SAĞLIK - 19 Aralık 2025 Cuma 11:50

Doç. Dr. İrfan Koca: "Teknoloji kullanımı arttıkça fıtık oranı yükseliyor"

A
A
A
Doç. Dr. İrfan Koca: "Teknoloji kullanımı arttıkça fıtık oranı yükseliyor"

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. İrfan Koca, gençlerde bile sıkça görülen bu sağlık sorunu ile ilgili önemli uyarılar yaptı ve fıtık şüphesi yaşayan hastaların izlemesi gereken adımları anlattı.


Doç. Dr. Koca, modern yaşam alışkanlıklarının omurga sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtti. Uzun süre yanlış pozisyonda oturmanın, telefon ve bilgisayar kullanımının artmasının, omurgayı destekleyen kasları zayıflattığını ifade eden Koca, "Kaslar zayıfladığında disk yapıları üzerindeki yük artıyor ve fıtık gelişimi kolaylaşıyor. Ani, kontrolsüz ve omurgayı zorlayan hareketler de diğer önemli risk faktörüdür" dedi.


"Belirtiler ihmal edilmemeli"


Ani başlayan bel veya boyun ağrısı, kola ya da bacağa yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma ve güç kaybı gibi şikâyetlerin ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan Koca, "Hastalar bu belirtileri geçiştirmemeli; ilk adım mutlaka uzman bir hekime başvurmaktır. Çünkü her ağrının nedeni fıtık olmayabilir" şeklinde konuştu.


"Tanıda MR tek başına yeterli değil"


Tanı sürecinde ayrıntılı hasta öyküsü ve fizik muayenenin belirleyici olduğuna dikkat çeken Koca, gerekli durumlarda kan tahlili ve MR görüntüleme yapıldığını söyledi. Koca, "MR’da görülen her bulgu hastanın şikâyetlerinin nedeni olmayabilir. Bu yüzden hekimin değerlendirmesi ve deneyimi son derece önemlidir" dedi.


"Fıtıkların büyük çoğunluğu ameliyatsız düzelir"


Halk arasında yaygın olan "Her fıtık ameliyat gerektirir" algısının doğru olmadığını vurgulayan Koca, tedavide ilk aşamaların genellikle konservatif yöntemler olduğunu belirtti. Dr. Koca, "Fizik tedavi uygulamaları (sıcak-soğuk tedavisi, elektroterapi, ultrason, traksiyon, manuel terapi), Kişiye özel kas güçlendirme ve egzersiz programları, doğru duruş ve yaşam tarzı düzenlemeleri, nöralterapi, proloterapi ve ozon tedavisi gibi tamamlayıcı yöntemler" ifadelerini kullandı.


Hastanın tedavi sürecine uygun hareket etmesi ile ameliyatsız çözümlerin oranının çok yüksek olduğunu belirten Doç. Dr. İrfan Koca, "Hastanın sabırlı olması çok önemlidir. Boyun ve bel fıtıkları yüzde 95-99 oranında ameliyatsız tedavi edilebilmektedir" dedi.


Ameliyat gerektiren durumlar


Koca, ameliyatın yalnızca belirli klinik bulgular ortaya çıktığında gündeme geldiğini belirterek şu durumları sıraladı:


"Kolda veya bacakta belirgin kuvvetsizlik gelişmesi, İdrar-gaita kontrolünde bozulma gibi acil nörolojik bulgular, Uygulanan tedavilere rağmen 6-8 hafta içinde geçmeyen şiddetli ağrı."


İyileşmeyi hızlandıran öneriler


Uzman, fıtık hastalarının günlük yaşamda dikkat etmesi gereken noktaları ise şöyle özetledi:


"Düzenli egzersiz ve core kaslarını güçlendirme, doğru duruş alışkanlıkları, kilo kontrolü, uzun süre aynı pozisyonda kalmaktan kaçınma, bilinçsiz ağır yük kaldırmama, sigara kullanmama."


