GÜNDEM - 03 Ocak 2026 Cumartesi 09:54

Depremde zarar gören Gaziantep’teki 12 tarihi eserin restorasyonu tamamlandı

A
A
A
Depremde zarar gören Gaziantep’teki 12 tarihi eserin restorasyonu tamamlandı

Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerde Gaziantep’te hasar gören 12 tarihi eser, tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından ibadete ve ziyarete açıldı. Kentte, 13 tarihi eserin restorasyon çalışmaları ise sürüyor.


"Asrın Felaketi" olarak nitelendirilen depremler Gaziantep’te yalnızca binaları değil, asırlık tarihi ve dini yapıları da derinden etkiledi. Bu yapılar arasında kentin simgelerinden biri olan tarihi Kurtuluş Camii ile Zincirli Bedesten başta olmak üzere 41 tarihi yapı büyük zarar gördü. Depremlerin ardından yürütülen hasar tespit çalışmaları sonucunda zarar gördüğü belirlenen 41 vakıf ve kültür varlığı eserlerin yeniden ayağa kaldırılması için çalışmalar hızlı bir şekilde başlatıldı.



Tarihi eserlerin onarımı için bilimsel, planlı ve çok yönlü restorasyon programı


Büyük yıkımın ardından geçmişin izlerini korumak ve kültürel mirası geleceğe taşımak amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan kapsamlı çalışmalar süreci geniş bir alana yayıldı. Çalışmalar kapsamında Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğü sorumluluğundaki kentte depremlerden etkilenen tarihi eserlerin onarımı için bilimsel, planlı ve çok yönlü bir restorasyon programı hayata geçirildi.



Tarihi yapılar, yürütülen hummalı çalışmalarla tek tek ayağa kaldırıldı


Restorasyon çalışmalarının hızlı bir şekilde başlatıldığı tarihi yapılar, yürütülen hummalı çalışmalarla tek tek ayağa kaldırıldı. Depremlerde yıkılan ve ağır hasar gören tarihi yapıların restorasyonunun önemli kısmı tamamlanırken, ibadete ve ziyarete açılan tarihi yapılar aslına uygun bir şekilde restore edildi. Depremlerde kubbesi ve minareleri yıkılan, Gaziantep’in önemli tarihi yapılarından Kurtuluş Camii ile kentin en işlek tarihi çarşılarından olan ve Darendeli Hüseyin Paşa tarafından 1718 yılında L biçiminde yaptırılan Zincirli Bedesten gibi birçok tarihi yapı bu yıl içinde ibadete ve ziyarete açıldı. Kentin önemli dini ve kültürel simgeleri yeniden Gaziantep’e kazandırıldı.



2025 yılı boyunca çok sayıda tarihi yapı restore edildi


Depremin yaralarının hızlı bir şekilde sarıldığı kentte Şirvani Camii, Zincirli Bedesten, Balıklı Mescidi ve Kütüphanesi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla ibadete ve ziyarete açılmıştı. 2025 yılı boyunca çok sayıda tarihi yapı aslına uygun bir şekilde restore edilerek ibadete ve ziyarete açıldı. Yenileme çalışmaları devam eden tarihi yapılarda çalışmalar ise belirlenen takvim çerçevesinde sürdürülüyor.



"12 tane eserimiz restorasyon çalışmaları bitirilerek ibadete ve hizmete açıldı"


Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü Erdoğan Tunç, depremlerde hasar alan tarihi yapıları bir bir ayağa kaldırdıklarını belirtti. Tunç, depremlerde zarar gören tarihi yapıların restorasyon çalışmalarının hummalı bir şekilde devam ettiğini bildirerek, "Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün ukdesinde Gaziantep ilimizde 41 tane vakıf eserimiz 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde ağır hasar almıştı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün restorasyon çalışmaları ivedi bir şekilde başlatıldı. 12 tane eserimiz restorasyon çalışmaları bitirilerek ibadete ve hizmete açıldı. Kurtuluş Camii, Zincirli Bedesten, Şirvani Camii ve Alaüddevle Camii başta olmak üzere 12 eserimizde restorasyon çalışmaları tamamlandı. Ramazan Bayramı’na kadar da 13 eserimizin inşallah restorasyon çalışmalarını bitirerek açılışlarını yapmayı hedeflemekteyiz. Kalan eserlerimizdeki restorasyon çalışmaları da devam etmekte. İnşallah önümüzdeki yılın içerisinde restorasyon çalışmalarını tamamlamayı hedeflemekteyiz" dedi.



"Eserler, tarihi dokusuna uygun, özgünlüğü korunarak restore edildi"


Tarihi yapıları restorasyon ederken çalışmaları titizlikle yürüttüklerini belirten Tunç, "Restorasyon çalışmaları yaptığımız eserler, tarihi yapılar ve tescilli eserler olduğu için tarihi dokusuna uygun bir şekilde, özgünlüğü korunarak titiz bir şekilde restorasyon çalışmaları yürütüldü. Eserlerimizin ilk önce projelendirme çalışmaları yapıldı. Projelendirme çalışmaları kurul tarafından onaylandıktan sonra da bilim kurulun önerileri doğrultusunda restorasyon çalışmaları başladı. Süreç içerisinde de zaten bilim kurulu üyelerinin görüş ve önerileri noktasında çalışmalar titiz bir şekilde yürütülüyor. Depremlerde hasar alan eserlerimizin restorasyonunda statik anlamda güçlendirme yapılarak eserlerin daha güvenli ve daha sağlam bir şekilde gelecek nesillere aktarılması için gayret sarf etmekteyiz" diye konuştu.



