Gaziantep’te 44 yıllık sedef kakma ustası Metin Gül, UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listelesi’nde bulunan geleneksel Sedef Kakma Sanatı’nı yaşatmaya çalışıyor.
Osmanlı Dönemi’nde Fatih Sultan Mehmet başta olmak üzere birçok padişahın uğraş verdiği sedef kakma sanatının Gaziantep’teki sayılı ustalarından olan 57 yaşındaki Metin Gül, mesleğini sürdürmek için büyük çaba sarf ediyor.
Mesleğini ayakta tutmak istiyor
Tarihi Gaziantep Kalesi’nin yanındaki atölyesinde sandıktan rahleye, mücevher kutularından sehpaya, aynadan bastona ve çeyiz sandığının yanı sıra sedef işlemeli orijinal Osmanlı tüfeği, hançer, kılıç ve silah kabzasına kadar çok sayıda ürünü alıcısıyla buluşturan 57 yaşındaki Metin Gül, mesleğini ayakta tutmak istiyor.
İlkokulu bitirdikten sonra 13 yaşındayken sedef kakma ustası olan dayısı Mehmet Bıyık’tan mesleğin tüm inceliklerini öğrenen Gül, dayısından öğrendiği mesleğini 44 yıldır 20 metrekarelik dükkanında severek sürdürüyor.
Osmanlı döneminde Fatih Sultan Mehmet ve II. Abdülhamid Han başta olmak üzere birçok padişahın ilgi gösterdiği köklü bir süsleme sanatı olan sedef kakma mesleğinde 44 yılı geride bırakan Gül’ün el emeği göz nuru yaptığı ürünler turistlerden büyük ilgi görüyor.
Mesleğinin yok olmaması için çabalıyor
Atölyesinde uzun saatler çalışan, bin bir emek ve zahmetle gün boyu sedef parçalarını ahşap üzerine açılan çukur veya oymalara yerleştiren Gül, bu sanatın genç kuşaklara aktarılması ve yok olmaması için çabalıyor.
Ürettiği tüm ürünleri Türkiye’nin farklı illerindeki müşterilerinin yanı sıra Avrupa ülkelerinde bulunan müşterilerine gönderen Gül, çocukluğundan beri bu sanat dalına ilgi duyduğunu söyleyerek 44 yıllık sedefkar olduğunu söyledi.
"Mesleği dayımdan öğrendim"
Sedef kakma sanatının unutulmaya yüz tutmuş meslekler arasında yer aldığını belirten Gül, "Sedef kakma sanatı dayı mesleği. Bu mesleği dayımdan öğrendim. Mesleğe başladığımda 13 yaşındaydım ve şu anda 57 yaşındayım. Yaklaşık 44 yıldır bu mesleği yapıyorum. Aynı zamanda Allah rahmet etsin ve bir diğer ustamda Ahmet Bıyık’tı. Dayımdan sonra bana mesleği Ahmet Bıyık öğretti. Yıllardan beri de ben geçimimi bu meslekten sağlıyorum. Mesleğimi seviyorum ve güzel bir mesleğimiz var. Mesleğin tüm detaylarını biliyorum. Hem çizim yaparım hem de tel işlerim" dedi.
Sedefteki motiflerin genellikle Selçuklu ve Osmanlı motifleri ile geometrik motifler olduğunu belirten Gül, ürünlerinin çok beğenildiğini ve turistlerin büyük ilgi gösterdiğini ifade etti.
"Meslekte yetişen eleman yok"
Mesleği öğretecek eleman bulamamaktan yakınan Gül, "Mesleği öğrenen ve meslekte yetişen eleman yok. Meslekte son nesil biziz. Yaşım 57 ve ben son nesilim. Bizden sonra bu meslek bitiyor ve mesleği yapan yok. Bizden sonra bu meslek ölecek. Bu durum bizi üzüyor ama elden gelen bir şey yok" şeklinde konuştu.
"Ürünlerimiz büyük ilgi görüyor"
Mesleğinin zor olduğunu belirten Gül, "Çeyiz sandığı, tavla, sandalye, kılıç, sehpa, çerçeve, saat, ayna, baston, tepsi ve çay tepsisi gibi birçok ürün yapıyorum. Ürünlerimiz büyük ilgi görüyor. Özellikle yerli turistlerimiz büyük ilgi gösteriyor. Satışlarımız iyi ve çok şükür satışlardan memnunum" diye konuştu.
(İK-LO-Y)