Fıtıklarla ilgili doğru bilinen yanlışlar


Doç. Dr. İrfan Koca, bel ve boyun fıtıkları ile ilgili toplumda doğru bilinen yanlışlar konusunda da bilgiler paylaşarak, "Toplumda bazen ‘Fıtığım var, hareket etmeyeyim’ gibi yanlış bir algı ile karşılaşıyoruz. Fıtığı olan kişi hareket etmelidir. Çünkü, uygun egzersiz tedavinin temelidir. ‘Büyük fıtık kesin ameliyat demek’ şeklindeki düşünce de doğru değildir. Çünkü klinik tablo MR sonucundan daha önemlidir. ‘Fizik tedaviden fayda görmeyen hastanın tek seçeneği ameliyattır’ şeklindeki düşünce de yanlıştır. Çünkü, tamamlayıcı tedaviler birçok hastayı ameliyattan kurtarmaktadır" ifadelerine yer verdi.


"Doğru yönetilen fıtık hastalığı kontrol altına alınabilir"


Doç. Dr. Koca, bel ve boyun fıtığı şüphesi olan hastaların şu yol haritasını takip etmeleri gerektiğini vurgulayarak,"Uzman hekime başvurmak. Muayene ve gerekirse MR ile net tanı koymak. Kişiye özel fizik tedavi ve egzersiz programı uygulamak. Yaşam tarzı düzenlemeleriyle omurgayı korumak. Gerekli durumlarda diğer tedavi seçeneklerini değerlendirmek. Fıtık hastalığı doğru yönetildiğinde büyük oranda kontrol altına alınabilir. Önemli olan zamanında bu alanda uzman bir hekime başvurmak ve bilimsel tedavi yöntemlerinden şaşmamaktır" diye konuştu.



