SAĞLIK - 27 Mart 2026 Cuma 11:06

Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran: "Halsizlik ciddiye alınmalı"

A
A
A
Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran: "Halsizlik ciddiye alınmalı"

Medical Point Gaziantep Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran, toplumda sıkça karşılaşılan halsizlik şikayetinin basit bir yorgunluk olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.


Dr. Hüseyin Taşkıran, "Halsizlik, yoğun iş temposu, uykusuzluk veya stres gibi nedenlerle ortaya çıkabileceği gibi, kansızlık (anemi), tiroid hastalıkları, vitamin eksiklikleri, enfeksiyonlar ve kronik hastalıkların da belirtisi olabilir. Bu nedenle uzun süren halsizlik mutlaka uzman bir hekim tarafından değerlendirilmelidir" dedi.


Dr. Taşkıran, Günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde düşüren halsizliğin, birçok farklı hastalığın habercisi olabileceğine dikkat çekti.


En sık görülen nedenlerle ilgili bilgi veren Dr. Taşkıran, "Demir, B12 ve D vitamini eksiklikleri. Tiroid fonksiyon bozuklukları. Yetersiz ve düzensiz beslenme. Uyku kalitesinin düşük olması. Yoğun stres ve psikolojik faktörler. Kronik hastalıklar yer almaktadır. Halsizliğin iki haftadan uzun sürmesi, baş dönmesi, çarpıntı, kilo kaybı veya iştahsızlık gibi ek şikayetlerle birlikte görülmesi durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmadır" ifadelerini kullandı.