Depremde zarar gören Gaziantep’teki 12 tarihi eserin restorasyonu tamamlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Öğrenci ve velileri sınav heyecanı sardı İkinci dönemin tamamlanmasıyla birlikte LGS ve YKS sınavına girecek öğrenciler, özel eğitim kurumlarını bursluluk sınavlarında kendilerini test ederken, velilerde okul bahçesi ve kantininde onların heyecanına ortak oluyor. Türkiye’nin dört bir yanındaki özel okul, kolej veya eğitim kampüsleri, 2026-2027 eğitim öğretim yılı için bursluluk sınavlarına ocak ayı itibariyle başladı. Yeni yılın ilk hafta sonu itibariyle farklı kendi okullarının haricinde başka okullarda da sınava girmeni heyecanını yaşayan öğrencilere, veliler de bahçe ve kantinde ortak oldu. Kimi ailelerin çocuklarının bu sınavlara girmesinde bir fayda olmayacağını ve zaman kaybı olduğunu düşünse de, eğitimciler ise tam tersini düşünüyor. Öğrencinin başka bir ilçede, başka bir sınıfta, başka öğretmen ve öğrencilerle sınava girmesinin onun ileride, LGS veya üniversite sınavı için bir tecrübe olacağını aktaran öğretmenler, bu deneyimi okulu kazanmak için değil, öğrenciyi ileride gireceği LGS ve YKS için önemli olduğunu söyledi. Oğlunu sınava getirdiğini belirten veli, "Bu sınavlar bizim çocuklarımızın yaşları küçük olsa da ileride gireceği LGS ve YKS sınavı için bir tecrübe oluyor. Bunların adım adım ilerlediğini görüyoruz. Ayrıca bu tecrübenin yanı sıra, okul ile de bir tecrübe edinmiş oluyoruz" dedi. Altınşehir Okulları Ortaokul Müdürü Derya Erbaş ve Lise Müdürü Tengiz Kuş ise, "Öğrenciler ve veliler aynı heyecanı yaşıyor. Belki ilk defa böyle bir sınava giriyorlar. Bunlar LGS’nin ve YKS’nin provası sayılabilir. Bizim tavsiyemiz, öğrencilerin bu deneyimi yaşamalarının çok önemlidir. Çünkü farklı çocuklar, farklı sınıflarda yaşıtlarıyla bir araya geliyorlar" dedi.
Mersin Mersin’de özel gereksinimli bireyler için mahremiyet eğitimi Mersin Büyükşehir Belediyesi, özel gereksinimli bireylerin kişisel sınırlarını tanımaları, kendilerini koruyabilmeleri ve güvenli bir sosyal yaşam sürdürebilmeleri amacıyla ’Özel Gereksinimli Bireyler İçin Mahremiyet Eğitimleri’ semineri düzenledi. Seminere özel gereksinimli bireylerin aileleri yoğun ilgi gösterdi. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı Engelliler Şube Müdürlüğünce, bir sivil toplum örgütü iş birliğinde gerçekleştirilen seminerde, Anadolu Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ayten Düzkantar tarafından ailelere; mahremiyet kavramı, beden farkındalığı, güvenli ve güvensiz davranışlar ile olası risk durumlarında nasıl hareket edilmesi gerektiği konularında kapsamlı bilgiler verildi. "Aileler yanlarında yokken kendilerini korumayı öğrenmeleri çok önemli" Engelliler Şube Müdürü Abdullah Gerboğa, seminerin özel gereksinimli bireylerin aileleri ile bu alanda çalışan meslek gruplarına yönelik planlandığını belirterek, "Amacımız; özel gereksinimli bireylerin tacizden korunması, böyle durumlarla karşılaştıklarında nasıl davranmaları gerektiği konusunda aileleri bilinçlendirmek ve alanda çalışan personelin gelişimine katkı sunmak" dedi. Mahremiyet eğitiminin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Gerboğa, "Özel gereksinimli bireylerin eğitimi, normal eğitimden daha farklı. Bu bilgilere aileler her zaman kolayca ulaşamıyor. Özellikle aileleri yanlarında olmadığında kendilerini nasıl koruyacaklarını öğrenmeleri çok önemli. Ailelerden gelen talepler doğrultusunda bu eğitimi hayata geçirdik. Talep oldukça eğitimlerimiz sürecek" ifadelerini kullandı. "Mahremiyet ve cinsel eğitim uzun yıllar ihmal edildi" Semineri veren Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayten Düzkantar, enstitünün bu alanda Türkiye’de öncü kurumlardan biri olduğunu vurguladı. Özel gereksinimli çocukların yaşam boyu danışmanlık ve eğitime ihtiyaç duyduğunu ifade eden Düzkantar, "Bu çocuklar daha naif ve kandırılmaya açık olabiliyor. Bu nedenle kendilerini korumayı öğrenmeleri son derece önemli" dedi. Mahremiyet ve cinsel eğitimin uzun yıllar ihmal edildiğini belirten Düzkantar, "Yaklaşık 35 yıldır bu konuda seminerler veriyorum. Artık bu eğitimler YÖK programlarında da yer alıyor. Yerel yönetimlerin bu konuyu sahiplenmesi çok kıymetli. Mersin Büyükşehir Belediyesinin duyarlılığı takdire değer" diye konuştu. Ailelerden eğitime tam not Seminere katılan aileler de eğitimden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Velilerden Esra Kardeş, Tarsus’tan seminere katıldığını belirterek, "13 yaşında görme engelli bir oğlum var. Ergenlik çağındaki çocuğumuza nasıl mahremiyet eğitimi vermemiz gerektiğini öğrendik. Bizim için çok faydalı oldu" dedi. Katılımcılardan Adem Göktaş ise "Böyle eğitimlerin olması çok güzel. Devamının gelmesini istiyoruz. Büyükşehir Belediyesinin engelli ailelere yönelik çalışmalarından memnunuz" şeklinde konuştu.