Doç. Dr. İrfan Koca: "Teknoloji kullanımı arttıkça fıtık oranı yükseliyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun Şehir Hastanesi’nde KBRN tatbikatı Samsun Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer (KBRN) tatbikatında patlama ve kimyasal sızıntı senaryosu uygulandı. AFAD koordinasyonunda düzenlenen tatbikata 7 kurumdan 78 personel katıldı. Tatbikatta ekiplerin olaylara müdahale kabiliyeti ile kurumlar arası koordinasyon sahada test edildi. Samsun Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) koordinasyonunda düzenlenen tatbikatta senaryo gereği hastanenin laboratuvar bölümünde meydana gelen patlama sonrası kimyasal sızıntı oluştuğu varsayıldı. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne gelen ihbar üzerine olay yerine sevk edilen ekipler kısa sürede güvenlik çemberi oluşturarak müdahale çalışmalarını başlattı. Tatbikat kapsamında ilk olarak olay yeri güvenliği sağlanırken, itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek kontrol altına aldı. Özel koruyucu kıyafetler giyen AFAD ekipleri, kimyasal maddeden etkilendiği varsayılan yaralıları güvenli alana taşıdı. Senaryo gereği etkilenen hasta ve hastane personelinin tahliyesi gerçekleştirildi. Tahliyenin ardından yaralılara dekontaminasyon (arınma) işlemleri uygulandı ve sağlık ekipleri tarafından ilk müdahaleleri yapıldı. Olay yerinde ölçüm ve tespit çalışmaları gerçekleştirilirken, alınan numuneler inceleme yapılmak üzere ilgili birimlere teslim edildi. Gerçekleştirilen tatbikatta kurumlar arası koordinasyon, acil müdahale planlarının işleyişi ve kriz yönetimi süreçleri de sahada test edildi. Yetkililer, bu tür tatbikatların muhtemel afet ve kimyasal olaylara karşı hazırlık açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Tatbikata AFAD’ın yanı sıra itfaiye, emniyet, Kızılay, UMKE, 112 Acil Sağlık ekipleri ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü personeli katıldı. Toplam 7 kurumdan 78 personelin görev aldığı tatbikatta 12 araç kullanıldı. Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında görevli kurum amirleri de tatbikatı yerinde takip etti. Tatbikat sonunda mevcut müdahale planlarının uygulanabilirliği değerlendirilerek muhtemel eksikliklerin giderilmesine yönelik notlar alındı. "Tatbikatımızı başarıyla gerçekleştirdik" Tatbikat hakkında bilgi veren Samsun AFAD Müdürü Ahmet Matur, "Burada amacımız, şehrimizdeki tüm kurumların koordinasyonunu sağlamaktır. Muhtemel bir afet durumunda kimyasal, radyolojik, biyolojik ve nükleer görevler söz konusu olduğunda kurumlar arası koordinasyonu güçlendirmek ve müdahale kapasitemizi artırmaktır. Tatbikatımızı başarıyla gerçekleştirdik. Senaryoya göre 112 Acil Çağrı Merkezi’ne, Samsun Şehir Hastanesi’nde bir patlama meydana geldiği ve patlamanın ardından kimyasal sızıntı gerçekleştiği ihbarı geldi. İlgili 7 kurumumuz tatbikata katıldı. İlk olarak patlama sonrası itfaiye ekipleri yangına müdahale etti, emniyet güçleri olay yeri güvenliğini sağladı. Ardından AFAD ekipleri, KBRN uzmanlarıyla birlikte tehlikeli maddelerden etkilenen yaralı vatandaşlara müdahale etti ve alanın kimyasal maddelerden arındırılması işlemini gerçekleştirdi. Bu işlemlerin ardından alınan numuneler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ekiplerine teslim edildi. Akabinde kesintisiz iletişimin sağlanması amacıyla baz istasyonu görevlendirildi. Tatbikatın sonunda ise Kızılay’ın ikram aracı ekiplerimize eşlik etti. Emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi. Tatbikata ayrıca Samsun Vali Yardımcısı Bilal Bozdemir, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mustafa Bakçepınar, İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Uras, Samsun Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mahmut Ulubay, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Kemal Gümrükçü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürü Tevfik Akçay, İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz ile görevliler katıldı.
Kastamonu "Kampüs İftarları" etkinliği gençleri aynı sofrada buluşturdu Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Enes Efendioğlu, Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen "Kampüs İftarları" programında gençlerle iftar sofrasında bir araya gelerek Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhuna dikkat çekti. Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Ramazan ayı dolayısıyla "Kampüs İftarları" programı düzenlendi. İftar programına Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Enes Efendioğlu, Vali Yardımcısı Mevlüt Özmen, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük ile çok sayıda üniversite öğrencisi katıldı. Gençlerle aynı sofrada iftar yapan Genel Müdürü Efendioğlu, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini belirterek üniversite kampüslerinde düzenlenen iftar programlarının gençleri bir araya getirdiğini ifade etti. Rektör Yardımcısı Küçük ise öğrenci topluluklarının yürüttüğü projelerin bu başarıda önemli rol oynadığını ifade ederek, öğrencilerin proje ve faaliyetlerini çeşitlendirerek üniversitenin başarılarını artırmaya devam etmeleri gerektiğini söyledi. Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu da üniversitenin son dönemde ÜNİDES programında üst sıralarda yer almasının önemli bir başarı olduğunu belirtti. İftarın ardından "Kampüste Ramazan Bereketi" etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, Hacivat-Karagöz ve Aşık ile Maşuk gösterileri katılımcılardan ilgi gördü. Etkinlik boyunca öğrencilere çeşitli ikramlar yapıldı. Öğrenci toplulukları kurdukları stantlarda projelerini tanıttı. Programın son bölümünde ise üniversiteli gençlerle ÜNİDES buluşmaları gerçekleştirildi. Gençlerin proje ve fikirlerini paylaşma imkanı bulduğu buluşmada, gençlik çalışmalarına yönelik değerlendirmeler yapıldı. Programa; Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Mehmet Sena Aygül, Genel Müdür Yardımcıları Tarık Karkınçam, Tuncay Ulusan ve M. Tayyip Kahyaoğlu katıldı.