Halsizlikle mücadelede sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine değinen Dr. Hüseyin Taşkıran, "Dengeli ve düzenli beslenme, günde en az 7-8 saat kaliteli uyku, düzenli fiziksel aktivite, yeterli su tüketimi, stres yönetimi, basit gibi görünen halsizlik, aslında vücudun verdiği önemli bir uyarı olabilir. Erken tanı ve doğru tedavi ile birçok hastalığın önüne geçmek mümkündür" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Atatürk Üniversitesi, QS alan bazlı sıralamada ilk 500’de yerini aldı Atatürk Üniversitesi, küresel yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS (Quacquarelli Symonds) tarafından yayınlanan "QS World University Rankings by Subject 2026" sonuçlarında, stratejik alanlarından biri olan Tarım ve Ormancılıkta (Agriculture and Forestry) dünya çapında bir başarıya imza attı. Geçtiğimiz yıl dünya genelinde 401-475 bandında yer alan üniversite, bu yıl büyük bir ivme yakalayarak 301-350 aralığına yükseldi. Ulusal sıralamada zirveye bir adım daha yaklaşıldı Uluslararası arenadaki bu başarının yanı sıra, Atatürk Üniversitesi Türkiye’deki yükseköğretim kurumları arasındaki konumunu da perçinledi. 2025 yılında Türkiye sıralamasında 7. sırada yer alan üniversite, 2026 yılı itibarıyla 6. sıraya yükselerek ulusal düzeydeki yükselişini sürdürdü. Bu başarı; akademik üretkenlik, atıf etkisi, uluslararası iş birlikleri ve akademik itibar gibi temel kriterlerde kaydedilen somut gelişimin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Rektör Hacımüftüoğlu: "Bu başarı sürdürülebilir stratejilerimizin bir meyvesidir" Elde edilen sonuçlara ilişkin bir değerlendirmede bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitenin araştırma odaklı büyüme stratejisinin meyvelerini vermeye başladığını ifade etti. Rektör Hacımüftüoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Üniversitemizin Tarım ve Ormancılık alanında dünya genelinde ilk 350 bandına girmesi ve Türkiye’de 6. sıraya yükselmesi, sadece bir istatistik değil; planlı ve sürdürülebilir akademik politikalarımızın net bir sonucudur. Bilimsel yayın sayımızdaki artış, araştırma altyapımıza yaptığımız yatırımlar ve nitelikli insan kaynağımızla küresel ölçekte rekabet gücümüzü her geçen gün artırıyoruz. Özellikle bölgesel kalkınma misyonumuzla örtüşen bu alanlardaki başarımız, şehrimiz ve ülkemiz için gurur vericidir. Hedefimiz, bu ivmeyi tüm akademik disiplinlerimize yayarak Atatürk Üniversitesinin uluslararası görünürlüğünü en üst seviyeye taşımaktır. Bu başarıda emeği geçen tüm akademisyenlerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum."
İstanbul Bakan Kacır: "Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor. Türk üniversiteleri de bu süreçte üzerlerine düşen sorumluluğu başarıyla yerine getirmektedir. Bu sorumluluğun başında şüphesiz beşeri sermayemizi çok iyi yetiştirebilmek, insan kaynağımıza en ileri düzeylerde imkanlar sunabilmek ve dünyayla yarışabilecek bir insan kaynağı oluşturabilmek geliyor" dedi. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Milli Teknoloji Atölyesi Açılış Töreni gerçekleştirildi. İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Kampüsü’nde bulunan Turgut Özal Yabancı Diller Yüksekokulu Kongre ve Öğrenci Sosyal Merkezi’nde düzenlenen programa Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın yanı sıra TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve çok sayıda davetli katıldı. Program, açılış töreni ve protokol konuşmalarıyla başladı. Bakan Kacır’ın konuşmasının ardından atölyenin açılışı gerçekleştirildi. Burada bir konuşma yapan Bakan Kacır, Türkiye’nin teknoloji geliştirme ve üretme kapasitesinin son 23 yılda büyük bir sıçrama yaptığını belirterek, "23 yıl öncesinde Türkiye’de sadece 2 teknopark varken, bugün 114 teknoparktan söz ediyoruz. Sadece 56 teknopark şirketi varken, bugün 12 bin 500’den fazla teknoloji geliştiren teknopark şirketinden söz ediyoruz. Toplam AR-GE harcamalarımızın 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolara yükseldiğini; araştırma geliştirmede özel sektörün payının yüzde 25’ler düzeyinden yüzde 65’ler seviyesine çıktığını görüyoruz. Yani Türk özel sektörü, araştırma geliştirme ve katma değerli üretim konusunda muazzam bir kabiliyet kazanmıştır. Bütün bunlar Türk milletinin hep birlikte başardığı işlerdir. Bu sayede ihracatımızı 36 milyar dolardan 273 milyar dolara yükselttik. Sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 246 milyar dolara çıkardık. İnşallah daha gidecek çok yolumuz var" dedi. "Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor" Türkiye’nin özellikle son dönemde bütün dünyanın dikkatle izlediği, dostlarının gıptayla, hasımlarının endişeyle seyrettiği savunma sanayisi başarılarıyla bir öz güven devrimi inşa ettiğini söyleyen Bakan Kacır, "Bugün savunma sanayinde tüm kritik platformlarda kendi kabiliyetlerini ortaya koyabilen, kendi sistemlerini ve çekirdek teknolojilerini geliştirebilen, insansız hava araçları gibi alanlarda dünya lideri olabilmiş bir Türkiye’den söz ediyoruz. Cumhuriyetimizin ikinci asrına adım attığımız bu dönemde bu başarılar hepimiz için büyük bir iftihar kaynağı, aynı zamanda gelecek için umut kaynağıdır. Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor. Türk üniversiteleri de bu süreçte üzerlerine düşen sorumluluğu başarıyla yerine getirmektedir. Bu sorumluluğun başında şüphesiz beşeri sermayemizi çok iyi yetiştirebilmek, insan kaynağımıza en ileri düzeylerde imkanlar sunabilmek ve dünyayla yarışabilecek bir insan kaynağı oluşturabilmek geliyor" diye konuştu. Bugün Türkiye’nin savunma sanayisinde 4 binden fazla firmada 100 binden fazla çalışanla ortaya koyduğu başarıların Türk üniversitelerinde yetişmiş insan kaynağıyla hayata geçirildiğini belirten Bakan Kacır, "23 yıl önceyle kıyasladığımızda her yıl 6 misline yakın bir bilimsel üretim düzeyinden bahsediyoruz. Hem nicelik hem nitelik yönleriyle Türkiye’nin üniversitelerinin 23 yıl içerisinde bilimsel üretim kapasitesinin çok daha ileri bir düzeye geldiğini büyük bir mutlulukla görüyoruz. Üniversitelerimiz arasında bazılarının sorumluluğu daha fazla. Çünkü onlar tarihimizden taşıdıkları bir misyonu, Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda lokomotif olma, öncü olma misyonunu sürdürmek zorundalar" ifadelerini kullandı.
Bursa Gemlik’in altyapısı, büyükşehirle güçleniyor Bursa Büyükşehir Belediyesi, mevcut altyapının yetersiz kaldığı Gemlik’in Orhaniye ve Cumhuriyet (Manastır) mahallelerinde, BUSKİ eliyle altyapı çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Sahil bandında yenilenen kanalizasyon ve yağmur suyu hattı imalatı ile bölgenin altyapısı daha dayanıklı ve güvenli hale getiriliyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, altyapısı güçlü bir Bursa hedefiyle 17 ilçede çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Gemlik ilçesi Orhaniye ve Cumhuriyet(Manastır) mahalleleri sınırlarında yer alan sahil bandında zaman zaman yaşanan taşkınlar, BUSKİ ekiplerini harekete geçirdi. Toplam 1500 metre uzunluğundaki hatta 500 milimetre çapında beton borular kullanılarak kanalizasyon hattı imalatı başlatıldı. Bölgenin altyapısını güçlendiren kanalizasyon hattının yanı sıra yağmur suyu hattının da tamamlanmasıyla birlikte özellikle yağışlı dönemlerde yaşanan taşkınların da önüne geçilmiş olacak. Yapılan çalışmalardan dolayı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e ve BUSKİ ekiplerine teşekkür eden Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı Gamze Hızal, "Altyapılar yetersizdi. Sürekli taşmalar oluyordu. Şu anda çalışmalar hızlı bir şekilde ilerliyor. Çalışmalar bittiğinde hem kötü görüntüden hem de kötü kokulardan kurtulacağız. Esnafımız çok şikayetçiydi ama artık bu sorun ortadan kalkıyor" dedi.