcu da olsa yıl sonuna kadar hastanelerde hizmet alabilirler. Benim ‘Bağ-Kur’a borcum var’ deyip, gitmemezlik etmesinler" şeklinde konuştu.
Konya KTO’da Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkan Yardımcısı Kutluhan Taşkın, Konya Ticaret Odası’nda (KTO) meclis üyeleriyle bir araya geldi. KTO Başkanı Selçuk Öztürk, "Reel sektörün sahadan gelen geri bildirimlerinin dikkate alınmasını, kamu ile özel sektör arasındaki istişare kültürünün güçlenmesini son derece kıymetli buluyoruz" dedi. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkan Yardımcısı Kutluhan Taşkın, Konya Ticaret Odası’nda Meclis Üyeleriyle bir araya geldi. Konya Ticaret Odası Şubat Ayı Meclis Toplantısı öncesinde gerçekleşen buluşmada, Türkiye’nin ekonomi politikalarının mevcut yönü ve bu politikaların reel sektör üzerindeki yansımaları kapsamlı şekilde ele alındı. Toplantıda, meclis üyeleri tarafından reel sektörün talep ve beklentileri dile getirilirken, Başkan Yardımcısı Taşkın yöneltilen soruları yanıtladı. Görüşmenin ardından Konya Ticaret Odası Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkan Yardımcısı Kutluhan Taşkın’ı Oda Meclislerinde ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, "Meclis üyelerimizle bir araya gelerek ekonomik gelişmeler ve reel sektörün beklentilerini paylaştığımız hemşehrimiz başkan yardımcımıza katılımları ve değerli katkıları için teşekkür ediyorum. Ekonomi politikalarının tasarımında reel sektörün sahadan gelen geri bildirimlerinin dikkate alınmasını son derece kıymetli buluyor; kamu ile özel sektör arasındaki istişare kültürünün daha da güçleneceğine inanıyoruz" dedi "Uygulanan politikalar ekonominin geleceğine olan inancımızı artırıyor" Konuşmasında küresel ve ulusal ekonomik gelişmelere de değinen Başkan Öztürk, son yıllarda yaşanan belirsizliklerin Türkiye ekonomisi açısından önemli bir sınama süreci oluşturduğunu ifade etti. Öztürk, "Pandemi sonrası oluşan kırılgan dengeler, artan jeopolitik riskler ve küresel finansal sıkılaşma süreci, ülkemizi de etkilemiştir. Bu dönemde özellikle 2023 sonrası uygulanan ekonomi politikalarının daha öngörülebilir, kural temelli ve dezenflasyonu merkeze alan bir çerçeveye oturtulmuş olması önemli bir kazanımdır" diye konuştu. Enflasyonla kararlı mücadelenin sürdürülmesi, mali disiplinin güçlendirilmesi ve para politikasında sadeleşme adımlarının orta vadede makroekonomik istikrar açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Öztürk, "Bugün gelinen noktada beklentilerin daha rasyonel bir zemine oturduğunu, finansal göstergelerde kademeli bir dengelenme sürecinin başladığını ve ekonomi yönetiminin piyasa mekanizmasını önceleyen bir yaklaşım sergilediğini görmekteyiz. Bu sürecin, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güçlü bir koordinasyon ve uzun vadeli bir perspektifle yürütülmesi, reel sektör olarak ekonomimizin geleceğine olan inancımızı artırmaktadır" ifadelerini kullandı. Başkan Öztürk, reel sektörün temel beklentisinin; enflasyonla mücadeleden taviz verilmeden, üretim kapasitesini, istihdamı ve ihracat potansiyelini koruyacak seçici ve hedefli desteklerin sürdürülmesi olduğunu belirterek, "Güçlü bir makroekonomik denge ancak güçlü ve sürdürülebilir bir reel sektör yapısıyla mümkündür" dedi. Ekonomik değerlendirmelerin ardından Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, oda ve iştiraklerinin Şubat ayı faaliyetlerine ilişkin bilgilendirme sunumunu meclis üyeleriyle paylaştı.