GÜNDEM - 18 Mayıs 2025 Pazar 10:00

Gara şehidinin ailesinden ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine tam destek

A
A
A

Irak’ın kuzeyindeki Gara bölgesinde terör örgütü PKK tarafından şehit edilen er Müslüm Altıntaş’ın ailesi, ’Terörsüz Türkiye’ sürecine tam destek verdi.

2 Ekim 2015 tarihinde Erzincan’daki birliğine katılmak üzere yola çıkan Topçu Er Müslüm Altıntaş, Tunceli-Pürümür karayolunda PKK’lı teröristler tarafından durdurulan otobüsten kaçırıldı. 5 yılı aşkın süre rehin tutulan Altıntaş, 3 Şubat 2021 tarihinde Gara bölgesindeki bir mağarada şehit edildi. Gara şehidi Müslüm Altıntaş’ın Gaziantep’te yaşayan ailesi, gözyaşları arasında, "Başka anne ve babaların yürekleri yanmasın. Anne ve babalar artık ağlamasın" diyerek ’Terörsüz Türkiye’ sürecini desteklediklerini belirtti. Şehit Müslüm Altıntaş’ın babası Şevket ve annesi Songül Altıntaş, "Yıllardır akan kan duracaksa ve annelerin gözyaşı dinecekse biz bu süreci sonuna kadar destekliyoruz" dediler. Oğlunun esir alınması ve ardından şehit edilmesinden bugüne kadar gözyaşlarının dinmediğini dile getiren baba Şevket Altıntaş, oğlunun yaklaşık 6 yıl boyunca PKK’nın elinde esir kaldığını belirtti.

Gara şehidinin ailesinden ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine tam destek

Şehit olan oğlunun acısını hala yüreğinden atamadığını ve şehit evladının eşyalarını hala sakladığını ifade eden Şevket Altıntaş, "Oğlumun şehit olmasından sonra biz her gün öldük. O süreç aklıma geldiğinde bile dünyam değişiyor. O günlerde verilen umutlar ve yalanlar aklıma geliyor. Oğlumun özlemi, her zaman oğlumu düşünüyordum ve en acı olan ise, ‘acaba oğluma işkence ediyorlar mı?’ diye hep düşünüyordum. Bir babanın bunu düşünmesi dile getirilecek bir acı değil" dedi.

Gara şehidinin ailesinden ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine tam destek

"Başka anne ve babaların tekrar bu acıları yaşamaması, evlat acısı yaşamaması için elimi bu taşın altına koymak zorundayım"

Anne ve babaların artık ağlamaması için ’Terörsüz Türkiye’ sürecine destek verdiklerini belirten Altıntaş, "Başka anne ve babaların tekrar bu acıları yaşamaması, evlat acısı yaşamaması için elimi bu taşın altına koymak zorundayım. Bu süreçte duygularımızla değil, aklımızla hareket etmek zorundayız. Benim için çok zor ama ülkemin yarınları için bu süreci destekliyorum. Gönül isterdi ki farklı bir şekilde terör son bulsun ama ne yapalım kabul etmek zorundayız. Çünkü ben evlat acısını biliyorum. Ben nasıl bir anne ve babanın da bu acıyı yaşamasını isterim. Ben bu ateşi gördüm. Klavye kabadayılığı yapmak kolay, evlat acısını yaşayan bilir. Ülkemin yarınları, huzuru, selameti ve birçok alanda güzel günler görmesi için kabul etmek zorundayım" diye konuştu.

Gara şehidinin ailesinden ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine tam destek

"Biz o acıları çektik, hiçbir anne de bizim çektiğimiz acıları çekmesin"

Oğlunun Gara’da şehit edildiğini hatırlatan anne Songül Altıntaş ise, "Biz o acıları çektik, hiçbir anne de bizim çektiğimiz acıları çekmesin. Hiç kimse annelerin artık acı çekmesini istemez. Oğlumun acısını yaşadım ve biz evlat acısını çok çektik. Şüphesiz devletimize inanıyoruz. İnşallah güzel bir adım olur. Artık şehitler olmasın, anne ve babaların yüreği yanmasın. Biz Diyarbakır’da evlat nöbeti tutan annelerin acılarını gördük. Anne ve babaların acı çekmesi çok zor. Bizim çocuklarımızı yaklaşık 6 yıl boyunca esir aldılar. Artık acıların yaşanmasını istemiyoruz" şeklinde konuştu.

Fatma Altınbaş - İbrahim Koçyiğit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.