İstanbul Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "2 yıl içerisinde Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi " Malatyalı İş Adamları Derneği (MİAD) iftar yemeğinde konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, deprem sonrası hakkında konuşarak, "2 yıl içerisinde Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi." dedi. İstanbul Ataköy’de bulunan Hyatt Regency Otel’de MİAD (Malatyalı İş Adamları Derneği) öncülüğünde bir iftar yemeği etkinliği düzenlendi. Düzenlenen organizasyona Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve birkaç davetli katıldı. Verilen iftar yemeğinden sonra katılımcılara seslenen Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’da depremden sonra inşa edilen yapılara değinerek geliştirilmekte olan projeler hakkında konuştu. Daha sonrasında Malatya Bilim Merkezi açılışı öncelikli olmak üzere toplanan protokol, imza töreninde sahneye çıkarak imzalarını attı. Asrın felaketinin üstesinden bu ülke geldi Deprem sonrası toparlanma süreci hakkında konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı asrın felaketi diyorlar ama bence asırların felaketiydi. Bu felaketin üstesinden bu ülke büyüklükle geldi." dedi. Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi Malatya’da 121 bin bağımsız bölümün yükseldiğine değinen Er, "Malatya’da 121 bin bağımsız bölüm yükseldi. 121 bin. Cumhurbaşkanıma hitaben teşekkür konuşması yapmıştım. Aynı şu ifadeyi kullandım. Cumhurbaşkanıma ’Sayın Cumhurbaşkanım, 121 bin konut diyoruz, insanlar 121 olarak algılıyor. Siz 455 bin konut diyorsunuz, insanlar rakam telaffuzunda zorlanıyor, 455 tane diyorlar.’ Geçen gün dedim bir ortamda, ’121 bin bağımsız bölüm Malatya’da 2 yıl içerisinde yükseldi.’ diyorum." şeklinde konuştu. Bilim merkezleri hayata geçiyoruz Malatya’da hayata geçirilen yeni projelere değinen Sami Er, "Bilim merkezlerini hayata geçiriyoruz. 2 tane cami projemiz var. Bu projelerimizle de inşallah birazdan protokol yapacağız. Çok ciddi manada sanayimiz yapılıyor. Burada biz ayrıca mobilyacılar, mermerciler, hurdacılar bütün iş sınıflarını kümelendirerek şehrin dışına çıkarmayı hedefliyoruz ve Malatya’daki Çavuşoğlu’ndaki sanayi çarşısını Allah’ın izniyle dönüştürerek Malatya’nın cazibe merkezi hâline getiriyoruz." dedi. Malatyamızda 35 milyar lira altyapı yatırımı var Altyapı yatırımlarının varlığından bahseden Belediye Başkanı Er, "Malatyamızda 35 milyar lira altyapı yatırımı var. Bütün Malatya’nın şebekesini değiştiriyoruz. Yıllardır kullanılan asbest borular var, onların tamamını değiştiriyoruz. Bütün su depolarının tamamı değişiyor ve arıtma tesisleri bölgenin en ileri biyolojik arıtmasını yapıyor. Yani altyapı ile ilgili 35 milyar lira bir çalışmamız var." dedi. Çevre ile ilgili çok ciddi çalışmamız var "Yollarla ilgili, çevreyle ilgili çok ciddi çalışmamız var." diyerek sözlerine devam eden Sami Er, "Şu anda Kuzey Çevre Yolu alanı Allah’ın izniyle ağustos ayında bitiyor. Kuzey kuşak ve Güney kuşak yollarını, 6 yıl sürecek olan işi 6 ayda bitirdik. İnşallah Malatya’mıza raylı sistemi de kazandırıyoruz. Kışla Caddesi ve İnönü Caddesi’ni 30 metrelik yola çıkararak buradan raylı sistemi geçirerek 100. Yıl Parkı’na kadar çalışmalar devam ediyor. Ayrıca banliyö treni oluşturarak burasıyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Bunları biz İkizce’ye kadar inşallah devam edeceğiz." dedi. Kürsüde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da konuştu. Türkiye’nin savunma sanayii alanında yaptığı çalışmalardan bahseden Bakan Kacır, "Savunma sanayiinde attığımız adımlarla Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünyanın en modern ve en ileri teknolojilere sahip savunma sistemlerini kullanabilmesini mümkün kıldık. Türkiye bugün harp paradigmasını değiştiren insansız hava araçları alanında yüzde 68’lik pazar payıyla dünyada 1 numara. Türkiye bugün jet motorlu SİHA’sında havadan havaya füzelerle diğer uçakları vurma kabiliyetine sahip dünyadaki tek ülke." dedi. Türkiye bugün balistik füzelerini üretebilen bir ülke Konuşmasının devamında Türkiye’nin balistik füze üretimi hakkında konuşan Bakan Kacır, "Türkiye bugün kendi hava savunma sistemlerini geliştirebilen, üretebilen; kendi seyir füzelerini geliştirebilen, üretebilen; balistik füzelerini geliştirebilen, üretebilen bir ülke ve bütün bunları teknolojinin en ileri imkânlarıyla hayata geçirebilen bir ülke." şeklinde konuştu. Türk milleti mührünü gökyüzüne vurdu Türkiye’nin mührünü gökyüzüne vurduğunu vurgulayan Bakan Kacır, "Türk milleti Bayraktar’la, Anka’yla, Aksungur’la, Akıncı’yla, Hürkuş’la, Hürjet’le, Atak’la, Gökbey’le, KAAN’la, Kızılelma’yla mührünü gökyüzüne vurdu." dedi.